Javascript must be enabled to continue!
HÂL TERCÜMESİ’NDEN HAREKETLE GILMAN KERİMÎ’NİN EĞİTİMCİ YÖNÜ
View through CrossRef
Hayatın her alanında yeniliği savunan ve “ceditçiler” olarak adlandırılan aydınlar grubu çocuklara hiçbir faydası olmayan okulların çağın gereklerine uyarlanması şeklinde yola çıkmışlardır. Tabi ki her yenilik karşısında yüzyıllardır süre gelen gelenekçi anlayışa sahip zümreler tarafından tepkiyi de beraberinde getiriyordu. Tüm Türk dünyasında görüldüğü gibi Avrupa’nın kuzeyindeki İdil Ural coğrafyasında da bu yenilik hareketleri hızlı bir şekilde karşılık buluyordu. İsmail Gaspıralı’nın faaliyetlerinden ve açtığı modern okullardan cesaret alan bu aydın zümre onun liderliğinde söz konusu faaliyetleri kendi coğrafyalarında da uygulamaya koymuşlardır.
Kız çocuklarının okumasının dahi yasak olduğu ve karma eğitimin toplum yapısına uygun olmadığı, yabancı dil öğrenmenin, yani Rusça öğrenilmesinin kâfirlik alameti olarak görüldüğü bu eğitim anlayışında dinî ağırlıklı bir eğitim veriliyordu. Ancak Kur’an-ı Kerim’in merkeze alındığı bu eğitim anlayışında çocuklar 10-15 yıl Arapça, Farsça ve dinî bir eğitim aldıklarından okuma yazmanın ötesine geçemiyorlar, müspet bilimlerden ise hiç haberdar olmuyorlardı. Tüm bu yaklaşımların doğal bir sonucu olarak son derece işlevsiz, amaçsız ve yarar sağlamayan bir eğitim anlayışının hüküm sürdüğü bu metot karşısında bir çıkış yolu bulmaya çalışan aydın zümre çareyi Gaspıralı’nın açtığı ve başarılı bir şekilde uygulamaya koyduğu yeni öğretim metodunu benimsemekte buluyordu.
Bu çalışmada, Gılman Kerimî’nin oğlu ve Modern Tatar Edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen, gazeteci, eğitimci, yazar ve siyasetçi Fatih Kerimî’nin babasının vefatı üzerine kaleme aldığı Hâl Tercümesi’nden hareketle eğitime dair görüşlerine yer verilmeye çalışılacaktır.
Uluslararasi Turk Lehce Arastirmalari Dergisi
Title: HÂL TERCÜMESİ’NDEN HAREKETLE GILMAN KERİMÎ’NİN EĞİTİMCİ YÖNÜ
Description:
Hayatın her alanında yeniliği savunan ve “ceditçiler” olarak adlandırılan aydınlar grubu çocuklara hiçbir faydası olmayan okulların çağın gereklerine uyarlanması şeklinde yola çıkmışlardır.
Tabi ki her yenilik karşısında yüzyıllardır süre gelen gelenekçi anlayışa sahip zümreler tarafından tepkiyi de beraberinde getiriyordu.
Tüm Türk dünyasında görüldüğü gibi Avrupa’nın kuzeyindeki İdil Ural coğrafyasında da bu yenilik hareketleri hızlı bir şekilde karşılık buluyordu.
İsmail Gaspıralı’nın faaliyetlerinden ve açtığı modern okullardan cesaret alan bu aydın zümre onun liderliğinde söz konusu faaliyetleri kendi coğrafyalarında da uygulamaya koymuşlardır.
Kız çocuklarının okumasının dahi yasak olduğu ve karma eğitimin toplum yapısına uygun olmadığı, yabancı dil öğrenmenin, yani Rusça öğrenilmesinin kâfirlik alameti olarak görüldüğü bu eğitim anlayışında dinî ağırlıklı bir eğitim veriliyordu.
Ancak Kur’an-ı Kerim’in merkeze alındığı bu eğitim anlayışında çocuklar 10-15 yıl Arapça, Farsça ve dinî bir eğitim aldıklarından okuma yazmanın ötesine geçemiyorlar, müspet bilimlerden ise hiç haberdar olmuyorlardı.
