Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Bağlamın Sınırlayıcılığı Meselesinin Tefsir ve Te’vil Ayrımı Çerçevesinde Analizi

View through CrossRef
Yakın dönem tefsir çalışmalarında dikkat çeken yeni gelişmelerden biri, bağlamın önemine vurgu yapılmasıdır. İlim geleneğimizdeki siyâk yerine kullanıldığı anlaşılan bağlam teorisinde anlam, kesin sınırlar içine alınmakta, bağlamın sağladığı anlamın dışına çıkılması bazı müelliflerce hatalı bulunmaktadır. Bağlamın sınırlayıcılığı, daha çok tarihsel Kur’ân tasavvurunu benimseyenler tarafından savunulmaktadır. Onlara göre, evrensel, sahâbeden sonraki nesillere de doğrudan hitap eden Kur’ân tasavvuru, âyetlere bağlamından kopuk anlamlar yüklenmesine neden olmaktadır. Fakat bağlamın yüceltilmesi, aslında yorumcunun rolünü keskin bir şekilde sınırlandırmayı hedefleyen nesnelci ve aynı zamanda eleştirel bir yöneliştir. Tefsirde gelenek olan, âyetleri bağımsız parçalar gibi tek başına yorumlama yöntemine bir reddiyedir. Bu haliyle özelde tefsir, genelde ise İslâmî ilimler geleneğine temelden ve oldukça sarsıcı bir eleştiri olan bağlamcılık, tefsir alanında sadece Mehmet Bağçivan tarafından analiz edilmiştir. Oysa önemi nedeniyle çok sayıda incelemeye konu olması gereken bu mesele ya görmezden gelinmiş yahut fark edilmemiştir. İşte analize dayalı betimleme ve örnekleme yöntemi takip edilen bu çalışmamızın ana konusu, bağlamın anlamı ve yorumu sınırlayıp sınırlayamayacağının, hangi durumlarda ne kadar sınırlayabileceğinin değerlendirilmesidir. Bunun için öncelikle tefsir ve te’vil arasındaki fark ortaya konulmakta; tefsirin temel anlamı, te’vilin ise yan anlamları ortaya çıkardığı belirtilmektedir. Tefsir-te’vil ayrımında tefsir; temel, asıl, çekirdek anlam, te’vil ise bunun açılımıdır. Anlamı bağlamla sınırlandırmanın teorik ve pratik sorunlarının başka müstakil araştırmalarla ele alınmasına vesile olacağını düşündüğümüz çalışmamızda, siyâkın yani bağlamın, temel anlamın tespitinde önemli olduğu ifade edilmektedir. Tefsir ve meâller için ölçü sağladığı vurgulanmaktadır. Fakat bağlam dışı ve hatalı kabul edilen yorumların -lafızla ilgisi olmayanlar hariç- te’vil kapsamında görülmesi gerektiği savunulmaktadır. Böylece, daha önce bağlamın sınırlayıcılığına karşı Bağçivan tarafından yapılmış çalışmanın en önemli eksiği olan, te’vil sadedindeki bağlam dışı yorumun teorik zemini gösterilmektedir. Âyetlerin, bağlamlarının askıya alındığı yan anlamlarına ise lafızların umûmîliği, şeriatın küllîliği, hükmün genelliği kaideleriyle ulaşılmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber ve sahâbenin âyetleri bağlamla sınırlandırmadığına dair yeterince örnek mevcuttur. Sonuç olarak bağlamın askıya alındığı yorumun teorik olarak tefsir-te’vil ayrımına, pratikte Hz. Peygamber ve sahâbeye dayandığı anlaşılmaktadır. O halde âyetlerin aslî anlamları söz konusu olduğunda, bağlamsızlaştırma tenkit edilebilir. Ama te’vil sadedindeki yan anlamlar, lafızdan kopuk olmamak kaydıyla yanlış görülmemelidir. Zira anlam genişlemesi te’vilde olduğundan, bağlamı mutlaklaştırarak bu alanın kapatılması Kur’ân’ı yorumlama çabalarını zayıflatacaktır.
