Javascript must be enabled to continue!
Osmanlı Devleti’ndeki Güç İlişkileri Üzerinden Sened-i İttifak’a Dair Bir Değerlendirme
View through CrossRef
Türk tarih yazıcıları, Osmanlı Devleti’ndeki iktidar kavramını padişahlık makamıyla sınırlandırma eğilimindedir. Bu husustaki eğilim, padişahın mutlak otoritesini güçlü bir şekilde vurgularken, devletin geniş bürokratik yapısı içinde iktidar kavramının karmaşık bir bileşenden meydana geldiğini göz ardı etmektedir. Burada padişahın ayırıcı vasfı, iktidar bileşenini meydana getiren aktörlerin zaman içerisinde değişmesine rağmen, padişahın konumunu sürekli olarak muhafaza etmesidir. Ancak altı yüz yıllık Osmanlı tarihi içerisinde iktidarın merkezileştiği ve tek elde toplandığı dönemler olmuştur. Buna karşılık padişah, bu tarihsel sürecin büyük bir bölümünde iktidarı başka aktörlerle paylaşmak durumunda kalmıştır. Sened-i İttifak’ın imzalandığı zaman dilimi de bu dönemlerden birini ifade etmektedir. Bu çalışmada Sened-i İttifak’ı temel örneklem olarak almamızın sebebi, belki de tarihinin hiçbir döneminde Osmanlı iktidar yapısının bu derece parçalanmamış olmasıdır. Öte taraftan merkezde gücünü artıran aktörler hiç olmadığı kadar belirgin hale gelmiştir. Dolayısıyla Sened-i İttifak, Osmanlı iktidar dengelerindeki değişimi anlamada önemli bir örnek olaya dönüşmektedir. Araştırma sonucunda Osmanlı iktidar bileşenini oluşturan dört aktörün bulunduğu ve bunların merkezî iktidarda temel güç haline gelebilmek için aralarında ittifaklar kurmaya çalıştıkları tespit edilmiştir. Bu durum nedeniyle Osmanlı iktidar yapısının -en azından bazı dönemlerde- birleşik bir siyasal güç ya da monoblok bir yapıyı temsil etmediği anlaşılmaktadır. Bu çalışmada niteliksel bir araştırma yöntemi tercih edilmiş ve elde edilen veriler sınıflandırılarak doküman analiziyle yorumlanmıştır.
Title: Osmanlı Devleti’ndeki Güç İlişkileri Üzerinden Sened-i İttifak’a Dair Bir Değerlendirme
Description:
Türk tarih yazıcıları, Osmanlı Devleti’ndeki iktidar kavramını padişahlık makamıyla sınırlandırma eğilimindedir.
Bu husustaki eğilim, padişahın mutlak otoritesini güçlü bir şekilde vurgularken, devletin geniş bürokratik yapısı içinde iktidar kavramının karmaşık bir bileşenden meydana geldiğini göz ardı etmektedir.
Burada padişahın ayırıcı vasfı, iktidar bileşenini meydana getiren aktörlerin zaman içerisinde değişmesine rağmen, padişahın konumunu sürekli olarak muhafaza etmesidir.
Ancak altı yüz yıllık Osmanlı tarihi içerisinde iktidarın merkezileştiği ve tek elde toplandığı dönemler olmuştur.
Buna karşılık padişah, bu tarihsel sürecin büyük bir bölümünde iktidarı başka aktörlerle paylaşmak durumunda kalmıştır.
Sened-i İttifak’ın imzalandığı zaman dilimi de bu dönemlerden birini ifade etmektedir.
Bu çalışmada Sened-i İttifak’ı temel örneklem olarak almamızın sebebi, belki de tarihinin hiçbir döneminde Osmanlı iktidar yapısının bu derece parçalanmamış olmasıdır.
Öte taraftan merkezde gücünü artıran aktörler hiç olmadığı kadar belirgin hale gelmiştir.
Dolayısıyla Sened-i İttifak, Osmanlı iktidar dengelerindeki değişimi anlamada önemli bir örnek olaya dönüşmektedir.
Araştırma sonucunda Osmanlı iktidar bileşenini oluşturan dört aktörün bulunduğu ve bunların merkezî iktidarda temel güç haline gelebilmek için aralarında ittifaklar kurmaya çalıştıkları tespit edilmiştir.
Bu durum nedeniyle Osmanlı iktidar yapısının -en azından bazı dönemlerde- birleşik bir siyasal güç ya da monoblok bir yapıyı temsil etmediği anlaşılmaktadır.
Bu çalışmada niteliksel bir araştırma yöntemi tercih edilmiş ve elde edilen veriler sınıflandırılarak doküman analiziyle yorumlanmıştır.
Related Results
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
BALKAN SAVAŞLARI ÖNCESİNDE KARADAĞ’IN OSMANLI DEVLETİ ALEYHİNDEKİ FAALİYETLERİ: OSMANLI FİRARİLERİNİ DESTEKLEMESİ (1911-1912)
Karadağ’da ilk Osmanlı idaresi Fatih döneminde oluşturuldu. Bölgede Osmanlı idaresi uzun süre devam etti. 1878’de Berlin Kongresi’nde Karadağ, bağımsız bir devlet oldu. Bu dönemden...
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Arap Yarımadası’nda Osmanlı- İbni Reşid İttifakı
Osmanlı Devleti Hicaz bölgesini ve Orta Arabistan’ı egemenliği altına aldıktan sonra bölgede imtiyazlı bir yönetim uyguladı. Bölgede kabul gören dinî önderler veya geleneksel olara...
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu a...
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
Osmanlı Devleti, 3 kıtada hüküm sürmüş, içerisinde barındırdığı birçok farklı etnik köken ile sosyal ve ekonomik yapısı, askerî teşkilatı ve idari kurumlarıyla 6 asırdan fazla yaşa...
İngiltere Filistin Mandası: Hukuki Tezgah
İngiltere Filistin Mandası: Hukuki Tezgah
BRİTANYA’NIN FİLİSTİN’DEKİ YÖNETİMİ
YASAL MIYDI?
Britanya’nın Filistin’deki hâkimiyetine ilişkin özel bir anlatı, 1947 yılında Birleşmiş Milletler’de yürütülen Filistin konusundaki...
İSPANYA, PORTEKİZ VE SAFEVÎ İLİŞKİLERİNDE DÖNÜM NOKTASI: MIGUEL DABREU DE LIMA’NIN İRAN ELÇİLİĞİ
İSPANYA, PORTEKİZ VE SAFEVÎ İLİŞKİLERİNDE DÖNÜM NOKTASI: MIGUEL DABREU DE LIMA’NIN İRAN ELÇİLİĞİ
Osmanlı tehdidi karşısında düşmanımın düşmanı dostumdur düsturu ile hareket eden Hıristiyan devletler, Şii Müslüman inancına mensup olmalarına rağmen Safevileri müttefik olarak kab...

