Javascript must be enabled to continue!
Kam ve Kamın İşlevlerinin Türk-İslam Dönemi İlk Metinlerindeki Karşılıkları
View through CrossRef
Eski Türk inancında kamların (şamanların) işlevlerinin zaman içinde farklı dinlere bağlı olarak değişime uğraması tarihî metinler aracılığıyla izlenebilmektedir. Özellikle ilk dönem İslami metinlerde tespit edilen kam ve işlevlerine ait adlandırmalar bu işlevlerin sınırlarının nasıl çizildiğine ilişkin bilgi vermektedir. Bu doğrul-tuda, İslam dinini benimseyen Türklerin hayatında kamın işlevlerinin birbirinden ayrılarak yaşamını sürdürmesi yakın zamana kadar metinler aracılığıyla gözlemlenebilmektedir. Bu çalışmada araştırmacılar tarafından te-melde "din adamı / göklere yolculuk / dinsel ayin yönetme işlevi", "büyü / tedavi amaçlı büyü / hekimlik işlevi" ve "kehanet" çerçevesinde toplanan kamın işlevlerinin İslamiyet'in benimsendiği ilk dönemdeki Türkçe metin-lere nasıl yansıdığının üzerinde durulmuştur. Bu işlevlere ait adlandırmaların tarihî metinlerde tespit edilen ilk örneklerinden itibaren sınırları çizilmeye çalışılmıştır. İlgili söz varlığının hangi anlamlara geldiği ve kamın hangi işlevlerine işaret edecek biçimde kullanıldığının üzerinde durulmuştur. Çalışmada ilk önce din adamı işlevine ait adlandırmalar ele alınmıştır. Kamın din adamı işlevi ile dinsel ayin yönetme, bu ayin sırasında gök-lere yolculuk, ruhlara rehberlik etme işlevlerine sahip olması anlatılmak istenmektedir. Taranan metinlerdeki kam adlandırmalarının eski Türk inancındaki gibi bütün işlevleriyle bir kam çerçevesini sunmadığı elde edilen verilerden yola çıkılarak tespit edilmiştir. Zamanla İslami çevrede bu işlevin dervişler, âşıklar, şeyhler ve veliler biçiminde farklı bir form ile varlığına devam ettiği görülmektedir. Kam sözcüğüyse eski Türk inancını doğrudan çağrıştıracak olan din adamı işlevinden uzaklaşmış, sözü edilen diğer işlevlerle sınırlı tutularak bir süre varlığını korumuştur. Bunun yerine gerektiği durumlarda kamın çeşitli görsel ögelerine ilişkin adlandırmaların veya başlı başına hekim, kâhin, büyücü olarak tanımlanmasını sağlayan adlandırmaların tercih edildiği görülmüştür. Ka-mın bir diğer işlevi olan büyü / tedavi amaçlı büyü / hekimlik işlevinin İslami karaktere bürünerek ocaklar, emçiler, otaçılar, hocalar, kırık-çıkıkçılar biçiminde varlığını sürdürdüğü bilinmektedir. Anadolu'da Türkmen babalarının olağanüstü işler yapmalarının keramet sahibi olmaları ile açıklanması da Sünnî İslam'ın yasaklarına karşı büyü ve sihrin biçim değiştirmesi olarak düşünülebilir. Bunun yanında kam ve kamlığa ilişkin temel söz varlığının hekimlik işlevine yönelen anlamlar kazandığı da görülmektedir. Kamın kehanet işlevi, İslamiyet'le birlikte velilikle ilişkilendirilerek yaşatılmıştır. Henüz ilk İslami metinlerde bu işlevlerin İslamiyet'ten uzak oluşları nedeniyle ayrışmaya başladığı görülmüştür. Dine aykırı bulunsa da halk arasında yaygın olarak süren ve bir alışkanlık hâline dönüşen uygulamaları ifade etmek, dönemin müellifleri için de büyük bir dikkat ve incelikli bir yaklaşımı gerektirmiştir. İslami metinlerde sözcüğün "din adamı" anlamı ancak "eski Türk inancının din adamı"nı ifade etmek için kullanılmıştır. Çalışmada incelenen metinlerden yalnızca birinde tespit edilen bu tek örneğinse kâhinlik vurgusuyla sunularak dinsel işlevinden çıkarılmaya çalışıldığı görülmüştür.
