Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

İslâm Hukukunda Çocukların Şahitliği

View through CrossRef
Gördüğünü, işittiğini mahkemede veya hâkimin/yargıcın huzurunda dile getirme olarak ifade edilen şahitlik, geçmişten günümüze suçların ispatında deliller arasında önemli yer edinmiştir. Şahitlik İslâm hukuk tarihinde ikrar ve yemin gibi kesin deliller arasında yer almış olsa da kabulü, belli şartlara dayandırılarak sınırlandırılmıştır. Bu şartlardan biri bulûğdur. Buna göre bir kimsenin şahitliğinin muteber olabilmesi için bulûğa ermiş olması gerekir. Bu şartı dikkate alan Hanefî, Şâfiî, Hanbelî ve Zâhirî mezhepleri bazı âyet ve hadisleri de delil göstererek çocukların şahitliğini kabul etmemişlerdir. Bulûğu şahitlik için şart koşmayan Mâlikîler çocukların şahitliğini belli sınırlar çerçevesinde muteber görmüşlerdir. Böylece mezhepler arasında çocukların şahitliği meselesi ihtilaflı bir mesele olmuştur. İslâm’ın temel kaynakları olan Kur’an ve sünnette çocukların şahitliğinin kabulüne veya reddine dair doğrudan bir ifadenin yer almaması da bu ihtilafın sebeplerinden biri olarak görülebilir. Sahâbe ve tâbiîn dönemi fakihleri arasında da mesele ihtilaflı olmuş, ancak mezheplerin aksine bu dönemin fakihlerinin ekseriyeti -her alanda olmasa da- çocukların şahitliğini muteber görmüşlerdir. Bu çalışmada çocukların şahitliği meselesi İslâm hukuk tarihi bağlamında ele alınarak başta Kur’an ve sünnetteki yeri irdelenmiş, akabinde sahâbe, tâbiîn ve mezheplerin konu ile ilgili tutumları ortaya konulmuştur. Ayrıca çocukların şahitliğini kabul eden ve reddedenlerin gerekçeleri verilerek bunlar değerlendirmeye tabi tutulmuş, ardından konu günümüz şartları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Neticede çocukların şahitliğini kabul etmeyen Hanefî, Şâfiî, Hanbelî ve Zâhirî mezheplerin Kur’an ve sünnetten doğrudan delil getirmekten ziyade bu iki kaynakta şahitlikle ve çocuklarla ilgili ifadeleri tevile giderek ictihadda bulundukları, çocukların şahitliğini kabul eden Mâlikîlerin ise sahâbî kavli ile zarureti dikkate aldıkları görülmüştür. Bununla birlikte Mâlikîlerin çocukların şahitliğini genel manada değil, birbirlerine yönelik ve yaralama ile cinayet hususlarında olacak şekilde sınırlı tuttukları görülmüştür. Günümüzde bilimsel gelişmeler çerçevesinde suçun ispatına yönelik adli tıp incelemeleri ve sorgu taktikleri gibi birçok yeni yöntem ortaya çıkmıştır. Ayrıca çocukluk evresine dair bilimsel çalışmalar yapılmış, bunun neticesinde çocukların bilişsel ve duyuşsal yönleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Kur’an ve sünnette çocukların şahitliğini reddeden bir âyet veya hadisin olmayışı ile sahâbe ve tâbiîn fakihlerinin ekseriyetinin görüşü de göz önünde bulundurularak günümüzün bu imkanları çerçevesinde çocukların şahitliğinin kabul edilebilir bir durumda olduğu, ancak bunun suçun ispat yöntemleriyle birlikte değerlendirilerek vakıaya uygunluğunun ortaya konulması halinde geçerli hale gelebileceği kanaatine varılmıştır. Bir taraftan ülkemizde İslâm hukuku bağlamında çocukların şahitliği ile ilgili herhangi bir çalışmanın yapılmamış olması, ülkemiz dışında yapılan çalışmaların ise ulaşılan sonuçlar ve içerik bakımından noksanlık arz etmiş olması, diğer yandan günümüzde artan aile içi şiddetin ve eğitim, spor gibi birçok vesileyle bir araya gelen çocuklar arasında ortaya çıkan sorunların çözümüne katkıda bulunabileceği düşüncesiyle böyle bir çalışmanın yapılması uygun görülmüştür.
