Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

On Sene Sonra Macar ve Leh Mültecileri (1848-1851): İhtida ve İltica’nın İki Nesli?

View through CrossRef
Avrupa’yı kasıp kavuran 1848 Devrimleri arasında en uzun ömürlü olan Macar özgürlük talebi, Çarlık Rusyası ve Habsburg müşterek orduları tarafından 1849 senesinin Ağustos ayında şiddetle bastırıldı. Bunun neticesinde binlerce Macar, Leh ve İtalyan mülteci kendilerine sığınma hakkı tanıyan Osmanlı’ya sökün ettiler. Sürgün dönemi devrimciler arasındaki fikir ayrılıklarını derinleştiren bir katalizör oldu. Zira Leh General Józef Bem takipçileriyle birlikte ihtida ettiğini ilan edince Kossuth tarafından şiddetle eleştirilmişti. İlgili literatüre bakıldığı zaman, sayıca daha az olsalar da akademik ilginin çoğunlukla Kossuth grubu üzerinde toplandığı görülür. 1851’e kadar peyderpey serbest bırakılan bu üst kadronun Türkiye’yi terk etmesi, literatürdeki hakim kanıya göre, Osmanlı tarihinde bir dönemin sonunu işaret ediyordu. Bu düşünceye karşılık, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (BOA) sayesinde elde edilen kimi bulgulara göre 1851’de kapandığı varsayılan mülteci meselesi yaklaşık on sene sonra başka görünümlerde varlığını devam ettirmişti. Bu çalışmanın amacı, var olan yerleşik kanının aksine, 1849 Macar ve Leh mülteciler meselesinin 1848’de başlayıp 1851’de kapanmış bir tarihsel sayfa olmayıp Osmanlı bürokrasisini bir süre daha meşgul eden uzun vadeli yansımaları olduğunu ortaya koymaktır. Bunun için odaklanması gereken daha ziyade ana akımın dışında kalan mülteciler ve mühtedilerdir.
Title: On Sene Sonra Macar ve Leh Mültecileri (1848-1851): İhtida ve İltica’nın İki Nesli?
Description:
Avrupa’yı kasıp kavuran 1848 Devrimleri arasında en uzun ömürlü olan Macar özgürlük talebi, Çarlık Rusyası ve Habsburg müşterek orduları tarafından 1849 senesinin Ağustos ayında şiddetle bastırıldı.
Bunun neticesinde binlerce Macar, Leh ve İtalyan mülteci kendilerine sığınma hakkı tanıyan Osmanlı’ya sökün ettiler.
Sürgün dönemi devrimciler arasındaki fikir ayrılıklarını derinleştiren bir katalizör oldu.
Zira Leh General Józef Bem takipçileriyle birlikte ihtida ettiğini ilan edince Kossuth tarafından şiddetle eleştirilmişti.
İlgili literatüre bakıldığı zaman, sayıca daha az olsalar da akademik ilginin çoğunlukla Kossuth grubu üzerinde toplandığı görülür.
1851’e kadar peyderpey serbest bırakılan bu üst kadronun Türkiye’yi terk etmesi, literatürdeki hakim kanıya göre, Osmanlı tarihinde bir dönemin sonunu işaret ediyordu.
Bu düşünceye karşılık, T.
C.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (BOA) sayesinde elde edilen kimi bulgulara göre 1851’de kapandığı varsayılan mülteci meselesi yaklaşık on sene sonra başka görünümlerde varlığını devam ettirmişti.
Bu çalışmanın amacı, var olan yerleşik kanının aksine, 1849 Macar ve Leh mülteciler meselesinin 1848’de başlayıp 1851’de kapanmış bir tarihsel sayfa olmayıp Osmanlı bürokrasisini bir süre daha meşgul eden uzun vadeli yansımaları olduğunu ortaya koymaktır.
Bunun için odaklanması gereken daha ziyade ana akımın dışında kalan mülteciler ve mühtedilerdir.

