Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN’A TABİ TASARRUFUN İPTALİ DAVALARINDA İSPAT YÜKÜ

View through CrossRef
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, kamu alacaklarının cebren tahsil sürecini; bu süreçte kamu alacaklısına tanınan yetkileri ve menfaat dengesi temelinde kamu borçlusuna tanınan hak ve yükümlülükleri düzenlemektedir. Tasarrufun iptali davaları ise tıpkı özel hukuk temelli alacaklar bakımından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda olduğu gibi kamu alacağın karşılıksız kalmasına sebep olan ya da mal kaçırma şüphesi içeren tasarrufları etkisiz hale getirmek amacıyla cebren tahsil sürecine dahil edilen güvence önlemlerinden biridir. Kanunda yer alan şartlar altında tasarruf ve muamelelerin iptali için açılan bu davalar, mülkiyet hakkının bahşettiği, kullanma ve tasarruf etme yetkilerine getirilen sınırlama niteliğindedir. Kanunda bu tür davaların sebebi genellikle karinelere ya da varsayıma dayalı düzenlendiğinden, taraflar yargılama sürecinde yoğun bir ispat faaliyetine girmektedir. Davanın aksi ispat edilebilen adi kanuni karinelere dayanması hali pek sorunlu görülmemekte iken kesin kanunî karinelerle düzenlenen tasarrufun iptali sebepleri aksini ispat hakkı tanımaması sebebiyle tasarruf özgürlüğüne ölçüsüz müdahale anlamına gelebilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin, Kanun’da 28’inci maddede, bağışlama hükmünde sayılan “üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar” düzenlemesini iptal etmiş olması bu çalışmanın yapılmasında ilham kaynağı olmuştur. İspat yükünün nasıl dağıtılacağı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a tabi tasarrufun iptali davaları yönünden irdelenmesi gereken bir konudur. İşte bu nedenle çalışmada kamu menfaati için tahsil edilen kamu alacaklarında hazine lehine açılan davalarda, taraflara ispat hakkının tanınması, ispat yükünün paylaştırılması ve mülkiyet hakkına müdahalenin sınırı ekseninde tasarrufun iptali davalarında ispat sorunu ele alınmaktadır.
Title: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN’A TABİ TASARRUFUN İPTALİ DAVALARINDA İSPAT YÜKÜ
Description:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, kamu alacaklarının cebren tahsil sürecini; bu süreçte kamu alacaklısına tanınan yetkileri ve menfaat dengesi temelinde kamu borçlusuna tanınan hak ve yükümlülükleri düzenlemektedir.
Tasarrufun iptali davaları ise tıpkı özel hukuk temelli alacaklar bakımından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda olduğu gibi kamu alacağın karşılıksız kalmasına sebep olan ya da mal kaçırma şüphesi içeren tasarrufları etkisiz hale getirmek amacıyla cebren tahsil sürecine dahil edilen güvence önlemlerinden biridir.
Kanunda yer alan şartlar altında tasarruf ve muamelelerin iptali için açılan bu davalar, mülkiyet hakkının bahşettiği, kullanma ve tasarruf etme yetkilerine getirilen sınırlama niteliğindedir.
Kanunda bu tür davaların sebebi genellikle karinelere ya da varsayıma dayalı düzenlendiğinden, taraflar yargılama sürecinde yoğun bir ispat faaliyetine girmektedir.
Davanın aksi ispat edilebilen adi kanuni karinelere dayanması hali pek sorunlu görülmemekte iken kesin kanunî karinelerle düzenlenen tasarrufun iptali sebepleri aksini ispat hakkı tanımaması sebebiyle tasarruf özgürlüğüne ölçüsüz müdahale anlamına gelebilmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin, Kanun’da 28’inci maddede, bağışlama hükmünde sayılan “üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar” düzenlemesini iptal etmiş olması bu çalışmanın yapılmasında ilham kaynağı olmuştur.
İspat yükünün nasıl dağıtılacağı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a tabi tasarrufun iptali davaları yönünden irdelenmesi gereken bir konudur.
İşte bu nedenle çalışmada kamu menfaati için tahsil edilen kamu alacaklarında hazine lehine açılan davalarda, taraflara ispat hakkının tanınması, ispat yükünün paylaştırılması ve mülkiyet hakkına müdahalenin sınırı ekseninde tasarrufun iptali davalarında ispat sorunu ele alınmaktadır.

