Javascript must be enabled to continue!
Atmosferik mi? Ekolojik mi? Meteorolojik mi? 21. Yüzyılın Yeni Mimarlık Dili
View through CrossRef
Bu makalenin amacı, atmosferik mimarlık ve ekolojik mimarlıkla yakından ilişkili olduğu anlaşılan, ancak bunlardan ayrılarak yeni bir mimarlık dilinin oluşmasını sağlayan meteorolojik mimarlık anlayışını tartışmaktır. Meteorolojik mimarlık, mekânın duyusal ve deneyimsel boyutunu öne çıkardığı için atmosferik mimarlıkla yakın bir ilişki kurmaktadır. Ayrıca mekânsal ve iklimsel koşulların değişimini birlikte ele aldığı için ekolojik mimarlıkla benzer olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Rahm’ın son yıllarda mimarlık gündemine yerleşmesini sağladığı meteorolojik mimarlık, atmosferik ve ekolojik mimarlıktan ayrılmakta ve farklılaşmaktadır. Çünkü atmosferik mimarlık gibi poetik değil pragmatik bir anlayışa dayanmaktadır. Makalede meteorolojik mimarlık anlayışının kavramsal çerçevesi haritalama yöntemiyle ortaya koyulmaktadır. Bununla birlikte mimarlık literatüründe atmosferik mimarlık anlayışıyla öne çıkan Zumthor ve Herzog ve De Meuron ile meteorolojik mimarlık anlayışını benimsemiş olan Rahm’ın tasarımlarının kavramsal ve tasarımsal özellikleri karşılıklı olarak tartışılmaktadır. Haritalama ve karşılaştırma yöntemleriyle yürütülen bu tartışmada atmosferik, meteorolojik ve ekolojik mimarlık anlayışının benzerlikleri ve farklılıkları ele alınmaktadır. Rahm, meteorolojik mimarlık anlayışı gereği mekândaki ısı ya da ışık değişiminin şiirselliği yerine bu değişimin mekânı, işlevi ve değişken mekânsal ve işlevsel ilişkileri oluşturabilme potansiyeline odaklanır. Meteorolojik mekân onu oluşturan ısı, ışık, hava ve nem gibi iklimsel koşulların insanların eylemleri ve aktivitelerine göre değişebildiği mekândır. İklimsel koşulların değişimini mekân ölçeğinde ele almakla birlikte ekolojik mimarlıktan farklı olduğu anlaşılan meteorolojik mimarlık, ekolojiyi daha geniş bir çerçevede tartışır. Meteorolojik mimarlığa göre iklimin değişmesi sadece mekânsal, işlevsel ve çevresel değil bedensel bir değişime de yol açmaktadır. İnsan bedeninde hormonal düzeyde gerçekleşen bu değişim, mekânı tasarlama biçiminin değişmesini sağlamıştır. Mekân artık biçimsel ya da imgesel değil iklimsel özellikleriyle ve insan bedeni üzerindeki etkisiyle öne çıkmaktadır. Meteorolojik mimarlık anlayışı, mimarlıkta biçim işlevi izler öğretisinin yerini biçim ve işlev iklimi izler söyleminin almasına yol açmıştır. Fizyolojik, biyolojik ve klimatolojik olarak da adlandırılan meteorolojik mimarlık, söylemi ve tasarım stratejisiyle yeni bir mimarlık dili olarak karşımıza çıkmaktadır.
Title: Atmosferik mi? Ekolojik mi? Meteorolojik mi? 21. Yüzyılın Yeni Mimarlık Dili
Description:
Bu makalenin amacı, atmosferik mimarlık ve ekolojik mimarlıkla yakından ilişkili olduğu anlaşılan, ancak bunlardan ayrılarak yeni bir mimarlık dilinin oluşmasını sağlayan meteorolojik mimarlık anlayışını tartışmaktır.
Meteorolojik mimarlık, mekânın duyusal ve deneyimsel boyutunu öne çıkardığı için atmosferik mimarlıkla yakın bir ilişki kurmaktadır.
Ayrıca mekânsal ve iklimsel koşulların değişimini birlikte ele aldığı için ekolojik mimarlıkla benzer olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak Rahm’ın son yıllarda mimarlık gündemine yerleşmesini sağladığı meteorolojik mimarlık, atmosferik ve ekolojik mimarlıktan ayrılmakta ve farklılaşmaktadır.
Çünkü atmosferik mimarlık gibi poetik değil pragmatik bir anlayışa dayanmaktadır.
Makalede meteorolojik mimarlık anlayışının kavramsal çerçevesi haritalama yöntemiyle ortaya koyulmaktadır.
Bununla birlikte mimarlık literatüründe atmosferik mimarlık anlayışıyla öne çıkan Zumthor ve Herzog ve De Meuron ile meteorolojik mimarlık anlayışını benimsemiş olan Rahm’ın tasarımlarının kavramsal ve tasarımsal özellikleri karşılıklı olarak tartışılmaktadır.
Haritalama ve karşılaştırma yöntemleriyle yürütülen bu tartışmada atmosferik, meteorolojik ve ekolojik mimarlık anlayışının benzerlikleri ve farklılıkları ele alınmaktadır.