Title: Kam ve Kamın İşlevlerinin Türk-İslam Dönemi İlk Metinlerindeki Karşılıkları
Description:
Eski Türk inancında kamların (şamanların) işlevlerinin zaman içinde farklı dinlere bağlı olarak değişime uğraması tarihî metinler aracılığıyla izlenebilmektedir.
Özellikle ilk dönem İslami metinlerde tespit edilen kam ve işlevlerine ait adlandırmalar bu işlevlerin sınırlarının nasıl çizildiğine ilişkin bilgi vermektedir.
Bu doğrul-tuda, İslam dinini benimseyen Türklerin hayatında kamın işlevlerinin birbirinden ayrılarak yaşamını sürdürmesi yakın zamana kadar metinler aracılığıyla gözlemlenebilmektedir.
Bu çalışmada araştırmacılar tarafından te-melde "din adamı / göklere yolculuk / dinsel ayin yönetme işlevi", "büyü / tedavi amaçlı büyü / hekimlik işlevi" ve "kehanet" çerçevesinde toplanan kamın işlevlerinin İslamiyet'in benimsendiği ilk dönemdeki Türkçe metin-lere nasıl yansıdığının üzerinde durulmuştur.
Bu işlevlere ait adlandırmaların tarihî metinlerde tespit edilen ilk örneklerinden itibaren sınırları çizilmeye çalışılmıştır.
İlgili söz varlığının hangi anlamlara geldiği ve kamın hangi işlevlerine işaret edecek biçimde kullanıldığının üzerinde durulmuştur.
Çalışmada ilk önce din adamı işlevine ait adlandırmalar ele alınmıştır.
Kamın din adamı işlevi ile dinsel ayin yönetme, bu ayin sırasında gök-lere yolculuk, ruhlara rehberlik etme işlevlerine sahip olması anlatılmak istenmektedir.
Taranan metinlerdeki kam adlandırmalarının eski Türk inancındaki gibi bütün işlevleriyle bir kam çerçevesini sunmadığı elde edilen verilerden yola çıkılarak tespit edilmiştir.
Zamanla İslami çevrede bu işlevin dervişler, âşıklar, şeyhler ve veliler biçiminde farklı bir form ile varlığına devam ettiği görülmektedir.
Kam sözcüğüyse eski Türk inancını doğrudan çağrıştıracak olan din adamı işlevinden uzaklaşmış, sözü edilen diğer işlevlerle sınırlı tutularak bir süre varlığını korumuştur.
Bunun yerine gerektiği durumlarda kamın çeşitli görsel ögelerine ilişkin adlandırmaların veya başlı başına hekim, kâhin, büyücü olarak tanımlanmasını sağlayan adlandırmaların tercih edildiği görülmüştür.
Ka-mın bir diğer işlevi olan büyü / tedavi amaçlı büyü / hekimlik işlevinin İslami karaktere bürünerek ocaklar, emçiler, otaçılar, hocalar, kırık-çıkıkçılar biçiminde varlığını sürdürdüğü bilinmektedir.
Anadolu'da Türkmen babalarının olağanüstü işler yapmalarının keramet sahibi olmaları ile açıklanması da Sünnî İslam'ın yasaklarına karşı büyü ve sihrin biçim değiştirmesi olarak düşünülebilir.
Bunun yanında kam ve kamlığa ilişkin temel söz varlığının hekimlik işlevine yönelen anlamlar kazandığı da görülmektedir.
Kamın kehanet işlevi, İslamiyet'le birlikte velilikle ilişkilendirilerek yaşatılmıştır.
