Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Bakara Sûresi 243. Âyet Bağlamında Rivayetlerin Tefsire Etkisi

View through CrossRef
Kur’ân âyetlerinin verdikleri mesajların doğru anlaşılması çok önemlidir. Hz. Peygamber hayattayken Kur’ân’la ilgili sorular net bir şekilde cevabını bulmuştur. Hz. Peygamber’in vefatından sonra ise müfessirler Kur’ân’ı Kur’ân, sahabe kavli ve tabiin görüşleri ile tefsir etmişlerdir ki bu da rivayet tefsir türünün ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Kimi rivayetler âyetlerin daha iyi anlaşılmasına imkân verirken kimileri de âyetleri, içinde bulunduğu bağlamdan uzaklaştırmış, âyetlerin vermek istediği temel mesajın gölgede kalmasına neden olmuştur. Bu araştırmanın konusu Bakara sûresi 243. âyetle ilgili rivayetlerdir. “Binlerce kişi oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara “ölün” dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.” Araştırmada bu âyetle ilgili rivayetler tahlil edilmiş, klasik ve modern tefsirlerde âyetin doğru anlaşılmasına yönelik tefsir kültürü taranmıştır. Âyetle ilgili iki rivayet bulunmaktadır. Birincisi veba salgınından korkarak beldelerini terk edenler; ikincisi ise vebayı ileri sürerek cihat etmeyen ve şehirlerini terk edenler hakkındadır. Bu rivayetlerin sahih hadis kaynaklarında yer almadığı, âyetin bağlamıyla uyumlu olmadığı, Kur’an’ın temel ilkelerine zıt olduğu ve tefsire sonradan eklenen isrâiliyât nakilleri olduğu sonucuna varılmıştır. Bağlamı içinde değerlendirildiğinde âyetin, sosyal bilimlerin bir gerçekliğini dile getirdiği, inancı, vatanı, milleti ve değerleri adına, ölümden korktuğu için maddi ve manevi anlamda mücadele etmeyen toplumların yok olacağını; kendi değerleri için mücadele eden ve başarılı olan toplumların hayat hakkı bulacağını ifade ettiği düşünülmektedir.
Title: Bakara Sûresi 243. Âyet Bağlamında Rivayetlerin Tefsire Etkisi
Description:
Kur’ân âyetlerinin verdikleri mesajların doğru anlaşılması çok önemlidir.
Hz.
Peygamber hayattayken Kur’ân’la ilgili sorular net bir şekilde cevabını bulmuştur.
Hz.
Peygamber’in vefatından sonra ise müfessirler Kur’ân’ı Kur’ân, sahabe kavli ve tabiin görüşleri ile tefsir etmişlerdir ki bu da rivayet tefsir türünün ortaya çıkmasına vesile olmuştur.
Kimi rivayetler âyetlerin daha iyi anlaşılmasına imkân verirken kimileri de âyetleri, içinde bulunduğu bağlamdan uzaklaştırmış, âyetlerin vermek istediği temel mesajın gölgede kalmasına neden olmuştur.
Bu araştırmanın konusu Bakara sûresi 243.
âyetle ilgili rivayetlerdir.
“Binlerce kişi oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara “ölün” dedi, sonra da onları diriltti.
Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir.
Ama insanların çoğu şükretmezler.
” Araştırmada bu âyetle ilgili rivayetler tahlil edilmiş, klasik ve modern tefsirlerde âyetin doğru anlaşılmasına yönelik tefsir kültürü taranmıştır.
Âyetle ilgili iki rivayet bulunmaktadır.
Birincisi veba salgınından korkarak beldelerini terk edenler; ikincisi ise vebayı ileri sürerek cihat etmeyen ve şehirlerini terk edenler hakkındadır.
Bu rivayetlerin sahih hadis kaynaklarında yer almadığı, âyetin bağlamıyla uyumlu olmadığı, Kur’an’ın temel ilkelerine zıt olduğu ve tefsire sonradan eklenen isrâiliyât nakilleri olduğu sonucuna varılmıştır.
Bağlamı içinde değerlendirildiğinde âyetin, sosyal bilimlerin bir gerçekliğini dile getirdiği, inancı, vatanı, milleti ve değerleri adına, ölümden korktuğu için maddi ve manevi anlamda mücadele etmeyen toplumların yok olacağını; kendi değerleri için mücadele eden ve başarılı olan toplumların hayat hakkı bulacağını ifade ettiği düşünülmektedir.

