Javascript must be enabled to continue!
RÛHÎ’NİN DÜVÂZ-NÂMESİ
View through CrossRef
İnsanoğlu, yazılı ve sözlü ifade
araçlarıyla hayata dair birçok olay ve olguyu dile getirmektedir. Edebiyat
sanatı da bir yönüyle bu ifade araçlarından biridir. Klâsik Türk edebiyatı,
hayatın her alanı ile ilgili birçok konuyu işleyen ve konu yelpazesi geniş olan
bir edebiyattır. İnsanlığa ve yaşama dair hemen hemen her konuyu bu edebiyatın
içinde bulmak mümkündür.
Türk İslam ve Türk Tasavvuf edebiyatında
din büyüklerini özellikle Hz. Peygamber, dört halife ve Hz. Peygamberin ehl-i
beytini konu edinen birçok eser bulunmaktadır. Bu eserler manzum veya mensur
olabilmektedir. Bunların bir kısmı müstakil birer kitap olabilirken bir kısmı
da şairlerin divanlarında farklı nazım şekillerinde yazılan şiir örnekleri
olarak görülebilmektedir.
Türk edebiyatında Alevilik ve
Bektaşilik geleneğinin tarihi ve kültürel değerleri temelinde kaleme alınmış
eserler bulunur. Hz. Peygamberin ehl-i beytini konu edinen bu eserlerin başında
Maktel-i Hüseyn içerikli eserler gelmektedir. Bununla birlikte Hz.
Fatıma ve Hz. Ali’yi anlatan eserleri ve metinleri de görmek mümkündür. Ehl-i
beyti konu edinen eserlerden bir kısmı Düvazdeh-nâme, Düvâz-nâme
olarak bilinir. Bu tür eserlerde, Hz. Peygamberin ehl-i beytinden olup Şii
gelenekte On iki İmam olarak kabul edilen din büyüklerine dair bilgiler
bulunur. Bu metinlerde Ehl-i Beyt İmamlarına olan sevgi ve övgülere yer
verilir.
Türk edebiyatında Düvâz-nâme kaleme
alan şairlerden biri de Rûhî’dir. Metin, bir mecmuada, Rûhî’ye atfen
verilmiştir. Kesin olmamakla birlikte mecmuada, şiirin Bağdatlı Rûhî’ye ait
olabileceğine dair bazı ipuçları mevcuttur.
Bu çalışmada Arap harfli yazma şiir
mecmuasındaki manzum Düvâz-nâme metni Latin harflerine aktarılacak, eserin
muhtevası üzerinde değerlendirmede bulunulacaktır.
Title: RÛHÎ’NİN DÜVÂZ-NÂMESİ
Description:
İnsanoğlu, yazılı ve sözlü ifade
araçlarıyla hayata dair birçok olay ve olguyu dile getirmektedir.
Edebiyat
sanatı da bir yönüyle bu ifade araçlarından biridir.
Klâsik Türk edebiyatı,
hayatın her alanı ile ilgili birçok konuyu işleyen ve konu yelpazesi geniş olan
bir edebiyattır.
İnsanlığa ve yaşama dair hemen hemen her konuyu bu edebiyatın
içinde bulmak mümkündür.
Türk İslam ve Türk Tasavvuf edebiyatında
din büyüklerini özellikle Hz.
Peygamber, dört halife ve Hz.
Peygamberin ehl-i
beytini konu edinen birçok eser bulunmaktadır.
Bu eserler manzum veya mensur
olabilmektedir.
Bunların bir kısmı müstakil birer kitap olabilirken bir kısmı
da şairlerin divanlarında farklı nazım şekillerinde yazılan şiir örnekleri
olarak görülebilmektedir.
Türk edebiyatında Alevilik ve
Bektaşilik geleneğinin tarihi ve kültürel değerleri temelinde kaleme alınmış
eserler bulunur.
Hz.
Peygamberin ehl-i beytini konu edinen bu eserlerin başında
Maktel-i Hüseyn içerikli eserler gelmektedir.
Bununla birlikte Hz.
Fatıma ve Hz.
