Javascript must be enabled to continue!
Benlik Algısı Bağlamında Tanrı Tasavvuru Gelişimi
View through CrossRef
Benlik algısı bireyin kendi özelliklerini ve yeterliliklerini nasıl tanımladığına dair bilişsel ve duygusal bir yapı olarak tanımlanırken; Tanrı tasavvuru bireyin Tanrı’yı bilişsel ve duygusal olarak nasıl betimlediğini ifade etmektedir. Psikoloji literatüründe benlik algısı “I” ile ifade edilmesi bilen benlik olarak nitelendirilirken; “me” olarak ifade edilmesi kendilik bilinci olan bilinen benliği ifade etmektedir. İkisi arasındaki uyum arttıkça içsel çatışmalar azalmakta, psikolojik bütünlük artmakta ve benlik algısı gelişmektedir. Bununla birlikte bireyin bilişsel gelişimi, bilgi ve deneyimleri arttıkça Tanrı’yı zihninde canlandırması, biçimlendirmesi ve anlamlandırması gelişmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda bireyin Tanrı tasavvuruyla bireyin benlik algısının kesiştiği söylenebilir. Literatürde benlik algısı ile Tanrı tasavvuru gelişimini konu alan pek çok çalışmanın bulunmasına rağmen bu ilişkinin nasıl bir mekanizmaya sahip olduğunu inceleyen bir araştırmaya rastlanmamıştır. İnsanın yaşamında ihtiyacı olan ilişkiyi kuracağı Tanrı tasavvurunu geliştirmek için nasıl bir benlik algısı düzeyine sahip olması gerektiği bu çalışmanın temel problemini oluşturmaktadır. Bu çalışmada derleme yöntemi olan tanıtma yöntemiyle benlik algı düzeyi, transpersonel psikoloji kavramı olan kalbin halleriyle ilişkilendirilmiş ve Tanrı tasavvuru gelişimi mekanizmasıyla ilişkisi incelenerek literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Kalbin halleri olarak nitelendirilen benlik algılama düzeyleri sadr, kalp, fuad ve lüb olarak adlandırılmaktadır. Sadr düzeyindeki benlik algısında dinin bildirdiği kavramlar ve önermeler doğrultusunda Tanrı tasavvuru oluşmaktadır. Benlik algı düzeyi kalp boyutuna ulaştığında görünenlerden görünmeyene geçilen Tanrı tasavvuru gerçekleşmektedir. Benlik algı düzeyi fuad boyutuna ulaştığında Tanrı tasavvurunun dinî tecrübeyle dışa vurumu yani yaşama dâhil edilmesi gerçekleşmektedir. Dördüncü aşamada benlik algı düzeyi selim akıl seviyesine ulaştığında lüb boyutuna gelinmekte ve “tevhid” gerçekleşmektedir. Ben-O ilişkisi Ben-Sen ilişkisine dönüşmekte Sen-Ben’e gelince tecrübe edilmektedir. Bu aşamada hâkim olan “bilinen benlik” yerine “bilen benlik” açığa çıkarılmakta ve ruhun aktifleşmesi sağlanmaktadır. Böylece birey nesne olmaktan özne konumuna gelmektedir. Dördüncü aşamada üçüncü aşamada gerçekleşen ilahî isimlerin tecelligâhı olmaktan çıkıp bu isimlerin özellikleriyle ahlaklanmaktadır. Sonuç olarak benlik algısının çok katmanlı yapısı Tanrı tasavvurunun gelişimsel aşamalarını belirlemekte; benlik olgunlaştıkça Tanrı tasavvuru hem psikolojik hem teolojik açıdan daha güven veren, daha bütüncül ve tevhid merkezli bir niteliğe dönüşmektedir.
Title: Benlik Algısı Bağlamında Tanrı Tasavvuru Gelişimi
Description:
Benlik algısı bireyin kendi özelliklerini ve yeterliliklerini nasıl tanımladığına dair bilişsel ve duygusal bir yapı olarak tanımlanırken; Tanrı tasavvuru bireyin Tanrı’yı bilişsel ve duygusal olarak nasıl betimlediğini ifade etmektedir.
Psikoloji literatüründe benlik algısı “I” ile ifade edilmesi bilen benlik olarak nitelendirilirken; “me” olarak ifade edilmesi kendilik bilinci olan bilinen benliği ifade etmektedir.
İkisi arasındaki uyum arttıkça içsel çatışmalar azalmakta, psikolojik bütünlük artmakta ve benlik algısı gelişmektedir.
Bununla birlikte bireyin bilişsel gelişimi, bilgi ve deneyimleri arttıkça Tanrı’yı zihninde canlandırması, biçimlendirmesi ve anlamlandırması gelişmektedir.
Bu bilgiler doğrultusunda bireyin Tanrı tasavvuruyla bireyin benlik algısının kesiştiği söylenebilir.
Literatürde benlik algısı ile Tanrı tasavvuru gelişimini konu alan pek çok çalışmanın bulunmasına rağmen bu ilişkinin nasıl bir mekanizmaya sahip olduğunu inceleyen bir araştırmaya rastlanmamıştır.
