Javascript must be enabled to continue!
Kendi Kendisinin Peygamberi Bir Sürrealist: Alejandro Jodorowsky Sinemasında Erken Postmodern Eğilimler
View through CrossRef
Bu
çalışma Latin Amerikalı anarşist-mistik sanatçı Alejandro Jodorowsky’nin sinema
filmlerinde erken-postmodern özellikleri ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Sinemacı, oyun yazarı, çizgiroman yazarı ve okültist olarak çok yönlü bir
portre çizen Jodorowsky’nin filmleri artık kült mertebesine ulaşmış olmasına
rağmen eserlerinin genel olarak akademik
ilgiye değer görülmediği iddia edilebilir. Nitekim, hem Türkiye’de hem de
Anglo-Sakson Batı literatüründe Jodorowsky sineması üzerine yapılmış akademik
çalışmalara rastlamak oldukça zordur. Bu açıdan bakıldığında bu çalışma
ulusötesi sinemada sıradışı bir auteur olan ve izleyiciyi grotesk ve vahşet yüklü
imajlarla şoke ederek sağaltmayı amaçlayan ve sanatını dünyaya karşı takındığı
felsefi tutumun bir dışavurumu olarak gören Alejandro Jodorowsky’ye dair Türkçe
literatürde bir kaynak olma iddiası da taşımaktadır.
Bu çalışmada örneklem olarak seçilen
üç El Topo (1970), La Montaña Sagrada (1973) ve Santa Sangre (1989) filmleri metin analizi
yöntemiyle incelenmiştir. Bu film örneklerinde görülebileceği gibi Jodorowsky, modern dünyada
yabancılaşmış karakterleri anlam ve köken arayışına yönelten dairesel alegorik
hikayeler anlatması, büyük anlatıları -özellikle de Katolik kilisesi ve onun
kurtarıcı mesih inancını- ve de semavi dinlerin ruhanilik anlayışını hicveden
parodileri tercih etmesi bakımından postmodern bir sinemacı olarak
değerlendirilmektedir.
Title: Kendi Kendisinin Peygamberi Bir Sürrealist: Alejandro Jodorowsky Sinemasında Erken Postmodern Eğilimler
Description:
Bu
çalışma Latin Amerikalı anarşist-mistik sanatçı Alejandro Jodorowsky’nin sinema
filmlerinde erken-postmodern özellikleri ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Sinemacı, oyun yazarı, çizgiroman yazarı ve okültist olarak çok yönlü bir
portre çizen Jodorowsky’nin filmleri artık kült mertebesine ulaşmış olmasına
rağmen eserlerinin genel olarak akademik
ilgiye değer görülmediği iddia edilebilir.
Nitekim, hem Türkiye’de hem de
Anglo-Sakson Batı literatüründe Jodorowsky sineması üzerine yapılmış akademik
çalışmalara rastlamak oldukça zordur.
Bu açıdan bakıldığında bu çalışma
ulusötesi sinemada sıradışı bir auteur olan ve izleyiciyi grotesk ve vahşet yüklü
imajlarla şoke ederek sağaltmayı amaçlayan ve sanatını dünyaya karşı takındığı
felsefi tutumun bir dışavurumu olarak gören Alejandro Jodorowsky’ye dair Türkçe
literatürde bir kaynak olma iddiası da taşımaktadır.
Bu çalışmada örneklem olarak seçilen
üç El Topo (1970), La Montaña Sagrada (1973) ve Santa Sangre (1989) filmleri metin analizi
yöntemiyle incelenmiştir.
Bu film örneklerinde görülebileceği gibi Jodorowsky, modern dünyada
yabancılaşmış karakterleri anlam ve köken arayışına yönelten dairesel alegorik
hikayeler anlatması, büyük anlatıları -özellikle de Katolik kilisesi ve onun
kurtarıcı mesih inancını- ve de semavi dinlerin ruhanilik anlayışını hicveden
parodileri tercih etmesi bakımından postmodern bir sinemacı olarak
değerlendirilmektedir.
Related Results
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Erken çocukluk dönemi, çocukların bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal ve motor becerilerinin geliştiği, doğum öncesinden sonra gelişimin en hızlı olduğu dönem olarak bilinmektedir....
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...
Kolektif Bovarizm
Kolektif Bovarizm
Disiplinlerarası bir perspektife uygun olarak Arnold van Gennep, toplumsal dönüşüm ve ona bağlı kolektiflik sorununu “De quelques cas de bovarysme” (Birkaç bovarizm vakası üzerine)...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...