Ali’yi anlatan eserleri ve metinleri de görmek mümkündür.
Ehl-i
beyti konu edinen eserlerden bir kısmı Düvazdeh-nâme, Düvâz-nâme
olarak bilinir.
Bu tür eserlerde, Hz.
Peygamberin ehl-i beytinden olup Şii
gelenekte On iki İmam olarak kabul edilen din büyüklerine dair bilgiler
bulunur.
Bu metinlerde Ehl-i Beyt İmamlarına olan sevgi ve övgülere yer
verilir.
Türk edebiyatında Düvâz-nâme kaleme
alan şairlerden biri de Rûhî’dir.
Metin, bir mecmuada, Rûhî’ye atfen
verilmiştir.
Kesin olmamakla birlikte mecmuada, şiirin Bağdatlı Rûhî’ye ait
olabileceğine dair bazı ipuçları mevcuttur.
Bu çalışmada Arap harfli yazma şiir
mecmuasındaki manzum Düvâz-nâme metni Latin harflerine aktarılacak, eserin
muhtevası üzerinde değerlendirmede bulunulacaktır.
.
Related Results
MUSTAFA RUHÎ’NİN YANYA VİLAYETİ İZLENİMLERİ (1900)
MUSTAFA RUHÎ’NİN YANYA VİLAYETİ İZLENİMLERİ (1900)
ÖZ
Arnavutluk’un güney kısımlarını oluşturan ve Epir denilen Yanya, Osmanlı öncesinde Roma imparatorluğu, Bulgarlar, Normanlar, Latinler ve Bizans idaresinde kalmıştı. 1430 senesi...
Gündelik Hayata Dokunan Bir Ressam, Mehmed Ruhi Bey
Gündelik Hayata Dokunan Bir Ressam, Mehmed Ruhi Bey
Başlangıcı Rönesans dönemine kadar uzansa da gündelik hayatın resmedilmesi, resim sanatında 17. yüzyılda Hollanda resmi ile gelişmeye başlayan bir olgudur. Zaman içinde sadece bir ...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî et-Temimî (ö. 536/1141) Endülüs’ün düşmesinden önce Kuzey Afrika’da yaşamış son fakihlerdendir. Malikî fıkhının usûl-i fıkıh yapısının oluşumunda önemli dönüm noktası olarak...
AVRASYA’NIN JEOPOLİTİĞİ BAĞLAMINDA RUSYA’NIN KARADENİZ POLİTİKASI
AVRASYA’NIN JEOPOLİTİĞİ BAĞLAMINDA RUSYA’NIN KARADENİZ POLİTİKASI
Avrasya’nın merkezinde yer alan Karadeniz, Batı ve Rusya arasındaki sınır hattını oluşturmaktadır. Soğuk Savaş döneminde
çatışmalardan uzak olan sınır, Soğuk Savaş’tan sonra sorun ...
Nâsiruddin el-Elbânî'nin Selefîlik Anlayışı ve Balkan Gençler Üzerindeki Etkisi
Nâsiruddin el-Elbânî'nin Selefîlik Anlayışı ve Balkan Gençler Üzerindeki Etkisi
Nâsırüddin el-Elbânî, 1914 yılında Arnavutluk'un İşkodra şehrinde doğmuştur. Kral Ahmet Zogu’nun Müslümanları sindirmeye yönelik politikalar uygulaması dolayısıyla, Elbânî’nin baba...
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
Bu çalışmada Milli Mücadele günlerinde Anadolu’daki milli uyanışa, Heyet-i Temsiliye’nin ve TBMM’nin kararlarına karşı duran Ahmet Hamdi Paşa’nın yaşam öyküsü ele alınacaktır. Ahme...
Abdulkadir Mardinî’nin Meşşaî Felsefe Eleştirisi
Abdulkadir Mardinî’nin Meşşaî Felsefe Eleştirisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, 17. yüzyıl Osmanlı düşünürü Abdulkadir Mardinî’nin el-Hikmetü’l-İlhamiyye adlı eserinde Meşşâî filozoflara yönelttiği felsefi eleştirileri incelemektir. ...

