Javascript must be enabled to continue!
Hukuk Yargılamasında Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin Adlî Yardımdan Yararlanması Meselesi
View through CrossRef
Özel hukuktan kaynaklı uyuşmazlıklarının çözümünde, devletin adalet hizmetlerinden yararlanılabilmesi, bir kısım yargılama giderlerinin ödenmesine bağlıdır. Bu durum, ekonomik yeterliliğe sahip olmayan kişilerin yargısal makamlara müracaatlarının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Adlî yardım kurumu ile ekonomik yeterliliğe sahip olmayan kişilere yargısal makamlar nezdinde iddia veya savunmalarını gerçekleştirebilmeleri için ödemeleri gereken yargılama giderlerinden geçici olarak muafiyet tanınmaktadır. Adlî yardım kurumunun önemi dikkate alındığında, adlî yardımdan yararlanabilecek kişilerin belirlenmesi de ayrı bir öneme sahiptir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 334/II’de kamuya yararlı dernekler ve vakıflar haricindeki özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardım hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı konusunda açık bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Bu durum, düzenlemenin kapsamı dışında kalan özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardım hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı meselesinde öğretide ve uygulamada farklı tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nce özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardım hükümlerinden yararlanmasını kategorik olarak sınırlayan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Çalışmamızda, Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararının yansımaları, karşılaştırmalı hukukta yer alan düzenlemeler, bilimsel ve yargısal içtihatlar ışığında medenî usûl hukuku açısından özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardımdan yararlanması meselesi üzerinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmaktadır.
Necmettin Erbakan University
Title: Hukuk Yargılamasında Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin Adlî Yardımdan Yararlanması Meselesi
Description:
Özel hukuktan kaynaklı uyuşmazlıklarının çözümünde, devletin adalet hizmetlerinden yararlanılabilmesi, bir kısım yargılama giderlerinin ödenmesine bağlıdır.
Bu durum, ekonomik yeterliliğe sahip olmayan kişilerin yargısal makamlara müracaatlarının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır.
Adlî yardım kurumu ile ekonomik yeterliliğe sahip olmayan kişilere yargısal makamlar nezdinde iddia veya savunmalarını gerçekleştirebilmeleri için ödemeleri gereken yargılama giderlerinden geçici olarak muafiyet tanınmaktadır.
Adlî yardım kurumunun önemi dikkate alındığında, adlî yardımdan yararlanabilecek kişilerin belirlenmesi de ayrı bir öneme sahiptir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.
334/II’de kamuya yararlı dernekler ve vakıflar haricindeki özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardım hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı konusunda açık bir yasal düzenleme yapılmamıştır.
Bu durum, düzenlemenin kapsamı dışında kalan özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardım hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı meselesinde öğretide ve uygulamada farklı tartışmaları da beraberinde getirmiştir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi’nce özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardım hükümlerinden yararlanmasını kategorik olarak sınırlayan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Çalışmamızda, Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararının yansımaları, karşılaştırmalı hukukta yer alan düzenlemeler, bilimsel ve yargısal içtihatlar ışığında medenî usûl hukuku açısından özel hukuk tüzel kişilerinin adlî yardımdan yararlanması meselesi üzerinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmaktadır.
Related Results
Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Bu çalışmada, hukukçu kimliğinin oluşmasında hukuk eğitiminin temel belirleyici olduğuna ilişkin iddiadan yola çıkılarak, kabul edilmektedir. Bu kabule bağlı olarak hukuk eğitimind...
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Doğal hukuk ve pozitif hukuk ayrımı, hukukun kaynaklarını göstermek için kullanılmaktadır. Bu ayrım, olan ve olması gereken hukuk arasındaki farka ilişkindir. Bu mesele modern huku...
Hans-Hermann Hoppe’nın Argümantasyon Etiği ve Özel Hukuk Toplumu
Hans-Hermann Hoppe’nın Argümantasyon Etiği ve Özel Hukuk Toplumu
Önde gelen liberteryen teorisyenlerden biri olan Hans-Hermann Hoppe (1949-), liberteryen etiğin temellendirilmesine yönelik “argümantasyon etiği” ve “özel hukuk toplumu” kavramları...
Daha Az Devlet Daha Çok Vakıf: Bir Özel Mülkleştirme Yolu
Daha Az Devlet Daha Çok Vakıf: Bir Özel Mülkleştirme Yolu
Vakıflar, ekonomik ve sosyal işlevlere sahip özel hukuk tüzel kişileridir ve oldukça eski dönemlere tarihlense de güncel bir tartışmanın odağı yapılmaya elverişlidir. Bugün pek çok...
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
Hukukun ve hukuk felsefesinin tarihi, felsefenin tarihinden bağımsız düşünülemez. Bu üç tarih alanında olan hemen her şey birbiri ile ilişkili olarak meydana gelmiş ve birbirini de...
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
Hukuk kliniği, hukuk eğitiminin geleneksel biçimine alternatif bir yaklaşım
sunan, birbiriyle bağlantılı iki önemli amaca yönelmiş bir eğitim ve öğretme
metodudur. Huku...
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
Bu çalışma, hekimin sorumluluğunu gayret sarf etme borcu özelinde hastaya karşı gerekli özeni gösterme açısından ele almayı amaçlamaktadır. Gayret sarf etme borcu kusurdan berî olm...
Adli Hemşirelik
Adli Hemşirelik
Adli hemşirelik medikolegal içeriğe sahip sağlık bakım sorunlarının değerlendirilmesi ve hemşirelik mesleğinin bilgi ve deneyimlerinin adaletin hizmetine sunulmasını sağlamaktadır....

