Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Attâr’ın Ahları

View through CrossRef
Ferîd ve Attâr mahlası ile tanınmış Ebû Hâmid Ferîdüddîn Muhammed b. Ebî Bekr İbrâhîm-i Nîşâbûrî (ö. 618/1221) İranlı büyük şair ve mutasavvıflardan biridir. Attâr, nazım ve nesir olarak pek çok eser yazmış ve bu eserlerin birçoğu çeşitli zamanlarda dilimize tercüme edilmiştir. Anadolu coğrafyasında da konu, mazmun ve üslup bakımından beğeniyle okunup örnek alınan ve eserlerine nazire yazılan isimlerden birisi olmuştur. Mantıku’t-tayr, Tezkiretü’levliya, Esrârnâme, Muhtarnâme, İlâhinâme, Pendnâme tercüme edilen eserleri arasında yer almaktadır. Kaside, gazel ve tercilerden oluşan divanı ise henüz Türkçeye tercüme edilmemiştir. Özellikle gazellerinde tasavvufun ana meselelerini, vahdet düşüncesini, mutlak varlığı, maddeler dünyasından uzak kalmak arzusunu, vuslat yolunda karşılaşılan sıkıntıları, manevi yolculuk için gerekli olan aşk ve âşıklık hallerini, sevgiliye duyulan özlemi coşkulu ve canlı bir üslupla dile getirmiştir. Tasavvufî fikirlerinden izler taşıyan şiirlerinde sembolik unsurlar göze çarpmaktadır. Çeşitli semboller ve hayali unsurlarla adeta okuyucuya kendi anlam dünyasının bir resmini çizmektedir. Bu bağlamda Attâr kendi aşkın düşünce ve tasavvufi görüşlerini somutlaştırarak anlatımını kolaylaştırmaya çalışmış ve başarılı olmuştur. Geniş hayal dünyasını, sözünün inceliği ve dil zevki ile süslemiştir. Âşık ile maşuk arasındaki iletişim, birbirlerine karşı besledikleri duygular, âşığın daima perişan olması, maşukun ise duyarsız ve acımasız davranması, maşukun bütün ilgisizliği ve cefasına rağmen âşığın aşkından vazgeçmemesi Attâr’ın gazellerinde sık sık işlediği konular arasında yer almaktadır. Bu çalışmada Ferîdüddîn Attâr’ın gazellerinde, âşıklık hallerinin en belirgin özelliklerinden biri olan sürekli ıstırap içinde acı çeken âşığın derdinin bir dışa vurumu manasına gelen ah nidası ve feryat figan kavramları incelenecektir. İnceleme konusu olan bu kavramlara, divandaki gazeller tek tek incelenerek ulaşılmıştır. Çalışmada, ah ve figan ifadelerinin geçtiği gazellerin tamamı değil ilgili beyitler şahit olarak gösterilmiştir. Tercüme esnasında doğru çeviriye ulaşmak ve bağlamdan uzaklaşmamak adına sadece ilgili beyit değil tüm gazele bakılmıştır. Söz konusu bu ifadelerin ne sıklıkla ve nasıl kullanıldığı üzerinde durulmuştur. Ferîdüddîn Attâr’ın, ah nidasını bazen fiil bazen isim türünden çeşitli kelimelerle terkipler oluşturarak farklı formlarda; figan kavramını da bazen müstakil bir hâlde bazen de çeşitli fillerle birleştirerek kullandığı tespit edilmiştir. İki ifadeyi de sevgiliden gelen cefa, sevgiliden ayrı düşmüş olmanın verdiği acı, sevgisine karşılık bulamamaktan duyduğu ıstırap sebebiyle derdinden dolayı ağlayıp ah eden bir âşığın dilinden yazdığı görülmüştür. Bu ahlar, feryatlar ve figanlar âşıklık halinin olağan bir yansıması olarak kullanmıştır.
Title: Attâr’ın Ahları
Description:
Ferîd ve Attâr mahlası ile tanınmış Ebû Hâmid Ferîdüddîn Muhammed b.
Ebî Bekr İbrâhîm-i Nîşâbûrî (ö.
618/1221) İranlı büyük şair ve mutasavvıflardan biridir.
Attâr, nazım ve nesir olarak pek çok eser yazmış ve bu eserlerin birçoğu çeşitli zamanlarda dilimize tercüme edilmiştir.
Anadolu coğrafyasında da konu, mazmun ve üslup bakımından beğeniyle okunup örnek alınan ve eserlerine nazire yazılan isimlerden birisi olmuştur.
Mantıku’t-tayr, Tezkiretü’levliya, Esrârnâme, Muhtarnâme, İlâhinâme, Pendnâme tercüme edilen eserleri arasında yer almaktadır.
Kaside, gazel ve tercilerden oluşan divanı ise henüz Türkçeye tercüme edilmemiştir.
Özellikle gazellerinde tasavvufun ana meselelerini, vahdet düşüncesini, mutlak varlığı, maddeler dünyasından uzak kalmak arzusunu, vuslat yolunda karşılaşılan sıkıntıları, manevi yolculuk için gerekli olan aşk ve âşıklık hallerini, sevgiliye duyulan özlemi coşkulu ve canlı bir üslupla dile getirmiştir.
Tasavvufî fikirlerinden izler taşıyan şiirlerinde sembolik unsurlar göze çarpmaktadır.
Çeşitli semboller ve hayali unsurlarla adeta okuyucuya kendi anlam dünyasının bir resmini çizmektedir.
Bu bağlamda Attâr kendi aşkın düşünce ve tasavvufi görüşlerini somutlaştırarak anlatımını kolaylaştırmaya çalışmış ve başarılı olmuştur.
Geniş hayal dünyasını, sözünün inceliği ve dil zevki ile süslemiştir.
Âşık ile maşuk arasındaki iletişim, birbirlerine karşı besledikleri duygular, âşığın daima perişan olması, maşukun ise duyarsız ve acımasız davranması, maşukun bütün ilgisizliği ve cefasına rağmen âşığın aşkından vazgeçmemesi Attâr’ın gazellerinde sık sık işlediği konular arasında yer almaktadır.
Bu çalışmada Ferîdüddîn Attâr’ın gazellerinde, âşıklık hallerinin en belirgin özelliklerinden biri olan sürekli ıstırap içinde acı çeken âşığın derdinin bir dışa vurumu manasına gelen ah nidası ve feryat figan kavramları incelenecektir.
İnceleme konusu olan bu kavramlara, divandaki gazeller tek tek incelenerek ulaşılmıştır.
Çalışmada, ah ve figan ifadelerinin geçtiği gazellerin tamamı değil ilgili beyitler şahit olarak gösterilmiştir.
Tercüme esnasında doğru çeviriye ulaşmak ve bağlamdan uzaklaşmamak adına sadece ilgili beyit değil tüm gazele bakılmıştır.
Söz konusu bu ifadelerin ne sıklıkla ve nasıl kullanıldığı üzerinde durulmuştur.
Ferîdüddîn Attâr’ın, ah nidasını bazen fiil bazen isim türünden çeşitli kelimelerle terkipler oluşturarak farklı formlarda; figan kavramını da bazen müstakil bir hâlde bazen de çeşitli fillerle birleştirerek kullandığı tespit edilmiştir.
İki ifadeyi de sevgiliden gelen cefa, sevgiliden ayrı düşmüş olmanın verdiği acı, sevgisine karşılık bulamamaktan duyduğu ıstırap sebebiyle derdinden dolayı ağlayıp ah eden bir âşığın dilinden yazdığı görülmüştür.
Bu ahlar, feryatlar ve figanlar âşıklık halinin olağan bir yansıması olarak kullanmıştır.

