Javascript must be enabled to continue!
Sosyolojinin Dekolonizasyonu: Bhambra Perspektifinden Sosyolojiyi Yeniden Düşünmek
View through CrossRef
Bu çalışma, sosyolojinin kolonyal kökenlerini Gurminder K. Bhambra'nın geliştirdiği "connected sociologies" yaklaşımı çerçevesinde yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Makalenin temel iddiası, klasik sosyolojinin başat düşünürlerinin modernlik anlatısını büyük ölçüde Avrupa içi tarihsel dinamikler üzerinden kurduğu ve bu nedenle kolonyal ilişkileri modern toplumsal dünyanın kurucu unsurları olarak yeterince hesaba katmadığıdır. Makale, önce klasik sosyolojinin epistemolojik temellerini ve bu temellere içkin olan kolonyal körlüğü tartışmakta, ardından Bhambra'nın modernlik, toplum, vatandaşlık ve evrensellik kavramlarına yönelttiği eleştirileri çözümlemektedir. Devamında, modernliğin Avrupa'nın içsel gelişim anlatısı yerine sömürgecilik, imparatorluk, kölelik, emek rejimleri ve küresel dolaşım ağları içindeki tarihsel bağlantılar üzerinden kavranması gerektiği savunulmaktadır. Son bölümde ise sosyolojinin dekolonizasyonu, dekolonyal teori ile kesişim noktaları, Bhambra'nın yaklaşımının bir bilim olarak sosyoloji pratiğine tarihsel ve epistemolojik katkıları ile bu yaklaşımın sınırları tartışılmaktadır. Çalışma, sosyolojinin geleceğinin kendi kolonyal körlüğünü fark etme ve evrensellik iddiasını dışlanmış tarihleri de içerecek biçimde yeniden kurma kapasitesine bağlı olduğu sonucuna ulaşmaktadır. Makalenin ayrıca Bhambra örneğinden hareketle sosyolojide refleksivite arayışına yönelik bir yeniden hatırlatma işlevi görmesi beklenmektedir.
Title: Sosyolojinin Dekolonizasyonu: Bhambra Perspektifinden Sosyolojiyi Yeniden Düşünmek
Description:
Bu çalışma, sosyolojinin kolonyal kökenlerini Gurminder K.
Bhambra'nın geliştirdiği "connected sociologies" yaklaşımı çerçevesinde yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Makalenin temel iddiası, klasik sosyolojinin başat düşünürlerinin modernlik anlatısını büyük ölçüde Avrupa içi tarihsel dinamikler üzerinden kurduğu ve bu nedenle kolonyal ilişkileri modern toplumsal dünyanın kurucu unsurları olarak yeterince hesaba katmadığıdır.
Makale, önce klasik sosyolojinin epistemolojik temellerini ve bu temellere içkin olan kolonyal körlüğü tartışmakta, ardından Bhambra'nın modernlik, toplum, vatandaşlık ve evrensellik kavramlarına yönelttiği eleştirileri çözümlemektedir.
Devamında, modernliğin Avrupa'nın içsel gelişim anlatısı yerine sömürgecilik, imparatorluk, kölelik, emek rejimleri ve küresel dolaşım ağları içindeki tarihsel bağlantılar üzerinden kavranması gerektiği savunulmaktadır.
Son bölümde ise sosyolojinin dekolonizasyonu, dekolonyal teori ile kesişim noktaları, Bhambra'nın yaklaşımının bir bilim olarak sosyoloji pratiğine tarihsel ve epistemolojik katkıları ile bu yaklaşımın sınırları tartışılmaktadır.
Çalışma, sosyolojinin geleceğinin kendi kolonyal körlüğünü fark etme ve evrensellik iddiasını dışlanmış tarihleri de içerecek biçimde yeniden kurma kapasitesine bağlı olduğu sonucuna ulaşmaktadır.
Makalenin ayrıca Bhambra örneğinden hareketle sosyolojide refleksivite arayışına yönelik bir yeniden hatırlatma işlevi görmesi beklenmektedir.
