Javascript must be enabled to continue!
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ OSMANLI BASININDA TÜTÜN TARIMI VE REJİ ŞİRKETİ
View through CrossRef
Tütün Amerika kıtasının keşfiyle bilinmeye başlanmış
ve kısa sürede tüm dünyada üretimine başlanmıştır. Tütün ekimine, Osmanlı
devletinde 17. yüzyıl başlarında yapılmaya başlanmış ve kısa sürede tüm
bölgelere yayılmıştır. Tütün tarımının Osmanlı’da yaygınlaşması sonucu tütün
tarımı çiftçilerin önemli bir geçim kaynağı olmuş ve devlet de tütün tarımından
önemli bir gelir elde etmeye başlamıştır. 1875 senesinde ilan edilen moratoryum
ile Osmanlı devleti yapmış olduğu borçlanmaların geri ödemelerinin
yapamayacağını ilan etmiştir. Bu moratoryumdan sonra alacaklılar Osmanlı devletinin
önemli gelir kaynaklarını kontrol edecek olan Duyun-ı Umumiye İdaresi’ni
kurmuşlardır. Duyun-ı Umumiye İdaresi’nin kontrol edeceği gelir kaynaklarından
biri de tütün tarımıdır. Duyun-ı Umumiye İdaresi tütün gelirlerini daha iyi
yönetmek amacıyla 1884 senesinde
Viyana’dan Credit Ansalt, Berlin’den Banker Bleichröder ve Osmanlı Bankası (Şenel, 2018: 271-291) ortaklığında Reji Şirketi’ni
kurmuştur. Tütün geliri Reji Şirketi,
Duyun-ı Umumiye İdaresi ve Osmanlı devleti arasında pay edilecekti. Reji Şirketi’nin
kurulmasıyla Osmanlı’da tütün ekimi, ticareti ve imali 30 yıllığına bu şirkete
tekel olarak verilmişti. Reji’nin kurulmasıyla birlikte tütün tarımında büyük
sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunların nedeni Reji’nin kendi şirket çıkarı
doğrultusunda tütün tarımını yönetmesiydi. Reji tütün tarımını kontrol etmek
amacıyla tütün tarımına sınırlamalar getirmesi ve düşük fiyat politikası
uygulaması sonucu çiftçiler, üretimlerini Reji’ye satmaktan ziyade kaçak
yollarla satmayı tercih etmiştir. Bu da ülkede tütün kaçakçılığın yaygınlaşmasına
neden olmuş ve Reji’nin kaçakçılıkla mücadele etmek için kurduğu kolculuk
teşkilatı nedeniyle ülkede daha büyük sorunlar yaşanmıştır. On binlerce Osmanlı
vatandaşı kolcular tarafından öldürülmüştür. Reji Şirketi’nin kurulmasıyla
birlikte dönemin basınında Reji hakkında birçok yazı görülmeye başlamıştır. Bu
çalışmada II. Meşrutiyet sonrası Osmanlı basınında tütün tarımı ve Reji
hakkında görülen yazılar incelenmiştir. Bu yazılarda Reji’nin Osmanlı tarımına
olan zararları anlatılmış ve Reji Şirketi’nin görev süresinin bitmesinin yakın
olması nedeniyle bu şirketle tekrar anlaşma yapılmaması istenmiştir. Ayrıca tekel
yönetimin ülkede tütün tarımını geliştirmesi için uygun bir politika olmadığı
vurgulanmıştır.
Balikesir Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu Dergisi
Title: II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ OSMANLI BASININDA TÜTÜN TARIMI VE REJİ ŞİRKETİ
Description:
Tütün Amerika kıtasının keşfiyle bilinmeye başlanmış
ve kısa sürede tüm dünyada üretimine başlanmıştır.
Tütün ekimine, Osmanlı
devletinde 17.
yüzyıl başlarında yapılmaya başlanmış ve kısa sürede tüm
bölgelere yayılmıştır.
Tütün tarımının Osmanlı’da yaygınlaşması sonucu tütün
tarımı çiftçilerin önemli bir geçim kaynağı olmuş ve devlet de tütün tarımından
önemli bir gelir elde etmeye başlamıştır.
1875 senesinde ilan edilen moratoryum
ile Osmanlı devleti yapmış olduğu borçlanmaların geri ödemelerinin
yapamayacağını ilan etmiştir.
Bu moratoryumdan sonra alacaklılar Osmanlı devletinin
önemli gelir kaynaklarını kontrol edecek olan Duyun-ı Umumiye İdaresi’ni
kurmuşlardır.
Duyun-ı Umumiye İdaresi’nin kontrol edeceği gelir kaynaklarından
biri de tütün tarımıdır.
