Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Öznenin Bütüne Anlamlı Katılımı: Hallac-ı Mansur’un “Ene’l-Hakk” Söyleminin Schelling Felsefesi Perspektifinden Tahlili

View through CrossRef
Bu çalışmanın konusu, Friedrich Wilhelm Joseph Schelling’in karanlık istenç ve zemin kavramlarıyla temellendirdiği özgürlük ontolojisinin; Tasavvuf geleneği çerçevesinde, Hallac-ı Mansur’un “Ene’l-Hakk” söylemi ile sevgi aracılığıyla Mutlak’la bütünleşme anlayışının karşılaştırmalı incelenmesidir. Kapsam olarak, Batı felsefesindeki özgürlük anlayışının dönüşümü sonucunda ortaya çıkan nihilizm sorununa karşılık, Schelling’in ontolojisi ile Tasavvuf geleneğindeki vahdet-i vücut öğretisi arasındaki benzerlikler, psikanaliz kuramındaki dürtü kavramı, edebi eserlerdeki yansımalar ve Kur’ân-ı Kerîm âyetlerinin tefekkürü bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Çalışmanın amacı, Schelling’in özgürlüğü yalnızca etik bir yükümlülük alanı olarak değil, iyilik ve kötülüğü içinde barındıran kadim bir potansiyel olarak yorumlayan yaklaşımını; Hallac-ı Mansur’un “Ene’l-Hakk” söylemiyle ilişkilendirerek, öznenin nihilizm sorunundan kurtularak bütüne anlamlı katılım imkanını ortaya koymaktır. Bu çerçevede, narsistik benliğin tasfiyesi, karanlık istencin dönüştürülmesi ve sevginin özgürlüğe kazandırdığı kurucu rol vurgulanmaktadır. Yöntem olarak felsefi karşılaştırma, kavramsal çözümleme, Freud ve Lacan ekseninde psikanalitik yorumlama ile edebi metin analizi bir arada kullanılmış, Milton, Goethe, Tolstoy, Dostoyevski, Sabahattin Ali ve İsmet Özel gibi yazarların eserlerinden örnekler verilmiş, Kur’ân âyetleri üzerine tedebbür gerçekleştirilmiştir. Psikanaliz, yönsüz itkisel potansiyelin inkarı, bastırılması veya yüceltilmesinin patolojik sonuçlarını açıklamada, edebiyat ise bu süreçlerin pratikteki izdüşümlerini göstermede işlevsel olmuştur. Çalışma, özgürlüğün yalnızca iradi tercihler alanı olmadığını; varlığın en derin katmanında iyilik ve kötülük imkanlarını birlikte barındıran bir potansiyel olduğunu ortaya koymaktadır. Bu potansiyel, kendi üzerine kapandığında narsistik merkezileşme, anlam yitimi ve ahlaki felce yol açan yıkıcı bir güce, sevgi aracılığıyla Mutlak’la bütünleştiğinde ise yapıcı ve anlam kurucu bir kudrete dönüşmektedir. “Ene’l-Hakk”, bu potansiyelin olumlu dönüşümün Tasavvufi formülasyonu olarak belirlenmiş ve Schelling’in özgürlük ontolojisiyle mütekabiliyet içinde nihai bir ilke olarak konumlandırılmıştır.
Mardin Artuklu University
Title: Öznenin Bütüne Anlamlı Katılımı: Hallac-ı Mansur’un “Ene’l-Hakk” Söyleminin Schelling Felsefesi Perspektifinden Tahlili
Description:
Bu çalışmanın konusu, Friedrich Wilhelm Joseph Schelling’in karanlık istenç ve zemin kavramlarıyla temellendirdiği özgürlük ontolojisinin; Tasavvuf geleneği çerçevesinde, Hallac-ı Mansur’un “Ene’l-Hakk” söylemi ile sevgi aracılığıyla Mutlak’la bütünleşme anlayışının karşılaştırmalı incelenmesidir.
Kapsam olarak, Batı felsefesindeki özgürlük anlayışının dönüşümü sonucunda ortaya çıkan nihilizm sorununa karşılık, Schelling’in ontolojisi ile Tasavvuf geleneğindeki vahdet-i vücut öğretisi arasındaki benzerlikler, psikanaliz kuramındaki dürtü kavramı, edebi eserlerdeki yansımalar ve Kur’ân-ı Kerîm âyetlerinin tefekkürü bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır.
Çalışmanın amacı, Schelling’in özgürlüğü yalnızca etik bir yükümlülük alanı olarak değil, iyilik ve kötülüğü içinde barındıran kadim bir potansiyel olarak yorumlayan yaklaşımını; Hallac-ı Mansur’un “Ene’l-Hakk” söylemiyle ilişkilendirerek, öznenin nihilizm sorunundan kurtularak bütüne anlamlı katılım imkanını ortaya koymaktır.
Bu çerçevede, narsistik benliğin tasfiyesi, karanlık istencin dönüştürülmesi ve sevginin özgürlüğe kazandırdığı kurucu rol vurgulanmaktadır.
Yöntem olarak felsefi karşılaştırma, kavramsal çözümleme, Freud ve Lacan ekseninde psikanalitik yorumlama ile edebi metin analizi bir arada kullanılmış, Milton, Goethe, Tolstoy, Dostoyevski, Sabahattin Ali ve İsmet Özel gibi yazarların eserlerinden örnekler verilmiş, Kur’ân âyetleri üzerine tedebbür gerçekleştirilmiştir.
Psikanaliz, yönsüz itkisel potansiyelin inkarı, bastırılması veya yüceltilmesinin patolojik sonuçlarını açıklamada, edebiyat ise bu süreçlerin pratikteki izdüşümlerini göstermede işlevsel olmuştur.
Çalışma, özgürlüğün yalnızca iradi tercihler alanı olmadığını; varlığın en derin katmanında iyilik ve kötülük imkanlarını birlikte barındıran bir potansiyel olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu potansiyel, kendi üzerine kapandığında narsistik merkezileşme, anlam yitimi ve ahlaki felce yol açan yıkıcı bir güce, sevgi aracılığıyla Mutlak’la bütünleştiğinde ise yapıcı ve anlam kurucu bir kudrete dönüşmektedir.
“Ene’l-Hakk”, bu potansiyelin olumlu dönüşümün Tasavvufi formülasyonu olarak belirlenmiş ve Schelling’in özgürlük ontolojisiyle mütekabiliyet içinde nihai bir ilke olarak konumlandırılmıştır.

