Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Ebû Muhammed Abdullah İbn Rüşd’ün De Intellectu Adlı Risâlesinin Tercümesi

View through CrossRef
İbn Rüşd, Aristoteles üzerine yazdığı şerhlerle Latin skolastik düşüncesini derinden etkilemiştir. Bu etkinin merkezinde, özellikle De anima’ya yazdığı büyük şerhine dayanan ve 13. yüzyıl Hristiyan düşünürleri arasında ciddi tartışmalara yol açan aklın birliği tezi yer almaktadır. İbn Rüşd’ün oğlu Ebû Muhammed Abdullah’a atfedilen De intellectu başlıklı risâle de tartışmanın erken dönemlerinde, 1240 yılından önce Latinceye tercüme edilmiştir. Ebû Muhammed Abdullah risâleyi yazma amacını en yüksek mutluluğu yani heyûlanî akıl bedende olduğu sürece faal aklın onunla ittisal edip etmediğini bilmemizi sağlayan bütün anlaşılır yolları ve sağlam kanıtları açıklamak olarak belirtmiştir. İbn Rüşd gibi Ebû Muhammed Abdullah da Aristoteles’in De anima kitabında bu soruyu açıklamadan bıraktığına işaret eder. Müellif, bu konudaki görüşlerini İbn Rüşd’e dayandır ve meselenin üç yol ile kanıtlanabileceğini ifade eder. Bu yolları açıklarken İskender Afrodisî ve Themistius gibi önemli şarihlere atıfta bulunan Ebû Muhammed Abdullah aynı zamanda duyu ile akıl arasında bir analoji kurma, kuvve-fiil ilişkisi gibi bazı yöntemler ile meseleyi açıklığa kavuşturmaya çalışır. Bu çalışma söz konusu risâlenin Türkçeye çevirisini sunmayı ve İbn Rüşdcü akıl anlayışı literatürüne katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çeviri, iki temel nedenden ötürü Latince metin esas alınarak yapılmıştır. Birincisi, metnin skolastik düşünce üzerindeki etkisinin Latince tercümeleri üzerinden şekillenmesi; ikincisi ise bu Latince versiyonun, günümüze ulaşan tek Arapça nüshadan filolojik farklılıklar içermesidir.
Bayburt Universitesi
Title: Ebû Muhammed Abdullah İbn Rüşd’ün De Intellectu Adlı Risâlesinin Tercümesi
Description:
İbn Rüşd, Aristoteles üzerine yazdığı şerhlerle Latin skolastik düşüncesini derinden etkilemiştir.
Bu etkinin merkezinde, özellikle De anima’ya yazdığı büyük şerhine dayanan ve 13.
yüzyıl Hristiyan düşünürleri arasında ciddi tartışmalara yol açan aklın birliği tezi yer almaktadır.
İbn Rüşd’ün oğlu Ebû Muhammed Abdullah’a atfedilen De intellectu başlıklı risâle de tartışmanın erken dönemlerinde, 1240 yılından önce Latinceye tercüme edilmiştir.
Ebû Muhammed Abdullah risâleyi yazma amacını en yüksek mutluluğu yani heyûlanî akıl bedende olduğu sürece faal aklın onunla ittisal edip etmediğini bilmemizi sağlayan bütün anlaşılır yolları ve sağlam kanıtları açıklamak olarak belirtmiştir.
İbn Rüşd gibi Ebû Muhammed Abdullah da Aristoteles’in De anima kitabında bu soruyu açıklamadan bıraktığına işaret eder.
Müellif, bu konudaki görüşlerini İbn Rüşd’e dayandır ve meselenin üç yol ile kanıtlanabileceğini ifade eder.
Bu yolları açıklarken İskender Afrodisî ve Themistius gibi önemli şarihlere atıfta bulunan Ebû Muhammed Abdullah aynı zamanda duyu ile akıl arasında bir analoji kurma, kuvve-fiil ilişkisi gibi bazı yöntemler ile meseleyi açıklığa kavuşturmaya çalışır.
Bu çalışma söz konusu risâlenin Türkçeye çevirisini sunmayı ve İbn Rüşdcü akıl anlayışı literatürüne katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Çeviri, iki temel nedenden ötürü Latince metin esas alınarak yapılmıştır.
Birincisi, metnin skolastik düşünce üzerindeki etkisinin Latince tercümeleri üzerinden şekillenmesi; ikincisi ise bu Latince versiyonun, günümüze ulaşan tek Arapça nüshadan filolojik farklılıklar içermesidir.

Related Results

Ebû Hüreyre’nin Fakihliği Meselesi
Ebû Hüreyre’nin Fakihliği Meselesi
Ebû Hüreyre ismine İslâmî ilimlerin pek çok alanında rastlamak mümkündür. Hz. Peygamber’in (s.a.v) vefâtından yaklaşık üç yıl önce Medîne’ye gelmiş olmasına rağmen sahâbenin en faz...
Medih Temalı Arap Şiirinde Ebû Hanife
Medih Temalı Arap Şiirinde Ebû Hanife
Bu çalışma, Arap şiirinde medih temasının ilmi ve ahlâkî temsil üretme işlevini Ebû Hanîfe örneği üzerinden ele almaktadır. Medih, Arap şiirinin en köklü temalarından biridir. Cahi...
Dilin Sınırları, Anlamın Ufku: İbn Rüşd ve Wittgenstein’da Dilin Anlam Kazanma Mekanizmaları
Dilin Sınırları, Anlamın Ufku: İbn Rüşd ve Wittgenstein’da Dilin Anlam Kazanma Mekanizmaları
Anlam ile dil arasındaki ilişki, modern felsefenin temel tartışmalarından biri olup dinî metinlerin anlaşılmasında da bu ilişki önemli bir rol oynar. Bu çalışmada, İbn Rüşd’ün Nahl...
Mantık-Nahiv İlişkisini Tanımlar Terminolojisi Üzerinden Okumak -Nâzıru’l-Ceyş’in Ebû Hayyân’a Eleştirileri Bağlamında-
Mantık-Nahiv İlişkisini Tanımlar Terminolojisi Üzerinden Okumak -Nâzıru’l-Ceyş’in Ebû Hayyân’a Eleştirileri Bağlamında-
Arap dili gramerinin en önemli kaynaklarından biri olan İbn Mâlik’e (ö. 672/1274 ) ait Teshîlü’l-fevâid isimli eser, 7/13. asırda büyük ilgi görmüştür. Bu kitap üzerine büyük bir k...
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
İslam toplumunda siyasi mücadelelerin dini referanslar üzerinde yapılması ve İslâm dininin yaşamın neredeyse her alanında temel ilkelerinin bulunması; ulemânın hukuk, din işleri, d...
O INTELLECTU IN HABITU DE ALEXANDRE DE AFRODÍSIA
O INTELLECTU IN HABITU DE ALEXANDRE DE AFRODÍSIA
Alexandre de Afrodísia tratou claramente do Intellectu in habitu no De Anima e no De Intellectu. No De Anima, o intelecto em habitus é somente um depósito de conceitos latentes reu...

Back to Top