İnsanın yaşamında ihtiyacı olan ilişkiyi kuracağı Tanrı tasavvurunu geliştirmek için nasıl bir benlik algısı düzeyine sahip olması gerektiği bu çalışmanın temel problemini oluşturmaktadır.
Bu çalışmada derleme yöntemi olan tanıtma yöntemiyle benlik algı düzeyi, transpersonel psikoloji kavramı olan kalbin halleriyle ilişkilendirilmiş ve Tanrı tasavvuru gelişimi mekanizmasıyla ilişkisi incelenerek literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Kalbin halleri olarak nitelendirilen benlik algılama düzeyleri sadr, kalp, fuad ve lüb olarak adlandırılmaktadır.
Sadr düzeyindeki benlik algısında dinin bildirdiği kavramlar ve önermeler doğrultusunda Tanrı tasavvuru oluşmaktadır.
Benlik algı düzeyi kalp boyutuna ulaştığında görünenlerden görünmeyene geçilen Tanrı tasavvuru gerçekleşmektedir.
Benlik algı düzeyi fuad boyutuna ulaştığında Tanrı tasavvurunun dinî tecrübeyle dışa vurumu yani yaşama dâhil edilmesi gerçekleşmektedir.
Dördüncü aşamada benlik algı düzeyi selim akıl seviyesine ulaştığında lüb boyutuna gelinmekte ve “tevhid” gerçekleşmektedir.
Ben-O ilişkisi Ben-Sen ilişkisine dönüşmekte Sen-Ben’e gelince tecrübe edilmektedir.
Bu aşamada hâkim olan “bilinen benlik” yerine “bilen benlik” açığa çıkarılmakta ve ruhun aktifleşmesi sağlanmaktadır.
Böylece birey nesne olmaktan özne konumuna gelmektedir.
Dördüncü aşamada üçüncü aşamada gerçekleşen ilahî isimlerin tecelligâhı olmaktan çıkıp bu isimlerin özellikleriyle ahlaklanmaktadır.
Sonuç olarak benlik algısının çok katmanlı yapısı Tanrı tasavvurunun gelişimsel aşamalarını belirlemekte; benlik olgunlaştıkça Tanrı tasavvuru hem psikolojik hem teolojik açıdan daha güven veren, daha bütüncül ve tevhid merkezli bir niteliğe dönüşmektedir.
Related Results
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...
Borden Parker Bowne'un Tanrı'nın Kişiliği Problemine Yaklaşımı
Borden Parker Bowne'un Tanrı'nın Kişiliği Problemine Yaklaşımı
Tanrı’nın bir kişi olarak kabul
edilip edilemeyeceği problemine temas eden çağdaş teist düşünürlerin görüşleri
incelendiğinde; Tanrı’nın kişi olup olmadığının bilinemeyeceği görüşü...
MAHLAS BEYİTLERİNDEN HAREKETLE LEYLA HANIM DİVANI’NDA BENLİK ALGISI VE BENLİK SAYGISI
MAHLAS BEYİTLERİNDEN HAREKETLE LEYLA HANIM DİVANI’NDA BENLİK ALGISI VE BENLİK SAYGISI
Kişinin kendisini değerlendirme ve tanıma biçimi olan benlik/kendilik kavramı Kur’an-ı Kerim ve Arap dilinde nefs, Batı dillerinde ise “self, ego” sözcükleri ile karşılanmaktadır. ...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Nicolas Malebranche’ın Okasyonalizminde İnsan Özgürlüğü
Nicolas Malebranche’ın Okasyonalizminde İnsan Özgürlüğü
Bu makale, Nicolas Malebranche’ın felsefesinde insan özgürlüğünün nasıl anlaşıldığıyla ilgilidir. Modern dönemde okasyonalizmin en önemli savunucusu olan Malebranche’a göre Tanrı e...
William Alston'da İlâhî Bilginin Doğası ve Zaman
William Alston'da İlâhî Bilginin Doğası ve Zaman
Çağdaş din felsefesinde ilahî bilginin doğası konusunda önemli görüşlerden
biri William P. Alston tarafından ortaya atılmıştır. Sezgisel bilgi anlayışı
olarak adlandırabileceğimiz ...
The Construction of Self on Instagram: A Survey Research
The Construction of Self on Instagram: A Survey Research
Bireylerin yüz yüze inşa ettiği benlik sunumları günümüzde ivme kazanan teknolojik gelişmeler çerçevesinde kapsam değiştirmiş ve sosyal ağların ortaya çıkışı ile birlikte daha da ö...
Üniversite öğrencilerinin egzersizde davranışsal düzenlemeleri, benlik saygısı ve liderlik yönelimleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Üniversite öğrencilerinin egzersizde davranışsal düzenlemeleri, benlik saygısı ve liderlik yönelimleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin egzersizde davranışsal düzenlemeleri, benlik saygısı ve liderlik yönelimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu amaçla, evreni...

