Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Buhara Hanlığı ve Afganistan

View through CrossRef
1500-1920 yılları arasında hüküm süren Buhara Hanlığı, Osmanlı Devleti’nden sonra en uzun süre yaşayan Türk-İslam Devleti’dir. Mâverâünnehr merkezli kurulan hanlığın yayıldığı topraklardan birisi de, bugünkü Kuzey Afganistan’dır. Afganistan toprakları 16. yüzyılın başında Timurlu Devleti’nin tamamen dağılması ile birlikte üç nüfuz bölgesine ayrılmıştı. Batısı Safevi Devleti’nin kontrolü al¬tındayken, doğusu Babürlü Devleti’ne tabiydi. Kuzeyi ise inceleme konumuz olan Buhara Hanlığı hâkimiyetine girmiştir. Hanlığın kurucusu Muhammed Şibanî Han, 1505 yılında Belh, 1507 yılında da Timurlu başkenti olan Herat’ı ilhak ederek Kuzey Afganistan topraklarının büyük bir kısmına sahip olmuştur. Ancak onun ölümüyle birlikte bu topraklar terk edilmek durumunda kalınsa da, 1526’da Belh şehri ve çevresi, Canıbek’in oğlu Kistan Kara Sultan tarafından Buhara Hanlığı’na tabi kılın¬mıştır. Bu tarihten itibaren Belh, Buhara Hanlığı’nın Buhara, Semerkand ve Taşkent ile birlikte dört önemli ana yönetim bölgesinden biri olmuştur. II. Abdullah Han (1583-1598) döneminde Bedehşan, Kunduz, Talukan ve Kulab ele geçirilerek hanlık sınırları neredeyse Kabil’e kadar dayanmıştır. Ancak Buhara Hanlığı’nın Afganistan topraklarındaki hâkimiyeti inişli çıkışlı olmuş, burayı kesintisiz bir şekilde elde tutmak mümkün olmamıştır. En uzun soluklu hüküm sürülen yer Belh olmuş, özellik¬le Tukay-Timurlular (Astrahanîler, Canıoğulları) Hanedanı döneminde ise burası hanlık veliahdının yönetim merkezi yapılmıştır. Burada başkentten nispeten özerk hareket eden veliaht, merkezî yönetimi oldukça zaafa uğratmıştır. Bu makalede Nadir Şah’ın 1737 yılında Belh, 1738 yılında da Bedehşan’ı ele geçirmesine kadar Kuzey Afganistan’daki Buhara Hanlığı’nın hâkimiyetini, bu hâkimiyeti kaybetmemek için de zaman zaman Safevi Devleti ve Babürlü Devleti ile çatışması işlenecektir.
Title: Buhara Hanlığı ve Afganistan
Description:
1500-1920 yılları arasında hüküm süren Buhara Hanlığı, Osmanlı Devleti’nden sonra en uzun süre yaşayan Türk-İslam Devleti’dir.
Mâverâünnehr merkezli kurulan hanlığın yayıldığı topraklardan birisi de, bugünkü Kuzey Afganistan’dır.
Afganistan toprakları 16.
yüzyılın başında Timurlu Devleti’nin tamamen dağılması ile birlikte üç nüfuz bölgesine ayrılmıştı.
Batısı Safevi Devleti’nin kontrolü al¬tındayken, doğusu Babürlü Devleti’ne tabiydi.
Kuzeyi ise inceleme konumuz olan Buhara Hanlığı hâkimiyetine girmiştir.
Hanlığın kurucusu Muhammed Şibanî Han, 1505 yılında Belh, 1507 yılında da Timurlu başkenti olan Herat’ı ilhak ederek Kuzey Afganistan topraklarının büyük bir kısmına sahip olmuştur.
Ancak onun ölümüyle birlikte bu topraklar terk edilmek durumunda kalınsa da, 1526’da Belh şehri ve çevresi, Canıbek’in oğlu Kistan Kara Sultan tarafından Buhara Hanlığı’na tabi kılın¬mıştır.
Bu tarihten itibaren Belh, Buhara Hanlığı’nın Buhara, Semerkand ve Taşkent ile birlikte dört önemli ana yönetim bölgesinden biri olmuştur.
II.
Abdullah Han (1583-1598) döneminde Bedehşan, Kunduz, Talukan ve Kulab ele geçirilerek hanlık sınırları neredeyse Kabil’e kadar dayanmıştır.
Ancak Buhara Hanlığı’nın Afganistan topraklarındaki hâkimiyeti inişli çıkışlı olmuş, burayı kesintisiz bir şekilde elde tutmak mümkün olmamıştır.
En uzun soluklu hüküm sürülen yer Belh olmuş, özellik¬le Tukay-Timurlular (Astrahanîler, Canıoğulları) Hanedanı döneminde ise burası hanlık veliahdının yönetim merkezi yapılmıştır.
Burada başkentten nispeten özerk hareket eden veliaht, merkezî yönetimi oldukça zaafa uğratmıştır.
Bu makalede Nadir Şah’ın 1737 yılında Belh, 1738 yılında da Bedehşan’ı ele geçirmesine kadar Kuzey Afganistan’daki Buhara Hanlığı’nın hâkimiyetini, bu hâkimiyeti kaybetmemek için de zaman zaman Safevi Devleti ve Babürlü Devleti ile çatışması işlenecektir.

