Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

19. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ’NDE YULAF ÜRETİMİ

View through CrossRef
Günümüzde besinler ve sağlıkla ilgili yapılan yeni araştırmalar sonucunda doğru olduğu düşünülen bazı bilgilerin eksik yahut yanlış olduğu anlaşılmıştır. İnsan beslenmesinde özellikle lezzet bakımından tercih edilen buğday ve çavdar gibi ekmek çeşitlerinin gluten içermesi Türk mutfağında önemli yer tutan hamur işlerinde kullanılabilecek glutensiz un arayışını başlatmıştır. Çoğu kişinin adını ilk defa duyduğu karabuğday, sorgum, kinoa unu gibi ürünler bu arayış sonucunda ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu durum bir seçenek olarak yulafın önünü açmıştır. Yulafın lezzet ve kıvam bakımından diğer glutensiz unlara nispetle buğday ununa en yakın un olduğu söylenebilir. Bugün için özellikle glutensiz olma özelliğiyle böyle bir öneme sahip olan yulafın Osmanlı Devleti’ndeki yeri neydi? Bu makalede Osmanlı Devleti’nde yulaf üretimi ve yulaf üretiminin önemi konusu ele alınmaktadır. Osmanlı Devleti’nde zaman zaman yulaf ihracatı yasaklandığı gibi devletin pek çok alanda takip etmeye çalıştığı millilik anlayışı doğrultusunda dışarıya bağımlı olmamak için yulaf ithal edilmemesi kararı da alınmıştır. Ayrıca yulaf üretiminin artırılması için numune tarlaları oluşturulmuştur. Çalışmada, Osmanlı’da yulafla ilgili atılan bu adımlardaki amacın ne olduğu sorusuna yanıt aranmaktadır. Yulaf yalnızca insan beslenmesi için mi mühimdi, yoksa başka bir öneme sahip miydi?
Karadeniz Sosyal Bilimler Dergisi (The Black Sea Journal of Social Sciences), Giresun University
Title: 19. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ’NDE YULAF ÜRETİMİ
Description:
Günümüzde besinler ve sağlıkla ilgili yapılan yeni araştırmalar sonucunda doğru olduğu düşünülen bazı bilgilerin eksik yahut yanlış olduğu anlaşılmıştır.
İnsan beslenmesinde özellikle lezzet bakımından tercih edilen buğday ve çavdar gibi ekmek çeşitlerinin gluten içermesi Türk mutfağında önemli yer tutan hamur işlerinde kullanılabilecek glutensiz un arayışını başlatmıştır.
Çoğu kişinin adını ilk defa duyduğu karabuğday, sorgum, kinoa unu gibi ürünler bu arayış sonucunda ortaya çıkmıştır.
Ayrıca bu durum bir seçenek olarak yulafın önünü açmıştır.
Yulafın lezzet ve kıvam bakımından diğer glutensiz unlara nispetle buğday ununa en yakın un olduğu söylenebilir.
Bugün için özellikle glutensiz olma özelliğiyle böyle bir öneme sahip olan yulafın Osmanlı Devleti’ndeki yeri neydi? Bu makalede Osmanlı Devleti’nde yulaf üretimi ve yulaf üretiminin önemi konusu ele alınmaktadır.
Osmanlı Devleti’nde zaman zaman yulaf ihracatı yasaklandığı gibi devletin pek çok alanda takip etmeye çalıştığı millilik anlayışı doğrultusunda dışarıya bağımlı olmamak için yulaf ithal edilmemesi kararı da alınmıştır.
Ayrıca yulaf üretiminin artırılması için numune tarlaları oluşturulmuştur.
Çalışmada, Osmanlı’da yulafla ilgili atılan bu adımlardaki amacın ne olduğu sorusuna yanıt aranmaktadır.
Yulaf yalnızca insan beslenmesi için mi mühimdi, yoksa başka bir öneme sahip miydi?.

Related Results

BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
Osmanlı Devleti, 3 kıtada hüküm sürmüş, içerisinde barındırdığı birçok farklı etnik köken ile sosyal ve ekonomik yapısı, askerî teşkilatı ve idari kurumlarıyla 6 asırdan fazla yaşa...
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Osmanlı Devleti Hicaz bölgesini ve Orta Arabistan’ı egemenliği altına aldıktan sonra bölgede imtiyazlı bir yönetim uyguladı. Bölgede kabul gören dinî önderler veya geleneksel olara...
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu a...
İran Kaynaklarına Göre Kerim Han Zend-Osmanlı Mücadelesi (1774-1779)
İran Kaynaklarına Göre Kerim Han Zend-Osmanlı Mücadelesi (1774-1779)
Bu çalışmada Kerim Han Zend (1751-1779) ile Osmanlı Devleti arasındaki mücadele İran kaynaklarına, özellikle Zend dönemi kroniklerine dayanılarak incelenmiştir. Osmanlı Devleti’nin...
Osmanlı Devleti nde Hukuki ve İdari Bir Uygulama Olarak “Usûl-i Aşâir” ya da “Aşiret Kuralları”
Osmanlı Devleti nde Hukuki ve İdari Bir Uygulama Olarak “Usûl-i Aşâir” ya da “Aşiret Kuralları”
Bu makale, Osmanlı Devleti'nin Arap Bedevî aşiretlerine özgü hukuki örf ve âdetlerin geçerliliğini tanımak için kullandığı Usûl-i Aşâir (Aşiret kuralları) kavramı ve uygulamaları...
Ekonomik ve Sosyal Münasebetler Özelinde Vidin’de Müslim-Gayrimüslim İlişkileri (1700-1750)
Ekonomik ve Sosyal Münasebetler Özelinde Vidin’de Müslim-Gayrimüslim İlişkileri (1700-1750)
Osmanlı Devleti, etnik bakımdan çok farklı unsurları bünyesinde barındırmış ve bunu da hukuk temelli bir perspektiften organize etmiştir. Bu bağlamda XVIII. yüzyılda Batı seferleri...

Back to Top