Javascript must be enabled to continue!
Sadri Ertem’in “Çıkrıklar Durunca” Romanında Yabancılaşma
View through CrossRef
Kökenleri çok eskiye dayanan yabancılaşma olgusu günümüzde etkisini hissettirmektedir. Felsefe, sosyoloji, iktisat, hukuk ve psikoloji gibi pek çok bilim dalının kesişim noktasında yer alan bu olgu edebî eserlerde tematik bağlamda işlenmiştir. Sadri Ertem’in toplumcu-gerçekçi çizgide kaleme aldığı eserlerinden olan Çıkrıklar Durunca yabancılaşma olgusu açısından zengin malzemeler sunar. Bu çalışmanın amacı Çıkrıklar Durunca romanını Karl Marx’ın yabancılaşma teorisi çerçevesinde ayrıntılı olarak analiz etmektir. Romanda Sanayi Devrimi’nden sonra dünyayı etkisi altına alan kapitalist sistemin o dönemin toplumsal yapısına olan etkileri kahramanlar aracılığıyla açığa çıkar. Bireysel ve toplumsal çatışmaların kurgunun merkezini teşkil ettiği roman Karl Marx’ın sistematik hâle getirdiği yabancılaşma teorisi bağlamında incelenmiştir. Köylü-işçinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, sosyo-ekonomik buhranların ortaya çıkardığı mezhep çatışması, insanların kendilerine tapacakları peygamberler var etmeleri, halkın gittikçe fakirleşmesi, doğa karşısındaki acizlik, köy ağasının özel mülkiyet ve kâr odaklı yaklaşımı romanın Karl Marx’ın yabancılaşma teorisine göre çözümlenmesine imkân sunmuştur. Köylülerin proleterleri ve köy ağası Sıddıkzade’nin kapitalisti temsil ettiği kurgusal metin bu iki kesim arasındaki toplumsal çatışma üzerine kurulur. Romanda yaşanan tüm sıkıntıların temelinde sosyo-ekonomik buhranlar ve ekonomik yabancılaşma bulunmaktadır. Karl Marx’ın teorisinin özünü oluşturan yabancılaşmış emek, işçi-işveren çatışması, meta fetişizmi, özel mülkiyet ve iş bölümü gibi kavramlar romanda yansımasını bulur. Endüstrileşme sonucunda el tezgâhlarının yerini seri üretimin alması, roman kahramanlarından Sıddıkzade’nin dokuma tezgâhlarına ve çıkrıklara el koyması, köylüyü sömürü nesnesi hâline getirerek pasifleştirmesi, proleterleşmenin artması romanın Karl Marx’ın yabancılaşma teorisi ile doğrudan ilişkilendirilmesini sağlamıştır. Eşitlikçi bir toplum yapısının hedeflendiği bu teoriye uygun olarak yaşarken eşitlenemeyen yaşam koşulları kahramanların ölümüyle aynı düzeye gelmiştir.
Title: Sadri Ertem’in “Çıkrıklar Durunca” Romanında Yabancılaşma
Description:
Kökenleri çok eskiye dayanan yabancılaşma olgusu günümüzde etkisini hissettirmektedir.
Felsefe, sosyoloji, iktisat, hukuk ve psikoloji gibi pek çok bilim dalının kesişim noktasında yer alan bu olgu edebî eserlerde tematik bağlamda işlenmiştir.
Sadri Ertem’in toplumcu-gerçekçi çizgide kaleme aldığı eserlerinden olan Çıkrıklar Durunca yabancılaşma olgusu açısından zengin malzemeler sunar.
Bu çalışmanın amacı Çıkrıklar Durunca romanını Karl Marx’ın yabancılaşma teorisi çerçevesinde ayrıntılı olarak analiz etmektir.
Romanda Sanayi Devrimi’nden sonra dünyayı etkisi altına alan kapitalist sistemin o dönemin toplumsal yapısına olan etkileri kahramanlar aracılığıyla açığa çıkar.
Bireysel ve toplumsal çatışmaların kurgunun merkezini teşkil ettiği roman Karl Marx’ın sistematik hâle getirdiği yabancılaşma teorisi bağlamında incelenmiştir.
Köylü-işçinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, sosyo-ekonomik buhranların ortaya çıkardığı mezhep çatışması, insanların kendilerine tapacakları peygamberler var etmeleri, halkın gittikçe fakirleşmesi, doğa karşısındaki acizlik, köy ağasının özel mülkiyet ve kâr odaklı yaklaşımı romanın Karl Marx’ın yabancılaşma teorisine göre çözümlenmesine imkân sunmuştur.
Köylülerin proleterleri ve köy ağası Sıddıkzade’nin kapitalisti temsil ettiği kurgusal metin bu iki kesim arasındaki toplumsal çatışma üzerine kurulur.
