Javascript must be enabled to continue!
Sosyal Anksiyete Bozukluğu’nun Farmakolojik Tedavisi
View through CrossRef
Sosyal anksiyete bozukluğunun (SAB) farmakolojik tedavisinde, seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) en sık reçete edilen ve üzerinde en çok klinik çalışma yapılan ajanlardır; tedavide tam etkinlikleri 16 haftayı bulabilir. Serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI) sınıfından venlafaksinin de benzer bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Eski bir geçmişe sahip monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI) ise ciddi yan etkileri ve tiramin içeren gıdalarla ölümcül etkileşim riskinden dolayı diyet kısıtlaması gerektirdiği için sınırlı durumlarda tercih edilir. Benzodiazepinler ile gabapentin ve pregabalin gibi antikonvülzanlar da tedavide etkilidir ancak sedasyon, tolerans ve bağımlılık riskleri nedeniyle madde kullanım geçmişi olan hastalarda dikkatle izlenmelidir. Monoterapi ajanlarına kısmi yanıt veren hastalarda buspiron veya klonazepam ile güçlendirme tedavisi uygulanabilir. Hastalığın "yalnızca performans sırasında" ortaya çıkan alt tipinde ise genel tedavilerin aksine, performanstan 30 ila 60 dakika önce lüzum halinde kullanılmak üzere benzodiazepinler (klonazepam, lorazepam) veya fizyolojik belirtileri azaltan propranolol gibi beta-blokerler birinci basamak tedavi olarak reçete edilir.
Pharmacological treatment of social anxiety disorder (SAD) primarily utilizes selective serotonin reuptake inhibitors (SSRIs), which are the most frequently prescribed agents, though their full efficacy may take up to 16 weeks to manifest. Venlafaxine, a serotonin-norepinephrine reuptake inhibitor (SNRI), demonstrates comparable therapeutic effectiveness to SSRIs. While monoamine oxidase inhibitors (MAOIs) have a long history of use, their clinical utility remains limited by adverse effects and the strict requirement for a low-tyramine diet due to the risk of fatal hypertensive crises. Benzodiazepines, along with anticonvulsants like gabapentin and pregabalin, are effective but require careful monitoring due to risks of sedation, tolerance, and physical dependence. For patients showing partial response to monotherapy, augmentation strategies with buspirone or clonazepam can be implemented. Conversely, for the "performance-only" subtype of SAD, standard daily treatments are avoided; instead, short-acting benzodiazepines or beta-blockers such as propranolol are prescribed on an as-needed basis to be taken 30 to 60 minutes prior to a performance to manage acute physiological symptoms.
Akademisyen Kitabevi
Title: Sosyal Anksiyete Bozukluğu’nun Farmakolojik Tedavisi
Description:
Sosyal anksiyete bozukluğunun (SAB) farmakolojik tedavisinde, seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) en sık reçete edilen ve üzerinde en çok klinik çalışma yapılan ajanlardır; tedavide tam etkinlikleri 16 haftayı bulabilir.
Serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI) sınıfından venlafaksinin de benzer bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir.
Eski bir geçmişe sahip monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI) ise ciddi yan etkileri ve tiramin içeren gıdalarla ölümcül etkileşim riskinden dolayı diyet kısıtlaması gerektirdiği için sınırlı durumlarda tercih edilir.
Benzodiazepinler ile gabapentin ve pregabalin gibi antikonvülzanlar da tedavide etkilidir ancak sedasyon, tolerans ve bağımlılık riskleri nedeniyle madde kullanım geçmişi olan hastalarda dikkatle izlenmelidir.
Monoterapi ajanlarına kısmi yanıt veren hastalarda buspiron veya klonazepam ile güçlendirme tedavisi uygulanabilir.
Hastalığın "yalnızca performans sırasında" ortaya çıkan alt tipinde ise genel tedavilerin aksine, performanstan 30 ila 60 dakika önce lüzum halinde kullanılmak üzere benzodiazepinler (klonazepam, lorazepam) veya fizyolojik belirtileri azaltan propranolol gibi beta-blokerler birinci basamak tedavi olarak reçete edilir.
Pharmacological treatment of social anxiety disorder (SAD) primarily utilizes selective serotonin reuptake inhibitors (SSRIs), which are the most frequently prescribed agents, though their full efficacy may take up to 16 weeks to manifest.
Venlafaxine, a serotonin-norepinephrine reuptake inhibitor (SNRI), demonstrates comparable therapeutic effectiveness to SSRIs.
