Javascript must be enabled to continue!
Annelerin Doğum Sonrası Depresif Duygusal Bozukluklar Açısından Değerlendirilmesi ve Emzirme Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi
View through CrossRef
Amaç: Doğum sonrası süreçte annelerde gözlenen depresif duygu-durum değişiklikleri anne, bebek ve toplum sağlığı bakımından önemlidir. Postpartum depresyon için geliştirilen tarama testlerinin klinik kullanımları hastalığın önlenmesi, hasta bireylerin erken tanınması ve tedavi edilmesinin sağlanması için önerilmektedir. Bu çalışma ile annelerde postpartum depresif duygusal bozukluklar üzerine etki eden risk faktörlerini ve depresif duygusal bozuklukların emzirme üzerine etkilerini değerlendirmek amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmaya Nisan 2018- Ekim 2018 tarihleri arasında hastanemizde doğum yapan ve çalışmaya katılmayı kabul eden anneler ve bebekleri dahil edildi. Bu çalışma için yerel etik komiteden onay alındı. Çalışmaya katılan annelerin yaşları, gebelik ve doğum sayıları, doğum şekilleri, maddi durumları, eğitim düzeyleri, eş destekleri, bebeklerinin cinsiyetleri, doğum ağırlıkları ve gestasyon haftaları, bebeklerin başvuru sırasındaki vücut ağırlıkları, beslenme şekilleri ve hastane yatışlarının olup olmadığı kaydedildi. Tüm annelere EPDS testi ile postpartum depresyon taraması yapıldı.Sonuçlar: Çalışmaya 100 anne- bebek çifti katıldı. Annelerin yaşları median 29 ( 19-39) ve çalışmada spontan vajinal doğum oranı % 48 idi. Bebeklerin oğum ağırlıkları median 3300 gr ( 1700 gr – 4500 gr), gestasyon haftaları median 38 hafta ( 34 hafta-41 hafta) idi. EPDS skorunun 10’un üzerinde olması ile anne yaşının büyük olması, anne sütüne ek olarak mama verilmesi, gebelikte kayıp öyküsünün olması ve bebeğin hastanede yatışının olması arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif ilişki saptandı. EPDS skoru 10’un altında olan 58 annenin 48’inin (%82,7) bebeklerini sadece anne sütü ile beslediği, EPDS puanı 10 ve üzerinde olan 42 annenin 27’sinin ( %64,2) bebeklerini sadece anne sütü ile beslediği saptandı. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu ( p= 0,035). Tartışma: Postpartum depresyon açısından risk taşıyan bireylerin önceden belirlenmesi, bu anneler için psikososyal desteğin daha erken ve güçlü verilmesi bakımından önemlidir. Postpartum depresyon gelişimin önlenmesi bebeklerin anne sütü ile beslenme oranlarını artıracaktır.
Title: Annelerin Doğum Sonrası Depresif Duygusal Bozukluklar Açısından Değerlendirilmesi ve Emzirme Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi
Description:
Amaç: Doğum sonrası süreçte annelerde gözlenen depresif duygu-durum değişiklikleri anne, bebek ve toplum sağlığı bakımından önemlidir.
Postpartum depresyon için geliştirilen tarama testlerinin klinik kullanımları hastalığın önlenmesi, hasta bireylerin erken tanınması ve tedavi edilmesinin sağlanması için önerilmektedir.
Bu çalışma ile annelerde postpartum depresif duygusal bozukluklar üzerine etki eden risk faktörlerini ve depresif duygusal bozuklukların emzirme üzerine etkilerini değerlendirmek amaçlanmaktadır.
Yöntem: Çalışmaya Nisan 2018- Ekim 2018 tarihleri arasında hastanemizde doğum yapan ve çalışmaya katılmayı kabul eden anneler ve bebekleri dahil edildi.
Bu çalışma için yerel etik komiteden onay alındı.
Çalışmaya katılan annelerin yaşları, gebelik ve doğum sayıları, doğum şekilleri, maddi durumları, eğitim düzeyleri, eş destekleri, bebeklerinin cinsiyetleri, doğum ağırlıkları ve gestasyon haftaları, bebeklerin başvuru sırasındaki vücut ağırlıkları, beslenme şekilleri ve hastane yatışlarının olup olmadığı kaydedildi.
Tüm annelere EPDS testi ile postpartum depresyon taraması yapıldı.
Sonuçlar: Çalışmaya 100 anne- bebek çifti katıldı.
Annelerin yaşları median 29 ( 19-39) ve çalışmada spontan vajinal doğum oranı % 48 idi.
Bebeklerin oğum ağırlıkları median 3300 gr ( 1700 gr – 4500 gr), gestasyon haftaları median 38 hafta ( 34 hafta-41 hafta) idi.