Title: Bağlamın Sınırlayıcılığı Meselesinin Tefsir ve Te’vil Ayrımı Çerçevesinde Analizi
Description:
Yakın dönem tefsir çalışmalarında dikkat çeken yeni gelişmelerden biri, bağlamın önemine vurgu yapılmasıdır.
İlim geleneğimizdeki siyâk yerine kullanıldığı anlaşılan bağlam teorisinde anlam, kesin sınırlar içine alınmakta, bağlamın sağladığı anlamın dışına çıkılması bazı müelliflerce hatalı bulunmaktadır.
Bağlamın sınırlayıcılığı, daha çok tarihsel Kur’ân tasavvurunu benimseyenler tarafından savunulmaktadır.
Onlara göre, evrensel, sahâbeden sonraki nesillere de doğrudan hitap eden Kur’ân tasavvuru, âyetlere bağlamından kopuk anlamlar yüklenmesine neden olmaktadır.
Fakat bağlamın yüceltilmesi, aslında yorumcunun rolünü keskin bir şekilde sınırlandırmayı hedefleyen nesnelci ve aynı zamanda eleştirel bir yöneliştir.
Tefsirde gelenek olan, âyetleri bağımsız parçalar gibi tek başına yorumlama yöntemine bir reddiyedir.
Bu haliyle özelde tefsir, genelde ise İslâmî ilimler geleneğine temelden ve oldukça sarsıcı bir eleştiri olan bağlamcılık, tefsir alanında sadece Mehmet Bağçivan tarafından analiz edilmiştir.
Oysa önemi nedeniyle çok sayıda incelemeye konu olması gereken bu mesele ya görmezden gelinmiş yahut fark edilmemiştir.
İşte analize dayalı betimleme ve örnekleme yöntemi takip edilen bu çalışmamızın ana konusu, bağlamın anlamı ve yorumu sınırlayıp sınırlayamayacağının, hangi durumlarda ne kadar sınırlayabileceğinin değerlendirilmesidir.
Bunun için öncelikle tefsir ve te’vil arasındaki fark ortaya konulmakta; tefsirin temel anlamı, te’vilin ise yan anlamları ortaya çıkardığı belirtilmektedir.
Tefsir-te’vil ayrımında tefsir; temel, asıl, çekirdek anlam, te’vil ise bunun açılımıdır.
Anlamı bağlamla sınırlandırmanın teorik ve pratik sorunlarının başka müstakil araştırmalarla ele alınmasına vesile olacağını düşündüğümüz çalışmamızda, siyâkın yani bağlamın, temel anlamın tespitinde önemli olduğu ifade edilmektedir.
Tefsir ve meâller için ölçü sağladığı vurgulanmaktadır.
Fakat bağlam dışı ve hatalı kabul edilen yorumların -lafızla ilgisi olmayanlar hariç- te’vil kapsamında görülmesi gerektiği savunulmaktadır.
Böylece, daha önce bağlamın sınırlayıcılığına karşı Bağçivan tarafından yapılmış çalışmanın en önemli eksiği olan, te’vil sadedindeki bağlam dışı yorumun teorik zemini gösterilmektedir.
Âyetlerin, bağlamlarının askıya alındığı yan anlamlarına ise lafızların umûmîliği, şeriatın küllîliği, hükmün genelliği kaideleriyle ulaşılmaktadır.
Ayrıca Hz.
Peygamber ve sahâbenin âyetleri bağlamla sınırlandırmadığına dair yeterince örnek mevcuttur.
Sonuç olarak bağlamın askıya alındığı yorumun teorik olarak tefsir-te’vil ayrımına, pratikte Hz.
Peygamber ve sahâbeye dayandığı anlaşılmaktadır.
O halde âyetlerin aslî anlamları söz konusu olduğunda, bağlamsızlaştırma tenkit edilebilir.
Ama te’vil sadedindeki yan anlamlar, lafızdan kopuk olmamak kaydıyla yanlış görülmemelidir.
Zira anlam genişlemesi te’vilde olduğundan, bağlamı mutlaklaştırarak bu alanın kapatılması Kur’ân’ı yorumlama çabalarını zayıflatacaktır.

