Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Son Dönem Osmanlı Ulemâsından Mûsâ Kâzım İle Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Efendilerin Cihad Anlayışları Üzerine Mukayeseli Bir Çalışma

View through CrossRef
Bu makale, Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşamış iki önemli âlim olan Mûsâ Kâzım Efendi ile Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Efendi’nin cihad anlayışlarını konu edinmektedir. Çalışma, klasik ilim geleneğine derinlemesine vâkıf olan bu iki çağdaş âlimin görüşlerinin, cihada ilişkin klasik fıkhi doktrinle mi yoksa kavramın modern yorumlarıyla mı daha fazla örtüştüğünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra, her iki âlimin cihad anlayışlarını şekillendirmiş olabilecek fikrî, siyasi ve tarihî etkenler de ele alınmaktadır. Analiz neticesinde elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar makalenin sonuç bölümünde okuyucunun dikkatine sunulmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de cihad hakkında çok sayıda âyet bulunmaktadır. Klasik dönem Müslüman âlimleri, bu âyetlerin bir kısmının yalnızca savunma savaşı bağlamında nazil olup olmadığı hususunda ihtilaf etmiş olsalar da, klasik fıkıh geleneğinde hâkim görüş, cihadın yalnızca savunma savaşı ile sınırlı olmadığı yönündedir. Bilakis, belirli hukukî ve siyasi şartlar altında İslâm devletinin başlattığı taarruz savaşının da meşru olduğu konusunda ittifak sağlanmıştır. Bu sebeple, cihadın hem savunma hem de taarruz boyutları, Müslüman âlimler tarafından geliştirilen klasik doktrinin ayrılmaz unsurları hâline gelmiştir. Modern dönem olarak isimlendirilen yaklaşık olarak on dokuzuncu yüzyılın başlarına tekabül eden süreçte ise cihadın mahiyeti daha önce benzeri görülmemiş tartışmalara konu olmuştur. Avrupa sömürgeciliğinin yayılması, Müslümanların siyasi gücünün zayıflaması ve modern Batı siyasal düşüncesinin giderek artan etkisi gibi çeşitli iç ve dış gelişmeler, klasik cihad doktrininin yeniden değerlendirilmesine yol açmıştır. Bu bağlamda bazı modern dönem Müslüman düşünürleri, geleneksel fıkhî yorumları eleştirerek cihadın yalnızca savunma savaşı şeklinde anlaşılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Bu yaklaşım, konuya ilişkin hâkim klasik fıkıh anlayışından önemli ölçüde ayrılmaktadır. Mısır ve Hint alt kıtası merkezli âlimlerle ilişkilendirilen cihadın modern yorumları akademik literatürde önemli ölçüde ilgi görmüş olmakla birlikte, Osmanlı ulemâsının bu tartışmalar içerisindeki konumu nispeten yeterince incelenmemiştir. Bu çalışma, söz konusu boşluğu doldurmayı ve Müslüman dünyanın fikrî ve siyasi tarihinde kritik bir dönemeçte ortaya çıkan görüşleriyle öne çıkan iki etkili Osmanlı âliminin cihad anlayışlarını karşılaştırmalı olarak inceleyerek mevcut literatüre katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfi
Title: Son Dönem Osmanlı Ulemâsından Mûsâ Kâzım İle Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Efendilerin Cihad Anlayışları Üzerine Mukayeseli Bir Çalışma
Description:
Bu makale, Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşamış iki önemli âlim olan Mûsâ Kâzım Efendi ile Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Efendi’nin cihad anlayışlarını konu edinmektedir.
Çalışma, klasik ilim geleneğine derinlemesine vâkıf olan bu iki çağdaş âlimin görüşlerinin, cihada ilişkin klasik fıkhi doktrinle mi yoksa kavramın modern yorumlarıyla mı daha fazla örtüştüğünü ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Bunun yanı sıra, her iki âlimin cihad anlayışlarını şekillendirmiş olabilecek fikrî, siyasi ve tarihî etkenler de ele alınmaktadır.
Analiz neticesinde elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar makalenin sonuç bölümünde okuyucunun dikkatine sunulmuştur.
Kur’ân-ı Kerîm’de cihad hakkında çok sayıda âyet bulunmaktadır.
Klasik dönem Müslüman âlimleri, bu âyetlerin bir kısmının yalnızca savunma savaşı bağlamında nazil olup olmadığı hususunda ihtilaf etmiş olsalar da, klasik fıkıh geleneğinde hâkim görüş, cihadın yalnızca savunma savaşı ile sınırlı olmadığı yönündedir.
Bilakis, belirli hukukî ve siyasi şartlar altında İslâm devletinin başlattığı taarruz savaşının da meşru olduğu konusunda ittifak sağlanmıştır.
Bu sebeple, cihadın hem savunma hem de taarruz boyutları, Müslüman âlimler tarafından geliştirilen klasik doktrinin ayrılmaz unsurları hâline gelmiştir.
Modern dönem olarak isimlendirilen yaklaşık olarak on dokuzuncu yüzyılın başlarına tekabül eden süreçte ise cihadın mahiyeti daha önce benzeri görülmemiş tartışmalara konu olmuştur.
Avrupa sömürgeciliğinin yayılması, Müslümanların siyasi gücünün zayıflaması ve modern Batı siyasal düşüncesinin giderek artan etkisi gibi çeşitli iç ve dış gelişmeler, klasik cihad doktrininin yeniden değerlendirilmesine yol açmıştır.
Bu bağlamda bazı modern dönem Müslüman düşünürleri, geleneksel fıkhî yorumları eleştirerek cihadın yalnızca savunma savaşı şeklinde anlaşılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
Bu yaklaşım, konuya ilişkin hâkim klasik fıkıh anlayışından önemli ölçüde ayrılmaktadır.
Mısır ve Hint alt kıtası merkezli âlimlerle ilişkilendirilen cihadın modern yorumları akademik literatürde önemli ölçüde ilgi görmüş olmakla birlikte, Osmanlı ulemâsının bu tartışmalar içerisindeki konumu nispeten yeterince incelenmemiştir.
Bu çalışma, söz konusu boşluğu doldurmayı ve Müslüman dünyanın fikrî ve siyasi tarihinde kritik bir dönemeçte ortaya çıkan görüşleriyle öne çıkan iki etkili Osmanlı âliminin cihad anlayışlarını karşılaştırmalı olarak inceleyerek mevcut literatüre katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Related Results

