Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler

View through CrossRef
İslam hukukuna dayalı kanunlaştırmanın ilk örneği olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, hazırlanış şekli ve içeriği itibariyle farklı açılardan eleştiriye konu olmuştur. Kazuistik yöntemin izlenmesi, Hanefi mezhebiyle sınırlı kalınması ve bu nedenle bazı meselelerdeki düzenlemelerin dönemin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmaması, medeni kanun içeriğine uygun olmayan eksik ve fazlalıkların bulunması başlıca tenkit sebepleridir. Mecelle şârihi Ali Haydar Efendi de Mecelle’yi farklı açılardan eleştirmiştir. Bu çalışmada, Ali Haydar Efendi’nin Mecelle’ye yönelik tenkitlerini tespit, tasvir ve tasnif etmek amaçlanmış, -bazı istisnalar dışında- şârihin eleştirilerine yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır. Mecelle’nin en kapsamlı ve meşhur şerhi olan Dürerü’l-hukkâm müellifi Ali Haydar Efendi, Mecelle’yi hem kanun tekniği hem de içerik açısından tenkit etmiş, eleştirilerini gerekçelendirmiş, eleştirdiği hususlara ilişkin alternatif öneriler de getirmiştir. Ali Haydar Efendi, bir maddeyi genellikle tek sebeple eleştirmiş olmakla birlikte bazı maddeleri birden fazla açıdan tenkit etmiştir. Makalede Ali Haydar Efendi’nin Mecelle maddelerine yönelttiği eleştirilerin her biri ayrı başlık altında, birden fazla açıdan tenkit edilen maddeler de müstakil bir başlık altında ele alınmış ve mümkün olduğunca örneklendirilmiştir. Ali Haydar Efendi’nin kanun tekniği açısından Mecelle’ye yönelttiği tenkitler şunlardır: Maddelerin ifadesinin yanlış hüküm çıkarmaya müsait olması; genel nitelikli olmaması; kavramların yerinde kullanılmaması; gerek kavramların gerekse maddelerin birbirleriyle ve fıkıh kitaplarıyla uyumlu olmaması; maddelerde birtakım eksik, gereksiz veya hatalı ifadelerin olması; ifadelerdeki kayıtların yerinde olmaması. İçerik itibariyle yapılan eleştiriler arasında ilk olarak maddenin içerdiği hükmün fıkıh kitaplarındaki hükme veya mezhep görüşüne aykırı olması zikredilmelidir. İçerik açısından yöneltilen tenkitlerin bir kısmı ise Mecelle hazırlanırken yapılan tercihlerle ilgilidir. Bu kapsamda tercih edilen bazı görüşlerin dönemin ihtiyaçlarına veya mezhepteki râcih görüşe uygun olmaması, yer yer tercihler arasında çelişkiye düşülmesi ve bazı ihtilaflı meselelerde tercih yapılmaması eleştiri konusu edilmiştir. Zamanın gereklerine uygun olmayan hükümlerin varlığı ve asıl- fer uyumsuzluğu da bir diğer tenkit nedenidir. Bu tür yöndeki tenkitlerde genellikle kanun içeriğinin çeşitli açılardan mezhep kitaplarına uygunluğu ortaya konulmaya çalışılmış, uygun olmayan yönler eleştirilmiştir. Ancak Ali Haydar Efendi, bunun yanında kanun metninin mezhep hükümlerine uygun olmakla birlikte zamanın ihtiyaçlarını karşılamaması sebebiyle farklı mezheplerin hükümlerinden istifadeyle hazırlanması gereğine de işaret etmiştir. Ali Haydar Efendi, Mecelle’yi, bazı konuların eksik bırakılmış olması veya yeterince düzenlenmemesi bakımından da eleştirmiş, Mecelle’de yer alması gerektiği halde ele alınmayan karz akdi ve hayvanlara yönelik suçlara dair hükümlere yer vermiştir. Ancak yine Mecelle’de ele alınması gerektiği halde ele alınmayan sarf ve ribâ konularına hiç değinmemiştir. Lukata, hacr gibi konuları ele alan maddelerde de bu konulara dair bazı şartlara yer verilmemesi sebebiyle eksiklik olduğunu belirtmiştir. Ali Haydar Efendi, Mecelle’yi, maddelerin içerdiği hükümler arasındaki tenâkuz; maddeler arasında dil, üslûp ve terminoloji birliği sağlanamaması; hem maddeler arası hem de madde içerisinde gereksiz tekrarlara düşülmesi yönünden de eleştirmektedir. Mecelle’nin kazuistik metotla hazırlanması sebebiyle yapılan tekrarlara dair herhangi bir eleştiri yöneltmeyen Ali Haydar Efendi, bunun dışındaki tekrarları gerekçelendirmiş veya eleştirmiş, bu tür tekrarlara düşmemek için öneriler sunmuştur. Ayrıca ona göre Mecelle’de bilinçli tekrarlar da vardır. Ayrıca o, bunların yanında Mecelle’yi başlık içerik uyumsuzluğu, benzer konuların farklı fasıl/madde/fıkralarda düzenlenmesi veya farklı konuların aynı fasıl/madde/fıkrada ele alınması gibi sistematik kusurla nedeniyle de eleştirmiştir. Ali Haydar Efendi’nin Mecelle’ye yönelttiği bir diğer eleştiri de tanımlarla ilgilidir. O, yapılan tanımları; efrâdını câmî, ağyârını mâni olmamak ve devir gibi tanım tekniği açısından eleştirdiği gibi kapsamlı olmamak, Mecelle’de yapılan diğer tanımlarda takip edilen usûle aykırılık ve fıkıh kitaplarında yer almamak gerekçesiyle de tenkit etmiştir.