Related Results

Beyzâvî’nin Bir Tefsir Tanımı Var mı veya Ta‘rîfâtü’l-‘ulûm’un Beyzâvî’ye Nispeti Meselesi
Beyzâvî’nin Bir Tefsir Tanımı Var mı veya Ta‘rîfâtü’l-‘ulûm’un Beyzâvî’ye Nispeti Meselesi
Tefsir tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Kādî Beyzâvî (öl. 691/1292), Envârü’t-tenzîl’in mu-kaddimesinde tefsir ilmine dair önemli açıklamalarda bulunmuş fakat bir tefsir ...
Tefsir Tarihi: Mahiyet Soruşturması ve Tanım Denemesi
Tefsir Tarihi: Mahiyet Soruşturması ve Tanım Denemesi
Bu çalışma “Tefsir tarihi nedir?” sorusu ekseninde bir inniyet/mahiyet soruşturmasıdır. Elbette mahiyet soruşturmaları, ilgili olduğu konular hakkında birtakım kuşkuların var olduğ...
Müslim’in Kitâbu’t-Tefsîr Bölümünde Naklettiği Rivayetlerin Tefsir İlmine Katkısı
Müslim’in Kitâbu’t-Tefsîr Bölümünde Naklettiği Rivayetlerin Tefsir İlmine Katkısı
Müslim b. Haccâc’ın (ö. 261/875) el-Câmiʽu’s-Sahîh’i, bir rivayetin güvenilir metinlerini bir araya getirmekle öne çıkmaktadır. Eserin bu niteliği naklettiği bilgilerin itimat kaza...
Muhammed Tayyib Okiç’in Kur’ân ve Tefsîr Anlayışı
Muhammed Tayyib Okiç’in Kur’ân ve Tefsîr Anlayışı
Muhammed Tayyib Okiç, 1902’de Bosna Hersek’in Tuzla şehri Graçanitsa kasabasında doğmuş; önce Saraybosna Okruzna Medresesi ile İslâm Hukuku ve İlâhiyat Mektebi’nde eğitim görmüş, s...
Tefsir İlminin Çınarlarından Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu: Hayatı, Kişiliği ve İlmî Çalışmaları
Tefsir İlminin Çınarlarından Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu: Hayatı, Kişiliği ve İlmî Çalışmaları
Bu çalışma yaklaşık bir asırlık ömrünü İslamî İlimlere hususen de Tefsir ilmine adamış kıymetli hocam ve babam İsmail Cerrahoğlu hakkındadır. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi...
Cevâhirü’l-Asdâf ve Tefsir Tekniği
Cevâhirü’l-Asdâf ve Tefsir Tekniği
Cevâhirü’l-asdâf, Candaroğulları beylerinden İsfendiyar Bey’in oğlu İbrahim Çelebi için yazdırdığı muhtasar bir tefsirdir. Eserin 15. yüzyıl başlarında Anadolu Türkçesiyle yazılan ...
Sahâbe-Tâbiîn Arasındaki Hoca-Talebe İlişkisinde İhtilaf: İbn Abbas ve Mücâhid Örneği
Sahâbe-Tâbiîn Arasındaki Hoca-Talebe İlişkisinde İhtilaf: İbn Abbas ve Mücâhid Örneği
İlk dönemden itibaren tefsir geleneği içerisinde müfessirlerin aynı âyetlere dair geliştirdikleri farklı bakış açıları zamanla zengin bir tefsir literatürünün teşekkülüne zemin haz...
Mü’min’i İnşâ Etme Bağlamında Ebû Muhammed Sehl et-Tüsterî’nin Şart Koştuğu “Yedi Temel Kural”ına Dair Bir Değerlendirme
Mü’min’i İnşâ Etme Bağlamında Ebû Muhammed Sehl et-Tüsterî’nin Şart Koştuğu “Yedi Temel Kural”ına Dair Bir Değerlendirme
Kur’ân-ı Kerim, nüzulünden itibaren tefsir edilmeye başlanan ilâhî bir kitaptır. Onun ilk müfessirinin Hz. Peygamber olduğu konusunda ittifak vardır. Bu itibarla farklı etnik köken...

Back to Top