Javascript must be enabled to continue!
Aristoteles’te Evrenin Ezeliliği Problemi
View through CrossRef
Düşünce tarihinin olduğu kadar felsefe tarihinin en çok tartışılan konularının başında Tanrı, evren/âlem ve Tanrı-evren ilişkisi gelmektedir. Bu bağlamda farklı Tanrı tasavvurları yanında, evrenin ortaya çıkışana dair birbirinden değişik açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklamalarda dönemin bilim anlayışı kadar inançları da rol oynamıştır. Bazı filozoflar tarafından evren her ne kadar kendi başına var olan bir gerçeklik olarak düşünülse de Tanrıyla ilişkisi bir şekilde kurulmaya çalışılmıştır. Yaratıcı Tanrıdan başlamak üzere, mimar, hareket ettirici ya da evrenle özdeşleştirilen Tanrı gibi anlayışlar ortaya çıkmıştır. Birbirine zıt olarak görmemiz gereken bu anlayışlar çerçevesinde filozoflar âlemin ortaya çıkışına dair farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu bağlamda Aristoteles, döneminin genel kabulü çerçevesinde evrenin ezeli ve ebedi olduğunu düşünmüştür. Çünkü ona göre evren form-madde birlikteliğinden kuruludur ve Antik Yunan düşüncesinin ortak kabullerinden bir tanesi evrenin ezeli ve ebedi olduğudur. Bu bağlamda hiçten hiç çıkar (ex nihilo nihil fit) anlayışı İlk Çağ boyunca varlığını sürdürmüştür.
Çalışmamızda Aristoteles’in evrenin ezeliliğine dair ortaya koyduğu fikirler ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Öncelikle Aristoteles’in madde’nin ezeliliği fikrinden yola çıkarak evrenin ezeli olduğu kanaatine vardığı üzerinde durulmuştur. Buradaki dayanak hiçbir şeyin yoktan var olamayacağı ve var olan bir şeyin de mutlak yok olamayacağı kabulüdür. Bu kapsamda Aristoteles ayrıca formun ezeliliği ve cisimlerden ayrı bir boşluğun olamayacağı düşüncesine de yer vermiştir. Aristoteles’in evrenin ezeliliği düşüncesine kapı aralayan bir diğer husus, onun ilk muharrik şeklinde meşhur olan Tanrı düşüncesidir. Buna göre Tanrı evreni yapan/yaratan değil, var olana hareket kaynağı sayılan bir Tanrıdır. Bunlarla birlikte Aristoteles, hareket ve zaman anlayışlarından da yola çıkarak evrenin ezeli olduğuna inanmıştır. Çünkü ona göre hareket ve zaman cisimle birlikte düşünülecek şeylerdir ve onlar da ezelidirler.
Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi
Title: Aristoteles’te Evrenin Ezeliliği Problemi
Description:
Düşünce tarihinin olduğu kadar felsefe tarihinin en çok tartışılan konularının başında Tanrı, evren/âlem ve Tanrı-evren ilişkisi gelmektedir.
Bu bağlamda farklı Tanrı tasavvurları yanında, evrenin ortaya çıkışana dair birbirinden değişik açıklamalar yapılmıştır.
Bu açıklamalarda dönemin bilim anlayışı kadar inançları da rol oynamıştır.
Bazı filozoflar tarafından evren her ne kadar kendi başına var olan bir gerçeklik olarak düşünülse de Tanrıyla ilişkisi bir şekilde kurulmaya çalışılmıştır.
Yaratıcı Tanrıdan başlamak üzere, mimar, hareket ettirici ya da evrenle özdeşleştirilen Tanrı gibi anlayışlar ortaya çıkmıştır.
Birbirine zıt olarak görmemiz gereken bu anlayışlar çerçevesinde filozoflar âlemin ortaya çıkışına dair farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
Bu bağlamda Aristoteles, döneminin genel kabulü çerçevesinde evrenin ezeli ve ebedi olduğunu düşünmüştür.
Çünkü ona göre evren form-madde birlikteliğinden kuruludur ve Antik Yunan düşüncesinin ortak kabullerinden bir tanesi evrenin ezeli ve ebedi olduğudur.
