Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Âşık Veysel in Şiirlerinde Çiçek Kavramı

View through CrossRef
Âşık Veysel, dizelerini yaşadığı coğrafyanın doğal güzellikleriyle harmanlayarak şiirlerinde edebî bir peyzajın ortaya çıkmasını sağlayan şairlerimizdendir. Görüntü ve kokusuyla doğanın canlı bir aksesuarı olan çiçekler, her dönemde sanatçılara ilham veren varlıklar arasında yer almışlardır. Bu çalışmanın amacı, Âşık Veysel’in şiirlerinde çiçek sözcüğünün kullanılma sıklığını ve şairin bu kavrama yönelik bakışını belirlemektir. Çiçek sözcüğü şair için oldukça önemlidir. Çünkü Âşık Veysel’in bir çiçekle kapanan gözleri gönül gözüyle gördüğü başka bir çiçekle yeniden aydınlanmıştır. Araştırmanın yöntemi doküman incelemesidir, veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada öncelikle Âşık Veysel’e ait olan 180 şiir çiçek kavramı bakımından incelenmiş, içinde bu kavramın geçtiği şiirler tematik bakımdan sınıflandırılmıştır. Yapılan incelemede şiirlerin %47,22’sinde çiçek sözcüğünün kullanıldığı tespit edilmiştir. Âşık Veysel’in rengârenk ve hoş kokulu dünyasında çiçek kavramı üç farklı şekilde öne çıkmaktadır: “Genel Olarak Çiçek Kavramı (f=31)”, “Çiçek Türleri (f=53)” ve “Çiçek Hastalığı (f=1)”. Çiçek türleri bakımından şiirlerde 7 bitkiye -zambak (f=1), sarmaşık (f=1), çiğdem (f=2), lale (f=2), sümbül (f=3), menekşe (f=6) ve gül (f=38)- yer verilir. Çiçek hastalığı ise Âşık Veysel’in hayatını etkileyen bir rahatsızlık olmasına rağmen şiirlerde pek geçmez. Araştırma sonucunda çiçek kavramının şiirlerde genel itibarıyla olumlu çağrışımlar yaptığı, çiçek genellemesine sıklıkla, çiçek türlerine ise sınırlı sayıda yer verildiği tespit edilmiştir. Ayrıca çiçek kavramının kozmik bir varlık olarak ele alınmasının yanı sıra “psikolojik, teolojik, sosyal, kültürel, ekonomik” boyutlara sahip bir simgeye dönüştüğü görülür.
Toplumsal Araştırmalar Merkezi Derneği
Title: Âşık Veysel in Şiirlerinde Çiçek Kavramı
Description:
Âşık Veysel, dizelerini yaşadığı coğrafyanın doğal güzellikleriyle harmanlayarak şiirlerinde edebî bir peyzajın ortaya çıkmasını sağlayan şairlerimizdendir.
Görüntü ve kokusuyla doğanın canlı bir aksesuarı olan çiçekler, her dönemde sanatçılara ilham veren varlıklar arasında yer almışlardır.
Bu çalışmanın amacı, Âşık Veysel’in şiirlerinde çiçek sözcüğünün kullanılma sıklığını ve şairin bu kavrama yönelik bakışını belirlemektir.
Çiçek sözcüğü şair için oldukça önemlidir.
Çünkü Âşık Veysel’in bir çiçekle kapanan gözleri gönül gözüyle gördüğü başka bir çiçekle yeniden aydınlanmıştır.
Araştırmanın yöntemi doküman incelemesidir, veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir.
Araştırmada öncelikle Âşık Veysel’e ait olan 180 şiir çiçek kavramı bakımından incelenmiş, içinde bu kavramın geçtiği şiirler tematik bakımdan sınıflandırılmıştır.
Yapılan incelemede şiirlerin %47,22’sinde çiçek sözcüğünün kullanıldığı tespit edilmiştir.
Âşık Veysel’in rengârenk ve hoş kokulu dünyasında çiçek kavramı üç farklı şekilde öne çıkmaktadır: “Genel Olarak Çiçek Kavramı (f=31)”, “Çiçek Türleri (f=53)” ve “Çiçek Hastalığı (f=1)”.
Çiçek türleri bakımından şiirlerde 7 bitkiye -zambak (f=1), sarmaşık (f=1), çiğdem (f=2), lale (f=2), sümbül (f=3), menekşe (f=6) ve gül (f=38)- yer verilir.
Çiçek hastalığı ise Âşık Veysel’in hayatını etkileyen bir rahatsızlık olmasına rağmen şiirlerde pek geçmez.
Araştırma sonucunda çiçek kavramının şiirlerde genel itibarıyla olumlu çağrışımlar yaptığı, çiçek genellemesine sıklıkla, çiçek türlerine ise sınırlı sayıda yer verildiği tespit edilmiştir.
Ayrıca çiçek kavramının kozmik bir varlık olarak ele alınmasının yanı sıra “psikolojik, teolojik, sosyal, kültürel, ekonomik” boyutlara sahip bir simgeye dönüştüğü görülür.