Recep Tayyip Erdogan Universitesi
Title: İslâm Hukukunda Çocukların Şahitliği
Description:
Gördüğünü, işittiğini mahkemede veya hâkimin/yargıcın huzurunda dile getirme olarak ifade edilen şahitlik, geçmişten günümüze suçların ispatında deliller arasında önemli yer edinmiştir.
Şahitlik İslâm hukuk tarihinde ikrar ve yemin gibi kesin deliller arasında yer almış olsa da kabulü, belli şartlara dayandırılarak sınırlandırılmıştır.
Bu şartlardan biri bulûğdur.
Buna göre bir kimsenin şahitliğinin muteber olabilmesi için bulûğa ermiş olması gerekir.
Bu şartı dikkate alan Hanefî, Şâfiî, Hanbelî ve Zâhirî mezhepleri bazı âyet ve hadisleri de delil göstererek çocukların şahitliğini kabul etmemişlerdir.
Bulûğu şahitlik için şart koşmayan Mâlikîler çocukların şahitliğini belli sınırlar çerçevesinde muteber görmüşlerdir.
Böylece mezhepler arasında çocukların şahitliği meselesi ihtilaflı bir mesele olmuştur.
İslâm’ın temel kaynakları olan Kur’an ve sünnette çocukların şahitliğinin kabulüne veya reddine dair doğrudan bir ifadenin yer almaması da bu ihtilafın sebeplerinden biri olarak görülebilir.
Sahâbe ve tâbiîn dönemi fakihleri arasında da mesele ihtilaflı olmuş, ancak mezheplerin aksine bu dönemin fakihlerinin ekseriyeti -her alanda olmasa da- çocukların şahitliğini muteber görmüşlerdir.
Bu çalışmada çocukların şahitliği meselesi İslâm hukuk tarihi bağlamında ele alınarak başta Kur’an ve sünnetteki yeri irdelenmiş, akabinde sahâbe, tâbiîn ve mezheplerin konu ile ilgili tutumları ortaya konulmuştur.
Ayrıca çocukların şahitliğini kabul eden ve reddedenlerin gerekçeleri verilerek bunlar değerlendirmeye tabi tutulmuş, ardından konu günümüz şartları çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Neticede çocukların şahitliğini kabul etmeyen Hanefî, Şâfiî, Hanbelî ve Zâhirî mezheplerin Kur’an ve sünnetten doğrudan delil getirmekten ziyade bu iki kaynakta şahitlikle ve çocuklarla ilgili ifadeleri tevile giderek ictihadda bulundukları, çocukların şahitliğini kabul eden Mâlikîlerin ise sahâbî kavli ile zarureti dikkate aldıkları görülmüştür.
Bununla birlikte Mâlikîlerin çocukların şahitliğini genel manada değil, birbirlerine yönelik ve yaralama ile cinayet hususlarında olacak şekilde sınırlı tuttukları görülmüştür.
Günümüzde bilimsel gelişmeler çerçevesinde suçun ispatına yönelik adli tıp incelemeleri ve sorgu taktikleri gibi birçok yeni yöntem ortaya çıkmıştır.
Ayrıca çocukluk evresine dair bilimsel çalışmalar yapılmış, bunun neticesinde çocukların bilişsel ve duyuşsal yönleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur.
Kur’an ve sünnette çocukların şahitliğini reddeden bir âyet veya hadisin olmayışı ile sahâbe ve tâbiîn fakihlerinin ekseriyetinin görüşü de göz önünde bulundurularak günümüzün bu imkanları çerçevesinde çocukların şahitliğinin kabul edilebilir bir durumda olduğu, ancak bunun suçun ispat yöntemleriyle birlikte değerlendirilerek vakıaya uygunluğunun ortaya konulması halinde geçerli hale gelebileceği kanaatine varılmıştır.
Bir taraftan ülkemizde İslâm hukuku bağlamında çocukların şahitliği ile ilgili herhangi bir çalışmanın yapılmamış olması, ülkemiz dışında yapılan çalışmaların ise ulaşılan sonuçlar ve içerik bakımından noksanlık arz etmiş olması, diğer yandan günümüzde artan aile içi şiddetin ve eğitim, spor gibi birçok vesileyle bir araya gelen çocuklar arasında ortaya çıkan sorunların çözümüne katkıda bulunabileceği düşüncesiyle böyle bir çalışmanın yapılması uygun görülmüştür.

