Javascript must be enabled to continue!
Osmanlıların Bağdat'taki Veli Topu: Ebu Hızzame
View through CrossRef
Bağdat’ın Kanunî Sultan Süleyman tarafından 1534’te Osmanlı egemenliğine alınmasının ardından XVII. yüzyıl başlarında ortaya çıkan gelişmeler şehrin 1624’te Safevîlerin eline geçmesiyle sonuçlanmıştır. Osmanlı Devleti’nin şehri geri almak için yaptığı sefer ve kuşatmalar başarısız olmuş, 1635’te ilk doğu seferine çıkarak Revan ve Tebriz’i fethetmiş olan Sultan IV. Murad 1638’deki uzun süreli muhasaranın ardından Bağdat’ı yeniden Osmanlı topraklarına katmıştır.
Sultan IV. Murad, berkitilmiş surlar ve istihkâmlarla savunulan Dicle nehrinin kenarındaki şehrin kuşatılması için güçlü ordusuyla birlikte çok miktarda kale döğen top getirmiştir. Bağdat kuşatmasında aktif olarak kullanılan büyük silahlardan bazıları geri götürülmeyerek muhafaza ve müdafaa için bırakılmıştır. Bağdat’taki Osmanlı topları I. Dünya Savaşı’nda Kûtü’l-Amâre harekâtı sırasında da kullanılmışlardır. Bunlar Bağdat önlerindeki faaliyetlerinden 278 yıl sonra tekrar savaşa katılmışlardır.
Sultan Murad devrine ait Bağdat’taki Osmanlı toplarından birisi halk arasında “Ebu Hızzâme” olarak adlandırılmıştır. Bu ünlü kuşatma topu hakkında çeşitli inanış ve pratikler geliştiği gibi kutsiyet atfedilerek velî mertebesinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu çalışmada, Ortadoğu’nun önemli stratejik merkezlerinden olan Bağdat’ın Osmanlılar tarafından yeniden alınmasına dair genel bir değerlendirme yapılarak Osmanlı’nın bu topraklardaki müşterek yadigârı olarak günümüze ulaşabilen Bağdat’ın tarihî topuna ilişkin bilgiler ele alınmıştır.
Cihannuma Tarih ve Cografya Arastirmalari Dergisi
Title: Osmanlıların Bağdat'taki Veli Topu: Ebu Hızzame
Description:
Bağdat’ın Kanunî Sultan Süleyman tarafından 1534’te Osmanlı egemenliğine alınmasının ardından XVII.
yüzyıl başlarında ortaya çıkan gelişmeler şehrin 1624’te Safevîlerin eline geçmesiyle sonuçlanmıştır.
Osmanlı Devleti’nin şehri geri almak için yaptığı sefer ve kuşatmalar başarısız olmuş, 1635’te ilk doğu seferine çıkarak Revan ve Tebriz’i fethetmiş olan Sultan IV.
Murad 1638’deki uzun süreli muhasaranın ardından Bağdat’ı yeniden Osmanlı topraklarına katmıştır.
Sultan IV.
Murad, berkitilmiş surlar ve istihkâmlarla savunulan Dicle nehrinin kenarındaki şehrin kuşatılması için güçlü ordusuyla birlikte çok miktarda kale döğen top getirmiştir.
Bağdat kuşatmasında aktif olarak kullanılan büyük silahlardan bazıları geri götürülmeyerek muhafaza ve müdafaa için bırakılmıştır.
Bağdat’taki Osmanlı topları I.
Dünya Savaşı’nda Kûtü’l-Amâre harekâtı sırasında da kullanılmışlardır.
Bunlar Bağdat önlerindeki faaliyetlerinden 278 yıl sonra tekrar savaşa katılmışlardır.
Sultan Murad devrine ait Bağdat’taki Osmanlı toplarından birisi halk arasında “Ebu Hızzâme” olarak adlandırılmıştır.
Bu ünlü kuşatma topu hakkında çeşitli inanış ve pratikler geliştiği gibi kutsiyet atfedilerek velî mertebesinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu çalışmada, Ortadoğu’nun önemli stratejik merkezlerinden olan Bağdat’ın Osmanlılar tarafından yeniden alınmasına dair genel bir değerlendirme yapılarak Osmanlı’nın bu topraklardaki müşterek yadigârı olarak günümüze ulaşabilen Bağdat’ın tarihî topuna ilişkin bilgiler ele alınmıştır.
Related Results
Ebû Hüreyre’nin Fakihliği Meselesi
Ebû Hüreyre’nin Fakihliği Meselesi
Ebû Hüreyre ismine İslâmî ilimlerin pek çok alanında rastlamak mümkündür. Hz. Peygamber’in (s.a.v) vefâtından yaklaşık üç yıl önce Medîne’ye gelmiş olmasına rağmen sahâbenin en faz...
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
İslam toplumunda siyasi mücadelelerin dini referanslar üzerinde yapılması ve İslâm dininin yaşamın neredeyse her alanında temel ilkelerinin bulunması; ulemânın hukuk, din işleri, d...
Doğum Eyleminde Kullanılan Doğum Topu (Fıstık Topu) Pozisyonları
Doğum Eyleminde Kullanılan Doğum Topu (Fıstık Topu) Pozisyonları
Doğumun ilerlemesi, doğumun uygun şekilde yönetimi ile ilişkilidir. Doğum kadınlar için hoş ve sevinçli bir durum olmasına karşın çoğu zaman ağrı ve stres ile karakterizedir. Doğum...
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Allah Resûlü (s.a.v.),
haksızlıkların ve çarpık inanç biçimlerinin hüküm sürdüğü Mekke ortamında
dünyaya gelir ve kırk yaşına bastığında Yüce Allah tarafından peygamberlikle
görevl...
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Mezhep imamlarının hayatlarına dair yazılan menâkıblar, mezheplerin istikrar kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan önemli bir yazın türüdür. Menâkıbların, mezhep imamlarının şahsiyetl...
KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)
KAÇAR HANEDANI SEFİRİ: HACI MİRZA EBÜ’L-HASAN HAN ŞİRAZÎ (İLÇİ)’NİN LONDRA SEFARETİ (1809-1810)
18. yüzyılın sonlarında İran’da hâkimiyet Kaçar Hanedanı’nın (1795-1925) eline geçmiştir. Bu dönemde Avrupa’da Napolyon’un iktidara gelmesiyle Fransa yeni bir güç olarak ortaya çık...
TÜRK SİNEMASINDA “HACI BEKTAŞ VELİ” TEMSİLLERİ
TÜRK SİNEMASINDA “HACI BEKTAŞ VELİ” TEMSİLLERİ
Hacı Bektaş Veli is one of the most important names of Turkish Islam. Various sources and groups paint different and completely opposite Hacı Bektaş portraits. While some describe ...
HACI BEKTAŞ VELİ’NİN TASAVVUF DÜŞÜNCESİNDE MARİFET VE ARİFLER
HACI BEKTAŞ VELİ’NİN TASAVVUF DÜŞÜNCESİNDE MARİFET VE ARİFLER
Hacı Bektaş Veli is a person who had important effects on the formation of the religious and mystical thought of Anatolia. Understanding his ṣūfī thought and mission is important f...

