Javascript must be enabled to continue!
Orofarenks Kanseri
View through CrossRef
Orofarenkste en sık skuamöz hücreli kanser görünür. Human papilloma virüs (HPV), sigara ve tütün ürünleri ile alkol önemli risk faktörleri arasında bulunur. Orofarenks kanserlerinin yaklaşık %70’i HPV ile ilişkilidir ve bu durum HPV ilişkili olmayan orofarenks kanserlerinden biyolojik, klinik, moleküler olarak farklıdır. Tüm baş boyun kanserlerinde olduğu gibi TNM (tümör, lenf nodu ve metastaz durumu) evrelemesi kullanılır. Erken evre kanserler (Evre 1 ve 2) cerrahi yada radyoterapi (RT) ile tedavi edilirler ve yaklaşık %80-90’ı remisyona girer. İleri evre kanserler (Evre 3, 4a ve 4b) ise cerrahi, radyoterapi ve kemoterapiyi içeren çoklu tedavi yaklaşımları ile tedavi edilmektedir. Orofarenks kanseri takibinde genel olarak nüksü önlemek, ikinci primer kanserlerin gelişimini takip etmek, baş-boyun kanserlerinin ve tedavilerinin uzun dönem sonuçlarını takip etmek ve hastaların genel sağlık durumlarını iyi hale getirmek amaçlanır.
Squamous cell carcinoma is most common in the oropharynx. Human papillomavirus (HPV), smoking, tobacco products and alcohol are important risk factors. Approximately 70% of oropharyngeal cancers are associated with HPV, which is biologically, clinically and molecularly different from non-HPV associated oropharyngeal cancers. As in all head and neck cancers, TNM (tumour, lymph node and metastasis status) staging is used. Early stage cancers (Stages 1 and 2) are treated with surgery or radiotherapy (RT) and approximately 80-90% go into remission. Advanced cancers (Stage 3, 4a and 4b) are treated with multiple treatment approaches including surgery, radiotherapy and chemotherapy. In the follow-up of oropharyngeal cancer, it is generally aimed to prevent recurrence, to follow the development of second primary cancers, to follow the long-term results of head and neck cancers and treatments, and to improve the general health status of patients.
Title: Orofarenks Kanseri
Description:
Orofarenkste en sık skuamöz hücreli kanser görünür.
Human papilloma virüs (HPV), sigara ve tütün ürünleri ile alkol önemli risk faktörleri arasında bulunur.
Orofarenks kanserlerinin yaklaşık %70’i HPV ile ilişkilidir ve bu durum HPV ilişkili olmayan orofarenks kanserlerinden biyolojik, klinik, moleküler olarak farklıdır.
Tüm baş boyun kanserlerinde olduğu gibi TNM (tümör, lenf nodu ve metastaz durumu) evrelemesi kullanılır.
Erken evre kanserler (Evre 1 ve 2) cerrahi yada radyoterapi (RT) ile tedavi edilirler ve yaklaşık %80-90’ı remisyona girer.
İleri evre kanserler (Evre 3, 4a ve 4b) ise cerrahi, radyoterapi ve kemoterapiyi içeren çoklu tedavi yaklaşımları ile tedavi edilmektedir.
Orofarenks kanseri takibinde genel olarak nüksü önlemek, ikinci primer kanserlerin gelişimini takip etmek, baş-boyun kanserlerinin ve tedavilerinin uzun dönem sonuçlarını takip etmek ve hastaların genel sağlık durumlarını iyi hale getirmek amaçlanır.
Squamous cell carcinoma is most common in the oropharynx.
Human papillomavirus (HPV), smoking, tobacco products and alcohol are important risk factors.
Approximately 70% of oropharyngeal cancers are associated with HPV, which is biologically, clinically and molecularly different from non-HPV associated oropharyngeal cancers.
As in all head and neck cancers, TNM (tumour, lymph node and metastasis status) staging is used.
Early stage cancers (Stages 1 and 2) are treated with surgery or radiotherapy (RT) and approximately 80-90% go into remission.
Advanced cancers (Stage 3, 4a and 4b) are treated with multiple treatment approaches including surgery, radiotherapy and chemotherapy.
In the follow-up of oropharyngeal cancer, it is generally aimed to prevent recurrence, to follow the development of second primary cancers, to follow the long-term results of head and neck cancers and treatments, and to improve the general health status of patients.
Related Results
Meme Kanserinde Tarama
Meme Kanserinde Tarama
Meme kanseri ülkemiz ve dünya genelinde en sık görülen kadın kanseri ve en sık öldüren kanserlerden biri olması nedeni ile tarama yapılması gereken bir kanser türüdür. Meme kanseri...
Serviks Kanseri ve Hpv
Serviks Kanseri ve Hpv
Serviks kanseri dünyada kadınlar arasında sık görülen ve kanser kaynaklı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Bununla birlikte serviks kanserine bağlı ölümlerin %90’ından fa...
Meme Kanseri Epigenetiğinde Biyobelirteçler: Çevresel Faktörlerin Etkisi
Meme Kanseri Epigenetiğinde Biyobelirteçler: Çevresel Faktörlerin Etkisi
Meme kanseri, dünya çapında kadınlardaki kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Meme kanseri hormonal, genetik ve yaşam tarzı gibi birçok risk faktörü ile ilişkilen...
Kadınların Meme Kanseri Bilgisinin Beslenme Durumu ve Yaşam Biçimlerine Olan Etkisinin Risk Analizi ile İncelenmesi
Kadınların Meme Kanseri Bilgisinin Beslenme Durumu ve Yaşam Biçimlerine Olan Etkisinin Risk Analizi ile İncelenmesi
Amaç: Dünyada ve ülkemizde kadınlarda görülen meme kanseri insidansı son yıllarda hızla artmaktadır. Özellikle artan obezite ve sedanter yaşam şekli bu konuda en önemli risk faktör...
Endometrioid Over Kanseri ile Berrak Hücreli Over Kanseri Olan Olguların Prognozlarının Karşılaştırılması
Endometrioid Over Kanseri ile Berrak Hücreli Over Kanseri Olan Olguların Prognozlarının Karşılaştırılması
Amaç: Endometriozis ilişkili kanserler olarak adlandırılan endometrioid over kanseri (EnOK) ve berrak hücreli over kanseri (BHOK) olgularının özellikleri, klinik yaklaşımları ve s...
Serviks Kanseri Süreçlerinde Hemşirelik Bakımı
Serviks Kanseri Süreçlerinde Hemşirelik Bakımı
Serviks kanseri dünyada ve ülkemizde hızla yaygınlaşan önemli bir kadın sağlığı sorunudur. Serviks kanseri süreçleri; cerrahi süreç, radyoterapi, kemoterapi ve evde bakım süreçleri...
Meme Kanseri Erken Teşhisi için MAMA ve KTB Kullanarak Geliştirilen Model
Meme Kanseri Erken Teşhisi için MAMA ve KTB Kullanarak Geliştirilen Model
Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir ve bu hastalıkta erken teşhis hayat kurtarıcı olabilir. Bu çalışma, Wisconsin Meme Kanseri Teşhis...

