Javascript must be enabled to continue!
Üç Modern Heykeltıraş, Üç Yorum; Rodin, Boccioni Ve Giacometti'nin Yürüyen Adamları
View through CrossRef
Modern sanatçılar, geleneksel sanat anlayışlarını aşarak, özgür anlatım biçimleri ile yeni sanatsal problemler oluşturmuş ve bunları çözmeye çalışmıştır. Modern dönem öncesi heykel sanatının ana konusu anatomik kurallar ile sınırlandırılmış insandır. Modern heykel bunun ötesine geçmiştir. Konu olarak sınırları genişlemiş, anatomik kurallara olan bağlılığını kopartmıştır. Geleneksel malzeme kullanımına ek olarak çok çeşitli malzeme kullanımı başlamıştır. Formun boşluk ve doluluğun bir bileşeni olduğu kavranmıştır. Modernizmle beraber gelen bu değişim, sanatçıya daha önce hiçbir zaman olmadığı ölçüde özgürlük sağlamıştır. Bu makale, modern sanat ile birlikte özgürleşen heykel sanatçısının bir konuyu nasıl farklı şekillerde ele alabildiğini insan figürü ve hareket üzerinden irdelemeyi amaçlamıştır. Makale, konuyu modern dönemin bu üç önemli heykeltıraşının birer “Yürüyen Adam” eseri vasıtasıyla analiz etmiştir. Konunun iyi anlaşılabilmesi için öncelikle modern heykel sanatının değişim süreçlerine değinilmiş, daha sonra eserleri ele alınacak olan sanatçılar Rodin, Boccioni ve Giacometti hakkında bilgi verilerek bu sanatçıların sanatsal anlayışları ortaya konulmuştur. Ardından sanatçıların bahsedilen sanatsal anlayışları göz önüne alınarak yürüyen insan figürünü ve hareket temasını nasıl ele aldıkları, kavramsallaştırdıkları, üretim süreçlerinde sanatsal problem oluşturma, bu problemleri çözme üzerine nasıl eğildikleri incelenmiştir. Eserlerin hareket algısı, tema, zaman algısı, plastik yaklaşım, uzamla ilişki ve izleyici üzerindeki etki açılarından ortak yönleri ve farklılıkları karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak modern sanatın sonsuz ihtimaller sunan görme biçimlerinin nasıl ortaya çıktığı ve hızla çeşitlendiği bu örnekler üzerinden tartışılarak açıklanmıştır.
Title: Üç Modern Heykeltıraş, Üç Yorum; Rodin, Boccioni Ve Giacometti'nin Yürüyen Adamları
Description:
Modern sanatçılar, geleneksel sanat anlayışlarını aşarak, özgür anlatım biçimleri ile yeni sanatsal problemler oluşturmuş ve bunları çözmeye çalışmıştır.
Modern dönem öncesi heykel sanatının ana konusu anatomik kurallar ile sınırlandırılmış insandır.
Modern heykel bunun ötesine geçmiştir.
Konu olarak sınırları genişlemiş, anatomik kurallara olan bağlılığını kopartmıştır.
Geleneksel malzeme kullanımına ek olarak çok çeşitli malzeme kullanımı başlamıştır.
Formun boşluk ve doluluğun bir bileşeni olduğu kavranmıştır.
Modernizmle beraber gelen bu değişim, sanatçıya daha önce hiçbir zaman olmadığı ölçüde özgürlük sağlamıştır.
Bu makale, modern sanat ile birlikte özgürleşen heykel sanatçısının bir konuyu nasıl farklı şekillerde ele alabildiğini insan figürü ve hareket üzerinden irdelemeyi amaçlamıştır.
Makale, konuyu modern dönemin bu üç önemli heykeltıraşının birer “Yürüyen Adam” eseri vasıtasıyla analiz etmiştir.
Konunun iyi anlaşılabilmesi için öncelikle modern heykel sanatının değişim süreçlerine değinilmiş, daha sonra eserleri ele alınacak olan sanatçılar Rodin, Boccioni ve Giacometti hakkında bilgi verilerek bu sanatçıların sanatsal anlayışları ortaya konulmuştur.
