Javascript must be enabled to continue!
Üsküdar Mevlevîhânesi Postnişini Ahmet Remzi Dede’nin Hüznü
View through CrossRef
Yüz elli yıl önce 1872’de Kayseri Mevlevîhânesi’nde doğan ve 6 Kasım 1944 tarihinde aynı şehirde vefat eden Ahmet Remzi Akyürek, Tanzimat ve Cumhuriyet döneminin ilim ve irfân, nesir ve nazım, kitap ve kütüphane dünyamızın mühim şahsiyetlerinden biridir. Tasavvuf âleminde postnişin olarak Kütahya, Kastamonu, Halep ve İstanbul mevlevîhânelerinde hizmet vermiş, insan yetiştirmiştir. 1925’de tekkeler sırlandığında Üsküdar Mevlevîhânesi şeyhi olan Dede, daha sonra Üsküdar Selimağa Kütüphanesi’nde başmemur olarak 12 yıl daha hizmetlerine devam etmiş, yerli yabancı ilim yolcularına elinden geldiği kadar yardımcı olmuştur.[1] Farsça ve Türkçe iki dîvan sahibi olan, Arapça ve Farsça’dan yirmiye yakın kitap neşreden Dede’nin bir eseri de Bursalı Mehmet Tâhir tarafından, II. Meşrutiyet döneminde üç cilt olarak yayınlanan Osmanlı Müellifleri[2] isimli meşhur eserin fihristidir: Miftāhu’l-kutūb ve Esāmī-i Muellifīn Fihristi, İstanbul 1927.[3] Cumhuriyet’in ilk yıllarında, özellikle 1924’te medreselerin, bir yıl sonra tekkelerin kapatılmasıyla birlikte, eğitim ve irfan hayatında büyük bir düzen değişikliği olduğu için birçok insanın aç ve açıkta kaldığı bilinmektedir. Bu arada farklı bir meslekte hayatını idâme ettirebilecek bir iş bulabilenler de oldu. Remzi Dede onlardan biridir. Fakat bir mevlevîhânede doğan ve elli yıllık ömrü mevlevîhânelerin huzur ve coşku dolu köşelerinde geçen bir insan için yeni görev yerleri ne kadar huzur ve sükûn verici olabilirdi? Burada şöyle bir soru sorulabilir: Her şey Allah’tandır (Nisâ 4/79) ilkesine gönülden inanan insanlar, olup biten olaylara üzülür mü? Bu sorunun cevabı olan âyetin Türkçesi makalemizin başında Hz. Yâkub’un ifadesiyle yer almaktadır.
Title: Üsküdar Mevlevîhânesi Postnişini Ahmet Remzi Dede’nin Hüznü
Description:
Yüz elli yıl önce 1872’de Kayseri Mevlevîhânesi’nde doğan ve 6 Kasım 1944 tarihinde aynı şehirde vefat eden Ahmet Remzi Akyürek, Tanzimat ve Cumhuriyet döneminin ilim ve irfân, nesir ve nazım, kitap ve kütüphane dünyamızın mühim şahsiyetlerinden biridir.
Tasavvuf âleminde postnişin olarak Kütahya, Kastamonu, Halep ve İstanbul mevlevîhânelerinde hizmet vermiş, insan yetiştirmiştir.
1925’de tekkeler sırlandığında Üsküdar Mevlevîhânesi şeyhi olan Dede, daha sonra Üsküdar Selimağa Kütüphanesi’nde başmemur olarak 12 yıl daha hizmetlerine devam etmiş, yerli yabancı ilim yolcularına elinden geldiği kadar yardımcı olmuştur.
[1] Farsça ve Türkçe iki dîvan sahibi olan, Arapça ve Farsça’dan yirmiye yakın kitap neşreden Dede’nin bir eseri de Bursalı Mehmet Tâhir tarafından, II.
Meşrutiyet döneminde üç cilt olarak yayınlanan Osmanlı Müellifleri[2] isimli meşhur eserin fihristidir: Miftāhu’l-kutūb ve Esāmī-i Muellifīn Fihristi, İstanbul 1927.