Romanda yaşanan tüm sıkıntıların temelinde sosyo-ekonomik buhranlar ve ekonomik yabancılaşma bulunmaktadır.
Karl Marx’ın teorisinin özünü oluşturan yabancılaşmış emek, işçi-işveren çatışması, meta fetişizmi, özel mülkiyet ve iş bölümü gibi kavramlar romanda yansımasını bulur.
Endüstrileşme sonucunda el tezgâhlarının yerini seri üretimin alması, roman kahramanlarından Sıddıkzade’nin dokuma tezgâhlarına ve çıkrıklara el koyması, köylüyü sömürü nesnesi hâline getirerek pasifleştirmesi, proleterleşmenin artması romanın Karl Marx’ın yabancılaşma teorisi ile doğrudan ilişkilendirilmesini sağlamıştır.
Eşitlikçi bir toplum yapısının hedeflendiği bu teoriye uygun olarak yaşarken eşitlenemeyen yaşam koşulları kahramanların ölümüyle aynı düzeye gelmiştir.
Related Results
Öğretmenlerin Karara Katılma Durumu ve Katılma İsteği ile Örgütsel Yabancılaşma Düzeyleri
Öğretmenlerin Karara Katılma Durumu ve Katılma İsteği ile Örgütsel Yabancılaşma Düzeyleri
Bu araştırmanın temel amacı, lise öğretmenlerinin karara katılma durumu ve isteği ile örgütsel yabancılaşma düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini İst...
Sadri Language: at the Munda Community the Largest tribe of Indian Subcontinent
Sadri Language: at the Munda Community the Largest tribe of Indian Subcontinent
The Munda people speak Mundari/ Nagri/ Sadri language. The Munda tribe are one of the biggest ethnic groups in the Indian Sub-Continent. They have own unique Culture, Food, Flag, D...
Millî Edebiyat Dönemi Türk Romanında (1908-1923) Musiki ve Yabancılaşma
Millî Edebiyat Dönemi Türk Romanında (1908-1923) Musiki ve Yabancılaşma
Millî Edebiyat Dönemi gelenekselden modern topluma geçişin etkilerinin görüldüğü bir devirdir. Yaşanan toplumsal değişme Türk edebiyatında da yansımalarını bulur. Sosyal ve kültüre...
İşe Yabancılaşmada Duygusal Zekâ, Sosyal Destek ve Duygusal Emek Gösterimleri
İşe Yabancılaşmada Duygusal Zekâ, Sosyal Destek ve Duygusal Emek Gösterimleri
Yabancılaşma kavramı yıllardan bu yana farklı disiplinler çerçevesinde ele alınmıştır. Yabancılaşma ekonomi, sosyoloji, felsefe ve tinbilimi gibi alanlar içerisinde farklı düşünürl...
Dönüşsüz Yalnızlıklar ve İçsel Göçler: Ethem Baran’ın Dönüşsüz Yolculuklar Kitabı’nda Yabancılaşma
Dönüşsüz Yalnızlıklar ve İçsel Göçler: Ethem Baran’ın Dönüşsüz Yolculuklar Kitabı’nda Yabancılaşma
Yazın hayatına 1980’li yıllarda adım atan Ethem Baran, özellikle kısa öykü alanında özgün bir yer edinmiş ve işlediği temalar ile Türk öyküsüne yeni bir soluk getirmiştir. Modern T...
LEXICOGRAPHICAL STUDY OF THE AXOMIA SADRI LANGUAGE: A LEARNERS’ DICTIONARY OF THE AXOMIA SADRI LANGUAGE
LEXICOGRAPHICAL STUDY OF THE AXOMIA SADRI LANGUAGE: A LEARNERS’ DICTIONARY OF THE AXOMIA SADRI LANGUAGE
Studying lexicography is essential because it makes it possible to produce precise, userfocused dictionaries that improve communication and language competency. In addition to faci...
Ethem Baran’ın Emanet Gölgeler Defteri Romanında Yabancılaşma
Ethem Baran’ın Emanet Gölgeler Defteri Romanında Yabancılaşma
Kavram olarak yabancılaşma, hayattan herhangi bir tat alamayan ve sosyal kabullere uymakta zorlanan kişinin zamanla öz benliğinden kopması ile çevresinden kendini soyutlayarak yaba...
Peyami Safa’s Novels at the Intersection From Modern to Modernist Fiction
Peyami Safa’s Novels at the Intersection From Modern to Modernist Fiction
Batı romanında 20. yüzyılın başlarında yeni roman anlayışı ve yeni anlatım teknikleriyle geleneksel/ gerçekçi romandan farklı romanlar yazıldığı görülmüştür. Özellikle James Joyce,...

