Javascript must be enabled to continue!
Algoritmik Sezgi, Öngörülen Arzu ve Marka Anlamının Yönetimi
View through CrossRef
Bu bölüm, pazarlama yönetiminde yapay zekâ uygulamalarını yalnızca teknik bir yenilik alanı olarak değil; karar verme süreçleri, tüketici arzusu, marka kişiliği ve etik sorumluluk eksenlerinde şekillenen çok boyutlu bir yönetsel dönüşüm olarak ele almaktadır. Çalışmanın temel amacı, yapay zekânın pazarlama uygulamalarındaki rolünü araç merkezli bir yaklaşımdan çıkararak, bu uygulamaların ardındaki bilişsel, örgütsel ve etik dinamikleri görünür kılmaktır.
İlk olarak, algoritmik sezgi ve karar zekâsı (decision intelligence) yaklaşımı üzerinden pazarlama kararlarının bireysel sezgiye dayalı yapısının nasıl dönüştüğü tartışılmakta; yapay zekânın yöneticinin yerini alan bir karar verici değil, kararın nasıl üretileceğini yeniden tasarlayan bir akıl ortağı olarak konumlandığı ileri sürülmektedir. Ardından, öngörülen arzu kavramı çerçevesinde pazarlamanın yalnızca mevcut ihtiyaçlara yanıt veren bir disiplin olmaktan çıkarak, gelecekteki tüketici eğilimlerini ve bu eğilimlerin oluşacağı bağlamları öngören stratejik bir yapıya evrildiği ele alınmaktadır.
Bölümün devamında, yapay zekâ destekli marka kişiliği yaklaşımı üzerinden markaların artık yalnızca kimliklerini anlatan yapılar değil, algoritmik sistemler aracılığıyla davranış sergileyen aktörler hâline geldiği tartışılmaktadır. Bu dönüşümün, pazarlama yönetiminde anlam üretimini ve marka–tüketici ilişkilerinin doğasını köklü biçimde yeniden yapılandırdığı vurgulanmaktadır. Son olarak, etik, yönetişim ve algoritmik sorumluluk boyutu ele alınarak, yapay zekâ destekli pazarlama uygulamalarının yalnızca neyin mümkün olduğu değil, neyin yapılması gerektiği sorusunu da gündeme getirdiği ortaya konulmaktadır.
Bu bölüm, pazarlama yönetiminde yapay zekâ uygulamalarını ne koşulsuz bir iyimserlikle yücelten ne de indirgemeci bir eleştiriyle reddeden bir yaklaşım benimsemekte; teori ile uygulama arasında bilinçli bir denge kurmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle çalışma, hem akademik araştırmalar hem de yönetsel pratikler için, pazarlama yönetiminde yapay zekânın geleceğine ilişkin daha sorumlu, anlamlı ve sürdürülebilir bir perspektif sunmaktadır.
Title: Algoritmik Sezgi, Öngörülen Arzu ve Marka Anlamının Yönetimi
Description:
Bu bölüm, pazarlama yönetiminde yapay zekâ uygulamalarını yalnızca teknik bir yenilik alanı olarak değil; karar verme süreçleri, tüketici arzusu, marka kişiliği ve etik sorumluluk eksenlerinde şekillenen çok boyutlu bir yönetsel dönüşüm olarak ele almaktadır.
Çalışmanın temel amacı, yapay zekânın pazarlama uygulamalarındaki rolünü araç merkezli bir yaklaşımdan çıkararak, bu uygulamaların ardındaki bilişsel, örgütsel ve etik dinamikleri görünür kılmaktır.
İlk olarak, algoritmik sezgi ve karar zekâsı (decision intelligence) yaklaşımı üzerinden pazarlama kararlarının bireysel sezgiye dayalı yapısının nasıl dönüştüğü tartışılmakta; yapay zekânın yöneticinin yerini alan bir karar verici değil, kararın nasıl üretileceğini yeniden tasarlayan bir akıl ortağı olarak konumlandığı ileri sürülmektedir.
Ardından, öngörülen arzu kavramı çerçevesinde pazarlamanın yalnızca mevcut ihtiyaçlara yanıt veren bir disiplin olmaktan çıkarak, gelecekteki tüketici eğilimlerini ve bu eğilimlerin oluşacağı bağlamları öngören stratejik bir yapıya evrildiği ele alınmaktadır.
Bölümün devamında, yapay zekâ destekli marka kişiliği yaklaşımı üzerinden markaların artık yalnızca kimliklerini anlatan yapılar değil, algoritmik sistemler aracılığıyla davranış sergileyen aktörler hâline geldiği tartışılmaktadır.
Bu dönüşümün, pazarlama yönetiminde anlam üretimini ve marka–tüketici ilişkilerinin doğasını köklü biçimde yeniden yapılandırdığı vurgulanmaktadır.
Son olarak, etik, yönetişim ve algoritmik sorumluluk boyutu ele alınarak, yapay zekâ destekli pazarlama uygulamalarının yalnızca neyin mümkün olduğu değil, neyin yapılması gerektiği sorusunu da gündeme getirdiği ortaya konulmaktadır.