Henüz ilk İslami metinlerde bu işlevlerin İslamiyet'ten uzak oluşları nedeniyle ayrışmaya başladığı görülmüştür.
Dine aykırı bulunsa da halk arasında yaygın olarak süren ve bir alışkanlık hâline dönüşen uygulamaları ifade etmek, dönemin müellifleri için de büyük bir dikkat ve incelikli bir yaklaşımı gerektirmiştir.
İslami metinlerde sözcüğün "din adamı" anlamı ancak "eski Türk inancının din adamı"nı ifade etmek için kullanılmıştır.
Çalışmada incelenen metinlerden yalnızca birinde tespit edilen bu tek örneğinse kâhinlik vurgusuyla sunularak dinsel işlevinden çıkarılmaya çalışıldığı görülmüştür.
Related Results
İlk Yardım Dersi Alan ve Almayan Yaşlı Bakımı Öğrencilerinin İlk Yardım Öz Yeterlilik Düzeyleri ile İlk Yardım Farkındalık Düzeylerinin Belirlenmesi
İlk Yardım Dersi Alan ve Almayan Yaşlı Bakımı Öğrencilerinin İlk Yardım Öz Yeterlilik Düzeyleri ile İlk Yardım Farkındalık Düzeylerinin Belirlenmesi
Yaşlı bireylerin sağlık sorunları yaşama ve ilk yardım gerektiren durumlarla karşılaşma potansiyeli yüksektir. Bu nedenle yaşlı bakım
teknikeri adaylarının ilk yardım öz-yeterlili...
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Dede Korkut Kitabı’ndaki üçüncü boy Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’dur. Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’nda ve Bamsı Beyrek ve Banu Çiçek tiplerinde en eskisi tarihin deri...
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
İslamcı Aydın Ömer Ferit Kam’ın Batılılaşma Anlayışı
İslamcı Aydın Ömer Ferit Kam’ın Batılılaşma Anlayışı
Öncelikle Osmanlı Devleti’nin Avrupa karşısında askeri alandaki aldığı yenilgilerle belirginleşen geri kalmışlığı, daha sonra siyasi, hukuki, sosyal, eğitim ve teknik gibi alanları...
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
Türkler geçmiş zaman yolculuğu içinde dünyanın birçok bölgesinde büyük ve görkemli devletler kurdu. Bu nedenle Türk tarihi tek bir coğrafyayı kapsamamakta ve Türkiye dışı Türk tar...
Mẽmõrtũmre te ampo kur xà kôt harẽn xà
Mẽmõrtũmre te ampo kur xà kôt harẽn xà
Ỹhỹ, wa ha mẽ amã ijõ projeto extraescolar kôt harẽ ca mẽ hahkrepej, wa ite amji mã tema ita capi: “Mẽmõrtũmre te ampo kur xà kôt harẽn xà”, nẽ mã ite ampo nã tema ita capi nãre, a...
Analysis of Ruşen Ferit Kam's Karcigar Kemenche Taksim
Analysis of Ruşen Ferit Kam's Karcigar Kemenche Taksim
yüzyılın ilk yarısından itibaren Rûşen Ferit Kam, Türk Müziği kemençe icracılığında, taksim geleneğinin oluşmasında, kemençeye teknik ve tavır bakımından hakimiyetiyle kemençevîler...
OSMANLI DÖNEMİ TÜRK MÜZİĞİNİN WOLFGANG AMADEUS MOZART’IN ESERLERİNE ETKİSİ
OSMANLI DÖNEMİ TÜRK MÜZİĞİNİN WOLFGANG AMADEUS MOZART’IN ESERLERİNE ETKİSİ
Osmanlı İmparatorluğu ile Avrupa devletleri
yüzyıllar boyunca politika, siyasi ve birçok konuda birbirlerinden etkilendiği
gibi sanat alanında da fikir alışverişi yapmışlardır. Osm...

