Javascript must be enabled to continue!
Beyaz Adam’ın yazar söyleminin “Doğumu” ve “Ölümü”nün politiği ve çeviribilimdeki izdüşümleri
View through CrossRef
Çeviribilimde yazara karşın çevirmenin “ikincil”
bir konumda olması uzun yıllardır tartışılagelen bir sorunsaldır. Bu “asimetrik
güç ilişkisi”nin metni tek bir anlama sahip, “kapalı” bir birim ve yazarı
anlamın belirleyicisi olarak gören edebiyat kuramlarından kaynaklandığı
bilinmektedir. Söz konusu eşitsizlik, “yazarın ölümü” tartışmalarıyla sarsılmış
ve yapısalcılık sonrası bakış açısıyla
“söküme uğratılmaya” çalışılmıştır. Ancak bu yazar söylemi daha geniş bir
bakış açısıyla irdelenmelidir çünkü söz konusu söylem sadece Çeviribilim’e ya
da edebiyata ait olmadığı gibi son dönem sömürgecilik faaliyetleriyle de
başlamamıştır ve yazarı öldürerek yerine konulan “çoğulcu”, bireyci
yapısalcılık sonrası söylem de aslında yazarı doğuran söylemin (politik ve
ekonomik temelleri açısından) yeniden vücut bulmuş hali olarak görülebilir.
Coğrafi keşiflerle ve Rönesans’la kendini “bilen, düşünen özne” olarak dünyanın
merkezine koyan “Batılı beyaz adam”, “keşfeden,
hükmeden ve belirleyen” bir söylemle karşımıza çıkmış ve politik ve
ekonomik temellere dayanan bu söylemini hayatın her alanına, her tür disipline
taşımıştır. Dünyayı “keşfeden batılı adam” kendini “yaratıcı” olarak
tanımlayınca karşısındaki tüm ötekiler ona “sadakat” göstermekle yükümlü olan
“nesne”lere dönüşmüştür. Bunun edebiyata izdüşümü ise “kadirimutlak” yazar
olmuştur. Öte yandan, herkesin yazar olabileceği “sınırsız”, “parçalanmış” ve
“çoğulcu” bir ortam sunma iddiasındaki yapısalcılık sonrası bakış daha örtük
güç ilişkileriyle kurulmuş yeni bir siyasal projenin düşünsel ayağı olarak
görülebilir. Bu bildiri, kuramlardan, betimleyicilik gibi kuramsal temelli
yöntemlerden kopan ve disiplinlerarasılıkla dizginsiz bir açılıma giden
Çeviribilim’in bir disiplin olarak geleceği ve çeviribilim araştırmalarının
yöntembilimsel sorunlarını yazar söyleminin doğumu ve ölümünün politiğini temel
alarak incelemeye çalışacaktır.
RumeliDE Dil ve Edebiyat Arastirmalari Dergisi
Title: Beyaz Adam’ın yazar söyleminin “Doğumu” ve “Ölümü”nün politiği ve çeviribilimdeki izdüşümleri
Description:
Çeviribilimde yazara karşın çevirmenin “ikincil”
bir konumda olması uzun yıllardır tartışılagelen bir sorunsaldır.
Bu “asimetrik
güç ilişkisi”nin metni tek bir anlama sahip, “kapalı” bir birim ve yazarı
anlamın belirleyicisi olarak gören edebiyat kuramlarından kaynaklandığı
bilinmektedir.
Söz konusu eşitsizlik, “yazarın ölümü” tartışmalarıyla sarsılmış
ve yapısalcılık sonrası bakış açısıyla
“söküme uğratılmaya” çalışılmıştır.
Ancak bu yazar söylemi daha geniş bir
bakış açısıyla irdelenmelidir çünkü söz konusu söylem sadece Çeviribilim’e ya
da edebiyata ait olmadığı gibi son dönem sömürgecilik faaliyetleriyle de
başlamamıştır ve yazarı öldürerek yerine konulan “çoğulcu”, bireyci
yapısalcılık sonrası söylem de aslında yazarı doğuran söylemin (politik ve
ekonomik temelleri açısından) yeniden vücut bulmuş hali olarak görülebilir.
Coğrafi keşiflerle ve Rönesans’la kendini “bilen, düşünen özne” olarak dünyanın
merkezine koyan “Batılı beyaz adam”, “keşfeden,
hükmeden ve belirleyen” bir söylemle karşımıza çıkmış ve politik ve
ekonomik temellere dayanan bu söylemini hayatın her alanına, her tür disipline
taşımıştır.
