Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Hipervitaminoz D Nadiren Hiperkalsemi Yapar: Subklinik İntoksikasyon

View through CrossRef
Amaç: D vitamini son yıllarda hekimler ve halk tarafından genelde gereğinden fazla kullanılmaktadır. D vitamini intoksikasyonu 25 OH vitamin D düzeyi >150 µg/L kalsiyum düzeyi >10.5 mg/dl olarak tanımlanmaktadır.  Klinik pratikte çok yüksek 25 OH vitamin D değerlerinde hiperkalsemi gözlenmeyebilir. Bunun nedeni bilinmemektedir. Bu çalışmada amacımız çok yüksek 25 OH vitamin D düzeyi olan hastalardaki hiperkalsemi yüzdesini ortaya çıkarmaktır.Materyal-metod: Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine  1 ocak 2016 ile 31 Ekim 2017 tarihleri arasında tüm bölümlere başvuran ve yatan hastalardan 25 OH vitamin D düzeyine bakılan  22996 hasta tarandı. 25 OH vitamin D düzeyi >150 µg/L olan hastalar çalışmaya alındı. Bu hastaların eğer varsa veri tabanımızdaki kalsiyum, fosfor, kreatinin, albumin ve parathormon değerlerine bakıldı. Hipervitaminoz D hastalarındaki hiperkalsemi oranlarına bakıldı. Kullandıkları D vitamini preperatı kaydedildi. D vitamini HPLC  yöntemiyle ölçülmüştü. Çalışma için etik kurul görüşü alındı.Sonuçlar: D vitamini >150 µg/L olan hasta sayısı 32 saptandı(32/22996 yaklaşık 1/1000). Yaş 56 ±20 (24-90), Kadınlarda daha sık gözlendi.  21 Kadın, 6 Erkek  (%78/12 ). 25 OH Vitamin D 184.81±35.37(150.51-279.64) µg/L  Kalsiyum 9.48±0.52(8.4-10.9) mg/dL. D vitamini >150 µg/L olan hastalardaki hiperkalsemi yüzdesi 3.7 saptandı.Sonuç olarak çoğu hastada çok yüksek D vitamini düzeyleri toksikasyonu göstermemektedir. D vitamini düzeyi toksikasyon düzeyinin üzerinde saptandığında kalsiyum ve fosfor kontrolü yapılmalıdır. Çok yüksek D vitamini düzeyi genelde gereğinden çok fazla ampul formu kullanımına bağlı görülmektedir. Hastaların yakın takibi ve uygun dozda tedavisi bu problemi çözecektir. D vitamini toksikasyonunun doğru tanımı için randomize kontrollü, çok merkezli, genetik ve metabolik parametreleri içeren çok sayıda hasta içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.
Title: Hipervitaminoz D Nadiren Hiperkalsemi Yapar: Subklinik İntoksikasyon
Description:
Amaç: D vitamini son yıllarda hekimler ve halk tarafından genelde gereğinden fazla kullanılmaktadır.
D vitamini intoksikasyonu 25 OH vitamin D düzeyi >150 µg/L kalsiyum düzeyi >10.
5 mg/dl olarak tanımlanmaktadır.
  Klinik pratikte çok yüksek 25 OH vitamin D değerlerinde hiperkalsemi gözlenmeyebilir.
Bunun nedeni bilinmemektedir.
Bu çalışmada amacımız çok yüksek 25 OH vitamin D düzeyi olan hastalardaki hiperkalsemi yüzdesini ortaya çıkarmaktır.
Materyal-metod: Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine  1 ocak 2016 ile 31 Ekim 2017 tarihleri arasında tüm bölümlere başvuran ve yatan hastalardan 25 OH vitamin D düzeyine bakılan  22996 hasta tarandı.
25 OH vitamin D düzeyi >150 µg/L olan hastalar çalışmaya alındı.
Bu hastaların eğer varsa veri tabanımızdaki kalsiyum, fosfor, kreatinin, albumin ve parathormon değerlerine bakıldı.
Hipervitaminoz D hastalarındaki hiperkalsemi oranlarına bakıldı.
Kullandıkları D vitamini preperatı kaydedildi.
D vitamini HPLC  yöntemiyle ölçülmüştü.
Çalışma için etik kurul görüşü alındı.
Sonuçlar: D vitamini >150 µg/L olan hasta sayısı 32 saptandı(32/22996 yaklaşık 1/1000).
Yaş 56 ±20 (24-90), Kadınlarda daha sık gözlendi.
  21 Kadın, 6 Erkek  (%78/12 ).
25 OH Vitamin D 184.
81±35.
37(150.
51-279.
64) µg/L  Kalsiyum 9.
48±0.
52(8.
4-10.
9) mg/dL.
D vitamini >150 µg/L olan hastalardaki hiperkalsemi yüzdesi 3.
7 saptandı.
Sonuç olarak çoğu hastada çok yüksek D vitamini düzeyleri toksikasyonu göstermemektedir.
D vitamini düzeyi toksikasyon düzeyinin üzerinde saptandığında kalsiyum ve fosfor kontrolü yapılmalıdır.
Çok yüksek D vitamini düzeyi genelde gereğinden çok fazla ampul formu kullanımına bağlı görülmektedir.
Hastaların yakın takibi ve uygun dozda tedavisi bu problemi çözecektir.
D vitamini toksikasyonunun doğru tanımı için randomize kontrollü, çok merkezli, genetik ve metabolik parametreleri içeren çok sayıda hasta içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.

