Javascript must be enabled to continue!
Ingeborg Bachmann’ın “Manhattan’ın İyi Tanrısı” Oyununun Trajedi Teorisi Bağlamında İncelenmesi
View through CrossRef
Tragedyanın bir tiyatro biçimi olarak tespit edilişi Aristoteles’in Poetika’sıyla başlar, ancak trajedi teorisi Poetika’nın yazıldığı M.Ö. 4.yy’dan bugüne gelen süreçte büyük oranda değişmiş ve dönüşmüştür. Söz konusu dönüşüm, tragedyanın biçimsel özellikleri kadar trajik olanın kavramsal karşılığı ile de ilintilidir. Bu çalışmada, tragedyanın öz’sel nitelikleri ile bunların modern trajedi teorisindeki yeri, Ingeborg Bachmann’ın “Manhattan’ın İyi Tanrısı” adlı oyun metni üzerinden araştırılmıştır. Bunun için öncelikle, tragedyayı oluşturan temel öğeler, bu öğelerin kurgulanış biçimleri ve trajik olanın anlam bağlamı incelenmiştir. Ardından, trajedi teorisinin geçirdiği modernist evrim ve bunun sonucu olarak yaşanan anlam çoğullaşması mercek altına alınmıştır. Antik trajedi ile modern trajedi arasındaki belirgin farklılıkların bulgulanması ile trajik olanın trajedi teorisindeki karşılığının anlaşılmasına çalışılmıştır. Son olarak ise, Manhattan’ın İyi Tanrısı oyunu elde edilen bilgi ve bulgular doğrultusunda incelemeye alınmıştır. Böylelikle, metnin hem antik trajedi ile hem de modern trajedi ile ilintisi saptanabilmiştir. Metnin biçimsel öğeleri ile kavramsal katmanları trajedi teorisi üzerinden irdelenerek, oyunun tür bazındaki tespiti gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak; hem Manhattan’ın İyi Tanrısı oyununun trajedi teorisi içindeki yeri ve konumunu anlaşılır hale getirmek, hem de bir tiyatro biçimi olarak trajedinin belirleyici niteliklerini açığa çıkarmak amaçlanmıştır.
Title: Ingeborg Bachmann’ın “Manhattan’ın İyi Tanrısı” Oyununun Trajedi Teorisi Bağlamında İncelenmesi
Description:
Tragedyanın bir tiyatro biçimi olarak tespit edilişi Aristoteles’in Poetika’sıyla başlar, ancak trajedi teorisi Poetika’nın yazıldığı M.
Ö.
4.
yy’dan bugüne gelen süreçte büyük oranda değişmiş ve dönüşmüştür.
Söz konusu dönüşüm, tragedyanın biçimsel özellikleri kadar trajik olanın kavramsal karşılığı ile de ilintilidir.
Bu çalışmada, tragedyanın öz’sel nitelikleri ile bunların modern trajedi teorisindeki yeri, Ingeborg Bachmann’ın “Manhattan’ın İyi Tanrısı” adlı oyun metni üzerinden araştırılmıştır.
Bunun için öncelikle, tragedyayı oluşturan temel öğeler, bu öğelerin kurgulanış biçimleri ve trajik olanın anlam bağlamı incelenmiştir.
Ardından, trajedi teorisinin geçirdiği modernist evrim ve bunun sonucu olarak yaşanan anlam çoğullaşması mercek altına alınmıştır.
Antik trajedi ile modern trajedi arasındaki belirgin farklılıkların bulgulanması ile trajik olanın trajedi teorisindeki karşılığının anlaşılmasına çalışılmıştır.
Son olarak ise, Manhattan’ın İyi Tanrısı oyunu elde edilen bilgi ve bulgular doğrultusunda incelemeye alınmıştır.
Böylelikle, metnin hem antik trajedi ile hem de modern trajedi ile ilintisi saptanabilmiştir.
Metnin biçimsel öğeleri ile kavramsal katmanları trajedi teorisi üzerinden irdelenerek, oyunun tür bazındaki tespiti gerçekleştirilmiştir.
Sonuç olarak; hem Manhattan’ın İyi Tanrısı oyununun trajedi teorisi içindeki yeri ve konumunu anlaşılır hale getirmek, hem de bir tiyatro biçimi olarak trajedinin belirleyici niteliklerini açığa çıkarmak amaçlanmıştır.
