Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Cumhuriyet’e Miras Kalan Bir Mesele: Bektaşilik (1921-1931)

View through CrossRef
Cumhuriyet’e miras kalan Bektaşilik meselesi, II. Meşrutiyet yıllarında görülen din-bilim veya ilericilik-gericilik tartışmasının bir devamıdır. II. Meşrutiyet yıllarında Batıcılar, İmparatorluk’ta ıslahatlar yapılmasını önermiş, bilim çağında din işlerinin de ıslah edilmesi gerektiğini söylemişler, Batıcılar arasından Kılıçzade Hakkı, tekke ve zaviyelerin kapatılması gerektiğini ifade etmiştir. Millî Mücadele yıllarında tüm unsurları geniş cephe politikasında bir araya getirmek isteyen irade dolayısıyla ara verilen söz konusu tartışma, henüz Cumhuriyet ilan edilmeden Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nun Nur Baba romanıyla yeniden gündeme gelmiştir. Nur Baba’nın ardından 1924’te Besim Atalay’ın Bektaşilik ve Edebiyatı kitabı, 1926’da Büyük Gazete’de Bektaşilik ile ilgili bir yazı dizisi, aynı yıl Baha Said’in Türk Yurdu’nda Alevilik ile ilgili yazıları, 1927’de “Server Bedî” takma adıyla Peyami Safa’nın yazdığı Bir Genç Kız Bektaşiler Arasında öyküsü, 1928’de Yusuf Ziya (Yörükan)’ın alan araştırması, aynı yıl F. R. Haslok’un Bektaşi Tedkikleri tercümesi, 1931’de Ziya Bey’in Yeni Gün gazetesinde yayınlanan yazı dizisi ve güncel durumu 1931’de Ziya Bey’e atıfla ifade eden J. K. Birge’nin Bektaşilik Tarihi adlı araştırması 1937’de yayınlanmıştır. Erken Cumhuriyet yıllarında yapılan araştırmalarla Bektaşilik bir taraftan coğrafyasından edebiyatına incelenmiş, diğer taraftan edebi yayınlar ve gazetelerde görülen yazı dizileriyle tarikatın kapatılması doğrudan veya dolaylı savunulmuştur. Besim Atalay, Baha Said, Yusuf Ziya (Yörükan), Bektaşiliğe Türk kimliği vurgusuyla rejim içinde bir yer bulmaya çalışmış; Yakup Kadri, Peyami Safa ve Ziya Bey gibi kişilerse Bektaşiliğin zararlarını göstermiş ve doğrudan veya dolaylı bir biçimde kapatılmaları gerektiğini veya gereksizliğini ifade etmişlerdir. Sonuçta yeni rejim, Bektaşiliği medeniyet karşısında zararlı bulmuş ve tarikatı kapatmış, Bektaşilerin tanınma çabası, II. Meşrutiyet yıllarının hürriyet ortamının ardından bir kez daha kabul görmemiştir. Bu makale; bu süreci, söz konusu kaynakları kullanarak incelemeyi ve Cumhuriyet yönetiminin tarikatlara ve özelde Bektaşi tarikatına yaklaşımını tarihsel derinliği içinde, 1921-1931 yıllarına yoğunlaşarak değerlendirmeye çalışmıştır.
Title: Cumhuriyet’e Miras Kalan Bir Mesele: Bektaşilik (1921-1931)
Description:
Cumhuriyet’e miras kalan Bektaşilik meselesi, II.
Meşrutiyet yıllarında görülen din-bilim veya ilericilik-gericilik tartışmasının bir devamıdır.
II.
Meşrutiyet yıllarında Batıcılar, İmparatorluk’ta ıslahatlar yapılmasını önermiş, bilim çağında din işlerinin de ıslah edilmesi gerektiğini söylemişler, Batıcılar arasından Kılıçzade Hakkı, tekke ve zaviyelerin kapatılması gerektiğini ifade etmiştir.
Millî Mücadele yıllarında tüm unsurları geniş cephe politikasında bir araya getirmek isteyen irade dolayısıyla ara verilen söz konusu tartışma, henüz Cumhuriyet ilan edilmeden Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nun Nur Baba romanıyla yeniden gündeme gelmiştir.
Nur Baba’nın ardından 1924’te Besim Atalay’ın Bektaşilik ve Edebiyatı kitabı, 1926’da Büyük Gazete’de Bektaşilik ile ilgili bir yazı dizisi, aynı yıl Baha Said’in Türk Yurdu’nda Alevilik ile ilgili yazıları, 1927’de “Server Bedî” takma adıyla Peyami Safa’nın yazdığı Bir Genç Kız Bektaşiler Arasında öyküsü, 1928’de Yusuf Ziya (Yörükan)’ın alan araştırması, aynı yıl F.
R.
Haslok’un Bektaşi Tedkikleri tercümesi, 1931’de Ziya Bey’in Yeni Gün gazetesinde yayınlanan yazı dizisi ve güncel durumu 1931’de Ziya Bey’e atıfla ifade eden J.
K.
Birge’nin Bektaşilik Tarihi adlı araştırması 1937’de yayınlanmıştır.
Erken Cumhuriyet yıllarında yapılan araştırmalarla Bektaşilik bir taraftan coğrafyasından edebiyatına incelenmiş, diğer taraftan edebi yayınlar ve gazetelerde görülen yazı dizileriyle tarikatın kapatılması doğrudan veya dolaylı savunulmuştur.
Besim Atalay, Baha Said, Yusuf Ziya (Yörükan), Bektaşiliğe Türk kimliği vurgusuyla rejim içinde bir yer bulmaya çalışmış; Yakup Kadri, Peyami Safa ve Ziya Bey gibi kişilerse Bektaşiliğin zararlarını göstermiş ve doğrudan veya dolaylı bir biçimde kapatılmaları gerektiğini veya gereksizliğini ifade etmişlerdir.
Sonuçta yeni rejim, Bektaşiliği medeniyet karşısında zararlı bulmuş ve tarikatı kapatmış, Bektaşilerin tanınma çabası, II.
Meşrutiyet yıllarının hürriyet ortamının ardından bir kez daha kabul görmemiştir.
Bu makale; bu süreci, söz konusu kaynakları kullanarak incelemeyi ve Cumhuriyet yönetiminin tarikatlara ve özelde Bektaşi tarikatına yaklaşımını tarihsel derinliği içinde, 1921-1931 yıllarına yoğunlaşarak değerlendirmeye çalışmıştır.

