Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Dilin Sınırları, Anlamın Ufku: İbn Rüşd ve Wittgenstein’da Dilin Anlam Kazanma Mekanizmaları

View through CrossRef
Anlam ile dil arasındaki ilişki, modern felsefenin temel tartışmalarından biri olup dinî metinlerin anlaşılmasında da bu ilişki önemli bir rol oynar. Bu çalışmada, İbn Rüşd’ün Nahl Sûresi 125. ayet üzerinden geliştirdiği dinî mesajı muhataba iletme yöntemleri, 20. yüzyıl dil felsefecilerinden Ludwig Wittgenstein’ın dil oyunları anlayışı etrafında değerlendirilmektedir. İbn Rüşd, Kur’an diline ilişkin klasik mantığın beş sanatını kullanarak halkı hatâbî, kelâmcıları cedelî ve filozofları burhanî dille muhatap kılar. Muhatabın epistemik seviyesi bağlamında dildeki değişiklik, ilâhî mesajın anlaşılması gayesini taşımaktadır. Bununla birlikte İbn Rüşd’ün öğretisindeki dilsel değişiklikler, dinin özündeki hakikatin içeriğini etkilemeyerek hakikatin farklı seviyelerde ve yöntemlerde aktarılabileceğini göstermektedir. Wittgenstein ise dil oyunlarında anlamın sabit bir içerikte olmadığı düşüncesini ve her bir dilsel ifadenin birbirinden farklılığını, kullanım ve kural kavramlarıyla ortaya koyar. İbn Rüşd’ün burhânî seviyede felsefî tahlillere, cedelî seviyede tartışmacı ifadelere ve hatâbî seviyede ise örneklere başvurması, anlamın mantıkla değil, muhatabın epistemik niteliğiyle ilişkili olarak belirlendiğini ifade eder. Onun bu yaklaşımı, dilin sabit bir anlamı yansıtmadığına dair Wittgenstein’ın görüşüne benzer bir yapı benimsediğini gösterir. Ancak iki düşünürün nihai amaçları farklıdır. İbn Rüşd dili kullanarak insanları mutlak hakikate ulaştırmayı hedeflerken Wittgenstein, dil oyunları anlayışıyla hakikatin sabitliğini değil, anlamın çokluğunu göstermeyi amaçlar. Bu çalışmada iki düşünürün dil ve anlam ilişkisine dair görüşleri arasındaki benzerlikler ortaya konacak, farklılıkların ise İbn Rüşd’ün burhan ehlinin bir yöntemi olarak geliştirdiği te’vil yöntemiyle kavramsal düzeyde aşılabileceği fikri öne sürülecektir. Te’vil’in, bir ifadenin farklı şekillerde yorumlanabileceği anlamı, iki düşünürde de yoruma açık bir anlam çoğulculuğuna imkan sağlayan bir ilke olarak karşımıza çıkar. Bu çerçevede te’vilin çoğul anlam yapısı, Wittgenstein’ın kullanım temelli anlam fikriyle örtüşmektedir. Böylelikle her iki düşünürün dil ile anlamla ilgili fikirleri, eserlerinin analizi yoluyla incelenerek İslâm düşüncesi yorum geleneği ile modern dil felsefesi arasında teorik bir nokta oluşturulması hedeflenmektedir. Bu tür bir karşılaştırma, İbn Rüşd’ün dil anlayışını, günümüz dil felsefesi çerçevesinde yeniden düşünmeyi mümkün kılmaktadır.
Title: Dilin Sınırları, Anlamın Ufku: İbn Rüşd ve Wittgenstein’da Dilin Anlam Kazanma Mekanizmaları
Description:
Anlam ile dil arasındaki ilişki, modern felsefenin temel tartışmalarından biri olup dinî metinlerin anlaşılmasında da bu ilişki önemli bir rol oynar.
Bu çalışmada, İbn Rüşd’ün Nahl Sûresi 125.
ayet üzerinden geliştirdiği dinî mesajı muhataba iletme yöntemleri, 20.
yüzyıl dil felsefecilerinden Ludwig Wittgenstein’ın dil oyunları anlayışı etrafında değerlendirilmektedir.
İbn Rüşd, Kur’an diline ilişkin klasik mantığın beş sanatını kullanarak halkı hatâbî, kelâmcıları cedelî ve filozofları burhanî dille muhatap kılar.
Muhatabın epistemik seviyesi bağlamında dildeki değişiklik, ilâhî mesajın anlaşılması gayesini taşımaktadır.
Bununla birlikte İbn Rüşd’ün öğretisindeki dilsel değişiklikler, dinin özündeki hakikatin içeriğini etkilemeyerek hakikatin farklı seviyelerde ve yöntemlerde aktarılabileceğini göstermektedir.
Wittgenstein ise dil oyunlarında anlamın sabit bir içerikte olmadığı düşüncesini ve her bir dilsel ifadenin birbirinden farklılığını, kullanım ve kural kavramlarıyla ortaya koyar.
İbn Rüşd’ün burhânî seviyede felsefî tahlillere, cedelî seviyede tartışmacı ifadelere ve hatâbî seviyede ise örneklere başvurması, anlamın mantıkla değil, muhatabın epistemik niteliğiyle ilişkili olarak belirlendiğini ifade eder.
Onun bu yaklaşımı, dilin sabit bir anlamı yansıtmadığına dair Wittgenstein’ın görüşüne benzer bir yapı benimsediğini gösterir.
Ancak iki düşünürün nihai amaçları farklıdır.
İbn Rüşd dili kullanarak insanları mutlak hakikate ulaştırmayı hedeflerken Wittgenstein, dil oyunları anlayışıyla hakikatin sabitliğini değil, anlamın çokluğunu göstermeyi amaçlar.
Bu çalışmada iki düşünürün dil ve anlam ilişkisine dair görüşleri arasındaki benzerlikler ortaya konacak, farklılıkların ise İbn Rüşd’ün burhan ehlinin bir yöntemi olarak geliştirdiği te’vil yöntemiyle kavramsal düzeyde aşılabileceği fikri öne sürülecektir.
Te’vil’in, bir ifadenin farklı şekillerde yorumlanabileceği anlamı, iki düşünürde de yoruma açık bir anlam çoğulculuğuna imkan sağlayan bir ilke olarak karşımıza çıkar.
Bu çerçevede te’vilin çoğul anlam yapısı, Wittgenstein’ın kullanım temelli anlam fikriyle örtüşmektedir.
Böylelikle her iki düşünürün dil ile anlamla ilgili fikirleri, eserlerinin analizi yoluyla incelenerek İslâm düşüncesi yorum geleneği ile modern dil felsefesi arasında teorik bir nokta oluşturulması hedeflenmektedir.
Bu tür bir karşılaştırma, İbn Rüşd’ün dil anlayışını, günümüz dil felsefesi çerçevesinde yeniden düşünmeyi mümkün kılmaktadır.

