Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Nizâmiye ve Müstansıriyye Medreselerinde Arap Dili Öğretimi

View through CrossRef
Dinin temel kaynaklarının Arapça olması, sınırların genişlemesine paralel olarak dilin Arap olmayanlara öğretilmesi ihtiyacı, dilde hataların (lahn) yaygınlaşması, resmî yazışmalarda Arapçanın hâkim dil olması ve bilim dili olarak kullanılması gibi sebeplerle Arapça, dinî ilimlerle birlikte öğretimi yaygın bir şekilde yapılan ilimler arasında yer almıştır. Dinî metinlerin daha iyi anlaşılmasını sağlamak, verilecek dersleri açık ve anlaşılır bir şekilde sunmak, nitelikli bir vaiz ve hatip olmak, delil getirmek ve düşünceyi temellendirmek, münazara ve cedelde başarılı olmak Arapçaya iyi derece hâkim olmayı gerektirmekteydi. Bu sebep ve ihtiyaçlar nahvin bir ilim dalı olarak teşekkülüne ve öğretimine zemin hazırlamış; öğretimi bâdiye (çöl), küttâb, ev, mescit, cami, kitapçı dükkânları, kütüphaneler, devlet daireleri ve medreseler gibi mekânlarda gerçekleşmiştir. Bu çalışma, Arapça öğretimini medreseler açısından ele almakta olup Nizâmiye ve Müstansıriyye Medreseleri merkeze alınarak genelde edebî ilimleri özelde ise nahiv öğretimini konu edinmektedir. Araştırmanın amacı, Arap dilinin söz konusu medreselerde hem dinî ilimlere hazırlayıcı ve destekleyici hem de ayrı bir alan olarak tedris edildiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda çalışma; medreseler kurulmadan önce Arap dilinin hangi merkezlerde tedris edildiğini, medreseler kurulduktan sonra bunun ne şekilde devam ettiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Nizâmiye Medreseleri, Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk (öl. 485/1092) tarafından 449-450/1057-1058 yıllarında ilki Nîşâbur’da olmak üzere Bağdat merkezli kurulan medreselerin genel adıdır. Müstansıriyye Medresesi ise Abbâsî Devleti (750-1258) halifelerinden Ebû Ca‘fer Mansûr Müstansır-Billâh (623-640/1212-1242) tarafından 625/1227-28 ile 631/1233-34 yılları arasında inşa edilmiştir. Sözü edilen medreselerde -özellikle Nizâmiye Medreselerinde- ağırlıklı olarak dinî ilimler (Şâfiî fıkhı, hadis, Kur’ân ve tefsir gibi) ve bunlar arasından özellikle fıkıh ilimleri (fürû‘, usûl, ferâiz, mezheb ve hilâf) tedris edilmiştir. Bu medreselerde müstakil nahiv kürsüsü veya nahve ayrılmış bir bölüm bulunmamakla beraber kendisine olan ihtiyaçtan dolayı nahivle ilgili derslerin verildiği kaynaklardan anlaşılmaktadır. Zira Bağdat Nizâmiye Medresesi’nin vakfiyesinde nahvin öğretimi için bir nahiv hocasının alınacağı açıkça belirtilmekte, üstelik burada görev yapan müderrisler arasında hatırı sayılır nahiv âlimi bulunmaktadır. Ayrıca medreselerde öğrenim gören talebelerin biyografilerinden hareketle de nahiv ilminin öğretildiği anlaşılmaktadır. Araştırma tarihsel bir konuya odaklandığı için yazılı dokümanların incelenmesi tekniğiyle ele alınmıştır. Buna göre veriler öncelikle dönemle/medreselerle ilgili temel kaynaklardan hareketle elde edilmiş; bilhassa yorum, karşılaştırma, çıkarım ve iddiaların temellendirilmesinde güncel araştırmalardan da istifade edilmiştir.
Ankara Sosyal Bilimler Universitesi
Title: Nizâmiye ve Müstansıriyye Medreselerinde Arap Dili Öğretimi
Description:
Dinin temel kaynaklarının Arapça olması, sınırların genişlemesine paralel olarak dilin Arap olmayanlara öğretilmesi ihtiyacı, dilde hataların (lahn) yaygınlaşması, resmî yazışmalarda Arapçanın hâkim dil olması ve bilim dili olarak kullanılması gibi sebeplerle Arapça, dinî ilimlerle birlikte öğretimi yaygın bir şekilde yapılan ilimler arasında yer almıştır.
Dinî metinlerin daha iyi anlaşılmasını sağlamak, verilecek dersleri açık ve anlaşılır bir şekilde sunmak, nitelikli bir vaiz ve hatip olmak, delil getirmek ve düşünceyi temellendirmek, münazara ve cedelde başarılı olmak Arapçaya iyi derece hâkim olmayı gerektirmekteydi.
Bu sebep ve ihtiyaçlar nahvin bir ilim dalı olarak teşekkülüne ve öğretimine zemin hazırlamış; öğretimi bâdiye (çöl), küttâb, ev, mescit, cami, kitapçı dükkânları, kütüphaneler, devlet daireleri ve medreseler gibi mekânlarda gerçekleşmiştir.
Bu çalışma, Arapça öğretimini medreseler açısından ele almakta olup Nizâmiye ve Müstansıriyye Medreseleri merkeze alınarak genelde edebî ilimleri özelde ise nahiv öğretimini konu edinmektedir.
Araştırmanın amacı, Arap dilinin söz konusu medreselerde hem dinî ilimlere hazırlayıcı ve destekleyici hem de ayrı bir alan olarak tedris edildiğini ortaya koymaktır.
Bu bağlamda çalışma; medreseler kurulmadan önce Arap dilinin hangi merkezlerde tedris edildiğini, medreseler kurulduktan sonra bunun ne şekilde devam ettiğini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Nizâmiye Medreseleri, Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk (öl.
485/1092) tarafından 449-450/1057-1058 yıllarında ilki Nîşâbur’da olmak üzere Bağdat merkezli kurulan medreselerin genel adıdır.
Müstansıriyye Medresesi ise Abbâsî Devleti (750-1258) halifelerinden Ebû Ca‘fer Mansûr Müstansır-Billâh (623-640/1212-1242) tarafından 625/1227-28 ile 631/1233-34 yılları arasında inşa edilmiştir.
Sözü edilen medreselerde -özellikle Nizâmiye Medreselerinde- ağırlıklı olarak dinî ilimler (Şâfiî fıkhı, hadis, Kur’ân ve tefsir gibi) ve bunlar arasından özellikle fıkıh ilimleri (fürû‘, usûl, ferâiz, mezheb ve hilâf) tedris edilmiştir.
Bu medreselerde müstakil nahiv kürsüsü veya nahve ayrılmış bir bölüm bulunmamakla beraber kendisine olan ihtiyaçtan dolayı nahivle ilgili derslerin verildiği kaynaklardan anlaşılmaktadır.
Zira Bağdat Nizâmiye Medresesi’nin vakfiyesinde nahvin öğretimi için bir nahiv hocasının alınacağı açıkça belirtilmekte, üstelik burada görev yapan müderrisler arasında hatırı sayılır nahiv âlimi bulunmaktadır.
Ayrıca medreselerde öğrenim gören talebelerin biyografilerinden hareketle de nahiv ilminin öğretildiği anlaşılmaktadır.
Araştırma tarihsel bir konuya odaklandığı için yazılı dokümanların incelenmesi tekniğiyle ele alınmıştır.
Buna göre veriler öncelikle dönemle/medreselerle ilgili temel kaynaklardan hareketle elde edilmiş; bilhassa yorum, karşılaştırma, çıkarım ve iddiaların temellendirilmesinde güncel araştırmalardan da istifade edilmiştir.