Related Results

MACAR KRONİKLERİ VE YERLEŞİM ARMALARINDA YER ALAN TURUL (TUĞRUL) KUŞU SEMBOLİZMİ
MACAR KRONİKLERİ VE YERLEŞİM ARMALARINDA YER ALAN TURUL (TUĞRUL) KUŞU SEMBOLİZMİ
Günümüzde var olan tüm toplumların çoğunun folklor ve kültürlerinde mutlaka onlar için derin bir anlamı olan ve kutsal saydıkları en az bir tane sembol ya da ikon olarak belirledik...
Günümüz Türk Hikâyesinde Mülteci Konusu ve Cihan Aktaş’ın Fotoğrafta Ayrı Duran Hikâye Kitabında Mülteciler
Günümüz Türk Hikâyesinde Mülteci Konusu ve Cihan Aktaş’ın Fotoğrafta Ayrı Duran Hikâye Kitabında Mülteciler
Mülteci kavramının hukukta özel bir anlamı vardır. Ancak günlük hayatta, ülkesinden başka bir ülkeye zorunlu olarak göç etmiş kişiler mülteci olarak adlandırıldığı görülür. Mülteci...
Macar Medyasında Atatürk
Macar Medyasında Atatürk
Bir yandan Türkler ve Macarlar arasındaki temasların, tarihin derinliklerine kadar uzanmış olması, öte yandan 20. yüzyılın tarihine damgasını vuran ...
Macaristan’ı Habsburg Hâkimiyetinden Kurtarmak İçin Gerçekleştirilen Son Muharebe: Zenta Muharebesi (11 Eylül 1697)
Macaristan’ı Habsburg Hâkimiyetinden Kurtarmak İçin Gerçekleştirilen Son Muharebe: Zenta Muharebesi (11 Eylül 1697)
Günümüzde Sırbistan Cumhuriyeti’nin Voyvodina eyaletine bağlı Bačka bölgesinde yer alan Zenta (Macarca: Szenta, Sırpça: Senta) şehri yakınlarında 11 Eylül 1697 tarihinde 1683 Viyan...
The Relationship Between Linear Enamel Hypoplasia and Social Status in 18th to 19th Century Edo, Japan
The Relationship Between Linear Enamel Hypoplasia and Social Status in 18th to 19th Century Edo, Japan
AbstractLinear enamel hypoplasia (LEH) has been utilised in human bioarchaeology as an indicator of growth disturbance during childhood. However, only a few studies have compared p...
Yeni Edebiyat ve Nesiller
Yeni Edebiyat ve Nesiller
Toplumların hayatı dikkate alındığında, sosyal nizamın ve hedeflerin şekillenmesinde fertlerden ziyade nesillerin etkili olduğu görülür. Nesiller çoğunlukla bir ekolün, akımın yara...
'Duino Ağıtları' ve 'Orpheus’a Soneler' Bağlamında Rainer Maria Rilke’nin 1910-1922 Yılları Arasındaki Yaşam Öyküsü
'Duino Ağıtları' ve 'Orpheus’a Soneler' Bağlamında Rainer Maria Rilke’nin 1910-1922 Yılları Arasındaki Yaşam Öyküsü
4 Aralık 1875'te Prag'da dünyaya gelen René (Rainer) Maria Rilke, modern Alman edebiyatın öncü temsilcileri arasında sayılır. Özellikle Duino Ağıtları’ı ve Orpheus’a Soneler’i onun...
The Traditional Ula House of Ali Efendi, the Father of Architect Nail Çakırhan
The Traditional Ula House of Ali Efendi, the Father of Architect Nail Çakırhan
Muğla’nın ilçelerinden biri olan Ula, geleneksel ev dokusunu büyük ölçüde korumuştur. İlçede evler çoğunlukla bahçelerinin bir kanadına inşa edilmiş olup, bir veya iki katlıdır. Ul...

Back to Top