Related Results

Yalancı Paradoksu: Doğruluğun Hatalı Yorumlanması Üzerine Bir İnceleme
Yalancı Paradoksu: Doğruluğun Hatalı Yorumlanması Üzerine Bir İnceleme
Bu çalışma, filozoflar ve mantıkçılar tarafından yüzyıllardır tartışılan ünlü bir mantıksal problem olan yalancı paradoksuna anlamsal bir çözüm sunmaktadır. Yalancı paradoksu, "Bu ...
DİLİN KÖKENİ BAĞLAMINDA EBÛ ALİ EL-FÂRİSÎ’DE ASIL-FER‘ MESELESİ
DİLİN KÖKENİ BAĞLAMINDA EBÛ ALİ EL-FÂRİSÎ’DE ASIL-FER‘ MESELESİ
Dilin kaynağına yönelik araştırmalar milattan önceki yüzyıllardan itibaren her medeniyetin inanç ve düşünce yapısına göre devam etmiştir. Dilin kökeni meselesi, Antik Yunan’da myth...
Ludwig Wittgenstein en Karel Schoeman: ’n verkenning van die verbande tussen Wittgenstein se taalfilosofie en Schoeman se woordkuns
Ludwig Wittgenstein en Karel Schoeman: ’n verkenning van die verbande tussen Wittgenstein se taalfilosofie en Schoeman se woordkuns
Hierdie artikel toon die verband tussen die idees van Ludwig Wittgenstein oor taalkommunikasie en Karel Schoeman se woordkuns. Dele van wat Wittgenstein as filosofiese stellings in...
FONEM-ANLAM İLİŞKİSİ: /o/ ÖRNEKLEMİNDE
FONEM-ANLAM İLİŞKİSİ: /o/ ÖRNEKLEMİNDE
Anlam ve ses öğelerinden oluşan dizgesel bir örüntüye sahip olan dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir işaretler/göstergeler sistemidir. Nesnelerin nasıl ve neye göre adlan...
ILMU PENGETAHUAN DAN PEMBAGIANNYA MENURUT IBN KHALDUN
ILMU PENGETAHUAN DAN PEMBAGIANNYA MENURUT IBN KHALDUN
Although he also discussed science with various branches and scope, so that he was known as an expert in the discourse of science in Islam, Ibn Khaldun was still often positioned a...
What is Analytic Philosophy
What is Analytic Philosophy
Special Issue: What is Analytic PhilosophyReferencesHaaparantaG. P. Baker and P. M. S. Hacker. Frege: Logical Excavations. Oxford, Blackwell, 1984.M. Dummett. The Interpretation of...
Review of Friedrich August von Hayek’s Draft Biography of Ludwig Wittgenstein: The Text and Its History, edited by Christian Erbacher
Review of Friedrich August von Hayek’s Draft Biography of Ludwig Wittgenstein: The Text and Its History, edited by Christian Erbacher
Friedrich von Hayek’s Unfinished Draft of a Sketch of a Biography of Ludwig Wittgenstein was the first attempt at the task of assembling a comprehensible picture of the life of his...

Back to Top