Related Results

BAKARA SÛRESİ 243. ÂYET BAĞLAMINDA RİVAYETLERİN TEFSİRE ETKİSİ
BAKARA SÛRESİ 243. ÂYET BAĞLAMINDA RİVAYETLERİN TEFSİRE ETKİSİ
Kur’ân âyetlerinin verdikleri mesajların doğru anlaşılması çok önemlidir. Hz. Peygamber hayattayken Kur’ân’la ilgili sorular net bir şekilde cevabını bulmuştur. Hz. Peygamber’in ve...
el-Bakara Sûresi 79. Ayet Bağlamında Kitâb Yazmanın İçerik Analizi
el-Bakara Sûresi 79. Ayet Bağlamında Kitâb Yazmanın İçerik Analizi
Kur’an’da yer alan bazı kelime ve kavramlar nispeten sıkça kullanılmakta, bağlamlarına göre birbirinden farklı içerikleri barındırabilmekte veya farklı anlamları ifade edebilmekted...
Ravi Tasarrufu Olarak Tecvîdü’l-hadîs
Ravi Tasarrufu Olarak Tecvîdü’l-hadîs
Genel olarak rivayete dayalı tüm ilimlerin özelde ise hadis ilminin temel problemlerinden birisi rivayetlerin aktarımı esnasından râvîlerin hatalı veya kasıtlı olarak yaptıkları ta...
Kırâatların Cumhuriyet Dönemi Meâllerine Yansımaları: Bakara Sûresi Örneği
Kırâatların Cumhuriyet Dönemi Meâllerine Yansımaları: Bakara Sûresi Örneği
Kırâat ilmi, Kur’ân-ı Kerîm’in anlaşılması bakımından çok mühim bir işleve sahiptir. Zira Kırâat ilmi, lafzın sübûtu noktasında belirleyici aktör konumundadır. Kur’ân’da farklı oku...
Multipl kot kırıklarında kot stabilizasyonu ve konservatif tedavinin etkinliğinin karşılaştırılması
Multipl kot kırıklarında kot stabilizasyonu ve konservatif tedavinin etkinliğinin karşılaştırılması
Giriş: Yelken göğüse neden olmayan multipl kot kırıkları için cerrahi endikasyonlar konusunda küresel bir kılavuz veya fikir birliği yoktur. Çalışmadaki amacımız, yelken göğüs dışı...
Mâtürîdî'nin İbn Abbas Rivayetlerine Yaklaşımı
Mâtürîdî'nin İbn Abbas Rivayetlerine Yaklaşımı
Çalışmada İslam tefsir geleneğinin erken dönem müfessirlerinden biri olan Mâtürîdî’nin (ö.333/944) İbn Abbas (ö. 68/687-688) rivayetlerine yaklaşımı incelenmektedir. Bilindiği üzer...
Şâz ve Münker Rivayetlerin Dinî Düşüncedeki Yeri
Şâz ve Münker Rivayetlerin Dinî Düşüncedeki Yeri
Hadis ıstılahı olarak meşhur olan şâz ve münker rivayetler, İslâm’ın ilk dönemlerinden itibaren bütün ilmî alanlarda var olmuştur. Ancak bu riva-yetleri ifade eden kavramlar zaman,...
İşârî Tefsirlerde İsrâ ve Mi‘rac
İşârî Tefsirlerde İsrâ ve Mi‘rac
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) semâya yükselişini ve Allah’ın huzuruna varışını ifade eden mi‘rac hadisesi, sahih kabul edilen görüşe göre hicretten bir yıl sonra meydana gelmiştir. Mi‘r...

Back to Top