Bu bağlamda hiçten hiç çıkar (ex nihilo nihil fit) anlayışı İlk Çağ boyunca varlığını sürdürmüştür.
Çalışmamızda Aristoteles’in evrenin ezeliliğine dair ortaya koyduğu fikirler ayrıntılarıyla ele alınmıştır.
Öncelikle Aristoteles’in madde’nin ezeliliği fikrinden yola çıkarak evrenin ezeli olduğu kanaatine vardığı üzerinde durulmuştur.
Buradaki dayanak hiçbir şeyin yoktan var olamayacağı ve var olan bir şeyin de mutlak yok olamayacağı kabulüdür.
Bu kapsamda Aristoteles ayrıca formun ezeliliği ve cisimlerden ayrı bir boşluğun olamayacağı düşüncesine de yer vermiştir.
Aristoteles’in evrenin ezeliliği düşüncesine kapı aralayan bir diğer husus, onun ilk muharrik şeklinde meşhur olan Tanrı düşüncesidir.
Buna göre Tanrı evreni yapan/yaratan değil, var olana hareket kaynağı sayılan bir Tanrıdır.
Bunlarla birlikte Aristoteles, hareket ve zaman anlayışlarından da yola çıkarak evrenin ezeli olduğuna inanmıştır.
Çünkü ona göre hareket ve zaman cisimle birlikte düşünülecek şeylerdir ve onlar da ezelidirler.
Related Results
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
Bu makalede, İbn Sînâ’nın ölüm ve ötesine dair görüşlerinin ruh-beden ilişkisi bakımından felsefi bir değerlendirmesi yapılmıştır. Ölüm ötesi hayatla ilgili konuların felsefi bir p...
resume hukum tatanegara
resume hukum tatanegara
A. Latar Belakang SejarahIlmu politik yang sedang kita kaji, merupakan hasil dari suatu proses perkembangan yang panjang. Politik telah dikenal sejak zaman Yunani klasik sebagai ba...
»Obravnava, kakoršna še ni bila v Ljubljani«: finančna afera Terezije Aristoteles leta 1874
»Obravnava, kakoršna še ni bila v Ljubljani«: finančna afera Terezije Aristoteles leta 1874
The contribution presents the financial affair of a wood merchant’s wife, Terezija Aristoteles, in Ljubljana in the 1870s. Aristoteles took a loan from one of Ljubljana’s female br...
Sprache und Dialektik in der Aristotelischen Philosophie
Sprache und Dialektik in der Aristotelischen Philosophie
Entgegen der Ansicht, Aristoteles sei als Sprachphilosoph und -wissenschaftler “nur sehr wenig über Platon hinausgekommen” (H. Arens, R. Haller u.a.), will die vorliegende Untersuc...
Otomobil Seçim Problemi İçin Bir Karar Destek Sistemi Geliştirilmesi
Otomobil Seçim Problemi İçin Bir Karar Destek Sistemi Geliştirilmesi
Pandemiden etkilenen piyasalardan biri de otomobil piyasası olmuştur. Üretim aksaklıkları ve talebin beklenenden fazla artışı otomobillerin piyasa değerini artırmıştır. Dolayısıyla...
The New Optimism
The New Optimism
H. De Vere Stacpoole'un 1914 tarihli denemeler koleksiyonu “The New Optimism” (Yeni İyimserlik), okuyucuyu hem maddi hem de manevi dünyanın temel direklerini oluşturan felsefi kavr...
JOHN HICK AÇISINDAN EVRENİN DİNSEL MÜPHEMLİĞİ VE ÇİFTE AÇIKLANABİLİRLİK
JOHN HICK AÇISINDAN EVRENİN DİNSEL MÜPHEMLİĞİ VE ÇİFTE AÇIKLANABİLİRLİK
Bu çalışma, çağdaş din felsefesi alanında önemli bir figür olan John Hick’in evrenin dinsel açıdan müphemliği yaklaşımını incelemektedir. Hick, evrenin yapısının Tanrı’nın varlığın...