Dünyayı “keşfeden batılı adam” kendini “yaratıcı” olarak
tanımlayınca karşısındaki tüm ötekiler ona “sadakat” göstermekle yükümlü olan
“nesne”lere dönüşmüştür.
Bunun edebiyata izdüşümü ise “kadirimutlak” yazar
olmuştur.
Öte yandan, herkesin yazar olabileceği “sınırsız”, “parçalanmış” ve
“çoğulcu” bir ortam sunma iddiasındaki yapısalcılık sonrası bakış daha örtük
güç ilişkileriyle kurulmuş yeni bir siyasal projenin düşünsel ayağı olarak
görülebilir.
Bu bildiri, kuramlardan, betimleyicilik gibi kuramsal temelli
yöntemlerden kopan ve disiplinlerarasılıkla dizginsiz bir açılıma giden
Çeviribilim’in bir disiplin olarak geleceği ve çeviribilim araştırmalarının
yöntembilimsel sorunlarını yazar söyleminin doğumu ve ölümünün politiğini temel
alarak incelemeye çalışacaktır.
Related Results
Cicero'nun Mektuplarında Kızı Tullia
Cicero'nun Mektuplarında Kızı Tullia
Bu makale, Romalı devlet adamı, hatip ve filozof Marcus Tullius Cicero’nun
mektuplarında kızı Tullia’nın hayatı ve ölümü üzerine verdiği bilgileri ve bu kaybın
Cicero’nun düşünse...
Perulu yazar José María Arguedas’ın Los Rios Profundos başlıklı romanında melez kimliğin yeniden oluşturulma çabası
Perulu yazar José María Arguedas’ın Los Rios Profundos başlıklı romanında melez kimliğin yeniden oluşturulma çabası
Perulu yazar José María Arguedas, Latin Amerika neo-yerli edebiyatın en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. 1958 yılında yayımlanan Los Ríos profundos başlıklı romanı...
Model Gaya Kepemimpinan dalam Kelompok Musik Kiai Kanjeng
Model Gaya Kepemimpinan dalam Kelompok Musik Kiai Kanjeng
Banyak faktor yang membuat Kiai Kanjeng memiliki banyak prestasi. Salah satu faktor pentingnya adalah gaya kepemimpinan Emha Ainun Nadjib (Cak Nun) dalam memimpin Kiai Kanjeng. Kar...
Kadına Yönelik Şiddet Olaylarında Sosyal Medyada Nefret Söyleminin Yeniden Üretimi: Helin Palandöken Cinayeti Örneği
Kadına Yönelik Şiddet Olaylarında Sosyal Medyada Nefret Söyleminin Yeniden Üretimi: Helin Palandöken Cinayeti Örneği
Toplumda devamlılık gösteren şiddet günümüzde yaygın olarak kadınlara yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu çalışma, Helin Palandöken cinayeti çerçevesince kadına yönelik şidde...
An Unknown Group from White Ground Uschak Rugs: Selendi Rugs with Scorpion Motif
An Unknown Group from White Ground Uschak Rugs: Selendi Rugs with Scorpion Motif
20. yüzyıl başında Balkan Yarımadasında Transilvanya kiliselerinde 16.-17. yüzyıllara tarihlendirilen Osmanlı Halıcılığının erken ve klasik dönemine ait 400’e yakın halı tespit edi...
KANLI KOCA OĞLU KAN TURALI BOYU’NUN TARİHİ
KANLI KOCA OĞLU KAN TURALI BOYU’NUN TARİHİ
Dede Korkut Kitabı’ndaki altıncı boy Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Boyu’dur. Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Boyu’nda ve Kan Turalı ve Selcen Hatun tiplerinde en eskisi tarihin derinlikler...
CUCİ ULUSUNUN SİYASİ TARİHİ (1256-1263)
CUCİ ULUSUNUN SİYASİ TARİHİ (1256-1263)
Bu makale, 1256-1263 yılları arasında Altın Orda Devleti’nin siyasi gelişimi ile ilgili bir dizi konuyu incelemektedir. Yazar bilhassa Sartak’ın ölümü meselesi üzerinde durmakta ve...
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Dede Korkut Kitabı’ndaki üçüncü boy Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’dur. Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’nda ve Bamsı Beyrek ve Banu Çiçek tiplerinde en eskisi tarihin deri...

