Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

HÂREZM’DE İSLAMİYET’İN YAYILIŞI

View through CrossRef
Sunulan bu makale, tarihi Hârezm bölgesinin İslamlaşma sürecini konu edinmektedir. İslamiyet’in Hârezm’e nasıl girdiğini ve bölgede yayılışına etki eden temel faktörleri açıklamaktadır. Hârezm halkının 93/712 senesindeki Emevî fethini takiben kitlesel bir şekilde mi, yoksa Müslüman egemenliği esnasında münferit ihtidalar yoluyla mı din değiştirdiğini sorgulamaktadır. Hârezm’in dini dönüşümünün nasıl gerçekleştiğini tespit ederek İslamlaşmanın dönemini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çünkü yazılı kaynaklar Hârezm’de İslamiyet’in yayılışını berrak bir şekilde tasvir etmemişlerdir. Buna bağlı olarak Hârezm’in İslamlaşması hadisesi karanlıkta kalmıştır. Araştırmanın zaman sınırları kabaca II/VIII. yüzyıldır ancak bölgenin fetih süreci diye tasnif edebileceğimiz 32-93/652-712 yılları arası da dikkate alınmıştır. Mekan bakımından ise Orta Çağ’ın Hârezm coğrafyasına odaklanılmıştır. Çalışmanın birincil kaynakları İslamî dönemde kaleme alınan eserlerdir. Bununla birlikte bilhassa dönemlendirme noktasında Hârezm özelinde yürütülen arkeolojik ve nümismatik incelemelerde ulaşılan bulgulardan da istifade edilmiştir. Elde edilen neticelere göre Hârezm halkının İslamiyet’i benimsemesi bölgeye düzenlenen askeri harekatlar sırasında esir alınıp Müslüman memleketlerine sevk edilen tutsakların İslam’a ihtida etmeleriyle başlamıştır. Onlar Müslüman Hârezm toplumunun ilk nüvesi ve öncüleri olarak nitelenebilirler. Hatta aralarında tâbiîn neslinin gençlerinden sayılıp hadis ilminde temayüz eden A‘yen el-Hârezmî gibi bilginler de bulunmaktadır. A‘yen el-Hârezmî örneği Hârezm bölgesi henüz tam anlamıyla bir İslam beldesi haline gelmemişken Hârezmli alimlerin nasıl olup da İslam dünyasında ilmi faaliyetlerde bulunabildikleri sorusunu da açıklamaktadır. İslam’ın Hârezm’de geniş çaplı yayılabilmesi ise 93/712 yılında fethedilmesiyle mümkün olabilmiştir. İslamiyet Hârezm’e bölgenin fatihi olan Kuteybe b. Müslim’in tatbik ettiği kayda değer bir şiddet eylemiyle girmiştir. Hârezm halkının dini-entelektüel liderlerini ve tüm yazılı mirasını yok eden Kuteybe b. Müslim, bu suretle Mecûsîliğin İslam karşısındaki mukavemetini daha ilk etapta zayıflatmaya ve süratle İslamlaşma için elverişli bir zemin hazırlamaya muvaffak olmuştur. Ancak Kuteybe b. Müslim Hârezm’i cebren din değiştirmeye zorlamamıştır. Fetihle birlikte Hârezm halkının II/VIII. yüzyılın son çeyreğine dek uzanan bir periyotta münferit ihtidalar yoluyla İslamiyet’i benimsediği, bölgede topluca İslamlaşma olayı gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Fethi takiben Hârezm’e yerleşen Müslüman alimler ve memurlar bölgede İslamiyet’in temsilcileri olmuş ve yerel halkın İslam dinini tanımasında ve ihtidasında son derece etkili olmuşlardır. Aynı zamanda bölgede ilmi altyapıyı kurmuş ve ilk nesil Hârezmli alimlerin yetişmesine olanak tanımışlardır. Diğer taraftan Hârezm yerel halkından savaşçıların Müslüman ordusunda istihdam edilmesi ve tüccarların kalabalık kervanlarla Bağdat da dahil olmak üzere İslam beldelerine düzenledikleri ticari seferleri Hârezmlilerin İslam dinini ve toplumunu daha yakinen tanımalarında ve benimsemelerinde önemli bir rol oynamıştır. Müslüman hakimiyetiyle birlikte Hârezm bölgesinin II/VIII. yüzyılda İslamî bir hüviyete büründüğü görülmektedir. Bununla birlikte IV/X. asrın sonuna dek Hârezm’de Mecûsî ve Hıristiyan azınlıkların inançlarını serbestçe yaşadıkları belirtilmelidir.