Related Results

Ortopedik Engelli Çocukların ve Ebeveynlerinin Ailede İnanç Eğitimine İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi
Ortopedik Engelli Çocukların ve Ebeveynlerinin Ailede İnanç Eğitimine İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı 11-15 yaş aralığındaki ortopedik engelli çocukla-rın ailede inanç eğitimlerinin mevcut durumlarını incelemektir. Bu sebeple mevcut durumun anlaşılmasına yöne...
COVİD- 19 Sürecinde Çocukların Oyun Bağımlılığı Düzeylerinin Uyku Ve Akademik Başarılarına Etkisi
COVİD- 19 Sürecinde Çocukların Oyun Bağımlılığı Düzeylerinin Uyku Ve Akademik Başarılarına Etkisi
Amaç: Bu araştırma çocukların oyun bağımlılığı düzeylerinin uyku ve akademik başarılarına etkisini incelemek amacı ile yapıldı. Yöntem: Araştırma 123 ebeveyn ve çocukla yapıldı. ...
Limited Şirket Sözleşmesinde Zorunlu Kayıtların Düzenlenmesi
Limited Şirket Sözleşmesinde Zorunlu Kayıtların Düzenlenmesi
Limited şirket sözleşmesi, limited şirketin anayasası olarak ifade edilir. Şirket sözleşmesi, limited şirketler hukukunda çok önemli bir yere sahip bir hukuk kaynağıdır. Limited şi...
İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DAVA AÇMANIN SONUÇLARI
İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DAVA AÇMANIN SONUÇLARI
Medeni yargılama hukukunda olduğu gibi idari yargılama hukukunda da dava açmanın hem maddi hukuk hem de yargılama (usul) hukuku bakımından birtakım sonuçları vardır. Dava açılmasın...
Indonesianisasi Islam: Penguatan Islam Moderat dalam Lembaga Pendidikan Islam di Indonesia
Indonesianisasi Islam: Penguatan Islam Moderat dalam Lembaga Pendidikan Islam di Indonesia
Abstract: The history records that Islam entered Indonesia conducted through peaceful Da’wa. This peaceful Da’wa has given birth to the moderate Islam for Indonesian. The moderate ...
Formulasi Konsep Moderasi Islam M Mucharom Syifa
Formulasi Konsep Moderasi Islam M Mucharom Syifa
Abstract: The religious phenomenon of Islam in post-reform Indonesia is thought to have experienced extremism and radicalism. The explosion of terrorism in the name of Islam that ...
Çocuğun Sosyalleşmesinde Oyunun Rolü
Çocuğun Sosyalleşmesinde Oyunun Rolü
Oyunun çocukların gelişimi, öğrenmesi ve sosyalleşmesi üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair fikir birliği olmasına rağmen oyunu tanımlamak son derece güçtür. Oyunun ne anlama gel...
Serebral Palsili Çocuklarda Bireyselleştirilmiş Ergoterapi Programı Uygulamasının Etkinliği
Serebral Palsili Çocuklarda Bireyselleştirilmiş Ergoterapi Programı Uygulamasının Etkinliği
Amaç: Serebral palsili(SP) çocuklara uygulanan bireyselleştirilmiş ergoterapi programının (BEP), çocukların motor becerileri ve aktivite performansı üzerine etkisini incelemek amac...

Back to Top