Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

HİNT DİNLERİNDE GÜNAH ALGISI

View through CrossRef
İnsanın varoluşuyla birlikte ortaya çıkan günah kavramı tarih boyunca yaşamış ve hala yaşayan toplumlarda insan hayatının önemli bir konusu olmuş ve üzerinde önemle durulan bir olgu haline gelmiştir. Özellikle tüm insanların yaşamını ilgilendiren günah konusunda dinler, günahın insana zarar veren tehlikeli boyutunu vurgulayarak inananlarını günaha karşı uyarmıştır. Yine hemen hemen bütün inançlarda insanın işleyebilme kabiliyetinde olduğu günah, kutsala karşı işlenmiş suç, ilahi emir ve yasakların ihlali, bireysel ve toplumsal düzenin bozulmasına yönelik bir davranış olarak kabul edilmiştir. Ancak günahın tanımı, kaynağı ve insan üzerindeki etkileri her dinde farklılık göstermektedir. Her dinsel geleneğin kendi teolojik yapısına uygun şekilde bir günah algısı bulunmaktadır. Kendini daha çok kurtuluş dini olarak tanıtan Hint dinlerinde insanın sürekli varoluş döngüsünden/samsaradan kurtulması ve özgürleşmesi her zaman için önemli bir konu olmuştur. Ancak insana acı veren bu samsara döngüsünden kurtulmak için insanın uyması gereken bazı kural ve yasaklamalar vardır. Hint dinlerinin temelinde kişinin dünya hayatına bağlılığının nedeni olan cehaletten ve kendi öz varlığını fark ederek karma-samsara döngüsünden kurtulma amacı bulunur. Bu sebeple insanın günahtan uzak, ahlaklı ve erdemli bir hayat sürmesi gerekmektedir. Hint dinlerinde, yaşanılan dünya hayatında yapılan günahlar gelecek hayatı, geçmişte yapılan günahlar ise yaşanılan hayatı (acıya ve sürekli yeniden bedenlenmeye sebep olduğundan) olumsuz etkilemektedir. Bu durumda, Hint dinlerine göre kurtuluş, genel olarak fiziksel yollarla giderilebilecek maddi bir kirlilik olarak kabul edilen günahtan kaçınarak sağlanabilir. Bu makalede Hint dinlerinde görülen günah algısı ve günahtan kurtuluş için önerilen yöntemlerin neler olduğu incelenmektedir. Aynı zamanda bu makale Hint dinlerindeki günah anlayışının yansımalarını teolojik yapılarına uygun bir şekilde saptayarak bu konuda katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Title: HİNT DİNLERİNDE GÜNAH ALGISI
Description:
İnsanın varoluşuyla birlikte ortaya çıkan günah kavramı tarih boyunca yaşamış ve hala yaşayan toplumlarda insan hayatının önemli bir konusu olmuş ve üzerinde önemle durulan bir olgu haline gelmiştir.
Özellikle tüm insanların yaşamını ilgilendiren günah konusunda dinler, günahın insana zarar veren tehlikeli boyutunu vurgulayarak inananlarını günaha karşı uyarmıştır.
Yine hemen hemen bütün inançlarda insanın işleyebilme kabiliyetinde olduğu günah, kutsala karşı işlenmiş suç, ilahi emir ve yasakların ihlali, bireysel ve toplumsal düzenin bozulmasına yönelik bir davranış olarak kabul edilmiştir.
Ancak günahın tanımı, kaynağı ve insan üzerindeki etkileri her dinde farklılık göstermektedir.
Her dinsel geleneğin kendi teolojik yapısına uygun şekilde bir günah algısı bulunmaktadır.
Kendini daha çok kurtuluş dini olarak tanıtan Hint dinlerinde insanın sürekli varoluş döngüsünden/samsaradan kurtulması ve özgürleşmesi her zaman için önemli bir konu olmuştur.
Ancak insana acı veren bu samsara döngüsünden kurtulmak için insanın uyması gereken bazı kural ve yasaklamalar vardır.
Hint dinlerinin temelinde kişinin dünya hayatına bağlılığının nedeni olan cehaletten ve kendi öz varlığını fark ederek karma-samsara döngüsünden kurtulma amacı bulunur.
Bu sebeple insanın günahtan uzak, ahlaklı ve erdemli bir hayat sürmesi gerekmektedir.
Hint dinlerinde, yaşanılan dünya hayatında yapılan günahlar gelecek hayatı, geçmişte yapılan günahlar ise yaşanılan hayatı (acıya ve sürekli yeniden bedenlenmeye sebep olduğundan) olumsuz etkilemektedir.
Bu durumda, Hint dinlerine göre kurtuluş, genel olarak fiziksel yollarla giderilebilecek maddi bir kirlilik olarak kabul edilen günahtan kaçınarak sağlanabilir.
Bu makalede Hint dinlerinde görülen günah algısı ve günahtan kurtuluş için önerilen yöntemlerin neler olduğu incelenmektedir.
Aynı zamanda bu makale Hint dinlerindeki günah anlayışının yansımalarını teolojik yapılarına uygun bir şekilde saptayarak bu konuda katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Related Results