Title: HÂREZM’DE İSLAMİYET’İN YAYILIŞI
Description:
Sunulan bu makale, tarihi Hârezm bölgesinin İslamlaşma sürecini konu edinmektedir.
İslamiyet’in Hârezm’e nasıl girdiğini ve bölgede yayılışına etki eden temel faktörleri açıklamaktadır.
Hârezm halkının 93/712 senesindeki Emevî fethini takiben kitlesel bir şekilde mi, yoksa Müslüman egemenliği esnasında münferit ihtidalar yoluyla mı din değiştirdiğini sorgulamaktadır.
Hârezm’in dini dönüşümünün nasıl gerçekleştiğini tespit ederek İslamlaşmanın dönemini belirlemeyi amaçlamaktadır.
Çünkü yazılı kaynaklar Hârezm’de İslamiyet’in yayılışını berrak bir şekilde tasvir etmemişlerdir.
Buna bağlı olarak Hârezm’in İslamlaşması hadisesi karanlıkta kalmıştır.
Araştırmanın zaman sınırları kabaca II/VIII.
yüzyıldır ancak bölgenin fetih süreci diye tasnif edebileceğimiz 32-93/652-712 yılları arası da dikkate alınmıştır.
Mekan bakımından ise Orta Çağ’ın Hârezm coğrafyasına odaklanılmıştır.
Çalışmanın birincil kaynakları İslamî dönemde kaleme alınan eserlerdir.
Bununla birlikte bilhassa dönemlendirme noktasında Hârezm özelinde yürütülen arkeolojik ve nümismatik incelemelerde ulaşılan bulgulardan da istifade edilmiştir.
Elde edilen neticelere göre Hârezm halkının İslamiyet’i benimsemesi bölgeye düzenlenen askeri harekatlar sırasında esir alınıp Müslüman memleketlerine sevk edilen tutsakların İslam’a ihtida etmeleriyle başlamıştır.
Onlar Müslüman Hârezm toplumunun ilk nüvesi ve öncüleri olarak nitelenebilirler.
Hatta aralarında tâbiîn neslinin gençlerinden sayılıp hadis ilminde temayüz eden A‘yen el-Hârezmî gibi bilginler de bulunmaktadır.
A‘yen el-Hârezmî örneği Hârezm bölgesi henüz tam anlamıyla bir İslam beldesi haline gelmemişken Hârezmli alimlerin nasıl olup da İslam dünyasında ilmi faaliyetlerde bulunabildikleri sorusunu da açıklamaktadır.
İslam’ın Hârezm’de geniş çaplı yayılabilmesi ise 93/712 yılında fethedilmesiyle mümkün olabilmiştir.
İslamiyet Hârezm’e bölgenin fatihi olan Kuteybe b.
Müslim’in tatbik ettiği kayda değer bir şiddet eylemiyle girmiştir.
Hârezm halkının dini-entelektüel liderlerini ve tüm yazılı mirasını yok eden Kuteybe b.
Müslim, bu suretle Mecûsîliğin İslam karşısındaki mukavemetini daha ilk etapta zayıflatmaya ve süratle İslamlaşma için elverişli bir zemin hazırlamaya muvaffak olmuştur.
Ancak Kuteybe b.
Müslim Hârezm’i cebren din değiştirmeye zorlamamıştır.
Fetihle birlikte Hârezm halkının II/VIII.
yüzyılın son çeyreğine dek uzanan bir periyotta münferit ihtidalar yoluyla İslamiyet’i benimsediği, bölgede topluca İslamlaşma olayı gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Fethi takiben Hârezm’e yerleşen Müslüman alimler ve memurlar bölgede İslamiyet’in temsilcileri olmuş ve yerel halkın İslam dinini tanımasında ve ihtidasında son derece etkili olmuşlardır.
Aynı zamanda bölgede ilmi altyapıyı kurmuş ve ilk nesil Hârezmli alimlerin yetişmesine olanak tanımışlardır.
Diğer taraftan Hârezm yerel halkından savaşçıların Müslüman ordusunda istihdam edilmesi ve tüccarların kalabalık kervanlarla Bağdat da dahil olmak üzere İslam beldelerine düzenledikleri ticari seferleri Hârezmlilerin İslam dinini ve toplumunu daha yakinen tanımalarında ve benimsemelerinde önemli bir rol oynamıştır.
Müslüman hakimiyetiyle birlikte Hârezm bölgesinin II/VIII.
yüzyılda İslamî bir hüviyete büründüğü görülmektedir.
Bununla birlikte IV/X.
asrın sonuna dek Hârezm’de Mecûsî ve Hıristiyan azınlıkların inançlarını serbestçe yaşadıkları belirtilmelidir.

