Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Sülüs-Nesih Yazılarda Tavır Farkı: Hattat İsmâil Zühdî Efendi ve Hattat Ömer Vasfî Efendi’nin Sülüs-Nesih Meşk Murakkaalarının Karşılaştırılması

View through CrossRef
Sanat yaşayan bir fenomendir. Dolayısıyla sanatın evrildiğini, yani iyiye veya kötüye doğru değiştiğini gözlemlenmektedir. Bu anlamda Doğu’da İslâmiyet ve tasavvuf anlayışı, Avrupa’da Rönesans hareketleri sanat tarihi içerisindeki en büyük kırılma noktaları olarak düşünülebilir. Ancak tüm bu büyük hareketler içerisinde sanatın kendisi sürekli bir değişim halinde olmuştur. Bu değişme sanat dalları içerisinde ekollerle (usul) olduğu gibi, ekollerin ilerlemesi ise sanatçılar arasındaki tavır (üslûp) farklarıyla olmaktadır. Türk hat sanatı ekolünün ortaya çıkması 14. yüzyılda Amasyalı Hattat Şeyh Hamdullah sayesinde olmuştur. Hafız Osman ekolüne bağlı olmakla birlikte tavır (üslup) yönünden kendisini bir adım daha öteye taşıyan hattat, Türk hat sanatı ekolünde celi (iri) yazıların mihenk taşı olarak kabul edilen Mustafa Râkım Efendi’dir. Bu araştırmada eserlerinden faydalanılan Hattat İsmâil Zühdî Efendi, Hattat Mustafa Râkım’ın hem ağabeyi, hem de ilk hocası olarak sanat tarihimizde yer almaktadır. Bu araştırma, Türk Hat Sanatı tarihinde önemli yere sahip olan Hattat İsmâil Zühdî Efendi ile Laz Hattat Ömer Vasfî Efendi arasındaki tavır farkını ve bu farkın hat sanatına olan katkılarını ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Bu sayede Türk hat sanatının gelişim sürecinde nelerin etkili olduğunu, yazı sanatında yapılan küçük değişikliklerin neleri etkileyebileceğini tartışmak da bu araştırmanın amaçları arasındadır. Zira bir hüsn-i hat eseri incelenirken nelere dikkat edilmesi gerektiği, bir eseri güzel veya çirkin olarak nitelerken hangi kriterlerin göz önüne alınması gerektiği bilgisi de çok önemlidir. Bu araştırmada aynı dönemde eserler vermiş olan iki hattatın, yine aynı tarzda olan eserinin mukayesesi yapılmıştır. Örnek olarak kullanılan yazılar hat sanatının öğretiminde “müfredat” olarak tercih edilen Sülüs- Nesih meşk murakkaalarıdır.
Title: Sülüs-Nesih Yazılarda Tavır Farkı: Hattat İsmâil Zühdî Efendi ve Hattat Ömer Vasfî Efendi’nin Sülüs-Nesih Meşk Murakkaalarının Karşılaştırılması
Description:
Sanat yaşayan bir fenomendir.
Dolayısıyla sanatın evrildiğini, yani iyiye veya kötüye doğru değiştiğini gözlemlenmektedir.
Bu anlamda Doğu’da İslâmiyet ve tasavvuf anlayışı, Avrupa’da Rönesans hareketleri sanat tarihi içerisindeki en büyük kırılma noktaları olarak düşünülebilir.
Ancak tüm bu büyük hareketler içerisinde sanatın kendisi sürekli bir değişim halinde olmuştur.
Bu değişme sanat dalları içerisinde ekollerle (usul) olduğu gibi, ekollerin ilerlemesi ise sanatçılar arasındaki tavır (üslûp) farklarıyla olmaktadır.
Türk hat sanatı ekolünün ortaya çıkması 14.
yüzyılda Amasyalı Hattat Şeyh Hamdullah sayesinde olmuştur.
Hafız Osman ekolüne bağlı olmakla birlikte tavır (üslup) yönünden kendisini bir adım daha öteye taşıyan hattat, Türk hat sanatı ekolünde celi (iri) yazıların mihenk taşı olarak kabul edilen Mustafa Râkım Efendi’dir.
Bu araştırmada eserlerinden faydalanılan Hattat İsmâil Zühdî Efendi, Hattat Mustafa Râkım’ın hem ağabeyi, hem de ilk hocası olarak sanat tarihimizde yer almaktadır.
Bu araştırma, Türk Hat Sanatı tarihinde önemli yere sahip olan Hattat İsmâil Zühdî Efendi ile Laz Hattat Ömer Vasfî Efendi arasındaki tavır farkını ve bu farkın hat sanatına olan katkılarını ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.
Bu sayede Türk hat sanatının gelişim sürecinde nelerin etkili olduğunu, yazı sanatında yapılan küçük değişikliklerin neleri etkileyebileceğini tartışmak da bu araştırmanın amaçları arasındadır.
Zira bir hüsn-i hat eseri incelenirken nelere dikkat edilmesi gerektiği, bir eseri güzel veya çirkin olarak nitelerken hangi kriterlerin göz önüne alınması gerektiği bilgisi de çok önemlidir.
Bu araştırmada aynı dönemde eserler vermiş olan iki hattatın, yine aynı tarzda olan eserinin mukayesesi yapılmıştır.
Örnek olarak kullanılan yazılar hat sanatının öğretiminde “müfredat” olarak tercih edilen Sülüs- Nesih meşk murakkaalarıdır.

