Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Tasavvuf Tarihyazımına Bir Katkı: Erken Dönem İslâm Tarihi Kaynaklarında Tasavvuf ve Sûfîler

View through CrossRef
Bu makalede, h. IV. asrın ilk yarısına kadar tasavvuf ve sûfîlerin erken dönem İslâm tarihi kaynaklarında nasıl ele alındığı araştırılmış ve bunun tasavvuf tarihyazımına sağladığı etkileri/katkıları incelenmiştir. Kaynak seçiminde spesifik bir dönemlendirme yapılmamış, ağırlıklı olarak h. IV. asrın sonuna kadar kaleme alınmış olan kaynaklar tercih edilmiştir. Belirli bir ön kabulden bağımsız olarak bu kaynaklarda ne tür verilerin ortaya çıkacağının tespiti amaçlanmıştır. Zira tasavvuf tarihi daha çok kendi kaynaklarından hareketle yazılmıştır. Erken dönem İslâm tarihi kaynaklarının ise tasavvuf tarihi yazımına ne tür katkılar sunacağı görülmek istenmiştir. Kaynak tarama yöntemi ile yapılan çalışmada; İslâm’ın ilk yayıldığı coğrafyada sûf giyme fenomeni ve sûfî olarak isimlendirilen Sünnîlik dışı grupların varlığı; sûfîleri müstakil bir dinî fırka olarak kabul eden ilk kaynaklardaki tasavvuf algısı ile tasavvufa ve Hallâc-ı Mansûr’a (ö. 309/922) yönelik tenkitler ortaya çıkan derli toplu veri setleri olarak dikkat çekmiştir. Erken dönem İslâm tarihi kaynaklarındaki bu verilerin, tasavvufun kendi kaynaklarıyla ilişkisi karşılaştırmalı biçimde doküman analizi yöntemi ile incelenmiştir. Tasavvufun ilk kaynaklarında yer alan; sûfîlik isminin tercih edilmesindeki Sünnîlik vurgusunun İslâm tarihi kaynaklarındaki bilgilerle bazı noktalarda örtüşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Sûfîleri bir dinî fırka olarak kabul eden İslâm tarihi kaynaklarındaki algının oldukça olumsuz (hulûlî-ibâhî gibi) olduğu görülmüştür. Sûfîlerin h. IV. asrın ortalarında dahi bazı tarihçiler tarafından henüz yeterince tanınmadığı fark edilmiştir. Tasavvuf tenkitlerine zemin hazırlamada Hallâc-ı Mansûr portresinin önemli bir unsur olduğu dikkat çekmiştir. Tasavvuf kaynaklarının, kendisine yöneltilen eleştirilerin farkında olup bunları içsel bir otokritikle reddettiği ve tasavvufu Sünnî ve şer‘î bir ilim olarak temellendirmeye çalıştıkları görülmüştür. Hallâc-ı Mansur hakkında ise tarih kaynaklarının olumsuz yaklaşımına karşılık tasavvuf kaynakları ona sahiplenici bir tavır sergilemişlerdir.
Title: Tasavvuf Tarihyazımına Bir Katkı: Erken Dönem İslâm Tarihi Kaynaklarında Tasavvuf ve Sûfîler
Description:
Bu makalede, h.
IV.
asrın ilk yarısına kadar tasavvuf ve sûfîlerin erken dönem İslâm tarihi kaynaklarında nasıl ele alındığı araştırılmış ve bunun tasavvuf tarihyazımına sağladığı etkileri/katkıları incelenmiştir.
Kaynak seçiminde spesifik bir dönemlendirme yapılmamış, ağırlıklı olarak h.
IV.
asrın sonuna kadar kaleme alınmış olan kaynaklar tercih edilmiştir.
Belirli bir ön kabulden bağımsız olarak bu kaynaklarda ne tür verilerin ortaya çıkacağının tespiti amaçlanmıştır.
Zira tasavvuf tarihi daha çok kendi kaynaklarından hareketle yazılmıştır.
Erken dönem İslâm tarihi kaynaklarının ise tasavvuf tarihi yazımına ne tür katkılar sunacağı görülmek istenmiştir.
Kaynak tarama yöntemi ile yapılan çalışmada; İslâm’ın ilk yayıldığı coğrafyada sûf giyme fenomeni ve sûfî olarak isimlendirilen Sünnîlik dışı grupların varlığı; sûfîleri müstakil bir dinî fırka olarak kabul eden ilk kaynaklardaki tasavvuf algısı ile tasavvufa ve Hallâc-ı Mansûr’a (ö.
309/922) yönelik tenkitler ortaya çıkan derli toplu veri setleri olarak dikkat çekmiştir.
Erken dönem İslâm tarihi kaynaklarındaki bu verilerin, tasavvufun kendi kaynaklarıyla ilişkisi karşılaştırmalı biçimde doküman analizi yöntemi ile incelenmiştir.
Tasavvufun ilk kaynaklarında yer alan; sûfîlik isminin tercih edilmesindeki Sünnîlik vurgusunun İslâm tarihi kaynaklarındaki bilgilerle bazı noktalarda örtüşmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Sûfîleri bir dinî fırka olarak kabul eden İslâm tarihi kaynaklarındaki algının oldukça olumsuz (hulûlî-ibâhî gibi) olduğu görülmüştür.
Sûfîlerin h.
IV.
asrın ortalarında dahi bazı tarihçiler tarafından henüz yeterince tanınmadığı fark edilmiştir.
Tasavvuf tenkitlerine zemin hazırlamada Hallâc-ı Mansûr portresinin önemli bir unsur olduğu dikkat çekmiştir.
Tasavvuf kaynaklarının, kendisine yöneltilen eleştirilerin farkında olup bunları içsel bir otokritikle reddettiği ve tasavvufu Sünnî ve şer‘î bir ilim olarak temellendirmeye çalıştıkları görülmüştür.
Hallâc-ı Mansur hakkında ise tarih kaynaklarının olumsuz yaklaşımına karşılık tasavvuf kaynakları ona sahiplenici bir tavır sergilemişlerdir.