Bu bölüm, pazarlama yönetiminde yapay zekâ uygulamalarını ne koşulsuz bir iyimserlikle yücelten ne de indirgemeci bir eleştiriyle reddeden bir yaklaşım benimsemekte; teori ile uygulama arasında bilinçli bir denge kurmayı hedeflemektedir.
Bu yönüyle çalışma, hem akademik araştırmalar hem de yönetsel pratikler için, pazarlama yönetiminde yapay zekânın geleceğine ilişkin daha sorumlu, anlamlı ve sürdürülebilir bir perspektif sunmaktadır.
Related Results
MARKA CİNSİYETİ İLE MARKA AŞKI İKLİŞKİSİNDE MARKA ÇEKİCİLİĞİNİN, MARKA ÖZGÜNLÜĞÜNÜN ARACILIK ROLÜ
MARKA CİNSİYETİ İLE MARKA AŞKI İKLİŞKİSİNDE MARKA ÇEKİCİLİĞİNİN, MARKA ÖZGÜNLÜĞÜNÜN ARACILIK ROLÜ
Son zamanlarda marka sevgisine dair yapılan çalışmaların sayısı artmaktadır. Yapılan çeşitli çalışmalarda marka aşkının öncülleri ve etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada marka se...
Marka Deneyimi, Marka Tatmini, Marka Farkındalığı ve Marka Sadakati İlişkisi: Ilgaz Dağı Milli Parkı Ziyaretçileri Üzerine Bir Araştırma
Marka Deneyimi, Marka Tatmini, Marka Farkındalığı ve Marka Sadakati İlişkisi: Ilgaz Dağı Milli Parkı Ziyaretçileri Üzerine Bir Araştırma
Bu çalışmada marka deneyiminin, marka sadakati, marka tatmini ve marka farkındalığı üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi ve ayrıca marka deneyimi ile marka sadakati arasında mark...
MARKA DENEYİMİNİN MARKA İMAJI VE MARKA SADAKATİNE ETKİSİ: MARKA İMAJININ ARACILIK ROLÜ
MARKA DENEYİMİNİN MARKA İMAJI VE MARKA SADAKATİNE ETKİSİ: MARKA İMAJININ ARACILIK ROLÜ
Deneyim ekonomisi ile birlikte marka deneyimi kavramı son yıllarda oldukça popüler hale gelmiştir. Tüketicilerin günümüzde ürünleri artık sadece sağladıkları fonksiyonel faydalar i...
Marka Yönetimi ve Marka İletişimi
Marka Yönetimi ve Marka İletişimi
Bu kitap, marka yönetimi ve marka iletişimi konularında temel bilgileri sunan bir çalışmadır. Türkiye'de marka yönetimiyle ilgili yapılan lisansüstü tez çalışmalarının sayısının sı...
Yerli ve Milli Markalar Konusunda Tüketicilerin Etnosentrik Eğilimlerinin Marka Evangelizmi, Marka Sadakati ve Marka Bağlılığı Üzerindeki Etkisi
Yerli ve Milli Markalar Konusunda Tüketicilerin Etnosentrik Eğilimlerinin Marka Evangelizmi, Marka Sadakati ve Marka Bağlılığı Üzerindeki Etkisi
Yerli ve milli markalar son zamanlarda Türkiye’de gündeme gelen bir konudur ve dolayısıyla tüketiciler bu kavramla sık sık karşılaşmaktadır. Bu çalışmanın amacı, etnosentrik düşünc...
A101 KAPIDA UYGULAMASINDA ALGILANAN KALİTENİN MARKA DEĞERİ, MARKA AŞKI VE MARKA GÜVENİNE ETKİSİ
A101 KAPIDA UYGULAMASINDA ALGILANAN KALİTENİN MARKA DEĞERİ, MARKA AŞKI VE MARKA GÜVENİNE ETKİSİ
Firmalar teknolojiye yatırım yaparak ve rakip firmalara karşı çeşitli stratejiler geliştirerek rekabet avantajı elde etmeye çalışmakta, kendi markalarını diğerlerinden daha güvenil...
Algılanan Marka Etiğinin Marka İmajı, Tutumu ve Tercihine Etkisi: Türkiye’deki GSM Operatörleri Üzerine Bir Araştırma
Algılanan Marka Etiğinin Marka İmajı, Tutumu ve Tercihine Etkisi: Türkiye’deki GSM Operatörleri Üzerine Bir Araştırma
Bu çalışma, algılanan marka etiği kavramını tüketici perspektifinden ele almaktadır. Markaların etik ya da etik dışı uygulamalarının tüketicilerin markaya yönelik tutumlarını, imaj...
Juli Zeh’in Oyun Dürtüsü Adlı Yapıtında Mimetik Arzu
Juli Zeh’in Oyun Dürtüsü Adlı Yapıtında Mimetik Arzu
Bu çalışmanın amacı Çağdaş Alman Yazını kadın yazarlarından Juli Zeh’in 2004 yılında yayımlanan Spieltrieb (Oyun Dürtüsü) adlı yapıtını toplum ve yazın bilimci René Girard’ın Mimet...

