Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Osmanlı Devleti’nin Son Dönemlerinde Kamu Yönetimi: Merkeziyetçilik, Reformlar ve Bürokratik Modernleşme

View through CrossRef
Bu kitap bölümü, Osmanlı Devleti’nin son döneminde kamu yönetiminde gerçekleşen köklü dönüşümleri, merkeziyetçilik politikalarını, reform süreçlerini ve bürokratik modernleşme çabalarını tarihsel ve analitik bir perspektifle incelemektedir. XIX. yüzyılın başlarından itibaren ivme kazanan bu değişimler, imparatorluğun Batı’nın endüstriyel, askeri ve siyasi üstünlüğü karşısında varlığını sürdürme mücadelesinin temel bir unsuru olarak ortaya çıkmıştır. Çalışma, klasik patrimonyal yönetim modelinden modern hukuki-rasyonel bürokrasiye geçiş sürecini II. Mahmud döneminden itibaren sistematik biçimde ele almakta; Tanzimat, Islahat Fermanı, II. Abdülhamid ve II. Meşrutiyet dönemlerindeki idari yapılanmaları, hukuki düzenlemeleri ve bürokratik elitlerin rolünü ayrıntılı olarak analiz etmektedir. II. Mahmud döneminde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla merkezi otoritenin önündeki en önemli engel ortadan kaldırılmış, divan teşkilatı lağvedilerek yerine nezaret sistemi ihdas edilmiş ve memuriyetin profesyonel bir statüye kavuşması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Tanzimat Fermanı ile hukukun üstünlüğü ilkesi benimsenmiş, 1864 Vilayet Nizamnamesi ile modern taşra idaresi tesis edilmiş ve Mekteb-i Mülkiye gibi kurumlar aracılığıyla nitelikli bürokratik kadroların yetiştirilmesi sağlanmıştır. Islahat Fermanı, eşitlik ilkesini genişletirken Şura-yı Devlet ve Divan-ı Ahkâm-ı Adliye gibi kurumlarla idari ve adli yargının kurumsal temelleri atılmıştır. II. Abdülhamid döneminde otoriter merkeziyetçilik zirveye ulaşmış, bürokrasi hem nicelik hem de işlevsel açıdan önemli ölçüde genişlemiştir. II. Meşrutiyet döneminde ise merkeziyetçilik ile adem-i merkeziyetçilik arasındaki tartışmalar, imparatorluğun yapısal krizlerini yansıtan temel bir gerilim alanı oluşturmuştur. Reformların yukarıdan aşağıya elitist niteliğini, mali yükünü ve dış borçlanmayı derinleştiren etkilerini; ayrıca geleneksel-modern kurumlar arasındaki ikiliklerin yarattığı toplumsal gerilimleri eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmektedir. Osmanlı modernleşmesinin Cumhuriyet dönemi Türk kamu yönetimine bıraktığı miras, güçlü merkeziyetçi devlet geleneği, rasyonel kurumsallaşma arayışı ve hukuki-rasyonel bürokrasi anlayışı bağlamında ortaya konulmaktadır. Bu çalışma, Osmanlı kamu yönetiminin modernleşme serüvenini kapsamlı bir çerçevede sunarak, günümüz Türk kamu yönetimi yapısının tarihsel kökenlerini, sürekliliklerini ve yapısal özelliklerini anlamaya yönelik önemli bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Title: Osmanlı Devleti’nin Son Dönemlerinde Kamu Yönetimi: Merkeziyetçilik, Reformlar ve Bürokratik Modernleşme
Description:
Bu kitap bölümü, Osmanlı Devleti’nin son döneminde kamu yönetiminde gerçekleşen köklü dönüşümleri, merkeziyetçilik politikalarını, reform süreçlerini ve bürokratik modernleşme çabalarını tarihsel ve analitik bir perspektifle incelemektedir.
XIX.
yüzyılın başlarından itibaren ivme kazanan bu değişimler, imparatorluğun Batı’nın endüstriyel, askeri ve siyasi üstünlüğü karşısında varlığını sürdürme mücadelesinin temel bir unsuru olarak ortaya çıkmıştır.
Çalışma, klasik patrimonyal yönetim modelinden modern hukuki-rasyonel bürokrasiye geçiş sürecini II.
Mahmud döneminden itibaren sistematik biçimde ele almakta; Tanzimat, Islahat Fermanı, II.
Abdülhamid ve II.
Meşrutiyet dönemlerindeki idari yapılanmaları, hukuki düzenlemeleri ve bürokratik elitlerin rolünü ayrıntılı olarak analiz etmektedir.
II.
Mahmud döneminde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla merkezi otoritenin önündeki en önemli engel ortadan kaldırılmış, divan teşkilatı lağvedilerek yerine nezaret sistemi ihdas edilmiş ve memuriyetin profesyonel bir statüye kavuşması yönünde önemli adımlar atılmıştır.
Tanzimat Fermanı ile hukukun üstünlüğü ilkesi benimsenmiş, 1864 Vilayet Nizamnamesi ile modern taşra idaresi tesis edilmiş ve Mekteb-i Mülkiye gibi kurumlar aracılığıyla nitelikli bürokratik kadroların yetiştirilmesi sağlanmıştır.
Islahat Fermanı, eşitlik ilkesini genişletirken Şura-yı Devlet ve Divan-ı Ahkâm-ı Adliye gibi kurumlarla idari ve adli yargının kurumsal temelleri atılmıştır.
II.
Abdülhamid döneminde otoriter merkeziyetçilik zirveye ulaşmış, bürokrasi hem nicelik hem de işlevsel açıdan önemli ölçüde genişlemiştir.
II.
Meşrutiyet döneminde ise merkeziyetçilik ile adem-i merkeziyetçilik arasındaki tartışmalar, imparatorluğun yapısal krizlerini yansıtan temel bir gerilim alanı oluşturmuştur.
Reformların yukarıdan aşağıya elitist niteliğini, mali yükünü ve dış borçlanmayı derinleştiren etkilerini; ayrıca geleneksel-modern kurumlar arasındaki ikiliklerin yarattığı toplumsal gerilimleri eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmektedir.
Osmanlı modernleşmesinin Cumhuriyet dönemi Türk kamu yönetimine bıraktığı miras, güçlü merkeziyetçi devlet geleneği, rasyonel kurumsallaşma arayışı ve hukuki-rasyonel bürokrasi anlayışı bağlamında ortaya konulmaktadır.
Bu çalışma, Osmanlı kamu yönetiminin modernleşme serüvenini kapsamlı bir çerçevede sunarak, günümüz Türk kamu yönetimi yapısının tarihsel kökenlerini, sürekliliklerini ve yapısal özelliklerini anlamaya yönelik önemli bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Related Results