Related Results

Ansızın Kalpte Uyanan: Âşık Veysel’in Şiirlerinde Kalbin Belleği
Ansızın Kalpte Uyanan: Âşık Veysel’in Şiirlerinde Kalbin Belleği
Bellek ve belleğe ilişkin olan hatıralar, hatırlama ve unutma gibi unsurlar, bireysel yaşantımızda merkezî bir rol oynarlar. Kimliğimizin inşasında kurucu bir rol üstlenen bellek, ...
Âşık Veysel’in Şiirinde Veysel ve Sazı
Âşık Veysel’in Şiirinde Veysel ve Sazı
20. yüzyıl Anadolu âşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Âşık Veysel, sazıy-la ve sözüyle yalnızca Türk kültürünü zenginleştiren bir ozan değil, aynı zamanda ken...
Bir Kültürel Yaratım Alanı Olarak Âşıklar Bayramı ve İşlevleri: Bir Çırağ Yandı Karanlık Veysel Oldu
Bir Kültürel Yaratım Alanı Olarak Âşıklar Bayramı ve İşlevleri: Bir Çırağ Yandı Karanlık Veysel Oldu
Türk kültüründe bayramlar, insanların güzellikleri paylaştığı, gönlünce eğlendiği, öğrendiği kültürel yaratım ortamlarıdır. Anadolu’da Sivas ve Konya başta olmak üzere çeşitli şehi...
BİR ROMAN KAHRAMANI OLARAK ÂŞIK VEYSEL
BİR ROMAN KAHRAMANI OLARAK ÂŞIK VEYSEL
Her edebî geleneğin içinden, diğerlerine göre daha çok öne çıkan ve yaşadığı dönemin toplumsal, kültürel ve siyasi yapısını yansıtan bir veya birkaç isim belirir. Bu şahsiyetler, d...
“Âşık Alı’nın Türkiye Seferi”nin Üç Varyantı
“Âşık Alı’nın Türkiye Seferi”nin Üç Varyantı
Millî kültürün inşa edilmesinde ve şekillenmesinde önemli hizmetleri olan âşıklar, bu geleneğin yaşatılarak geleceğe taşınmasında müstesna rol oynamışlardır. Âşıklık geleneğinde de...
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’NUN SENARYOSUNDA ÂŞIK VEYSEL
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’NUN SENARYOSUNDA ÂŞIK VEYSEL
Karanlık Dünya Aşık Veysel, 1952 yapımı bir filmdir. Film, Âşık Veysel Şatıroğlu’nun yaşamını konu almıştır. Metin Erksan’ın yönetmenliğini yaptığı bu filmde sinema oyuncularının y...
HALK KÜLTÜRÜNDE ÖMÜR SÖYLEMİ: AŞIK VEYSEL TÜRKÜLERİ ÖRNEĞİ
HALK KÜLTÜRÜNDE ÖMÜR SÖYLEMİ: AŞIK VEYSEL TÜRKÜLERİ ÖRNEĞİ
Yaşam ya da ömür kavramı, insanın biyolojik varlığı ve zamanı anlattığı kadar kültürel bir kavrayışı da temsil etmektedir. Batılı literatürde yaşam kavramı yaşam doyumu ve yaşamın ...
MEB DERS KİTAPLARINDA YER ALAN ÂŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU’NA AİT METİNLER ÜZERİNE BİR İNCELEME
MEB DERS KİTAPLARINDA YER ALAN ÂŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU’NA AİT METİNLER ÜZERİNE BİR İNCELEME
Âşık Veysel Şatıroğlu, okumayı çok istemesine rağmen gözleri görmediği için okula gidememiştir. Okuma aşkı onun içinde hep bir ukde olarak kalmıştır. Ömrü boyunca okumak şöyle durs...

Back to Top