Related Results

İSLAM MİRAS HUKUKU İLE TÜRK MEDENİ KANUN MİRAS SİSTEMİNİN VARİSLER YÖNÜYLE KARŞILAŞTIRILMASI
İSLAM MİRAS HUKUKU İLE TÜRK MEDENİ KANUN MİRAS SİSTEMİNİN VARİSLER YÖNÜYLE KARŞILAŞTIRILMASI
Küçük, büyük her yaşayan insan için ölümün mukadder olması, hayatta kazanılan malların ölüm sonrasında kimlere kalacağı meselesini önemli hale getirmektedir. Bu meselenin çözümü iç...
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Aktarım ve Gösterim Mekânı Olarak Necmi İğe Konağı
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Aktarım ve Gösterim Mekânı Olarak Necmi İğe Konağı
Köklü geçmişiyle tüm dünyada önemli bir yere sahip olan Anadolu toprakları, somut miras değerleri kadar somut olmayan miras değerleri açısından da zengin bir geçmişe sahiptir. Somu...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Miras Dil Kavramı ve Miras Dil Konuşucuları [The Concept of Heritage Language and Heritage Language Speakers]
Miras Dil Kavramı ve Miras Dil Konuşucuları [The Concept of Heritage Language and Heritage Language Speakers]
Bu makalenin amacı son yıllarda geniş bir coğrafyada akademik bir çalışma çalışma alanı olarak ta ortaya çıkan miras dil kavramının önemini ve bu alandaki çalışmaların miras dil al...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Gayretimin bir kısmı bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise; koskoca bir İslam aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini h...

Back to Top