Related Results

al-Attar, Suad (1942--)
al-Attar, Suad (1942--)
Born in Baghdad, Iraq, Suad al-Attar moved to London in 1976. She holds a prominent position within the narrative of Iraqi modern and contemporary art as one of the nation’s leadin...
Dramatic Reading of the Story of Uwais al-Qarani in Tadhkirat al-Awliya by Attar of Nishapur
Dramatic Reading of the Story of Uwais al-Qarani in Tadhkirat al-Awliya by Attar of Nishapur
Tadhkirat al-Awliya by Attar is a mystical work written in simple prose, with some sections in rhymed prose (sajʿ), in which the life accounts of seventy-two saints and Sufi sheikh...
Dramatic Reading of the Story of Uwais al-Qarani in Tadhkirat al-Awliya by Attar of Nishapur
Dramatic Reading of the Story of Uwais al-Qarani in Tadhkirat al-Awliya by Attar of Nishapur
Tadhkirat al-Awliya by Attar is a mystical work written in simple prose, with some sections in rhymed prose (sajʿ), in which the life accounts of seventy-two saints and Sufi sheikh...
A Dramatic Reading of the Story of Ebrahim Adham in Tazkirat al-Awliya by Attar of Nishapur
A Dramatic Reading of the Story of Ebrahim Adham in Tazkirat al-Awliya by Attar of Nishapur
Tazkirat al-Awliya by Attar of Nishapur concerns the lives, spiritual states, thoughts, and narratives of mystics and Sufi masters. Attar has endeavored to depict the political, so...
Artificial Intelligence: Accelerating value-added creation
Artificial Intelligence: Accelerating value-added creation
Notre article examine le rôle de l'intelligence artificielle (IA) en tant qu'accélérateur de valeur ajoutée pour les entreprises. Il met en évidence la manière dont l'IA transforme...
STUDI KELAYAKAN SISTEM PENCAHAYAAN DAN PENGHAWAAN PADA BANGUNAN MASJID MUHAMMAD CHENG HO KABUPATEN GOWA
STUDI KELAYAKAN SISTEM PENCAHAYAAN DAN PENGHAWAAN PADA BANGUNAN MASJID MUHAMMAD CHENG HO KABUPATEN GOWA
Bangunan masjid merupakan tempat ibadah umat muslim yang menuntut agar memberikan kenyamanan semaksimal mungkin bagi jamaah hingga kenyamanan tersebut menjadikan kita terasa lebih ...
Determination of serum cadmium and lead in healthy adults from the west of Algeria
Determination of serum cadmium and lead in healthy adults from the west of Algeria
Cadmium and lead are ubiquitous and non-biodegradable pollutants representing a great concern to human health. They share common environmental exposure routes through contaminated ...

Back to Top