Hastane İtibarı Algısı Ölçeği Geliştirme Çalışması
Hastane İtibarı Algısı Ölçeği Geliştirme Çalışması
Bu araştırma, bireylerin hastane itibarına ilişkin algılarını ölçmede kullanılmak üzere ölçek geliştirme amacıyla yapılmıştır. Mevcut literatürde genel kurumsal itibar ölçümüne yö...
Akademik Motivasyona Giden Yolda Fırsat Eşitliği: Eğitimde Eşitliğin Önemi
Akademik Motivasyona Giden Yolda Fırsat Eşitliği: Eğitimde Eşitliğin Önemi
Akademik motivasyon, bireyin öğrenmeye, bilgiye ulaşmaya ve akademik hedeflere ulaşmaya yönelik içten gelen isteği, merakı ve çabasını ifade eder. Bu motivasyon, sadece not almak y...
Türk-Türkmen Atasözlerinde Gelin-Kaynana İlişkisi ve Algısı
Türk-Türkmen Atasözlerinde Gelin-Kaynana İlişkisi ve Algısı
Atasözleri, zengin kültürel mirası, değer yargılarını, milli-manevi birikimleri yansıtan; özgün, etkileyici, derin anlamlar içeren kalıp sözlerdir. Bu sözler, birey-toplum arasında...
Hint Alt Kıtası’nda Tarih Yazıcılığı
Hint Alt Kıtası’nda Tarih Yazıcılığı
Müslümanlar, tarih yazıcılığında kendi özgünlüklerinin yanı sıra Hicaz, Suriye, Mısır, Mağrib, Endülüs, Irak, İran, Sind ve Mâverâünnehir gibi kadim medeniyet havzalarında var olan...
Ahmet Telli'nin Şiirlerinde Kent Algısı
Ahmet Telli'nin Şiirlerinde Kent Algısı
Kent, insanın yerleşik hayata geçtiği dönemden itibaren kurduğu en dikkat çekici yerleşim birimidir. Özellikle Sanayi Devrimi’nin ardından gelişen kentler, sosyal bilimlerden sanat...
Soğuk Savaş Döneminde Stratejik Bir İş Birliği: Rus-Hint İlişkileri
Soğuk Savaş Döneminde Stratejik Bir İş Birliği: Rus-Hint İlişkileri
Rus-Hint ilişkileri çok eski dönemlere dayanmakla birlikte, diplomatik olarak Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde başl...
TRAJEDYA MİTİNİN KAHRAMANI SUZAN/SUZİ
TRAJEDYA MİTİNİN KAHRAMANI SUZAN/SUZİ
Efsaneler, mitolojik karakterin aktarıldığı inanç/inanış temelli metinlerdir. Efsanelerde kutsala dair öyküleyici bir olay bulunur. Efsaneler toplumda istenilen değerlerin aktarımı...

Back to Top