Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

BEDELSİZ TERK UYGULAMASININ ÖZEL HUKUK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ

View through CrossRef
Bedelsiz terk, henüz parselasyon yapılmamış yerlerde uygulama imar planında umumi hizmetlere ayrılmış alanların, malik tarafından ileri sürülen ifraz ve tevhit talebinin kabulü karşılığında malikin muvafakati ile kamu mülkiyetine kazandırılmasıdır. Bu uygulamanın adı, şartları, hüküm ve sonuçları İmar Kanunu ve diğer herhangi bir kanunda düzenlenmemiştir. Ancak ilgili idareler özellikle de belediyeler tarafından sıklıkla kullanılan olağan bir imar uygulama aracı haline gelmiştir. Bu çerçevede de mülkiyet hakkı kaynaklı pek çok sorun da gündeme gelmektedir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, bedelsiz terkin bağış sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bu çerçevede özel hukuk hükümleri uyarınca adli yargıda değerlendirilmesi gerektiği şeklindedir. Danıştay ise bedelsiz terki, idari işlemin bir parçası olarak nitelendirmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin ise benzer uyuşmazlıklarda farklı gerekçeler ile farklı kararlar verdiği, kimi uyuşmazlıklarda adli yargıyı kimi uyuşmazlıklarda ise idari yargıyı görevli gördüğü dikkat çekicidir. Malikin imar hakkını kullanmak için sunduğu ifraz ve tevhit veya mevcut imar durumunun artırılması talebinin bedelsiz terk şartına bağlanması konu ile ilgili önemli sorunlardan biridir. Bir diğer sorun da bedelsiz terk edilen taşınmazın terk amacı dışında başka bir amaç için özellikle de kamu yararı dışında özel menfaat için kullanımıdır. Konu öyle bir önem arz etmektedir ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde de Türkiye aleyhine karar verilmesine sebebiyet vermiştir. Yargıtay’ın bedelsiz terk eden malikin şartlı bağışta bulunmadığı sürece Kamulaştırma Kanunu m. 35 çerçevesinde mülkiyet iddiasında bulunamayacağını kabul etmesi, pek çok mülkiyet hakkı ihlali iddiasını gündemimize taşımaktadır. Süreçte bu tarz uygulamaları etkileyebilecek şekilde İmar Kanunu’nda değişiklik yapıldığı da görülmektedir. Kanuni dayanaktan yoksun ve mülkiyet hakkını ihlal eden bedelsiz terkin gerçekleşmemesi için önleyici mekanizmaların işletilmesi, mevcut uyuşmazlıkların adil bir şekilde çözümlenmesi gerekmektedir.
Title: BEDELSİZ TERK UYGULAMASININ ÖZEL HUKUK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
Description:
Bedelsiz terk, henüz parselasyon yapılmamış yerlerde uygulama imar planında umumi hizmetlere ayrılmış alanların, malik tarafından ileri sürülen ifraz ve tevhit talebinin kabulü karşılığında malikin muvafakati ile kamu mülkiyetine kazandırılmasıdır.
Bu uygulamanın adı, şartları, hüküm ve sonuçları İmar Kanunu ve diğer herhangi bir kanunda düzenlenmemiştir.
Ancak ilgili idareler özellikle de belediyeler tarafından sıklıkla kullanılan olağan bir imar uygulama aracı haline gelmiştir.
Bu çerçevede de mülkiyet hakkı kaynaklı pek çok sorun da gündeme gelmektedir.
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, bedelsiz terkin bağış sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bu çerçevede özel hukuk hükümleri uyarınca adli yargıda değerlendirilmesi gerektiği şeklindedir.
Danıştay ise bedelsiz terki, idari işlemin bir parçası olarak nitelendirmektedir.
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin ise benzer uyuşmazlıklarda farklı gerekçeler ile farklı kararlar verdiği, kimi uyuşmazlıklarda adli yargıyı kimi uyuşmazlıklarda ise idari yargıyı görevli gördüğü dikkat çekicidir.
Malikin imar hakkını kullanmak için sunduğu ifraz ve tevhit veya mevcut imar durumunun artırılması talebinin bedelsiz terk şartına bağlanması konu ile ilgili önemli sorunlardan biridir.
Bir diğer sorun da bedelsiz terk edilen taşınmazın terk amacı dışında başka bir amaç için özellikle de kamu yararı dışında özel menfaat için kullanımıdır.
Konu öyle bir önem arz etmektedir ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde de Türkiye aleyhine karar verilmesine sebebiyet vermiştir.
Yargıtay’ın bedelsiz terk eden malikin şartlı bağışta bulunmadığı sürece Kamulaştırma Kanunu m.
35 çerçevesinde mülkiyet iddiasında bulunamayacağını kabul etmesi, pek çok mülkiyet hakkı ihlali iddiasını gündemimize taşımaktadır.
Süreçte bu tarz uygulamaları etkileyebilecek şekilde İmar Kanunu’nda değişiklik yapıldığı da görülmektedir.
Kanuni dayanaktan yoksun ve mülkiyet hakkını ihlal eden bedelsiz terkin gerçekleşmemesi için önleyici mekanizmaların işletilmesi, mevcut uyuşmazlıkların adil bir şekilde çözümlenmesi gerekmektedir.