Related Results

A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Göçtü Kervan: Türk Tasavvuf Şiirinde Kervan İstiaresi
Göçtü Kervan: Türk Tasavvuf Şiirinde Kervan İstiaresi
İnsanı bir yolcu, dünyayı konup göçülecek bir menzil olarak yorumlayan dinî tasavvufi düşüncenin de etkisiyle Türk tasavvuf şiirinde yol, yolcu ve yolculukla ilgili sayısız çağrışı...
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Gayretimin bir kısmı bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise; koskoca bir İslam aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini h...
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Türkiye’de Erken Çocukluk Döneminde Zihin Engellilerin Eğitimi
Erken çocukluk dönemi, çocukların bilişsel, dilsel, sosyal, duygusal ve motor becerilerinin geliştiği,  doğum öncesinden sonra gelişimin en hızlı olduğu dönem olarak bilinmektedir....
Muammer CENGİZ, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Tasavvuf Tarihi Yazıcılığı (1910-1933), İlâhiyât Yay.
Muammer CENGİZ, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Tasavvuf Tarihi Yazıcılığı (1910-1933), İlâhiyât Yay.
Sûfîler tasavvufun bir hâl ilmi olduğunu söyler. Bizzat tecrübeyi ihtivâ eden bu hâl ilminin yazılmasının her dönemde zor olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü tasavvuf metni yazıcılığın...
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...
Klasik Dönem Arapça Gramer Sistemi: Metodolojik Bir İnceleme
Klasik Dönem Arapça Gramer Sistemi: Metodolojik Bir İnceleme
Dil, insanlık tarihinin en köklü miraslarındandır. Dilin anlaşılmasında etkili araçlardan biri şüphesiz gramer sistemidir. Arap dili özelinde düşünüldüğünde ise bu durum daha belir...
Basra Tasavvuf Ekolünde İlk Tekke Bânîsi Sûfîler
Basra Tasavvuf Ekolünde İlk Tekke Bânîsi Sûfîler
Literatürde, tasavvuf ekollerinin neşet ettiği ilk merkez olarak Basra’yı gösteren müellifler mevcuttur. Basra’daki bu ilk dönem sûfîlerinin seyrüsülûk anlayışlarında; yoğun ibadet...

Back to Top