Javascript must be enabled to continue!
Râgıb el-İsfahânî’ye Göre Doğru ve Yalan Haber
View through CrossRef
İnsana özgü temel bilgi edinme yollarından biri olan haber, İslâmî ilimlerin çeşitli alanlarında tartışma konusu olan ortak konulardan biridir. Fıkıh usulü, hadis, tefsir, kelâm ve belâgat gibi disiplinler kendi yöntemi ve metodolojisi gereği haberi birçok yönden incelemişlerdir. Haberin özellikle fıkıh usulü, kelâm ve belâgat ilimlerinde ortak bir zeminde tartışma konusu olduğu alt başlıklarından biri de haberin doğru ve yalan oluşu tartışmasıdır. Bu tartışmayı adı geçen üç ilim dalıyla ilişkilendirerek ilk başlatanlar Mu‘tezilî kelamcı ve dil âlimi Nazzâm (öl. 231/845) ve öğrencisi Câhiz’dir (öl. 255/869). Kökeni itibariyle kelâmî bir mesele olarak ortaya çıkan bu tartışma, fıkıh usulü ve belâgat ilmine aralarındaki ilişkiden dolayı geçmiştir ve pek çok fıkıh usulü, kelâm ve belâgat eserinde âlimlerin görüş beyân ettiği temel meselelerden biri olmuştur. Günümüzde özellikle belâgat eserlerinde hala tartışılan bu konu fıkıh usulü ve kelâm ilimlerinde artık kapsam dışı bırakılmıştır. Haberin doğru oluşu ve yalanlığı konusunu inceleyen ve bu konuda orijinal diyebileceğimiz bir görüş ortaya koyan âlimlerden biri de büyük dilbilimci Râgıb el-İsfahânî’dir (öl. ?). Bir bölümünde haberin doğru oluşu ve yalanlığı meselesini içeren bir doktora tezi yazılmış, fakat meselenin sadece dilbilimsel yönüyle incelendiği ve sadece konuyla ilgili meşhur üç görüşün mercek altına alındığı bu çalışmada Râgıb el-İsfahânî’nin görüşüne yer verilmemiştir. Hâlbuki Râgıb el-İsfahânî’nin görüşü bu konuda ileri sürülen meşhur üç teoriden farklı, dördüncü ve yeni bir yaklaşımdır. Diğer taraftan Râgıb el-İsfahânî haberin doğru ve yalan oluşu meselesiyle ilgili tartışmaların canlılığını koruduğu bir dönemde yaşamış ve âlimlerin çoğundan farklı olarak Nazzâm ve Câhiz’in görüşüne yakınlaşmış, bir bakıma mevcut üç teoriyi uzlaştırmaya çalışmıştır. Öyle ki Râgıb el-İsfahânî’ye göre haber doğru ve yalan olma bakımından mutlak doğru haber, mutlak yalan haber ve bir yönden doğru diğer yönden yalan haber olmak üzere üç kısımdır. Tıpkı Nazzâm ve Câhiz gibi haberin doğru ve yalan oluşunda haber verenin inancının belirleyici bir kriter olduğunu savunan Râgıb el-İsfahânî’nin görüşüne birçok âlim yer verse de kimse onun görüşünü benimsememiş, hatta eleştirenler olmuştur. Araştırmanın temel kaynakları, Râgıb el-İsfahânî’nin günümüze ulaşan eserleridir. Bununla birlikte hem bu konuyu ayrıntılı bir şekilde inceleyen hem de Râgıb el-İsfahânî’nin görüşüne yer veren çeşitli tefsir, belâgat ve fıkıh usulü eserlerinden, bunun yanı sıra modern dönemde yazılan Arapça ve Türkçe kaynaklardan faydalanılmıştır. Araştırmada önce haberin doğru ve yalan oluşu meselesi hakkındaki meşhur üç görüşe yer verilmiş, ardından Râgıb el-İsfahânî’nin konuyla ilgili görüşleri açıklanmıştır.