Türkiye'de Kamu Yönetiminin Tarihsel Gelişimi: Merkezileşme, Bürokrasi ve Modernleşme
Türkiye'de Kamu Yönetiminin Tarihsel Gelişimi: Merkezileşme, Bürokrasi ve Modernleşme
Kamu yönetimi, devletin toplumsal ihtiyaçları karşılamak amacıyla planlama, örgütleme, yönlendirme ve denetleme faaliyetlerinin yürütüldüğü dinamik bir süreçtir. Bu sürecin temel a...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu a...
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Osmanlı Devleti Hicaz bölgesini ve Orta Arabistan’ı egemenliği altına aldıktan sonra bölgede imtiyazlı bir yönetim uyguladı. Bölgede kabul gören dinî önderler veya geleneksel olara...
İslamcı Aydın Ömer Ferit Kam’ın Batılılaşma Anlayışı
İslamcı Aydın Ömer Ferit Kam’ın Batılılaşma Anlayışı
Öncelikle Osmanlı Devleti’nin Avrupa karşısında askeri alandaki aldığı yenilgilerle belirginleşen geri kalmışlığı, daha sonra siyasi, hukuki, sosyal, eğitim ve teknik gibi alanları...
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
Osmanlı Devleti, 3 kıtada hüküm sürmüş, içerisinde barındırdığı birçok farklı etnik köken ile sosyal ve ekonomik yapısı, askerî teşkilatı ve idari kurumlarıyla 6 asırdan fazla yaşa...
KAMU YÖNETİMİ İNCELEMELERİNDE BİR ALT DİSİPLİN: KARŞILAŞTIRMALI KAMU YÖNETİMİ (KKY)
KAMU YÖNETİMİ İNCELEMELERİNDE BİR ALT DİSİPLİN: KARŞILAŞTIRMALI KAMU YÖNETİMİ (KKY)
Bu makalenin amacı, Kamu Yönetimi incelemeleri içinde önemli bir alt disiplin olarak kabul edilen Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY)’nin ortaya çıkışını, geçirdiği aşamaları, bu a...

Back to Top