Javascript must be enabled to continue!
BİR OSMANLI DİPLOMATININ PORTRESİ: YUSUF ZİYA PAŞA’NIN WASHİNGTON SEFİRLİĞİ (1910-1914)
View through CrossRef
Bu makalede Yusuf Ziya Paşa’nın Washington sefirliği ele alınmaktadır. Sultan II. Abdülhamid döneminin önemli devlet adamlarından biri olan Yusuf Ziya Paşa, çocuk denebilecek yaşta memuriyet hayatına başladı. Gösterdiği üstün başarılar nedeniyle kısa zamanda üne kavuştu ve bir diplomat olarak Osmanlı Devleti’nin dış temsilciliklerinde çeşitli görevler aldı. Nihayet 1885 yılında ortaelçi unvanıyla Belgrad Seferatine tayin edildi. Ardından Roma, Paris ve Viyana gibi Avrupa’nın önemli başkentlerinde büyükelçi olarak görev yaptı. II. Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra kısa süreliğine Maarif Nazırlığına getirildi. 1910 yılında Washington Sefaretine tayin edildi. 1914 yılına kadar buradaki görevini sürdüren Yusuf Ziya Paşa, Osmanlı-ABD ilişkilerinin gelişimi için çaba gösterdi. Temel hedeflerin biri iki devlet arasındaki ticaretin kapasitesini arttırmaktı. Özellikle ABD sermayesini Osmanlı topraklarına çekmek için mesai sarf ettiyse de bunda pek başarılı olamadı. Ayrıca Avrupalı devletlere karşı denge oluşturmak adına ABD’nin siyasi desteğinden de en iyi ölçüde yararlanmaya çalıştı. Ancak bu sıralarda ABD’nin büyük ölçüde izolasyon politikası izlemesi nedeniyle umduğu desteği bulamadı. Trablsugarp ve Balkan Savaşları döneminde de bu ülkede kamuoyu oluşturmaya çalıştıysa da aynı nedenden ötürü pek fazla varlık gösteremedi. Yusuf Ziya Paşa’nın ABD’deki bir diğer faalliyeti ise burada yaşayan Osmanlı vatandaşı azınlık grupların propagandalarına karşı koymaktı. Rum, Ermeni Arnavut ve Marunîlerden oluşan bu grupların Osmanlı aleyhine giriştikleri faaliyetleri yakından takip etti ve gerektiğinde bunlara karşı koydu. Her ne kadar Yusuf Ziya Paşa, ana hedef olan Osmanlı-ABD ilişkilerinin gelişimi için uğraştıysa da bu misyonu tam manasıyla yerine getiremedi. Ancak bu onun gayretinin eksikliğinden çok iki devletin mevcut politikalarının buna hazır olmamasıyla ilgiliydi. Buna mukabil karizmatik kişiliği sayesinde ABD’nin siyasi ve sosyal çevrelerinde hatırı sayılır ilgi gördü.
Title: BİR OSMANLI DİPLOMATININ PORTRESİ: YUSUF ZİYA PAŞA’NIN WASHİNGTON SEFİRLİĞİ (1910-1914)
Description:
Bu makalede Yusuf Ziya Paşa’nın Washington sefirliği ele alınmaktadır.
Sultan II.
Abdülhamid döneminin önemli devlet adamlarından biri olan Yusuf Ziya Paşa, çocuk denebilecek yaşta memuriyet hayatına başladı.
Gösterdiği üstün başarılar nedeniyle kısa zamanda üne kavuştu ve bir diplomat olarak Osmanlı Devleti’nin dış temsilciliklerinde çeşitli görevler aldı.
Nihayet 1885 yılında ortaelçi unvanıyla Belgrad Seferatine tayin edildi.
Ardından Roma, Paris ve Viyana gibi Avrupa’nın önemli başkentlerinde büyükelçi olarak görev yaptı.
II.
Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra kısa süreliğine Maarif Nazırlığına getirildi.
1910 yılında Washington Sefaretine tayin edildi.