EPDS skorunun 10’un üzerinde olması ile anne yaşının büyük olması, anne sütüne ek olarak mama verilmesi, gebelikte kayıp öyküsünün olması ve bebeğin hastanede yatışının olması arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif ilişki saptandı.
EPDS skoru 10’un altında olan 58 annenin 48’inin (%82,7) bebeklerini sadece anne sütü ile beslediği, EPDS puanı 10 ve üzerinde olan 42 annenin 27’sinin ( %64,2) bebeklerini sadece anne sütü ile beslediği saptandı.
Bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu ( p= 0,035).
Tartışma: Postpartum depresyon açısından risk taşıyan bireylerin önceden belirlenmesi, bu anneler için psikososyal desteğin daha erken ve güçlü verilmesi bakımından önemlidir.
Postpartum depresyon gelişimin önlenmesi bebeklerin anne sütü ile beslenme oranlarını artıracaktır.
.
Related Results
Annelerin doğum sonrası bebek bakım gereksinimlerinin belirlenmesi: Nitel bir çalışma
Annelerin doğum sonrası bebek bakım gereksinimlerinin belirlenmesi: Nitel bir çalışma
Amaç:
Yenidoğan dönemindeki bebeğin bakım gereksinimlerinin karşılanması temel bir
hak olmakla birlikte sağlıklı büyüme ve gelişmenin önemli bir koşuludur. Bu
çalışma ile doğum son...
Doğum Eyleminde Kullanılan Doğum Topu (Fıstık Topu) Pozisyonları
Doğum Eyleminde Kullanılan Doğum Topu (Fıstık Topu) Pozisyonları
Doğumun ilerlemesi, doğumun uygun şekilde yönetimi ile ilişkilidir. Doğum kadınlar için hoş ve sevinçli bir durum olmasına karşın çoğu zaman ağrı ve stres ile karakterizedir. Doğum...
ANNELERİN DUYGU DÜZENLEME BECERİLERİ VE ZİHİN YÖNELİMLİLİKLERİ İLE ÇOCUKLARININ DUYGU DÜZENLEME BECERİLERİ ARASINDAKİ BAĞLANTILARIN İNCELENMESİ
ANNELERİN DUYGU DÜZENLEME BECERİLERİ VE ZİHİN YÖNELİMLİLİKLERİ İLE ÇOCUKLARININ DUYGU DÜZENLEME BECERİLERİ ARASINDAKİ BAĞLANTILARIN İNCELENMESİ
Mevcut araştırmada annelerin ve çocukların duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkilerin annelerin sosyal duygusal becerileri, üst duygu becerileri ve çocuklarına ilişkin zihin...
Raynaud Sendromu (Raynaud Fenomeni)
Raynaud Sendromu (Raynaud Fenomeni)
Raynaud sendromu, emziren annelerde meme başında vazospazm nedeniyle şiddetli ağrı, renk değişiklikleri ve emzirme güçlüğü ile kendini gösteren nadir görülen bir emzirme sorunudur....
KIRGIZ KÜLTÜRÜNDE DOĞUM SONRASI KIRK GÜNLÜK SÜREÇ VE KIRK ÇIKARMA RİTÜELİ
KIRGIZ KÜLTÜRÜNDE DOĞUM SONRASI KIRK GÜNLÜK SÜREÇ VE KIRK ÇIKARMA RİTÜELİ
İnsan hayatının başlangıcı olan doğum, çoğunlukla mutlulukla karşılanan bir durumdur. Bununla birlikte, Türk kültüründe doğum; geçiş dönemi ritüellerinin ilk evresi olması sebebiyl...
Doğum Sonu Laktasyon ve Emzirme
Doğum Sonu Laktasyon ve Emzirme
Emzirme, doğum sonu dönemde anne-bebek bağlanmasının birincil aşaması olarak sayılmakta ve anne sütünün bebek için en ideal besin olduğu bilinmektedir. Başta Dünya Sağlık Örgütü, S...
ARKA KOLPORAFİ AMELİYATININ DOĞUM SONRASI SONUÇLARI
ARKA KOLPORAFİ AMELİYATININ DOĞUM SONRASI SONUÇLARI
Rektosel çoğu asemptomatik olmakla birlikte fazla sayıda doğum, iri bebek doğurma, karın içi basıncını artıran ve bozan durumlar sonucunda oluşur. Semptomatik rektoselin tedavisind...
Duyguların yeme davranışı üzerine etkisi
Duyguların yeme davranışı üzerine etkisi
Duygusal yeme, bireylerin olumsuz veya olumlu duygusal durumlara yanıt olarak yiyecek tüketimlerini değiştirmesiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir davranış biçimidir. Bu durum, aşırı...