Tüm bu yaklaşımların doğal bir sonucu olarak son derece işlevsiz, amaçsız ve yarar sağlamayan bir eğitim anlayışının hüküm sürdüğü bu metot karşısında bir çıkış yolu bulmaya çalışan aydın zümre çareyi Gaspıralı’nın açtığı ve başarılı bir şekilde uygulamaya koyduğu yeni öğretim metodunu benimsemekte buluyordu.
Bu çalışmada, Gılman Kerimî’nin oğlu ve Modern Tatar Edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen, gazeteci, eğitimci, yazar ve siyasetçi Fatih Kerimî’nin babasının vefatı üzerine kaleme aldığı Hâl Tercümesi’nden hareketle eğitime dair görüşlerine yer verilmeye çalışılacaktır.
Related Results
SULTAN HÜSEYİN BAYKARA DÖNEMİ DERVİŞ ALİ İSYANI (1492-1493)
SULTAN HÜSEYİN BAYKARA DÖNEMİ DERVİŞ ALİ İSYANI (1492-1493)
Sultan Hüseyin Baykara (1438-1506), Timurlu devletinin kurucusu Emir Timur’un haleflerinden olup, Timurluların Horasan’daki (1469-1506) son hükümdarıdır. Sultan Hüseyin Baykara’nın...
Mevlâna’nın Eğitimci Şahsiyeti
Mevlâna’nın Eğitimci Şahsiyeti
Mevlâna, eserleriyle, düşüncesiyle, yaşam biçimiyle seçkin bir şahsiyet ve kimlik ortaya koymuştur. Mevlâna bu şahsiyeti ve kimliğiyle Sekiz yüz yıldır Anadolu başta olmak üzere do...
محمد بن يوسف الكريمي(1068هــ) دراسة في ديوانه
محمد بن يوسف الكريمي(1068هــ) دراسة في ديوانه
Bu araştırma, on ikinci hicrî asrın edip ve şairlerinden Muhammed b. Yusuf el Kerîmî ed-Dimeşkî’nin (ö. 1068) dîvâni ve şiirlerini tanıtmayı amaçlamaktadır. Muhammed b. Yusuf, edib...
Yeni Avrupa’nın İnşası Sürecinde Avrupa-Atlantik Güçlerinin ve Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Politikaları
Yeni Avrupa’nın İnşası Sürecinde Avrupa-Atlantik Güçlerinin ve Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Politikaları
Yeni Avrupa’nın inşası süreci Mayıs 1989’da Washington’un tam, özgür ve barış halinde bir kıta oluşturma çağrısıyla başlamıştır. Aynı yıl, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından W...
HAKKI’NIN MUHTASAR BAHARİSTAN TERCÜMESİ VE GAZANFER AĞA İÇİN YAZDIĞI MUVAŞŞAH KASİDE
HAKKI’NIN MUHTASAR BAHARİSTAN TERCÜMESİ VE GAZANFER AĞA İÇİN YAZDIĞI MUVAŞŞAH KASİDE
Molla Câmî’nin en önemli eserlerinden biri olan Bahâristân, Osmanlı edebiyatında büyük ilgi görmüş hatta medreselerde ders kitabı olarak da okutulmuştur. Buna paralel olarak eserin...
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
Bu çalışmada Milli Mücadele günlerinde Anadolu’daki milli uyanışa, Heyet-i Temsiliye’nin ve TBMM’nin kararlarına karşı duran Ahmet Hamdi Paşa’nın yaşam öyküsü ele alınacaktır. Ahme...
İngiltere Filistin Mandası: Hukuki Tezgah
İngiltere Filistin Mandası: Hukuki Tezgah
BRİTANYA’NIN FİLİSTİN’DEKİ YÖNETİMİ
YASAL MIYDI?
Britanya’nın Filistin’deki hâkimiyetine ilişkin özel bir anlatı, 1947 yılında Birleşmiş Milletler’de yürütülen Filistin konusundaki...

