Javascript must be enabled to continue!
YÜZÜNCÜ YILINDA TÜRKİYE DEMOGRAFİSİ
View through CrossRef
Bu çalışmada Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren yüz yıllık süre içerisinde Türkiye’deki nüfus yapısına, politikalarına ve hareketliliğine odaklanılacaktır. Yeni ulus devlete; savaş, göç, hastalık vb. sebeplerle azalan ve dağınık halde bulunan kırsal bir toplum miras kalmıştı. Kaybedilen topraklardan anakaraya gelen Türk ve Müslüman unsurlar Türkiye’nin nüfus yapısını da meydana getirmeye başlamıştı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşu itibariyle “nüfus artışı ekonomik kalkınmayı destekler” görüşü ekseninde nüfusu arttırmaya ve doğumları teşvik etmeye yönelik pro-natalist politikalar benimseyerek doğurganlığın arttırılmasını ve Türk ve Müslüman unsurların Türkiye’ye gelişlerini teşvik etmiştir. Bu doğrultuda gebeliği önleyici yöntemlerin üretilmesini, ithalini, uygulamasını ve gebeliğin isteyerek düşükle sonlandırılmasını suç olarak kabul eden yasal düzenlemelere gidilmiştir. Aynı zamanda çok sayıda çocuk sahibi olmak doğrudan ya da dolaylı bir şekilde özendirilmiştir. Ücretsiz doğumevlerinin kurulması, yasal evlenme yaşının erkekler için 18’den 17’ye, kadınlar için ise 17’den 15’e indirilmesi desteklenmiştir. 1960’lardan itibaren ise planlı döneme geçişle birlikte nüfusu azaltıcı ve doğumları kontrol edici (anti-natalist) politikaların benimsendiği görülmektedir. Böylelikle “nüfus artışı ekonomik kalkınma önünde engeldir” görüşü doğrultusunda nüfus politikaları hayata geçirilmeye başlanmıştır. Bu minvalde 557 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile gebeliği önleyici yöntemlerin satışı, ithali ve uygulaması yeniden yasal hale getirilmiştir. 1983 yılında kabul edilen 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile ise onuncu haftaya kadar gebeliklerin isteğe bağlı olarak sonlandırılması ve kadın ve erkeklerin tüplerinin bağlanması yasallaşmıştır. 2008 yılından itibarense “en az 3 çocuk” söylemiyle dikkat çeken nüfus arttırıcı politikalar tekrardan işler hale gelmiştir. Doğum ve ölüm eksenli artış ve azalışların yanı sıra uluslararası kitlesel göçler sebebiyle meydana gelen nüfus hareketliliği de Türkiye’nin yüz yıllık demografik serüveninin son yıllarına damgasını vurmuştur.
Title: YÜZÜNCÜ YILINDA TÜRKİYE DEMOGRAFİSİ
Description:
Bu çalışmada Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren yüz yıllık süre içerisinde Türkiye’deki nüfus yapısına, politikalarına ve hareketliliğine odaklanılacaktır.
Yeni ulus devlete; savaş, göç, hastalık vb.
sebeplerle azalan ve dağınık halde bulunan kırsal bir toplum miras kalmıştı.
Kaybedilen topraklardan anakaraya gelen Türk ve Müslüman unsurlar Türkiye’nin nüfus yapısını da meydana getirmeye başlamıştı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşu itibariyle “nüfus artışı ekonomik kalkınmayı destekler” görüşü ekseninde nüfusu arttırmaya ve doğumları teşvik etmeye yönelik pro-natalist politikalar benimseyerek doğurganlığın arttırılmasını ve Türk ve Müslüman unsurların Türkiye’ye gelişlerini teşvik etmiştir.
Bu doğrultuda gebeliği önleyici yöntemlerin üretilmesini, ithalini, uygulamasını ve gebeliğin isteyerek düşükle sonlandırılmasını suç olarak kabul eden yasal düzenlemelere gidilmiştir.
Aynı zamanda çok sayıda çocuk sahibi olmak doğrudan ya da dolaylı bir şekilde özendirilmiştir.
Ücretsiz doğumevlerinin kurulması, yasal evlenme yaşının erkekler için 18’den 17’ye, kadınlar için ise 17’den 15’e indirilmesi desteklenmiştir.