Kur’an’da Muhsin Kavramı -Hak Dini Kur’an Dili Bağlamında-
Kur’an’da Muhsin Kavramı -Hak Dini Kur’an Dili Bağlamında-
The Concept Of Muhsı̇n In The Qur’an –In The Context Of The Hak Dini Kur’ân Dili-rnThe Holy Qur’an is a guide for all humanity and simultaneously a declaration. Allah Almighty, the...
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Tefhimü’l-Kur’an Bağlamında Mevdûdî' nin Cihad Anlayışı
Tefhimü’l-Kur’an Bağlamında Mevdûdî' nin Cihad Anlayışı
Cihad konusu İslam’ın doğuşundan günümüzü gelinceye kadar sürekli olarak önemini korumuş ve gündemden hiç düşmemiştir. Ancak hem İslam toplumunda hem de diğer toplumlarda cihad kav...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
Unpublished Poems of Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı
Unpublished Poems of Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikal eden klasik Türk edebiyatının önemli sîmâlarından ve Türk milletinin son dönemde yetiştirdiği mümtaz şahsiyetlerden birisi de, farklı alanlarda ese...
Kent Yeşil Alanları Toprak Bilgisi
Kent Yeşil Alanları Toprak Bilgisi
Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi olan kitap yazarlarından iki hocamız hem yüksek lisans hem de doktora tezlerini Toprak İlmi ve Ekoloji alanında y...
Rumeli’de Suhte(Softa) Olayları ve Anadolu İle Karşılaştırmalı Bir Bakış (1566-1609)
Rumeli’de Suhte(Softa) Olayları ve Anadolu İle Karşılaştırmalı Bir Bakış (1566-1609)
Suhte ya da softa olayları Osmanlı klasik çağının son bölümünde ortaya çıkan ve 16. yüzyılın sonuna dek evvela Anadolu’da etkisini gösteren mühim bir toplumsal hadisedir. Bahse kon...

Back to Top