Related Results

Harezm bölgesi halfe ve bahşılarının çıraklıktan ustalığa geçiş ritüelleri: Fatiha alma
Harezm bölgesi halfe ve bahşılarının çıraklıktan ustalığa geçiş ritüelleri: Fatiha alma
Harezm, bulunduğu coğrafi konumu ve sosyo-kültürel özellikleri nedeniyle tarih boyunca ticaretin ve kültürel ilişkilerin yoğun biçimde yaşandığı merkezi bir bölge olmuştur. Bölgede...
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
Türkler geçmiş zaman yolculuğu içinde dünyanın birçok bölgesinde büyük ve görkemli devletler kurdu. Bu nedenle Türk tarihi tek bir coğrafyayı kapsamamakta ve Türkiye dışı Türk tar...
İslamî-Türkçe Metinlerde Allah’ın Rabb Sıfatı: egtülegen~igtülegen/iktülegen
İslamî-Türkçe Metinlerde Allah’ın Rabb Sıfatı: egtülegen~igtülegen/iktülegen
Eski Türk dinî terminolojisi, Eski Uygurca, Karahanlı ve Harezm Türkçeleri dönemlerinde başta Budizm, Manihaizm ve İslamiyet’i benimsemiş Türklerce ilgili din ve öğretilere ait kav...
Gaznelilerde Dinî Hayat
Gaznelilerde Dinî Hayat
Gazneliler, günümüz Afganistan ve Pakistan’ında XI. ve XII. yüzyıllarda hüküm süren bir Türk hânedanlığıdır. Hükümdarlıkları döneminde İslâm inancını himaye etmeleri ve İslâm’ın mi...
Türkçe Sözlük’te +sX Ekinin Kullanımı ve Art Zamanlı Bir Bakış
Türkçe Sözlük’te +sX Ekinin Kullanımı ve Art Zamanlı Bir Bakış
Bu çalışmada; Türkçenin tarihî dönemlerinde kullanılan +sXg ve bu ekin günümüz Türkçesindeki şekli olan +sX gramer kitaplarında tanıklanmaya çalışılmıştır. Türkçenin tarihî dönemle...
Türkçede ediz > égiz “Yüksek, Yüce” Sözcüğü Üzerine
Türkçede ediz > égiz “Yüksek, Yüce” Sözcüğü Üzerine
Eski Türkçenin sözvarlığı içerisinde yer alan ediz sözcüğü, ilk olarak Eski Uygur Türkçesi metinlerinde karşımıza çıkmaktadır. “yüksek, yüce” anlamlarına gelen ediz, çeşitli ses de...
FROM 21st CENTURY LOVERS ANALYZING YAKUP TEMELİ'S “YUSUF AND ELİF” STORY
FROM 21st CENTURY LOVERS ANALYZING YAKUP TEMELİ'S “YUSUF AND ELİF” STORY
Kültür; ortak değerlere sahip, topluluk hâlinde yaşayan bir grup insanı en özelde niteleyen bir kavram olarak tanımlanabilir. Kültür, bünyesine toplumun yaşam standartlarının tümün...
YUSUF KADİR HAN VE HOTEN’İN FETHİ
YUSUF KADİR HAN VE HOTEN’İN FETHİ
Yusuf Kadir Han, 840 yılında kurulmuş 1212 yılında yıkılmış, ilk İslâmiyet’i kabul etmiş ve İslâm tarihinde büyük izler bırakan Karahanlı hükümdarlarındandır. Yusuf Kadir Han, 1024...

Back to Top