Title: Râgıb el-İsfahânî’ye Göre Doğru ve Yalan Haber
Description:
İnsana özgü temel bilgi edinme yollarından biri olan haber, İslâmî ilimlerin çeşitli alanlarında tartışma konusu olan ortak konulardan biridir.
Fıkıh usulü, hadis, tefsir, kelâm ve belâgat gibi disiplinler kendi yöntemi ve metodolojisi gereği haberi birçok yönden incelemişlerdir.
Haberin özellikle fıkıh usulü, kelâm ve belâgat ilimlerinde ortak bir zeminde tartışma konusu olduğu alt başlıklarından biri de haberin doğru ve yalan oluşu tartışmasıdır.
Bu tartışmayı adı geçen üç ilim dalıyla ilişkilendirerek ilk başlatanlar Mu‘tezilî kelamcı ve dil âlimi Nazzâm (öl.
231/845) ve öğrencisi Câhiz’dir (öl.
255/869).
Kökeni itibariyle kelâmî bir mesele olarak ortaya çıkan bu tartışma, fıkıh usulü ve belâgat ilmine aralarındaki ilişkiden dolayı geçmiştir ve pek çok fıkıh usulü, kelâm ve belâgat eserinde âlimlerin görüş beyân ettiği temel meselelerden biri olmuştur.
Günümüzde özellikle belâgat eserlerinde hala tartışılan bu konu fıkıh usulü ve kelâm ilimlerinde artık kapsam dışı bırakılmıştır.
Haberin doğru oluşu ve yalanlığı konusunu inceleyen ve bu konuda orijinal diyebileceğimiz bir görüş ortaya koyan âlimlerden biri de büyük dilbilimci Râgıb el-İsfahânî’dir (öl.
?).
Bir bölümünde haberin doğru oluşu ve yalanlığı meselesini içeren bir doktora tezi yazılmış, fakat meselenin sadece dilbilimsel yönüyle incelendiği ve sadece konuyla ilgili meşhur üç görüşün mercek altına alındığı bu çalışmada Râgıb el-İsfahânî’nin görüşüne yer verilmemiştir.
Hâlbuki Râgıb el-İsfahânî’nin görüşü bu konuda ileri sürülen meşhur üç teoriden farklı, dördüncü ve yeni bir yaklaşımdır.
Diğer taraftan Râgıb el-İsfahânî haberin doğru ve yalan oluşu meselesiyle ilgili tartışmaların canlılığını koruduğu bir dönemde yaşamış ve âlimlerin çoğundan farklı olarak Nazzâm ve Câhiz’in görüşüne yakınlaşmış, bir bakıma mevcut üç teoriyi uzlaştırmaya çalışmıştır.
Öyle ki Râgıb el-İsfahânî’ye göre haber doğru ve yalan olma bakımından mutlak doğru haber, mutlak yalan haber ve bir yönden doğru diğer yönden yalan haber olmak üzere üç kısımdır.
Tıpkı Nazzâm ve Câhiz gibi haberin doğru ve yalan oluşunda haber verenin inancının belirleyici bir kriter olduğunu savunan Râgıb el-İsfahânî’nin görüşüne birçok âlim yer verse de kimse onun görüşünü benimsememiş, hatta eleştirenler olmuştur.
Araştırmanın temel kaynakları, Râgıb el-İsfahânî’nin günümüze ulaşan eserleridir.
Bununla birlikte hem bu konuyu ayrıntılı bir şekilde inceleyen hem de Râgıb el-İsfahânî’nin görüşüne yer veren çeşitli tefsir, belâgat ve fıkıh usulü eserlerinden, bunun yanı sıra modern dönemde yazılan Arapça ve Türkçe kaynaklardan faydalanılmıştır.
Araştırmada önce haberin doğru ve yalan oluşu meselesi hakkındaki meşhur üç görüşe yer verilmiş, ardından Râgıb el-İsfahânî’nin konuyla ilgili görüşleri açıklanmıştır.
