Javascript must be enabled to continue!
Mukâtil b. Süleyman Tefsirinde Kıraatlerin Kullanımı
View through CrossRef
Hicrî 150 yılında vefat eden Mukâtil b. Süleyman, İslam tefsir geleneğinin en önemli şahsiyetlerinden biridir. Zira onun kaleme aldığı et-Tefsîru’l-Kebîr isimli eser, Kur’an’ı baştan sona açıklayan ilk tefsir metni kabul edilmektedir. İslâmî ilimlerin henüz farklı disiplinlere ayrılmadığı bir dönemde yazılan bu eserde, ilk dönemlerde Kur’an’ın doğru anlaşılması noktasında başvurulan tefsir materyallerine dair önemli veriler bulunmaktadır. Ayetlerin tefsirinde başvurulan temel materyallerden biri de Kur’an kıraatleridir. Kıraatlerin henüz sistematik hale getirilmediği, diğer bir ifadeyle şâz veya mütevatir gibi kategorik ayrımların yapılmadığı bir dönemde yaşayan Mukatil, geniş bir kıraat birikiminden yararlanmıştır. Ancak Abdullah b. Mes’ud ve Übeyy b. Ka’b gibi sahabîler dışında yararlandığı kıraatleri imamlara ya da bölgelere nispet etmemiştir. Bunun yanında kıraatlerin dilsel temelleriyle ilgili teorik tartışmalara da girmemiştir. Mukâtil, Kur’an ayetlerini tefsir ederken müterâdif veya ferşî kıraat farklılıklarının sağladığı anlamsal çeşitliliğe dikkat çekmiştir. Bu çerçevede, Abdullah b. Mes’ud ve Übeyy b. Ka’b gibi sahabîlere nispet edilen anlam merkezli kıraatlere oldukça fazla atıfta bulunmuştur. Bu tür kıraat farklılıkları, Mushaf-ı Osmânî’ye uymaması nedeniyle genellikle şâz kabul edilse de tefsir faaliyetlerinde ve bazı fıkhî konularda ihticac olarak kullanılmaya devam etmiştir. Mukâtil b. Süleymân da kimi zaman manayı açıklamak kimi zaman da fıkhî bir uygulamaya dikkat çekmek için kullanmıştır. Öte yandan müfessir, sarf-nahiv kurallarına göre değişebilen ferşî farklılıklara dair değerlendirmelerde bulunmuştur. Bu konuda çoğunlukla tek kıraati esas alsa da kimi durumlarda iki farklı kıraatin mana üzerindeki etkisine dikkat çekmiştir.
Darテシlhadis Islamic Research Center, テ?nkトアrトア Karatekin University
Title: Mukâtil b. Süleyman Tefsirinde Kıraatlerin Kullanımı
Description:
Hicrî 150 yılında vefat eden Mukâtil b.
Süleyman, İslam tefsir geleneğinin en önemli şahsiyetlerinden biridir.
Zira onun kaleme aldığı et-Tefsîru’l-Kebîr isimli eser, Kur’an’ı baştan sona açıklayan ilk tefsir metni kabul edilmektedir.
İslâmî ilimlerin henüz farklı disiplinlere ayrılmadığı bir dönemde yazılan bu eserde, ilk dönemlerde Kur’an’ın doğru anlaşılması noktasında başvurulan tefsir materyallerine dair önemli veriler bulunmaktadır.
Ayetlerin tefsirinde başvurulan temel materyallerden biri de Kur’an kıraatleridir.
Kıraatlerin henüz sistematik hale getirilmediği, diğer bir ifadeyle şâz veya mütevatir gibi kategorik ayrımların yapılmadığı bir dönemde yaşayan Mukatil, geniş bir kıraat birikiminden yararlanmıştır.
Ancak Abdullah b.
Mes’ud ve Übeyy b.
Ka’b gibi sahabîler dışında yararlandığı kıraatleri imamlara ya da bölgelere nispet etmemiştir.
Bunun yanında kıraatlerin dilsel temelleriyle ilgili teorik tartışmalara da girmemiştir.