Related Results

Subklinik Aterosklerozun Serum Endotelin-1 Düzeyi ile Değerlendirilmesi
Subklinik Aterosklerozun Serum Endotelin-1 Düzeyi ile Değerlendirilmesi
Ateroskleroz ve ilişkili hastalıklar tüm dünyada en önde gelen ölüm nedenidir. Koroner arterlerde aterosklerotik tutulumun başlamasından daha önce endotel işlev bozukluğu ortaya çı...
LEGITIMACY THOUGHT IN EDMUND BURKE AND THOMAS PAINE
LEGITIMACY THOUGHT IN EDMUND BURKE AND THOMAS PAINE
Bu makale çalışmasında Batı’da siyasal düşünce tarihi içerisinde 18. yüzyılda ortaya çıkan ve düşünceleri ile iki farklı akım olan Muhafazakarlık ve Liberalizmin iki ayrı temsilcis...
Bipolar Bozukluk ne zaman atak yapar?
Bipolar Bozukluk ne zaman atak yapar?
bipolar bozukluk, bipolar bozukluk ne zaman atak yapar...
SUDANESE PHARMACY STUDENTS: CAREER INTENTIONS, EXPECTATIONS AND FACTORS AFFECTING THEIR CHOICES
SUDANESE PHARMACY STUDENTS: CAREER INTENTIONS, EXPECTATIONS AND FACTORS AFFECTING THEIR CHOICES
Objectives: Pharmacy is a profession with wide careers. The desires to study pharmacy affect selection of pharmacy careers. Despite that in the last years pharmacy careers had deve...
A REVIEW: OPUNTIA FICUS-INDICA AS A SOURCE OF BIOACTIVE COMPOUND INGREDIENTS FOR FUNCTIONAL FOODS, NUTRITION, HUMAN DISEASE AND HEALTH
A REVIEW: OPUNTIA FICUS-INDICA AS A SOURCE OF BIOACTIVE COMPOUND INGREDIENTS FOR FUNCTIONAL FOODS, NUTRITION, HUMAN DISEASE AND HEALTH
Originally from Mexico, today, prickly pears (Opuntia ficus-indica (L.) Mill.) can be found worldwide, but they are most common in Africa., Australia, and the countries of the Medi...
Meme Kanseri ve Paraneoplastik Sendromlar
Meme Kanseri ve Paraneoplastik Sendromlar
Paraneoplastik sendromlar (PNS), kanserin doğrudan etkileriyle veya tedaviyle açıklanamayan, sistemik belirtilerle seyreden klinik tablolardır. Meme kanserinde endokrin, nörolojik,...
Hipokalsemi, Reprodüktif Sisteme Etkisi ve Klinik Yönetimi
Hipokalsemi, Reprodüktif Sisteme Etkisi ve Klinik Yönetimi
Hipokalsemi (süt humması), yüksek verimli sütçü sığırlarda postpartum dönemde aniden artan kalsiyum ihtiyacına bağlı olarak şekillenen, akut ve potansiyel olarak ölümcül bir metabo...
Karşılaştırmalı Bir Çalışma: Jean Paul Sartre'ın Çıkış Yok ve Hasan Ali Toptaş'
Karşılaştırmalı Bir Çalışma: Jean Paul Sartre'ın Çıkış Yok ve Hasan Ali Toptaş'
Varoluşçu felsefe tarih boyunca birçok edebiyat eserini etkilemiş bir düşünce sistemidir. Varoluşçuluk felsefesi, varoluşçu tema ve tekniklerin uygulanması yoluyla edebi eserlerde ...

Back to Top