Related Results

Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
Kadın Şairlerden el-Ḫansā’ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe Arasında ‘Ukāẓ Panayırında Yaşanan Mersiye Rekabeti ve Bu Rekabetin Arka Planı
el-Ḫansāʾ bint ‘Amr ve Hind bint ‘Utbe, Arap edebiyatının en önemli kadın şairlerinden olup, ‘Ukāẓ panayırında yaşadıkları mersiye rekabetiyle dikkat çekmişlerdir. el-Ḫansāʾ, ağabe...
Klasik Dönem Arapça Gramer Sistemi: Metodolojik Bir İnceleme
Klasik Dönem Arapça Gramer Sistemi: Metodolojik Bir İnceleme
Dil, insanlık tarihinin en köklü miraslarındandır. Dilin anlaşılmasında etkili araçlardan biri şüphesiz gramer sistemidir. Arap dili özelinde düşünüldüğünde ise bu durum daha belir...
Arap Diline Can Veren Panayır: Mirbed
Arap Diline Can Veren Panayır: Mirbed
Bu çalışma, Mirbed panayırının Arap kültürü ve edebiyatında oynadığı derin rolü ve etkilerini incelemektedir. Giriş bölümünde, Mirbed’in tarih sahnesine çıkışını hazırlayan etkenle...
Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi
Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi
Herhangi bir dile ait edebî mirasın oluşumunda, o dili konuşan toplumları çevreleyen muhitin coğrafi ve iklimsel koşullarının belirleyici bir rol oynadığı bedihi bir hakikattir. İl...
Arap Dünyasında Mevlânâ Celâleddin Rûmî Üzerine Yapılan Akademik Çalışmaların Bibliyografyası
Arap Dünyasında Mevlânâ Celâleddin Rûmî Üzerine Yapılan Akademik Çalışmaların Bibliyografyası
Bu çalışma, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’nin düşünsel mirasının Arap dünyasında üretilen akademik çalışmalar bağlamında nasıl ele alındığını incelemeyi amaçlamaktadır. Mevlânâ’nın insan...
Baki Zakiroviç Halidov ve “Uçebnik Arabskogo Yazıka” Adlı Arapça Ders Kitabı
Baki Zakiroviç Halidov ve “Uçebnik Arabskogo Yazıka” Adlı Arapça Ders Kitabı
Rusya’nın özellikle XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu, İran, Afganistan ve Orta Asya ülkeleri ile yaptığı savaşlar ve antlaşmalar sebebiyle Arapça konuşulan bölgelerle ilişkileri...
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Gayretimin bir kısmı bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise; koskoca bir İslam aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini h...

Back to Top