Mukâtil, Kur’an ayetlerini tefsir ederken müterâdif veya ferşî kıraat farklılıklarının sağladığı anlamsal çeşitliliğe dikkat çekmiştir.
Bu çerçevede, Abdullah b.
Mes’ud ve Übeyy b.
Ka’b gibi sahabîlere nispet edilen anlam merkezli kıraatlere oldukça fazla atıfta bulunmuştur.
Bu tür kıraat farklılıkları, Mushaf-ı Osmânî’ye uymaması nedeniyle genellikle şâz kabul edilse de tefsir faaliyetlerinde ve bazı fıkhî konularda ihticac olarak kullanılmaya devam etmiştir.
Mukâtil b.
Süleymân da kimi zaman manayı açıklamak kimi zaman da fıkhî bir uygulamaya dikkat çekmek için kullanmıştır.
Öte yandan müfessir, sarf-nahiv kurallarına göre değişebilen ferşî farklılıklara dair değerlendirmelerde bulunmuştur.
Bu konuda çoğunlukla tek kıraati esas alsa da kimi durumlarda iki farklı kıraatin mana üzerindeki etkisine dikkat çekmiştir.
Related Results
Mâverdî'nin Tefsirinde Kıraat Tasavvuru
Mâverdî'nin Tefsirinde Kıraat Tasavvuru
Son ilahi kelam olan Kur’ân-ı Kerîm hem metni hem de manası açısından beşer üstü mucizevî bir kitaptır ve onu anlama noktasında birçok faktörün etkili olduğu bir gerçektir. Bu bağl...
Ahmed b. Muhammed el-Harrâd’a (d. 1948-?) Göre Kıraat Farklılıklarının Manaya Etkileri
Ahmed b. Muhammed el-Harrâd’a (d. 1948-?) Göre Kıraat Farklılıklarının Manaya Etkileri
Bu çalışmada Kur’an kıraatlerinin manaya ve Kur’an i‘câzına etkisi üzerinde durulmuştur. Manaya etkisi olmayan kıraat farklılıkları çalışmanın dışında tutulmuştur. Konuyu önemli kı...
Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde
Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde
Ebû Hanîfe (öl. 150/767) fıkıh alanında otorite olması sebebiyle Hanefîlik mezhebinin kurucusu ola-rak öne çıkmakla birlikte kelam, hadis ve edebiyat alanlarında da söz sahibi bir ...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
MİRALAY SÜLEYMAN FETHİ BEY
MİRALAY SÜLEYMAN FETHİ BEY
Miralay Süleyman Fethi Bey’in hayatı yeterince bilinmemektedir. Bu sebeple, üzerinde yeni çalışmaların yapılması gerekmektedir. Süleyman Fethi Bey, İstanbul’da doğmuştur. Ailesinde...
ŞEHZADE SÜLEYMAN’IN (KANUNİ) TRABZON’DA DOĞDUĞU EV MESELESİ
ŞEHZADE SÜLEYMAN’IN (KANUNİ) TRABZON’DA DOĞDUĞU EV MESELESİ
Uygarlık tarihinin kaydettiği en önemli olaylardan biri, Fatih Sultan
Mehmet tarafından 1453 yılında İstanbul’un fethedilerek Doğu Roma
İmparatorluğu’na son vermiş olmasıdır. Bu ...
Matrâkçı Nasûh’un Süleymân-nâmesi
Matrâkçı Nasûh’un Süleymân-nâmesi
"Information about the life of Nasuh b. Karagöz El-Priştevi, or Matrakçı Nasuh, as he is better known, is quite limited. Estimated to have been born in 1490, Nasuh entered the Ende...
Münâsebâtü’l-Kur’ân İlmi Bağlamında Merâğî ve Tefsir Metodu
Münâsebâtü’l-Kur’ân İlmi Bağlamında Merâğî ve Tefsir Metodu
Kur’ân’ın özelliklerinden birinin de i‘câz oluşuyla alakalı ortaya atılan görüşlerden
birisi de nazmının ve tertibinin uyum içerisinde olması gerçeğidir. İlâhî Kitab’ın
tertibind...