Duyun-ı Umumiye İdaresi tütün gelirlerini daha iyi
yönetmek amacıyla 1884 senesinde
Viyana’dan Credit Ansalt, Berlin’den Banker Bleichröder ve Osmanlı Bankası (Şenel, 2018: 271-291) ortaklığında Reji Şirketi’ni
kurmuştur.
Tütün geliri Reji Şirketi,
Duyun-ı Umumiye İdaresi ve Osmanlı devleti arasında pay edilecekti.
Reji Şirketi’nin
kurulmasıyla Osmanlı’da tütün ekimi, ticareti ve imali 30 yıllığına bu şirkete
tekel olarak verilmişti.
Reji’nin kurulmasıyla birlikte tütün tarımında büyük
sorunlar ortaya çıkmıştır.
Bu sorunların nedeni Reji’nin kendi şirket çıkarı
doğrultusunda tütün tarımını yönetmesiydi.
Reji tütün tarımını kontrol etmek
amacıyla tütün tarımına sınırlamalar getirmesi ve düşük fiyat politikası
uygulaması sonucu çiftçiler, üretimlerini Reji’ye satmaktan ziyade kaçak
yollarla satmayı tercih etmiştir.
Bu da ülkede tütün kaçakçılığın yaygınlaşmasına
neden olmuş ve Reji’nin kaçakçılıkla mücadele etmek için kurduğu kolculuk
teşkilatı nedeniyle ülkede daha büyük sorunlar yaşanmıştır.
On binlerce Osmanlı
vatandaşı kolcular tarafından öldürülmüştür.
Reji Şirketi’nin kurulmasıyla
birlikte dönemin basınında Reji hakkında birçok yazı görülmeye başlamıştır.
Bu
çalışmada II.
Meşrutiyet sonrası Osmanlı basınında tütün tarımı ve Reji
hakkında görülen yazılar incelenmiştir.
Bu yazılarda Reji’nin Osmanlı tarımına
olan zararları anlatılmış ve Reji Şirketi’nin görev süresinin bitmesinin yakın
olması nedeniyle bu şirketle tekrar anlaşma yapılmaması istenmiştir.
Ayrıca tekel
yönetimin ülkede tütün tarımını geliştirmesi için uygun bir politika olmadığı
vurgulanmıştır.
Related Results
İnhisarlar İdaresi Umumi Müdürlüğü’nün Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadelesi: Urfa İnhisarlar Tütün Atölyesi Müdürlüğü Örneği (1925-1950)
İnhisarlar İdaresi Umumi Müdürlüğü’nün Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadelesi: Urfa İnhisarlar Tütün Atölyesi Müdürlüğü Örneği (1925-1950)
1925 yılında Reji İdaresi’nin lağvedilmesiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde tütün alanında yeni bir dönem başlamıştır. 1923 yılında Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle birlik...
İmparatorluktan Cumhuriyete: Meşrutiyet Deneyimi
İmparatorluktan Cumhuriyete: Meşrutiyet Deneyimi
Osmanlı İmparatorluğu’nda Meşrutiyet dönemi modernleşme ve demokratikleşme çabalarının yoğunlaştığı bir zaman dilimidir. Bu dönemde anayasal monarşi tecrübesi yaşanmış ve parlament...
27 Aralık 1886 Tarihli İnhisar-ı Duhan Nizamnamesinin Tatbikine Dair Bir Değerlendirme
27 Aralık 1886 Tarihli İnhisar-ı Duhan Nizamnamesinin Tatbikine Dair Bir Değerlendirme
Tütün, bilhassa 17. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun idari, ekonomik ve sosyal hayatında önemli bir yere sahip olmuştur. 1871 yılına kadar tütün inhisa...
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ BAĞLAMINDA PÜSKÜLLÜ BELÂ MİZAH DERGİSİ
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ BAĞLAMINDA PÜSKÜLLÜ BELÂ MİZAH DERGİSİ
Mizah dergileri Osmanlı basın hayatının önemli türlerinden birisidir. Tanzimat Dönemi’nden sonra gelişen yayıncılık faaliyetleriyle Osmanlı’da çok sayıda mizah dergisi yayımlanmışt...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu a...
II.MEŞRUTİYET DÖNEMİ OSMANLI DERGİLERİNDE AFRİKA ALGISI
II.MEŞRUTİYET DÖNEMİ OSMANLI DERGİLERİNDE AFRİKA ALGISI
Osmanlı Devleti 400 yıla yakın süre boyunca Afrika kıtasında bulunmuştur. Sınırlarını Akdeniz’in güney kıyılarına uzatan ve oradan Afrika içlerine kadar etkisini hissettiren Osmanl...

