Javascript must be enabled to continue!
XVI. YÜZYILDA BARLA ŞEHRİ VE BARLA’DAKİ VAKIFLAR
View through CrossRef
Bu çalışmada, 1478, 1501, 1523, 1530 ve 1568 yıllarına ait tapu tahrir defterleri esas alınarak Barla şehri ve vakıflarına dair bilgilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Barla şehri, 1478’den 1568’e kadar mahallelere ayrılmamış ve “nefs” olarak kaydedilmiştir. İlk defa 1568 yılında 9 Müslüman ve bir Rum mahallesine ayrıldığı bilinmektedir. Barla nahiyesi/kazası kırsallıktan daha ziyade şehir hayatıyla öne çıkmaktadır. Bundan dolayı nüfusun büyük çoğunluğu şehirde yaşamaktadır. Şehirde, 1478 tarihinde 471 Müslüman, 312 Hristiyan olmak üzere toplamda 783 kişinin meskûn olduğu bilinmektedir. Şehir hâsılı ise 18109 akçedir. 1501’de şehirde 1787 kişi yaşamakta olup bunların 467’si gayrimüslimdir. 1501’de şehir hâsılı vakfa ayrılanlarla birlikte 24082 akçedir. 1523 ve onun icmali olan 1530 tarihli defterde şehirde 1510 civarında kişi olup bunun 340 kadarı Rumlardan meydana gelmektedir. 1523–1530 yılında vakıflara ayrılanlarla birlikte şehir hâsılı 20988 akçedir. 1568 yılında ise Barla’da 3115 kişi yaşamakta olup bunun 245’i gayrimüslimdir. 1568 yılında vakıflara ayrılanlarla beraber şehir hâsılı 28000 akçeye çıkmıştır. Şehir hâsılı 1478’den 1568’e devamlı artış göstermiştir. Şehirden alınan vergilerden anlaşıldığı üzere, Barla, tarımsal üretimin yanında pazar, meyhane, sabunhane, değirmen, balıkçılık gibi sanayi ve ticari faaliyetlerle öne çıkmış bir şehirdir. Barla ve çevresindeki vakıflarla ilgili bilgilere ulaşmak için şehrin vakıf defterlerinden yararlanılmıştır. 1501, 1530 ve 1570–71 yıllarına ait tapu tahrir defterlerinde şehrin vakıfları ayrıntılı olarak verilmiştir. Şehirde 1501 yılında 4, 1530 yılında 6 ve 1570-71 yıllarında ise 20 vakıf mevcuttur. Söz konusu vakıflar; cami, mescid, zaviye, mektep, çeşme, şahıs vakıfları gibi eserlerden müteşekkildir. Buradaki vakıfların gelirleri incelendiğinde ise, şahıs başı alınan vergiler başta olmak üzere, çiftlik ve bağ gelirleri ile hamam ve değirmen hâsıllarının vakıf gelir kalemlerinde ciddi paya sahip olduğu görülmektedir. Vakıfların bir kısmının Hamidoğulları’ndan Osmanlı’ya intikal ettiği tespit edilmiştir. Yine bir vakfın Fatih Sultan Mehmed’in saltanatında ortadan kaldırılarak tımara tahsis edildiği, ardından II. Bayezid döneminde yeniden vakfa dönüştürüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. Kısaca bu çalışmada vakıf ile tapu tahrir defterlerine dayanarak kazanın sosyal, ekonomik ve kültürel durumunun ortaya konulması amaçlanmıştır.
Pamukkale University
Title: XVI. YÜZYILDA BARLA ŞEHRİ VE BARLA’DAKİ VAKIFLAR
Description:
Bu çalışmada, 1478, 1501, 1523, 1530 ve 1568 yıllarına ait tapu tahrir defterleri esas alınarak Barla şehri ve vakıflarına dair bilgilerin ortaya konulması amaçlanmıştır.
Barla şehri, 1478’den 1568’e kadar mahallelere ayrılmamış ve “nefs” olarak kaydedilmiştir.
İlk defa 1568 yılında 9 Müslüman ve bir Rum mahallesine ayrıldığı bilinmektedir.
Barla nahiyesi/kazası kırsallıktan daha ziyade şehir hayatıyla öne çıkmaktadır.
Bundan dolayı nüfusun büyük çoğunluğu şehirde yaşamaktadır.
Şehirde, 1478 tarihinde 471 Müslüman, 312 Hristiyan olmak üzere toplamda 783 kişinin meskûn olduğu bilinmektedir.
Şehir hâsılı ise 18109 akçedir.
1501’de şehirde 1787 kişi yaşamakta olup bunların 467’si gayrimüslimdir.
1501’de şehir hâsılı vakfa ayrılanlarla birlikte 24082 akçedir.
1523 ve onun icmali olan 1530 tarihli defterde şehirde 1510 civarında kişi olup bunun 340 kadarı Rumlardan meydana gelmektedir.
1523–1530 yılında vakıflara ayrılanlarla birlikte şehir hâsılı 20988 akçedir.
1568 yılında ise Barla’da 3115 kişi yaşamakta olup bunun 245’i gayrimüslimdir.
1568 yılında vakıflara ayrılanlarla beraber şehir hâsılı 28000 akçeye çıkmıştır.
Şehir hâsılı 1478’den 1568’e devamlı artış göstermiştir.
Şehirden alınan vergilerden anlaşıldığı üzere, Barla, tarımsal üretimin yanında pazar, meyhane, sabunhane, değirmen, balıkçılık gibi sanayi ve ticari faaliyetlerle öne çıkmış bir şehirdir.