Related Results

TASARRUFUN İPTALİ DAVASININ (İİK M. 277 vd.) KONUSUZ KALMASI
TASARRUFUN İPTALİ DAVASININ (İİK M. 277 vd.) KONUSUZ KALMASI
Kural olarak borçlu, dürüstlük kuralı gereği (MK m. 2/1) borçlarını tam ve zamanında ifa etmelidir. Buna karşın borçlu, borcunu rızaî olarak ifa etmediği gibi, alacaklının cebri ic...
İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ KISMİ DAVA OLARAK AÇILMASI SORUNU
İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ KISMİ DAVA OLARAK AÇILMASI SORUNU
İtirazın iptali davası, alacaklı tarafından borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı itirazı bertaraf ederek takibin devamını sağlamak amacıyla başvurulan hukuki yollardan biridir. ...
İDARİ YARGILAMA USULÜNDE YARGILAMANIN YENİLENMESİ BAŞVURUSU
İDARİ YARGILAMA USULÜNDE YARGILAMANIN YENİLENMESİ BAŞVURUSU
Yargılamanın yenilenmesi, ağır hukuki hatalara sahip bir mahkeme kararının varlığını sona erdirip yeniden yargılama yapılması suretiyle hukuki güvenlik ilkesini sağlamayı amaçlayan...
KANUN SAZINDA BİR OKUL: AHMET YATMAN; HÜSEYNİ TAKSİM ÖRNEĞİ
KANUN SAZINDA BİR OKUL: AHMET YATMAN; HÜSEYNİ TAKSİM ÖRNEĞİ
Ahmet Yatman 20.yüzyılın en önemli kanun icracılarındandır. Yatman, çağdaşı olan Artaki Candan, Ferid Alnar, Vecihe Daryal gibi dönemin en önemli kanun icracılarıyla birlikte kendi...
TÜRK VERGİ HUKUKU'NDA VERGİNİN TAHAKKUKU
TÜRK VERGİ HUKUKU'NDA VERGİNİN TAHAKKUKU
Vergi Usul Kanunu’nda yapılan tahakkuk tanımı ayrı bir tebliğ işlemine gerek olmayan vergiler esas alınarak yapılmıştır. Türk Hukukunda idari işlem niteliği taşımayan tahakkuk; bağ...
"EUTİROKS” TABLETLƏRİNDƏ LEVOTİROKSİNİN YEMX-KS/KS ÜSULU İLƏ MİQDARI TƏYİNİ
"EUTİROKS” TABLETLƏRİNDƏ LEVOTİROKSİNİN YEMX-KS/KS ÜSULU İLƏ MİQDARI TƏYİNİ
Son illərdə yüksək dəqiqlik və spesifiklik, eləcə də qısa analiz müddəti kimi mühüm üstünlükləri ilə yüksək effektli maye xromatoqrafiya əczaçılıq analizlərində geniş tətbiq sahəsi...
KONKORDATO MÜHLETİNİN FİNANSAL KİRA SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN ALACAKLARA ETKİSİ
KONKORDATO MÜHLETİNİN FİNANSAL KİRA SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN ALACAKLARA ETKİSİ
Bu çalışmamızda, konkordato mühleti verilmesinin finansal kira sözleşmelerinden doğan alacaklara olan hukuki etkisi incelenmiştir. Makalemizde ele aldığımız temel sorun, finansal k...

Back to Top