Related Results
Bir çeviri eylemi olarak yeniden anlatım: ‘The Hogarth Shakespeare’ projesi
Bir çeviri eylemi olarak yeniden anlatım: ‘The Hogarth Shakespeare’ projesi
Bu çalışmanın amacı, William Shakespeare’in
oyunlarının roman türünde yeniden anlatılması ve ortaya çıkan eserlerin
Türkçeye çevrilmesi üzerinden ‘yeniden anlatım’ ve ‘yeniden ya...
Kök Kanal Tedavisinin Yenilenmesi
Kök Kanal Tedavisinin Yenilenmesi
Bu metin, kök kanal tedavisinin yenilenmesi ve yeniden tedavi sürecindeki çeşitli aşamaları ve teknikleri ele almaktadır. Kök kanal tedavisinin başarısızlığının başlıca nedeni, yet...
ASUMAN SUSAM VE EMILY DICKINSON’IN ŞİİRLERİNE YENİDEN DOĞUŞ ARKETİPİ BAĞLAMINDA EKOPSİKOLOJİK BİR YAKLAŞIM
ASUMAN SUSAM VE EMILY DICKINSON’IN ŞİİRLERİNE YENİDEN DOĞUŞ ARKETİPİ BAĞLAMINDA EKOPSİKOLOJİK BİR YAKLAŞIM
Asuman Susam ve Emily Dickinson, şiirlerinde varoluşun çok katmanlı ve derinlikli boyutunu insan ve doğa arasındaki etkileşim temelinde ön plana çıkaran iki şairdir. Anlatıcıların ...
TÜRK MÜZİĞİNDE DEKONSTRÜKSİYON ÖRNEĞİ ELEKTRO BAĞLAMA
TÜRK MÜZİĞİNDE DEKONSTRÜKSİYON ÖRNEĞİ ELEKTRO BAĞLAMA
Türkçede yapıbozum, yapısöküm, yapıçözüm, kurgusöküm gibi isimlendirmelerle ifade edilen dekonstrüksiyon, Jacques Derrida’nın sosyal bilim literatürüne kazandırdığı bir kavramdır. ...
BATI SANATINDA JAPON SANATININ İZLERİ VE KATSUSHİKA HOKUSAİ’NİN ESERLERİNİN GÜNÜMÜZ SANATINDA YENİDEN YORUMLANMASI
BATI SANATINDA JAPON SANATININ İZLERİ VE KATSUSHİKA HOKUSAİ’NİN ESERLERİNİN GÜNÜMÜZ SANATINDA YENİDEN YORUMLANMASI
Sanatta etkileşim, geçmişten günümüze sanat tarihindeki tüm dönemlerde varolmuştur. Sanatçı, yaşadığı olaylardan, kültürel öğelerden, geçmiş dönemdeki sanat eserlerinden etkilenir....
Dijital Çağda Pazarlama: Etik, Etkileşim ve Yapay Zekâ Arasında Yeni Denge
Dijital Çağda Pazarlama: Etik, Etkileşim ve Yapay Zekâ Arasında Yeni Denge
Küresel ölçekte yaşanan çevresel krizler, dijital teknolojilerin baş döndürücü gelişimi ve toplumsal dönüşüm dinamikleri, pazarlama disiplinini yalnızca satışa odaklı bir alan olma...
Dâsitân-ı Ferruh u Hümâ’nın 19. Yüzyılda Yeniden Yazım Pratikleri Üzerine Düşünceler
Dâsitân-ı Ferruh u Hümâ’nın 19. Yüzyılda Yeniden Yazım Pratikleri Üzerine Düşünceler
Klasik Türk edebiyatı geleneğinde kuruluş dönemindeki tercümelerden itibaren pek çok şiir ve müstakil eser, farklı dönemlerde ve değişik formlarda yeniden yazılmıştır. Bu şekilde ü...
Türkiye’de İki Bilimin Kurucusu Olarak Ziya Gökalp
Türkiye’de İki Bilimin Kurucusu Olarak Ziya Gökalp
Osmanlı Devletinin son döneminde sosyal bilimler adına önemli gelişmeler meydana gelmiştir. Avrupa merkezli toplumsal buhranlar öncelikli olarak büyük imparatorluklara sıçramış ve ...