Related Results
AMERİKAN HEGEMONYASI SAVUNUSU DOĞRULTUSUNDA SAMUEL HUNTİNGTON’DA SİYASAL DÜZEN TEORİSİ
AMERİKAN HEGEMONYASI SAVUNUSU DOĞRULTUSUNDA SAMUEL HUNTİNGTON’DA SİYASAL DÜZEN TEORİSİ
Dünyada bir düzen vardır. Dünya düzeni siyasal düzenin bir parçasıdır. Siyaset biliminde
düzene ilişkin teorilerin çatı kavramı olan siyasal düzen teorisi, dünya düzeninin ardınd...
TRAJEDYA MİTİNİN KAHRAMANI SUZAN/SUZİ
TRAJEDYA MİTİNİN KAHRAMANI SUZAN/SUZİ
Efsaneler, mitolojik karakterin aktarıldığı inanç/inanış temelli metinlerdir. Efsanelerde kutsala dair öyküleyici bir olay bulunur. Efsaneler toplumda istenilen değerlerin aktarımı...
SADRİ MAKSUDİ ARSAL’IN DEVLET YAKLAŞIMI
SADRİ MAKSUDİ ARSAL’IN DEVLET YAKLAŞIMI
Bu çalışma, Sadri Maksudi Arsal’ın günümüze ulaşan eserleri ve fikirleri üzerinden yapılan bir analiz ile Arsal’ın Genel Devlet Teorisi ve Türk Devlet Teorisi’ni ortaya koymayı ama...
Kavramsal ve Kuramsal Olarak İş Doyumu
Kavramsal ve Kuramsal Olarak İş Doyumu
Bu makale, alanyazında iş tatmini olarak da sıkça karşılaşılan iş doyumunu, kavramsal ve kuramsal olarak açıklamak üzere hazırlanmış bir derleme çalışmasıdır. Çalışanların görev ve...
Charles Darwin Teorisini Neden “Evrim Teorisi” Olarak Adlandırmadı?
Charles Darwin Teorisini Neden “Evrim Teorisi” Olarak Adlandırmadı?
Charles Darwin, kendi teorisini Evrim Teorisi değil “Değişiklerle Türeyiş Teorisi” olarak, yer yer de “Doğal Seçilim Teorisi” olarak adlandırmıştır. Darwin, bilinçli bir biçimde E...
Öğretmenlerin İş Yeri Mutluluğuna İlişkin Yeni Yaklaşım: İş Yeri Ruhsallığı ve Öznel İyi Oluş*
Öğretmenlerin İş Yeri Mutluluğuna İlişkin Yeni Yaklaşım: İş Yeri Ruhsallığı ve Öznel İyi Oluş*
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin iş yeri ruhsallığı ile öznel iyi oluşları arasındaki ilişkiyi
incelemektir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli ...
Heimatlosigkeit in den Erzählungen von Ingeborg Bachmann / Loss of Homeland in Ingeborg Bachmann’s Short Stories
Heimatlosigkeit in den Erzählungen von Ingeborg Bachmann / Loss of Homeland in Ingeborg Bachmann’s Short Stories
Ingeborg Bachmann’s works deal with the topic of losing homeland through the metaphor of the house of Austria, which the author presents as the true homeland or rather the dream ho...
Ariane Huml, Silben im Oleander, Wort im Akaziengrün. Zum literarischen Italienbild Ingeborg Bachmanns. 1999 – Primus-Heinz Kucher / Luigi Reitani (Hgg.), „In die Mulde meiner Stummheit leg ein Wort …“. Interpretationen zur Lyrik Ingeborg Bachmanns. 2000
Ariane Huml, Silben im Oleander, Wort im Akaziengrün. Zum literarischen Italienbild Ingeborg Bachmanns. 1999 – Primus-Heinz Kucher / Luigi Reitani (Hgg.), „In die Mulde meiner Stummheit leg ein Wort …“. Interpretationen zur Lyrik Ingeborg Bachmanns. 2000
Der Strom der Studien zum Werk der österreichischen Dichterin Ingeborg Bachmann läßt nicht ab, und das aus gutem Grund: In den 1990er Jahren haben sich Forscherinnen und Forscher a...