Ardından sanatçıların bahsedilen sanatsal anlayışları göz önüne alınarak yürüyen insan figürünü ve hareket temasını nasıl ele aldıkları, kavramsallaştırdıkları, üretim süreçlerinde sanatsal problem oluşturma, bu problemleri çözme üzerine nasıl eğildikleri incelenmiştir.
Eserlerin hareket algısı, tema, zaman algısı, plastik yaklaşım, uzamla ilişki ve izleyici üzerindeki etki açılarından ortak yönleri ve farklılıkları karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak modern sanatın sonsuz ihtimaller sunan görme biçimlerinin nasıl ortaya çıktığı ve hızla çeşitlendiği bu örnekler üzerinden tartışılarak açıklanmıştır.
Related Results
Portraiture and the Ethics of Alterity: Giacometti vis-à-vis Levinas
Portraiture and the Ethics of Alterity: Giacometti vis-à-vis Levinas
One of the primary critical investigations around the work of Alberto Giacometti has been his experience of a crisis in representation: the anguished realization of his inability t...
Mâtürîdî ve Nesefî’nin Sûr, Mîzan, Kevser Kavramlarına Dair Yorumlamalarının Karşılaştırılması
Mâtürîdî ve Nesefî’nin Sûr, Mîzan, Kevser Kavramlarına Dair Yorumlamalarının Karşılaştırılması
Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’den sonra Mâtürîdî kelâm okulunu sistemleştiren ve ekolün en bâriz ikinci ismi olan Ebü’l-Mu‘în en-Nesefî, genel olarak Mâtürîdî’nin görüşlerini benimsemiş v...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî et-Temimî (ö. 536/1141) Endülüs’ün düşmesinden önce Kuzey Afrika’da yaşamış son fakihlerdendir. Malikî fıkhının usûl-i fıkıh yapısının oluşumunda önemli dönüm noktası olarak...
AVRASYA’NIN JEOPOLİTİĞİ BAĞLAMINDA RUSYA’NIN KARADENİZ POLİTİKASI
AVRASYA’NIN JEOPOLİTİĞİ BAĞLAMINDA RUSYA’NIN KARADENİZ POLİTİKASI
Avrasya’nın merkezinde yer alan Karadeniz, Batı ve Rusya arasındaki sınır hattını oluşturmaktadır. Soğuk Savaş döneminde
çatışmalardan uzak olan sınır, Soğuk Savaş’tan sonra sorun ...
Nâsiruddin el-Elbânî'nin Selefîlik Anlayışı ve Balkan Gençler Üzerindeki Etkisi
Nâsiruddin el-Elbânî'nin Selefîlik Anlayışı ve Balkan Gençler Üzerindeki Etkisi
Nâsırüddin el-Elbânî, 1914 yılında Arnavutluk'un İşkodra şehrinde doğmuştur. Kral Ahmet Zogu’nun Müslümanları sindirmeye yönelik politikalar uygulaması dolayısıyla, Elbânî’nin baba...
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
YÜZELLİLİK BİR MUHBİRİN PORTRESİ: YAVER-İ HAS KİRAZ AHMET HAMDİ PAŞA NAM-I DİĞER HAMDİ ZEZA
Bu çalışmada Milli Mücadele günlerinde Anadolu’daki milli uyanışa, Heyet-i Temsiliye’nin ve TBMM’nin kararlarına karşı duran Ahmet Hamdi Paşa’nın yaşam öyküsü ele alınacaktır. Ahme...
Abdulkadir Mardinî’nin Meşşaî Felsefe Eleştirisi
Abdulkadir Mardinî’nin Meşşaî Felsefe Eleştirisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, 17. yüzyıl Osmanlı düşünürü Abdulkadir Mardinî’nin el-Hikmetü’l-İlhamiyye adlı eserinde Meşşâî filozoflara yönelttiği felsefi eleştirileri incelemektir. ...