Barla ve çevresindeki vakıflarla ilgili bilgilere ulaşmak için şehrin vakıf defterlerinden yararlanılmıştır.
1501, 1530 ve 1570–71 yıllarına ait tapu tahrir defterlerinde şehrin vakıfları ayrıntılı olarak verilmiştir.
Şehirde 1501 yılında 4, 1530 yılında 6 ve 1570-71 yıllarında ise 20 vakıf mevcuttur.
Söz konusu vakıflar; cami, mescid, zaviye, mektep, çeşme, şahıs vakıfları gibi eserlerden müteşekkildir.
Buradaki vakıfların gelirleri incelendiğinde ise, şahıs başı alınan vergiler başta olmak üzere, çiftlik ve bağ gelirleri ile hamam ve değirmen hâsıllarının vakıf gelir kalemlerinde ciddi paya sahip olduğu görülmektedir.
Vakıfların bir kısmının Hamidoğulları’ndan Osmanlı’ya intikal ettiği tespit edilmiştir.
Yine bir vakfın Fatih Sultan Mehmed’in saltanatında ortadan kaldırılarak tımara tahsis edildiği, ardından II.
Bayezid döneminde yeniden vakfa dönüştürüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.
Kısaca bu çalışmada vakıf ile tapu tahrir defterlerine dayanarak kazanın sosyal, ekonomik ve kültürel durumunun ortaya konulması amaçlanmıştır.
Related Results
Daha Az Devlet Daha Çok Vakıf: Bir Özel Mülkleştirme Yolu
Daha Az Devlet Daha Çok Vakıf: Bir Özel Mülkleştirme Yolu
Vakıflar, ekonomik ve sosyal işlevlere sahip özel hukuk tüzel kişileridir ve oldukça eski dönemlere tarihlense de güncel bir tartışmanın odağı yapılmaya elverişlidir. Bugün pek çok...
Van Kalesi ve Eski Van Şehri’ndeki Kale Altı Sarnıç ile Kale Üstü Sarnıç Yapıları Hakkında Bir Araştırma
Van Kalesi ve Eski Van Şehri’ndeki Kale Altı Sarnıç ile Kale Üstü Sarnıç Yapıları Hakkında Bir Araştırma
Van Kalesi’nin güneyinde yer alan Eski Van Şehri, Urartulardan günümüze kadar birçok uygarlık tarafından kullanılmıştır. Şehrin doğu, güney ve batısı çift sıra surlarla kuzeyi ise ...
MÜLHAK VAKIF YÖNETİCİSİNİN GÖREVDEN ALINMASI (AZLİ)
MÜLHAK VAKIF YÖNETİCİSİNİN GÖREVDEN ALINMASI (AZLİ)
Mülhak vakıflar, 1926 yılında İsviçre’den iktibas edilerek kabul edilen 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gel...
Hısn-ı Mansur Mütesellimi Abdi Ağa'nın Hısn-ı Mansur ve Behisni Kazalarındaki Vakıfları
Hısn-ı Mansur Mütesellimi Abdi Ağa'nın Hısn-ı Mansur ve Behisni Kazalarındaki Vakıfları
Türk ve İslam devletlerinde toplumsal,
iktisadî ve hukukî yönleriyle önemli bir müessese olan vakıflar, Osmanlı
Devleti'nde de toplumsal, iktisadî ve hukukî hayatta önemli rol oyna...
VARLA YOK ARASINDA BİR OSMANLI SANCAĞI: BALİS
VARLA YOK ARASINDA BİR OSMANLI SANCAĞI: BALİS
Fırat Nehri’ne oldukça yakın bir noktada ve işlek yolların kavşağında yer alan Balis, XVI. yüzyılın ilk yarısında Haleb’in önemli bir iskân merkeziydi. Beşerî ve iklim özellikleri ...
Manisa’daki Hâtûniye, Sultâniye ve Murâdiye Külliyelerinin 1764-1765 Tarihli Tamirâtları
Manisa’daki Hâtûniye, Sultâniye ve Murâdiye Külliyelerinin 1764-1765 Tarihli Tamirâtları
Osmanlı şehirlerinin imarında vakıfların büyük bir rolü vardı. Kamunun ihtiyaç duyduğu pek çok yapı vakıflar tarafından kuruluyor ve işletiliyordu. Osmanlı toplumunda vakıf kuranla...
VAKIFLAR KANUNUNUN 30. MADDESİNDEKİ VAKIF YOLUYLA MEYDANA GELME ŞARTININ AŞAR VE RÜSUMU KONU EDİNEN GAYRİSAHİH VAKIFLAR BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
VAKIFLAR KANUNUNUN 30. MADDESİNDEKİ VAKIF YOLUYLA MEYDANA GELME ŞARTININ AŞAR VE RÜSUMU KONU EDİNEN GAYRİSAHİH VAKIFLAR BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu makalenin merkezinde, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 30. maddesinde yer alan vakıf yoluyla meydana gelme şartı bakımından vakıf türü ve niteliğinin arz ettiği önem bulunmaktadır...
PAYİTAHT’DA KADİRİ BİR ŞEYH: SEYYİD İSMAİL EFENDİ VE VAKFİYESİ
PAYİTAHT’DA KADİRİ BİR ŞEYH: SEYYİD İSMAİL EFENDİ VE VAKFİYESİ
Toplumsal, iktisadî ve hukukî açılardan önemli birer kurum olan vakıflar, Osmanlı Devleti’nde sosyal ve iktisadî hayatda önemli rol oynamaktadır. Padişahlar başta olmak üzere haned...