[3] Cumhuriyet’in ilk yıllarında, özellikle 1924’te medreselerin, bir yıl sonra tekkelerin kapatılmasıyla birlikte, eğitim ve irfan hayatında büyük bir düzen değişikliği olduğu için birçok insanın aç ve açıkta kaldığı bilinmektedir.
Bu arada farklı bir meslekte hayatını idâme ettirebilecek bir iş bulabilenler de oldu.
Remzi Dede onlardan biridir.
Fakat bir mevlevîhânede doğan ve elli yıllık ömrü mevlevîhânelerin huzur ve coşku dolu köşelerinde geçen bir insan için yeni görev yerleri ne kadar huzur ve sükûn verici olabilirdi? Burada şöyle bir soru sorulabilir: Her şey Allah’tandır (Nisâ 4/79) ilkesine gönülden inanan insanlar, olup biten olaylara üzülür mü? Bu sorunun cevabı olan âyetin Türkçesi makalemizin başında Hz.
Yâkub’un ifadesiyle yer almaktadır.
Related Results
AHMET REMZİ DEDE (AKYÜREK) HAYATI (1872-1944) VE TASAVVUFÎ / EDEBÎ YÖNÜ
AHMET REMZİ DEDE (AKYÜREK) HAYATI (1872-1944) VE TASAVVUFÎ / EDEBÎ YÖNÜ
Kayserili Ahmet Remzi (Akyürek) Bir “Mevlevî Dede”sidir. Yaşadığı dönem itibarıyla Osmanlı Devleti’nin sonuna ve Cumhuriyet’in ilk 20 yılına tanıklık etmiştir. Bu yüzden onun hayat...
Tarihî Süreklilik ve Kültür Aktarımı Bağlamında Osmaniye’de Korkut Ata/ Dede Korkut
Tarihî Süreklilik ve Kültür Aktarımı Bağlamında Osmaniye’de Korkut Ata/ Dede Korkut
Kopuzun mucidi ve ozanların piri olan Korkut Ata/ Dede Korkut, Türk dünyasının bilge tiplerinden; Dede Korkut Hikâyeleri de Türk kültürünün en zengin kaynaklarındandır. Osmaniye, p...
Rumkale Çepnileri ve Mamo Dede’nin Dede Garkın Ocağı süreğine adanmış hayatı
Rumkale Çepnileri ve Mamo Dede’nin Dede Garkın Ocağı süreğine adanmış hayatı
Bu araştırma, Dede Garkın Ocağından Mamo Dede’nin (Mehmet Kocakça) hayatını ve faaliyetlerini konu almaktadır. Mamo Dede, Gaziantep Rumkale çevresindeki Dede Garkın Ocağına bağlı Ç...
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Dede Korkut Kitabı’ndaki üçüncü boy Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’dur. Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’nda ve Bamsı Beyrek ve Banu Çiçek tiplerinde en eskisi tarihin deri...
İsmail Dede Efendi’nin Sultan II. Mahmud vasfındaki mesnevisi
İsmail Dede Efendi’nin Sultan II. Mahmud vasfındaki mesnevisi
İsmail Dede Efendi, Türk müzik tarihinin en önemli musikişinas, bestekâr, hanende ve müzik hocalarından biridir. Babası Süleyman Ağa’nın hamam işletmeciliğiyle meşguliyeti nedeniyl...
İSMAİL DEDE EFENDİ VE HOCA ZEKAİ DEDE ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
İSMAİL DEDE EFENDİ VE HOCA ZEKAİ DEDE ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
İsmail Dede and Zekāi Dede are two great musicians who have contributed to the enrichment of the Classical Turkish Music Repertoire with their many works in many genres. They have ...
Dede Korkut’taki Aladağ
Dede Korkut’taki Aladağ
Türk destanları içerisinde önemli bir yere sahip olan Dede Korkut Destanları eski Türk yaşamının bir yansıması olup Türk tarihi, coğrafyası, dili, edebiyatı, kültürü, sanatı gibi b...
Dede Korkut'taki Amıt Suyu
Dede Korkut'taki Amıt Suyu
Dede Korkut Destanları eski Türk yaşamını bir ayna gibi yansıtan anlatılardır. Tarihin derinliklerinden süzüle süzüle gelen bu anlatılar Türk tarihi, coğrafyası, dili, edebiyatı, k...