Title: Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler
Description:
İslam hukukuna dayalı kanunlaştırmanın ilk örneği olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, hazırlanış şekli ve içeriği itibariyle farklı açılardan eleştiriye konu olmuştur.
Kazuistik yöntemin izlenmesi, Hanefi mezhebiyle sınırlı kalınması ve bu nedenle bazı meselelerdeki düzenlemelerin dönemin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmaması, medeni kanun içeriğine uygun olmayan eksik ve fazlalıkların bulunması başlıca tenkit sebepleridir.
Mecelle şârihi Ali Haydar Efendi de Mecelle’yi farklı açılardan eleştirmiştir.
Bu çalışmada, Ali Haydar Efendi’nin Mecelle’ye yönelik tenkitlerini tespit, tasvir ve tasnif etmek amaçlanmış, -bazı istisnalar dışında- şârihin eleştirilerine yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mecelle’nin en kapsamlı ve meşhur şerhi olan Dürerü’l-hukkâm müellifi Ali Haydar Efendi, Mecelle’yi hem kanun tekniği hem de içerik açısından tenkit etmiş, eleştirilerini gerekçelendirmiş, eleştirdiği hususlara ilişkin alternatif öneriler de getirmiştir.
Ali Haydar Efendi, bir maddeyi genellikle tek sebeple eleştirmiş olmakla birlikte bazı maddeleri birden fazla açıdan tenkit etmiştir.
Makalede Ali Haydar Efendi’nin Mecelle maddelerine yönelttiği eleştirilerin her biri ayrı başlık altında, birden fazla açıdan tenkit edilen maddeler de müstakil bir başlık altında ele alınmış ve mümkün olduğunca örneklendirilmiştir.
Ali Haydar Efendi’nin kanun tekniği açısından Mecelle’ye yönelttiği tenkitler şunlardır: Maddelerin ifadesinin yanlış hüküm çıkarmaya müsait olması; genel nitelikli olmaması; kavramların yerinde kullanılmaması; gerek kavramların gerekse maddelerin birbirleriyle ve fıkıh kitaplarıyla uyumlu olmaması; maddelerde birtakım eksik, gereksiz veya hatalı ifadelerin olması; ifadelerdeki kayıtların yerinde olmaması.
İçerik itibariyle yapılan eleştiriler arasında ilk olarak maddenin içerdiği hükmün fıkıh kitaplarındaki hükme veya mezhep görüşüne aykırı olması zikredilmelidir.
İçerik açısından yöneltilen tenkitlerin bir kısmı ise Mecelle hazırlanırken yapılan tercihlerle ilgilidir.
Bu kapsamda tercih edilen bazı görüşlerin dönemin ihtiyaçlarına veya mezhepteki râcih görüşe uygun olmaması, yer yer tercihler arasında çelişkiye düşülmesi ve bazı ihtilaflı meselelerde tercih yapılmaması eleştiri konusu edilmiştir.
Zamanın gereklerine uygun olmayan hükümlerin varlığı ve asıl- fer uyumsuzluğu da bir diğer tenkit nedenidir.
Bu tür yöndeki tenkitlerde genellikle kanun içeriğinin çeşitli açılardan mezhep kitaplarına uygunluğu ortaya konulmaya çalışılmış, uygun olmayan yönler eleştirilmiştir.
Ancak Ali Haydar Efendi, bunun yanında kanun metninin mezhep hükümlerine uygun olmakla birlikte zamanın ihtiyaçlarını karşılamaması sebebiyle farklı mezheplerin hükümlerinden istifadeyle hazırlanması gereğine de işaret etmiştir.
Ali Haydar Efendi, Mecelle’yi, bazı konuların eksik bırakılmış olması veya yeterince düzenlenmemesi bakımından da eleştirmiş, Mecelle’de yer alması gerektiği halde ele alınmayan karz akdi ve hayvanlara yönelik suçlara dair hükümlere yer vermiştir.