Related Results

Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Hukuk Eğitiminde "Hukuk Etiği"
Bu çalışmada, hukukçu kimliğinin oluşmasında hukuk eğitiminin temel belirleyici olduğuna ilişkin iddiadan yola çıkılarak, kabul edilmektedir. Bu kabule bağlı olarak hukuk eğitimind...
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
NIETZSCHE'NİN HUKUK ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR İNCELEME
Hukukun ve hukuk felsefesinin tarihi, felsefenin tarihinden bağımsız düşünülemez. Bu üç tarih alanında olan hemen her şey birbiri ile ilişkili olarak meydana gelmiş ve birbirini de...
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Osmanlı Son Dönem Hukuk Literatüründe Doğal Hukuk-Pozitif Hukuk Ayrımı: Mehmet Servet in Mukaddime-i İlm-i Hukuk Adlı Eseri
Doğal hukuk ve pozitif hukuk ayrımı, hukukun kaynaklarını göstermek için kullanılmaktadır. Bu ayrım, olan ve olması gereken hukuk arasındaki farka ilişkindir. Bu mesele modern huku...
Hans-Hermann Hoppe’nın Argümantasyon Etiği ve Özel Hukuk Toplumu
Hans-Hermann Hoppe’nın Argümantasyon Etiği ve Özel Hukuk Toplumu
Önde gelen liberteryen teorisyenlerden biri olan Hans-Hermann Hoppe (1949-), liberteryen etiğin temellendirilmesine yönelik “argümantasyon etiği” ve “özel hukuk toplumu” kavramları...
Multidisipliner Bir Yaklaşımla Özel İlgi Turizmi
Multidisipliner Bir Yaklaşımla Özel İlgi Turizmi
Turizm, geleneksel amaçlarının ötesine geçerek bireylerin ilgi alanlarına hitap eden çok boyutlu bir yapıya evrilmiştir. “Multidisipliner Bir Yaklaşımla Özel İlgi Turizmi” başlıklı...
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
HUKUK KLİNİKLERİ: BEKLENTİLER, UYGULAMALAR VE KKTC HUKUK FAKÜLTELERİ AÇISINDAN OLANAKLAR
Hukuk kliniği, hukuk eğitiminin geleneksel biçimine alternatif bir yaklaşım sunan, birbiriyle bağlantılı iki önemli amaca yönelmiş bir eğitim ve öğretme metodudur. Huku...
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
İslâm Hukuku ile Türk Pozitif Hukukunda Hekimin Gayret Sarf Etme Sorumluluğu
Bu çalışma, hekimin sorumluluğunu gayret sarf etme borcu özelinde hastaya karşı gerekli özeni gösterme açısından ele almayı amaçlamaktadır. Gayret sarf etme borcu kusurdan berî olm...
İlk Mesleki Hukuk Gazetesi: Hukuk (İnceleme-Dizin)
İlk Mesleki Hukuk Gazetesi: Hukuk (İnceleme-Dizin)
19. yüzyılda yenileşme hareketleri ile birlikte devletin her alanında reform çalışmaları yapılmıştır. Yapılan çalışmalar hukuk alanında da kendini göstermiş ve kanunlaştırma hareke...

Back to Top