Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

"Estudio en Lila" Romanında İspanyol Toplumu ve Kadın

View through CrossRef
Edebiyat ve toplum arasında yadsınamaz bir ilişki vardır. Yazar, toplumun bir öz-nesidir ve ortaya çıkardığı edebi ürün içinde bulunduğu toplumdan izler taşır. Ro-man, yapısı itibariyle toplumsal analizler yapmak için en uygun edebi ürünlerden biridir. Özellikle polisiye roman, ortaya çıktığı günden itibaren şüphesiz ki konusu, kurgusu ve işlenişi bakımından dönemin toplumsal, siyasal ve bilimsel değişiklik-lerine paralel olarak ilerleyen roman türlerinden biridir. İspanya’da yakın zamanda yaşanan toplumsal ve siyasi değişimler polisiye romanın gelişimi için uygun ortamı hazırlamıştır. 1970’li yıllardan itibaren tür, toplumsal sorunları konu edinerek bir eleştiri aracına dönüşmüştür. Franco’nun ölümünün ardından kadın yazarlar da polisiye roman türünde eserler vermişler ve kadın bakışıyla türe farklı bir boyut kazandırmışlardır. Franco’nun ölümünün ardından İspanya’yı etkisi altına alan feminizmden etkilenen kadın yazarlar, polisiye romanı ataerkil toplum sistemini eleştirmek ve ters yüz etmek için kullanmışlardır. Bu makalede 1985 yılında María Antonia Oliver tarafından yazılan Estudio en Lila romanı incelenmiştir. Dönemin toplumunu ve toplumda kadının durumunu yansıtan roman, özellikle tecavüz ve kürtaj konularına odaklanmıştır.
Title: "Estudio en Lila" Romanında İspanyol Toplumu ve Kadın
Description:
Edebiyat ve toplum arasında yadsınamaz bir ilişki vardır.
Yazar, toplumun bir öz-nesidir ve ortaya çıkardığı edebi ürün içinde bulunduğu toplumdan izler taşır.
Ro-man, yapısı itibariyle toplumsal analizler yapmak için en uygun edebi ürünlerden biridir.
Özellikle polisiye roman, ortaya çıktığı günden itibaren şüphesiz ki konusu, kurgusu ve işlenişi bakımından dönemin toplumsal, siyasal ve bilimsel değişiklik-lerine paralel olarak ilerleyen roman türlerinden biridir.
İspanya’da yakın zamanda yaşanan toplumsal ve siyasi değişimler polisiye romanın gelişimi için uygun ortamı hazırlamıştır.
1970’li yıllardan itibaren tür, toplumsal sorunları konu edinerek bir eleştiri aracına dönüşmüştür.
Franco’nun ölümünün ardından kadın yazarlar da polisiye roman türünde eserler vermişler ve kadın bakışıyla türe farklı bir boyut kazandırmışlardır.
Franco’nun ölümünün ardından İspanya’yı etkisi altına alan feminizmden etkilenen kadın yazarlar, polisiye romanı ataerkil toplum sistemini eleştirmek ve ters yüz etmek için kullanmışlardır.
Bu makalede 1985 yılında María Antonia Oliver tarafından yazılan Estudio en Lila romanı incelenmiştir.
Dönemin toplumunu ve toplumda kadının durumunu yansıtan roman, özellikle tecavüz ve kürtaj konularına odaklanmıştır.

Related Results

Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Ölümcül Kadın İmgesi Bağlamında Peyami Safa’nın "Cânân"ı
Çağlar boyunca kötülüğün kaynağı olarak görülen kadın, sanat ve edebiyattaki temsillerinde de bu yönüyle ele alınmaktadır. Kötücül kadın tiplerinden biri olarak, on dokuzuncu yüzyı...
PETRA DELICADO POLİSİYE ROMAN SERİSİNDE İSPANYOL FEMİNİZMİNİN İZLERİNİ SÜRMEK
PETRA DELICADO POLİSİYE ROMAN SERİSİNDE İSPANYOL FEMİNİZMİNİN İZLERİNİ SÜRMEK
İspanyol edebiyatında polisiye roman, diğer ülke edebiyatlarında olduğu gibi erkek yazarların kaleminden doğar ve erkek bakış açısıyla gelişimini sürdürür. XX. yüzyılın ortalarında...
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergilerinde Kadın İmajı: Ev Kadın Dergisi Örneği
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Dergilerinde Kadın İmajı: Ev Kadın Dergisi Örneği
Erken Cumhuriyet dönemi kadın dergiciliği açısından oldukça verimli bir dönem olmuştur. Osmanlı Devleti’nin son yıllarında basının gücünü kullanma deneyimi kazanan kadın bu deneyim...
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanında kadın kimlikleri
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanında kadın kimlikleri
20. yüzyılın başında Osmanlı’da toplumsal cinsiyetin milliyetçi görüşlerle şekillendirilmesi söz konusudur. Bunun en açık örneklerini dönemin edebi üretiminde -bilhassa roman türün...
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE KADIN YAZARLARIN KALEMİNDEN KADIN EĞİTİMİ VE OKUL SORUNU
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE KADIN YAZARLARIN KALEMİNDEN KADIN EĞİTİMİ VE OKUL SORUNU
II. Meşrutiyet dönemi kadın yazarlarının okulların nitelik ve nicelik açısından yetersizlikleri, eğitim programlarının yeni öğretim yöntemleri içermemesi ve kadın eğitiminin ihmal ...
Hellen Dünyasının Radikal Kadın Grubu: Sparta Modeli
Hellen Dünyasının Radikal Kadın Grubu: Sparta Modeli
Hellen kadını, erkek egemen toplumunun belirlenmiş kalıpları içinde sıkışıp kalmıştır. Evinde olması, çocuk doğurup büyütmesi ve kocasına hizmet etmesi beklenen kadın, ancak dini f...
Cemil Süleyman Alyanakoğlu’nun Siyah Gözler romanında kötücül kadın tipi
Cemil Süleyman Alyanakoğlu’nun Siyah Gözler romanında kötücül kadın tipi
Türk romanında Tanzimat Dönemi’nden itibaren kötülük isteyen, kötülük peşinde koşan, etrafına zarar veren ve bu sebeple “kötücül” olarak adlandırılan asli veya tali şahıs pozisyonu...
Cemal Süreya ve Kadın Korkusu
Cemal Süreya ve Kadın Korkusu
Kadın, Cemal Süreya’nın şiirlerindeki ana temalardan biridir. Bu yazıda şairin Güz Bitiği adlı kitabına kadarki şiirlerinde görünürde kadına aşkla yaklaştığı, gerçekte erkeğe oluml...

Back to Top