Related Results
PROFESSIONAL FACT-CHECKING IDENTITY IN THE POST-TRUTH AGE
PROFESSIONAL FACT-CHECKING IDENTITY IN THE POST-TRUTH AGE
Yalan haber olgusu, çağımızın temel problemleri arasında yer almaktadır. Yeni medyanın yaygınlaşması ve yükselişiyle birlikte yalan haber, geleneksel medyanın tekelinden çıkıp kitl...
Haber Okuryazarlığı Eğitimi Alan Öğrencilerin Haber Algısı
Haber Okuryazarlığı Eğitimi Alan Öğrencilerin Haber Algısı
Günlük yaşamda önemli bir yer tutan haber; gündemle, çevrede gerçekleşen olaylarla, farklı gelişmelerle ilgili bilgilenmeye yardımcı ve hatta alınan kararlara etki edebilme potansi...
Gazetecilik- Etik İlişkisi ve Yalan Haber Olgusu
Gazetecilik- Etik İlişkisi ve Yalan Haber Olgusu
Gazetecilik ve etik ilişkisi, gazetecilik mesleğinin temel taşlarından biridir. Gazetecilerin, haberlerini hazırlarken belirli etik ilkeleri takip etmeleri beklenmektedir. Gazeteci...
Yusufefendizâde’nin Hz. İbrahim’e İsnad Edilen Üç Yalan Meselesini Şerhi
Yusufefendizâde’nin Hz. İbrahim’e İsnad Edilen Üç Yalan Meselesini Şerhi
Kur’ân’da Hz. İbrahim’e (as) doğru yolu bulma kabiliyetinin verildiği belirtilmektedir (Enbiyâ, 21/51). Peygamberlerin “insanlara doğru yolu gösteren önderler” (Enbiyâ, 21/73) oldu...
Medya Okuryazarlığı Düzeyinin Yalan Haber Paylaşma Üzerine Etkisinin İncelenmesi
Medya Okuryazarlığı Düzeyinin Yalan Haber Paylaşma Üzerine Etkisinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı eğitim fakültesi öğrencilerinin medya okuryazarlığı düzeyinin onların yalan haber paylaşma eğilimi üzerine etkisini incelemektir. Bu amaca yönelik olarak çalışm...
"Yalan Söz Bu Dünyada Olunca Olmasa Yeğ": Dirse Han Oğlu Boğaç Han Anlatmasındaki "Yalan" ve "İftira" Söylemlerinin Psikomitolojik Temelleri
"Yalan Söz Bu Dünyada Olunca Olmasa Yeğ": Dirse Han Oğlu Boğaç Han Anlatmasındaki "Yalan" ve "İftira" Söylemlerinin Psikomitolojik Temelleri
Dede Korkut anlatmaları üzerinde özellikle son dönemlerde -söylem çözümlemesi, felsefe, sosyoloji ve psikoloji başta olmak üzere- çeşitli disiplinlerin de ortak edildiği disiplinle...
ROMAN TEKNİĞİ BAKIMINDAN TAHSİN YÜCEL’İN “YALAN” ROMANI
ROMAN TEKNİĞİ BAKIMINDAN TAHSİN YÜCEL’İN “YALAN” ROMANI
Tahsin Yücel; öykü,
roman, deneme, eleştiri, çeviri vb. türlerindeki eserleriyle Cumhuriyet dönemi
Türk edebiyatında önemli, bir yere sahiptir. O,
entelektüel söylem gücünü anlatı...
Eski Türkçe “yala”, çağdaş Türkçe “yalan” sözcükleri üzerine
Eski Türkçe “yala”, çağdaş Türkçe “yalan” sözcükleri üzerine
Eski Türkçedeki yala “iftira, itham, söylenti, töhmet altında bırakma” ile Çağdaş Türkiye Türkçesindeki yalan “doğru olmayan, gerçek dışı” sözcüklerinin semantik yakınlıkları, orta...