Ancak yine Mecelle’de ele alınması gerektiği halde ele alınmayan sarf ve ribâ konularına hiç değinmemiştir.
Lukata, hacr gibi konuları ele alan maddelerde de bu konulara dair bazı şartlara yer verilmemesi sebebiyle eksiklik olduğunu belirtmiştir.
Ali Haydar Efendi, Mecelle’yi, maddelerin içerdiği hükümler arasındaki tenâkuz; maddeler arasında dil, üslûp ve terminoloji birliği sağlanamaması; hem maddeler arası hem de madde içerisinde gereksiz tekrarlara düşülmesi yönünden de eleştirmektedir.
Mecelle’nin kazuistik metotla hazırlanması sebebiyle yapılan tekrarlara dair herhangi bir eleştiri yöneltmeyen Ali Haydar Efendi, bunun dışındaki tekrarları gerekçelendirmiş veya eleştirmiş, bu tür tekrarlara düşmemek için öneriler sunmuştur.
Ayrıca ona göre Mecelle’de bilinçli tekrarlar da vardır.
Ayrıca o, bunların yanında Mecelle’yi başlık içerik uyumsuzluğu, benzer konuların farklı fasıl/madde/fıkralarda düzenlenmesi veya farklı konuların aynı fasıl/madde/fıkrada ele alınması gibi sistematik kusurla nedeniyle de eleştirmiştir.
Ali Haydar Efendi’nin Mecelle’ye yönelttiği bir diğer eleştiri de tanımlarla ilgilidir.
O, yapılan tanımları; efrâdını câmî, ağyârını mâni olmamak ve devir gibi tanım tekniği açısından eleştirdiği gibi kapsamlı olmamak, Mecelle’de yapılan diğer tanımlarda takip edilen usûle aykırılık ve fıkıh kitaplarında yer almamak gerekçesiyle de tenkit etmiştir.

Related Results

Kızılbaşlıkla İtham Edilen Bir Nakîbü’l-Eşrâf Seyyid Mahmut Efendi’nin Hayatı ve Şeceresi
Kızılbaşlıkla İtham Edilen Bir Nakîbü’l-Eşrâf Seyyid Mahmut Efendi’nin Hayatı ve Şeceresi
Osmanlı Devleti’nde “Feyzullah Efendizâdeler” olarak ün kazanmış Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nin ailesi, torunları, damatları ve akrabaları, ilmiye teşkilatı içerisinde birçok k...
MAKTÜL ŞEYHÜLİSLÂM FEYZULLAH EFENDİ’NİN TORUNU NAKÎBÜ’L-EŞRÂF ABDULLAH EFENDİ’NİN HAYATI VE TEREKESİ
MAKTÜL ŞEYHÜLİSLÂM FEYZULLAH EFENDİ’NİN TORUNU NAKÎBÜ’L-EŞRÂF ABDULLAH EFENDİ’NİN HAYATI VE TEREKESİ
Osmanlı Devleti’nde “Feyzullah Efendizâdeler” olarak ün kazanmış Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nin ailesi ve akrabaları, devletin üst düzey farklı birçok kademesinde görev almıştır....
The Traditional Ula House of Ali Efendi, the Father of Architect Nail Çakırhan
The Traditional Ula House of Ali Efendi, the Father of Architect Nail Çakırhan
Muğla’nın ilçelerinden biri olan Ula, geleneksel ev dokusunu büyük ölçüde korumuştur. İlçede evler çoğunlukla bahçelerinin bir kanadına inşa edilmiş olup, bir veya iki katlıdır. Ul...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
KIRIKKALE KESKİN'DE BİR İNANÇ MERKEZİ: HAYDAR SULTAN (HAYDAR DEDE) TÜRBESİ
KIRIKKALE KESKİN'DE BİR İNANÇ MERKEZİ: HAYDAR SULTAN (HAYDAR DEDE) TÜRBESİ
Keskin, Kırıkkale’nin en eski yerleşim yerlerinden biridir ve en büyük ilçesidir. Osmanlı Devleti’nin idari yapılanmalarında Keskin ismi nahiye, kaza hatta “Keskin ili” şeklinde ge...
KİTAP ÂŞIKLIĞINDAN HANEDAN SEVGİSİNE GİDEN YOLDA NADİDE BİR ESER: MEVÂHİBÜ’S-SÜLÛK
KİTAP ÂŞIKLIĞINDAN HANEDAN SEVGİSİNE GİDEN YOLDA NADİDE BİR ESER: MEVÂHİBÜ’S-SÜLÛK
Türk edebiyatı tarihinde önemli bir yere sahip olan Ali Emîrî Efendi (ö. 1924); kitaplara olan düşkünlüğü, kütüphaneciliği ve şairliğinin yanı sıra Osmanlı hanedanına duyduğu ilgi ...

Back to Top