1914 yılına kadar buradaki görevini sürdüren Yusuf Ziya Paşa, Osmanlı-ABD ilişkilerinin gelişimi için çaba gösterdi.
Temel hedeflerin biri iki devlet arasındaki ticaretin kapasitesini arttırmaktı.
Özellikle ABD sermayesini Osmanlı topraklarına çekmek için mesai sarf ettiyse de bunda pek başarılı olamadı.
Ayrıca Avrupalı devletlere karşı denge oluşturmak adına ABD’nin siyasi desteğinden de en iyi ölçüde yararlanmaya çalıştı.
Ancak bu sıralarda ABD’nin büyük ölçüde izolasyon politikası izlemesi nedeniyle umduğu desteği bulamadı.
Trablsugarp ve Balkan Savaşları döneminde de bu ülkede kamuoyu oluşturmaya çalıştıysa da aynı nedenden ötürü pek fazla varlık gösteremedi.
Yusuf Ziya Paşa’nın ABD’deki bir diğer faalliyeti ise burada yaşayan Osmanlı vatandaşı azınlık grupların propagandalarına karşı koymaktı.
Rum, Ermeni Arnavut ve Marunîlerden oluşan bu grupların Osmanlı aleyhine giriştikleri faaliyetleri yakından takip etti ve gerektiğinde bunlara karşı koydu.
Her ne kadar Yusuf Ziya Paşa, ana hedef olan Osmanlı-ABD ilişkilerinin gelişimi için uğraştıysa da bu misyonu tam manasıyla yerine getiremedi.
Ancak bu onun gayretinin eksikliğinden çok iki devletin mevcut politikalarının buna hazır olmamasıyla ilgiliydi.
Buna mukabil karizmatik kişiliği sayesinde ABD’nin siyasi ve sosyal çevrelerinde hatırı sayılır ilgi gördü.
Related Results
SIRA DIŞI BİR OSMANLI BÜROKRATI: KAPTAN-I DERYA SEYYİD ABDULLAH RAMİZ PAŞA (?-1813)
SIRA DIŞI BİR OSMANLI BÜROKRATI: KAPTAN-I DERYA SEYYİD ABDULLAH RAMİZ PAŞA (?-1813)
Kaptan-ı Derya Seyyid Abdullah Ramiz Paşa Kırım’ın köklü ulema ailelerinden birine mensuptur. Osmanlı Devleti’nin Ruslar karşısında aldığı ağır yenilgi sonrasında imzaladığı Küçük ...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
Osmanlı Devleti, 3 kıtada hüküm sürmüş, içerisinde barındırdığı birçok farklı etnik köken ile sosyal ve ekonomik yapısı, askerî teşkilatı ve idari kurumlarıyla 6 asırdan fazla yaşa...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Selahattin Adil Paşa
Selahattin Adil Paşa
Selahattin Adil Paşa'nın hayatı ve askeri kariyeri üzerine bir kitap olan \"Selahattin Adil Paşa\" adlı eser, yazar Murat Kütükçü tarafından kaleme alınmıştır. Kitap, Selahattin Ad...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...
“İHANET” Mİ TAKTİK Mİ?: CEMAL PAŞA’NIN SURİYE KRALLIĞI MESELESİ
“İHANET” Mİ TAKTİK Mİ?: CEMAL PAŞA’NIN SURİYE KRALLIĞI MESELESİ
Öz
Birinci Dünya Savaşı başlarında IV. Ordu Komutanı ve Suriye genel valisi olarak görevlendirilen İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin en etkili isimlerinden Ahmed Cemal Paşa hakkında ...
Ziya Paşa’nın Terci-i Bend’inde tasavvuf meseleleri
Ziya Paşa’nın Terci-i Bend’inde tasavvuf meseleleri
Ziya Paşa’nın Terci-i bend’i, hem kendi dünya görüşü hem de İslâm âleminin hayat anlayışını ifade etmesi bakımından dikkate değerdir. 1829 doğumlu Ziya Paşa, iyi bir eğitim alır ve...