While monoamine oxidase inhibitors (MAOIs) have a long history of use, their clinical utility remains limited by adverse effects and the strict requirement for a low-tyramine diet due to the risk of fatal hypertensive crises.
Benzodiazepines, along with anticonvulsants like gabapentin and pregabalin, are effective but require careful monitoring due to risks of sedation, tolerance, and physical dependence.
For patients showing partial response to monotherapy, augmentation strategies with buspirone or clonazepam can be implemented.
Conversely, for the "performance-only" subtype of SAD, standard daily treatments are avoided; instead, short-acting benzodiazepines or beta-blockers such as propranolol are prescribed on an as-needed basis to be taken 30 to 60 minutes prior to a performance to manage acute physiological symptoms.
Related Results
Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozukluğunda Biyojenik Aminlerin Etkisi
Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozukluğunda Biyojenik Aminlerin Etkisi
Çocuklar ve ergenler arasında anksiyete bozuklukları, komorbid psikiyatrik bozukluklar, sosyal ve akademik bozulma riski taşıyan yaygın psikiyatrik bozukluklardır. Genellikle akran...
Beliren Yetişkinlikte Depresyon, Anksiyete ve Stres Düzeylerinin Şükran ve Umut Açısından İncelenmesi
Beliren Yetişkinlikte Depresyon, Anksiyete ve Stres Düzeylerinin Şükran ve Umut Açısından İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beliren yetişkinlikte depresyon, anksiyete, stres düzeylerinin şükran ve umut açısından incelenmesi; depresyon, anksiyete, stresin bazı değişkenler açısından...
Tip 2 diyabet hastalarında anksiyete ve depresyon riski ve ilişkili faktörler
Tip 2 diyabet hastalarında anksiyete ve depresyon riski ve ilişkili faktörler
Amaç: Çalışmamızda dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olan, ve prevalansı giderek artan tip 2 diyabetli hastaların anksiyete ve depresyon risklerini belirlemeyi ve...
Sosyal Hizmet Akademisyenlerinin Orduda Sosyal Hizmete İlişkin Düşünceleri ve Türkiye’de Orduda Sosyal Hizmet Alanının Sosyal Hizmet Eğitimindeki Yeri ve Geleceği
Sosyal Hizmet Akademisyenlerinin Orduda Sosyal Hizmete İlişkin Düşünceleri ve Türkiye’de Orduda Sosyal Hizmet Alanının Sosyal Hizmet Eğitimindeki Yeri ve Geleceği
Bu çalışmada, sosyal hizmet akademisyenlerinin orduda
sosyal hizmete ilişkin düşünceleri ve Türkiye’de orduda sosyal hizmet alanının
sosyal hizmet eğitimindeki yerine ve geleceği...
Küresel Neoliberalizmin Sosyal Refah ve Sosyal Hizmetlere Yansıması
Küresel Neoliberalizmin Sosyal Refah ve Sosyal Hizmetlere Yansıması
Dünyamızı etkileyen ve çeşitli boyutlara sahip olan küreselleşme, toplumsal yaşamımızda birçok farklı alanı etkilemiştir. Küreselleşme kavramının etkili olduğu alanlardan biri de s...
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Olan Bireylerde Depresyon ve Anksiyete Belirti Düzeylerinin Ve İlişkili Faktörlerin Belirlenmesi
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Olan Bireylerde Depresyon ve Anksiyete Belirti Düzeylerinin Ve İlişkili Faktörlerin Belirlenmesi
Amaç: Bu araştırma, KOAH tanılı bireylerde depresyon ve anksiyete belirti düzeylerinin ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.
Yöntem: Araştırma örneklemini 250...
Sosyal Bilimlerde Kuram, Araştırma ve Tartışmalar - 5
Sosyal Bilimlerde Kuram, Araştırma ve Tartışmalar - 5
Sosyal bilimler, bireyin kendini, toplumunu ve çevresindeki dünyayı keşfetme sürecinde hayati öneme sahip bir disiplinler grubu olarak tanımlanır. Bu bağlamda, insan davranış kalıp...
Biyolojik Tedavi Alan Ankilozan Spondilit Hastalarında Depresyon, Anksiyete ve Yaşam Kalitesinin Hastalık Aktivitesiyle İlişkisi
Biyolojik Tedavi Alan Ankilozan Spondilit Hastalarında Depresyon, Anksiyete ve Yaşam Kalitesinin Hastalık Aktivitesiyle İlişkisi
Ankilozan spondilit (AS), aksiyel iskelette yapısal bozukluklara ve fonksiyonel kısıtlılıklara yol açan kronik inflamatuar bir hastalıktır. Hastalığın ilerleyici doğası, hastalarda...