Related Results

HATTAT YAHYA HİLMİ EFENDİ VE ESERLERİ
HATTAT YAHYA HİLMİ EFENDİ VE ESERLERİ
Hat Sanatında devrinin önemli hattatları arasında sayılan Yahyâ Hilmî Efendi, özellikle sülüs ve nesih yazıda fevkalâde kudretli bir hattat idi. Küçük yaşlarda dini ilimlere ve hat...
Kızılbaşlıkla İtham Edilen Bir Nakîbü’l-Eşrâf Seyyid Mahmut Efendi’nin Hayatı ve Şeceresi
Kızılbaşlıkla İtham Edilen Bir Nakîbü’l-Eşrâf Seyyid Mahmut Efendi’nin Hayatı ve Şeceresi
Osmanlı Devleti’nde “Feyzullah Efendizâdeler” olarak ün kazanmış Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nin ailesi, torunları, damatları ve akrabaları, ilmiye teşkilatı içerisinde birçok k...
MAKTÜL ŞEYHÜLİSLÂM FEYZULLAH EFENDİ’NİN TORUNU NAKÎBÜ’L-EŞRÂF ABDULLAH EFENDİ’NİN HAYATI VE TEREKESİ
MAKTÜL ŞEYHÜLİSLÂM FEYZULLAH EFENDİ’NİN TORUNU NAKÎBÜ’L-EŞRÂF ABDULLAH EFENDİ’NİN HAYATI VE TEREKESİ
Osmanlı Devleti’nde “Feyzullah Efendizâdeler” olarak ün kazanmış Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nin ailesi ve akrabaları, devletin üst düzey farklı birçok kademesinde görev almıştır....
Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler
Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler
İslam hukukuna dayalı kanunlaştırmanın ilk örneği olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, hazırlanış şekli ve içeriği itibariyle farklı açılardan eleştiriye konu olmuştur. Kazuistik yöntem...
The Traditional Ula House of Ali Efendi, the Father of Architect Nail Çakırhan
The Traditional Ula House of Ali Efendi, the Father of Architect Nail Çakırhan
Muğla’nın ilçelerinden biri olan Ula, geleneksel ev dokusunu büyük ölçüde korumuştur. İlçede evler çoğunlukla bahçelerinin bir kanadına inşa edilmiş olup, bir veya iki katlıdır. Ul...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde
Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde
Ebû Hanîfe (öl. 150/767) fıkıh alanında otorite olması sebebiyle Hanefîlik mezhebinin kurucusu ola-rak öne çıkmakla birlikte kelam, hadis ve edebiyat alanlarında da söz sahibi bir ...

Back to Top