Related Results

Minded Nature: On naturalism and the bond between mind and nature in Schelling’s philosophy
Minded Nature: On naturalism and the bond between mind and nature in Schelling’s philosophy
This thesis develops a metaphysical framework for understanding the bond between “nature” and “mind”. The framework is modelled on F. W. J. Schelling’s philosophy as he presents it...
Ehl-i Hakk’ın Görüş ve Eserlerinde Hacı Bektaş Veli: Ehl-i Hakk, Bektaşiyye ve Haksariye Arasındaki Benzerlikler
Ehl-i Hakk’ın Görüş ve Eserlerinde Hacı Bektaş Veli: Ehl-i Hakk, Bektaşiyye ve Haksariye Arasındaki Benzerlikler
Bu çalışma, Ehl-i Hakk metin, inanç ve sözlü kültüründe Hacı Bektaş Veli’yi konu edinmektedir. Ehl-i Hakk metinlerinde Hacı Bektaş Veli’nin ismi çok az geçmektedir. Ehl-i Hakklar H...
Schelling, Friedrich Wilhelm Joseph von (1775–1854)
Schelling, Friedrich Wilhelm Joseph von (1775–1854)
Like the other German Idealists, Schelling began his philosophical career by acknowledging the fundamental importance of Kant’s grounding of knowledge in the synthesizing activity ...
Schelling, Friedrich Wilhelm Joseph von (1775–1854)
Schelling, Friedrich Wilhelm Joseph von (1775–1854)
Like the other German Idealists, Schelling began his philosophical career by acknowledging the importance of Kant’s grounding of knowledge in the synthesising activity of the subje...
Schelling Now
Schelling Now
For too long Schelling's philosophy has been seen as no more than a transition from the philosophies of Kant and Fichte to that of Hegel. In recent years, however, Schelling's phil...
Cumhuriyetimizin 100. Yılında Velilerin Eğitim Felsefesi Eğiliminin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Cumhuriyetimizin 100. Yılında Velilerin Eğitim Felsefesi Eğiliminin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Bu araştırmada; velilerin eğitim felsefi eğilimlerinin cinsiyetlere, yaşadığı coğrafi bölge ve yerleşim türüne, eğitim düzeylerine ve mesleklerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır....

Back to Top