1960’lardan itibaren ise planlı döneme geçişle birlikte nüfusu azaltıcı ve doğumları kontrol edici (anti-natalist) politikaların benimsendiği görülmektedir.
Böylelikle “nüfus artışı ekonomik kalkınma önünde engeldir” görüşü doğrultusunda nüfus politikaları hayata geçirilmeye başlanmıştır.
Bu minvalde 557 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile gebeliği önleyici yöntemlerin satışı, ithali ve uygulaması yeniden yasal hale getirilmiştir.
1983 yılında kabul edilen 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile ise onuncu haftaya kadar gebeliklerin isteğe bağlı olarak sonlandırılması ve kadın ve erkeklerin tüplerinin bağlanması yasallaşmıştır.
2008 yılından itibarense “en az 3 çocuk” söylemiyle dikkat çeken nüfus arttırıcı politikalar tekrardan işler hale gelmiştir.
Doğum ve ölüm eksenli artış ve azalışların yanı sıra uluslararası kitlesel göçler sebebiyle meydana gelen nüfus hareketliliği de Türkiye’nin yüz yıllık demografik serüveninin son yıllarına damgasını vurmuştur.
Related Results
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
1923-1938 Atatürk dönemi dış politikasını bağlantısız bir dış politika diye nitelendirebiliriz. Bu dönemde Türkiye hiçbir büyük güce kendisini bağımlı hissetmemiştir. Zaten dünya e...
Orman Endüstri Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi
Orman Endüstri Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi
Türkiye’de 166 yıllık bir geçmişe sahip ormancılık eğitimi birikimi bulunmaktadır. 1857 yılında İstanbul’da Fransız Ormancı M. Louis Tassy’nin önderliğinde bir Orman Mektebinin açı...
Türkiye’deki Lise Tarih Ders Kitaplarında Balkan Antantı
Türkiye’deki Lise Tarih Ders Kitaplarında Balkan Antantı
Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasından sonra Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, yurt içinde inkılaplar sürecine girmiş; dışarıda ise “Yurtta sulh cihanda sulh” anl...
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
Amaç: Son yıllarda Türkiye’ye dair göç çalışmalarında ciddi bir artış gözlense de Türkiye-İran göç koridoruna dair araştırmalar sınırlı sayıdadır. Bu makalede Türkiye-İran Göç sist...
ZEKİ VELİDÎ TOGAN’IN 1928-1932 YILLARI ARASINDA YAYINLANAN BAZI MAKALELERİ ÜZERİNE İNCELEMELER
ZEKİ VELİDÎ TOGAN’IN 1928-1932 YILLARI ARASINDA YAYINLANAN BAZI MAKALELERİ ÜZERİNE İNCELEMELER
Tarihçi, Türkolog ve siyaset adamı olan Zeki Velidî Togan, eğitimli bir aileden gelmektedir. Fikirleriyle Türk Dünyasının önemli bir kesimine etki eden Togan, Rusya’nın birbiri ard...
Prof. Cemal Arif Alagöz, Vefatının 30. Yılı Anısına
Prof. Cemal Arif Alagöz, Vefatının 30. Yılı Anısına
Bu yazı Cemal Arif Alagöz’ü vefatının otuzuncu yılında anmak amacıyla hazırlanmıştır. Aynı zamanda onun hakkında genç coğrafyacılara ayrıntılı bilgi vermek de hedeflenmiştir Cemal ...
TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİ MÜLTECİLERE YÖNELİK ENTEGRASYON POLİTİKALARI: ÇEKİNGEN VE MERKEZİYETÇİ YAKLAŞIMLAR
TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİ MÜLTECİLERE YÖNELİK ENTEGRASYON POLİTİKALARI: ÇEKİNGEN VE MERKEZİYETÇİ YAKLAŞIMLAR
Amaç: Arap devrimlerinin etkisiyle gerçekleşen gösteri ve protestolarla Mart 2011'de patlak veren Suriye iç savaşı, Suriye halkının önce Lübnan, Türkiye ve Ürdün gibi komşu ülkeler...
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
Bu çalışmada Milli Mücadele günlerinde Anadolu’daki milli uyanışa, Heyet-i Temsiliye’nin ve TBMM’nin kararlarına karşı duran Ahmet Hamdi Paşa’nın yaşam öyküsü ele alınacaktır. Ahme...