Rahm, meteorolojik mimarlık anlayışı gereği mekândaki ısı ya da ışık değişiminin şiirselliği yerine bu değişimin mekânı, işlevi ve değişken mekânsal ve işlevsel ilişkileri oluşturabilme potansiyeline odaklanır.
Meteorolojik mekân onu oluşturan ısı, ışık, hava ve nem gibi iklimsel koşulların insanların eylemleri ve aktivitelerine göre değişebildiği mekândır.
İklimsel koşulların değişimini mekân ölçeğinde ele almakla birlikte ekolojik mimarlıktan farklı olduğu anlaşılan meteorolojik mimarlık, ekolojiyi daha geniş bir çerçevede tartışır.
Meteorolojik mimarlığa göre iklimin değişmesi sadece mekânsal, işlevsel ve çevresel değil bedensel bir değişime de yol açmaktadır.
İnsan bedeninde hormonal düzeyde gerçekleşen bu değişim, mekânı tasarlama biçiminin değişmesini sağlamıştır.
Mekân artık biçimsel ya da imgesel değil iklimsel özellikleriyle ve insan bedeni üzerindeki etkisiyle öne çıkmaktadır.
Meteorolojik mimarlık anlayışı, mimarlıkta biçim işlevi izler öğretisinin yerini biçim ve işlev iklimi izler söyleminin almasına yol açmıştır.
Fizyolojik, biyolojik ve klimatolojik olarak da adlandırılan meteorolojik mimarlık, söylemi ve tasarım stratejisiyle yeni bir mimarlık dili olarak karşımıza çıkmaktadır.
Related Results
Interpretable Deep Learning for Drug-Induced Liver Injury among Patients with Tuberculosis: Model Development and Validation Study (Preprint)
Interpretable Deep Learning for Drug-Induced Liver Injury among Patients with Tuberculosis: Model Development and Validation Study (Preprint)
BACKGROUND
Drug-induced liver injury (DILI) is associated with treatment discontinuation and treatment failure in patients with tuberculosis (TB). Due to th...
Sanayi Ülkelerinde Mimarlık Tarihi Eğitimi: Kuramsal Yaklaşımlar ve Uygulamalar
Sanayi Ülkelerinde Mimarlık Tarihi Eğitimi: Kuramsal Yaklaşımlar ve Uygulamalar
Bu çalışma, sanayi ülkelerinde mimarlık tarihi eğitiminin farklı akademik modeller üzerinden nasıl şekillendiğini inceleyerek, tarih eğitiminin tasarım pratiği ve diğer disiplinler...
Yeni Uygurca ve Yeni Uygurca Sözlükler
Yeni Uygurca ve Yeni Uygurca Sözlükler
Uygurlar, günümüzde yaklaşık 10 milyonluk nüfusları ile başlıca Çin’in kuzeybatısında yer alan Şinca? Uygur Özerk Bölgesinde yaşamaktadırlar. Ayrıca yaklaşık 300 bin kişilik nüfus ...
Ana Dili Eğitimi Araştırmalarında Veri Güdümlü Yönelim: Konuşma Çözümlemesi Yöntemi
Ana Dili Eğitimi Araştırmalarında Veri Güdümlü Yönelim: Konuşma Çözümlemesi Yöntemi
Konuşma çözümlemesi (KÇ), etkileşimde-konuşmanın düzenini ve bu düzende ortaya çıkan sosyal eylemleri inceleyen bir yöntem ve yaklaşımlar bütünüdür. Ampirik kanıtı merkeze alan KÇ,...
Ana Dili Eğitimi Dergisinde Yayımlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi
Ana Dili Eğitimi Dergisinde Yayımlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi
Bilgi aktarımı ve paylaşımı sürecinde
alana özgü bilimsel dergilere büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Ana Dili Eğitimi
Dergisi (ADED), Türkçe eğitimi alanındaki araştırmalara ev sahipli...
Sosyal Hizmet Akademisyenleri Perspektifinden Ekolojik Sosyal Hizmet
Sosyal Hizmet Akademisyenleri Perspektifinden Ekolojik Sosyal Hizmet
Sosyal hizmette ekolojiyle ilgili konulara çözüm bulma çabaları ekolojik sosyal hizmeti oluşturmakta ve tartışmalar teorik/kavramsal boyut, etik, uygulama ve eğitim alanlarında sür...
Deprem Sonrası Adıyaman Gölbaşı’na Dair Gözlemler ve Mimarlık
Deprem Sonrası Adıyaman Gölbaşı’na Dair Gözlemler ve Mimarlık
Önlenemeyen doğal afetlerden/tehlikelerden sayılan deprem, yerkabuğundaki kırılmalardan dolayı ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayıldıkları ortamları sarsan hareketlerd...
Gelecek, Metaverse ve Yapım Endüstrisi
Gelecek, Metaverse ve Yapım Endüstrisi
Kabuğundan çıkması aya ayak basarak başlayan insanoğlunun, farklı evren arayışına olan ilgisi devam etmiş, günümüzde ise adını giderek daha fazla duymaya başladığımız “Metaverse” k...