Related Results

Buhara Emirliği’ndeki (1747-1920) Şer‘î Mahkemeler
Buhara Emirliği’ndeki (1747-1920) Şer‘î Mahkemeler
Buhara Emirliği, 1747-1920 seneleri arasında Mangıtlar sülalesinin yönettiği Orta Asya’daki Türk Hanlıklarından/devletlerinden biridir. Şeybânî ve Aştarhânîler hanedenları tarafınd...
HOKAND- BUHARA TİCARİ MÜNASEBETLERİ (1840-1876)
HOKAND- BUHARA TİCARİ MÜNASEBETLERİ (1840-1876)
Öz: Hokand Hanlığı ile Buhara Emirliği komşu diğer devletler (Hindistan, Rus ve Mançu İmparatorluğu, Hive Hanlığı gibi) ile de ticari münasebetler kurmuşlardır. Ancak coğrafyayı gö...
Perilaku Pengungsi Afganistan di Kecamatan Tamalanrea Kota Makassar
Perilaku Pengungsi Afganistan di Kecamatan Tamalanrea Kota Makassar
Penelitian ini bertujuan untuk mengetahui bagaimana perilaku pengungsi afganistan di kecamatan tamalanrea kota Makassar, bagaimana adaptasi sosial pengungsi afganistan di kecamatan...
ŞAİR MUTRİB’İN “ŞAHNÂME-İ DİVANE MUTRİB” ADLI ESERİNİN HOKAND HANLIĞI TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMİ
ŞAİR MUTRİB’İN “ŞAHNÂME-İ DİVANE MUTRİB” ADLI ESERİNİN HOKAND HANLIĞI TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMİ
Hokand Hanlığı’nın Muhammed Ali Han (1822-1842) ve Şirali Han (1842-1845) dönemleri için önemli tarihi kaynaklarından birisi olan “Şahnâme-i Divane Mutrib”te, 1842 yılında Hokand H...
Rusların Hizmetinde Bir Türk: Mendiyar Bekçurin'in 1781 Buhara Seyahati
Rusların Hizmetinde Bir Türk: Mendiyar Bekçurin'in 1781 Buhara Seyahati
XVIII. yüzyılda Buhara Hanlığı ve Rusya İmparatorluğu arasındaki diplomatik ilişkiler gelişmemiştir. Ruslar Maveraünnehir bölgesine uzun zaman aralıklarıyla elçiler göndermiştir. B...
BUHARA ÖZBEK HANLIĞI'NDA SOYURGAL VE TANHA TİPİ TOPRAK MÜLKİYETİ (ŞEYBANÎLER VE ASTRAHANÎLER DEVRİ)
BUHARA ÖZBEK HANLIĞI'NDA SOYURGAL VE TANHA TİPİ TOPRAK MÜLKİYETİ (ŞEYBANÎLER VE ASTRAHANÎLER DEVRİ)
Özbek Hanlığı Muhammed Şeybanî Han tarafından 1500 yılında kurulmuştur. Devletin başkenti Buhara şehri olup kurucu hanedanın soyu Altın Orda hükümdarlarından Şiban Han ve Özbek Han...
Afganistan Sahası Türkmenlerinin Bir Aydım Türü: Noy Noy
Afganistan Sahası Türkmenlerinin Bir Aydım Türü: Noy Noy
Türkü; halkın sevincini, üzüntüsünü, arzularını, isyanlarını kendi kültürüne ait motiflerle ve bir ezgiyle söylediği halk edebiyatı ürünüdür. Konu sınırlaması olmayan türkülerde to...

Back to Top